Username or e-mail: Sign up
Password: Log in
 
d.k.v. da dadacı 
dadacılık dadaizm dadanmak 
dadanmamak dadı dağ 
dağ ayısı dağ bilimi dağ eteği 
dağ eteğindeki tepeler dağ evi dağ geçidi 
dağ gibi dağ göllerinde yaşayan bir tür alabalık dağ gölü 
dağ keçisi dağ kolu dağ köylüsü 
dağ lalesi dağ oluşumu dağ perisi 
dağ selvisi dağ silsilesi dağ sıçanı 
dağ sırası dağ tepesine yığılan taş dağ treni 
dağ yamacında yassı çakıl dağ yolu dağa tırmanmak 
dağarcığı geniş dağarcık dağaslanı 
dağcı dağcı buz baltası dağcı kazması 
dağcılık dağdağa dagerreyotipi 
dağgelinciği dağgelinciği ile avlanmak dağılabilir 
dağılabilirlik dağılan dağılana kadar pişirmek 
dağılım dağılım ortamı dağılım şekli 
dağılın dağılış dağılma 
dağılmadan kırılan (cam) dağılmak dağılmamak 
dağılmaz dağılmaz (cam vb.) dağılmaz cam 
dağılmış dağınık dağınık bırakmak 
dağınık olarak dağınık olmak dağınık saçlı genç kız 
dağınık yetişen bitki dağınıklık dağınıklık içinde olmak 
dağınım dağıtan dağıtıcı 
dağıtıcı âlet dağıtıcılık dağıtılabilir 
dağıtılmış dağıtım dağıtım bayii 
dağıtım borusu dağıtım masrafları dağıtım merkezi 
dağıtım servisi dağıtım yapan kişi dağıtımcı 
dağıtımcılık dağıtımla ilgili dağıtma 
dağıtma hatası dağıtmak dağıtmak (hayal (break on) 
dağıtmak (saç) dağıtmamak dağkırlangıcı 
dağlâlesi dağlama dağlama demiri 
dağlama izi dağlamak dağlamamak 
dağlanarak yapılan iz dağları aşıp gelen dağların ardındaki 
dağlarla çevrili ova dağlarla ilgili dağlayan şey 
dağlayarak işkence etme dağlı dağlı kimse 
dağlık dağlık arazi dağlık burun 
dağoluş daha daha açık bir tonunu görmek istiyorum. 
daha ağır gelmek daha akıllıca davranmak daha alçak 
daha arkadaki daha aşağı daha aşağı işlere vermek 
daha aydınlık bir oda gösterir misiniz daha az daha az pahalı bir şey var mı 
daha az pahalı olanı var mı daha az şey daha az. 
daha basit bir model tercih ederim. daha berbat daha büyük bir bot kiralamak istiyorum. 
daha büyük bir oda gösterir misiniz daha büyük bir şeyleriniz var mı daha büyük boyu var mı 
daha büyük koz oynamak daha çabuk gitmek daha cesur olmak 
daha çok daha çok dayanmak daha çok istemek 
daha çok kâr etmek daha çok kazanmak daha çok parlamak 
daha çok satmak daha çok sevilen daha çok sevmek 
daha da daha da eklemek daha da eklenmek 
daha da fazla olma daha da iyi daha da kötü olmak 
daha da kötüleştirmek daha da kötüsü daha da kötüye 
daha da önemli daha dikkatli ol daha doğrusu 
daha donuk daha dün daha düşük teklif yapmak 
daha duyarlı davranmak daha erken daha evvel 
daha fazla daha fazla orsa seyri yapmak daha fazla oturmak 
daha fazla oy almak daha fazla para sürmek daha fazla puan almak 
daha fena daha geçen hafta daha güçlü bir gözlük denemek istiyorum. 
daha güçlü bir nedenle daha güzel daha hızlı koşmak 
daha hızlı olmak daha ileri daha ileri gitmek 
daha ince daha iyi daha iyi atlamak 
daha iyi bir oda gösterir misiniz daha iyi bir şey var mı daha iyi çalmak 
daha iyi canlandırmak daha iyi dövüşmek daha iyi düşününce 
daha iyi hissediyorum. daha iyi koşullar aramak daha iyi olabilir 
daha iyi oynamak daha iyi şekilde daha iyi sürmek 
daha iyi tanımak daha iyi tanıyınca daha iyi uzanmak 
daha iyi yapmak daha iyisi daha iyisini yapmak 
daha iyiye gitmek daha kaliteli bir şeyleriniz var mı daha kalitelisi var mı 
daha kısa bir şeyleriniz var mı daha kısası var mı daha kötü 
daha kötüsü daha kötüye doğru daha küçüğü var mı 
daha küçük daha küçük bir oda gösterir misiniz daha küçük bir şeyleriniz var mı 
daha küçük şey daha kuru daha kuvvetli olmak 
daha memnun olarak daha ne olsun ki daha önce belirtilen 
daha önce kapma daha önce ölmek daha önce ülser tedavisi görmüştüm. 
daha önce var olmak daha önemli başka bir iş yüzünden yapmamak daha önemli olmak 
daha pahalı bir şeyleriniz var mı daha sesli bağırmak daha sesli çalmak 
daha sessiz bir oda gösterir misiniz daha sıcak daha sonra 
daha sonra görüşmek üzere. daha sonra ödeyebilir miyim daha sonra tekrar geleceğim. 
daha sonraki daha ucuz bir oda gösterir misiniz daha ucuz bir şey var mı 
daha ucuz bir şeyleriniz var mı daha ucuza daha ucuza satmak 
daha ucuzu var mı daha uygun bir fiyat verebilir misiniz daha uzağa 
daha uzak daha uzakta daha uzun bir şeyleriniz var mı 
daha uzun dayanmak daha uzun menzilli olmak daha uzun ömürlü olmak 
daha uzun yaşama daha uzun yaşamak daha uzunu var mı 
daha varlıklı daha yaşlı daha yukarı 
daha yüksek daha yüksek sesle çalmak daha zengin 
daha ziyade dahası dahi 
dâhi dahi çocuk dâhice 
dahil dahil etme dahil etmek 
dahil etmemek dahil olmak dahilen 
dahili dahili iletişim sistemi dahili kullanmayın 
dahili santral dahili telefon dahili telefon hattı 
dahilik dâhilik dahilinde 
dahiliye dahiliye doktoru dahiliyeci 
dahiyane bir hareket dahiyane buluş dâhiyane buluş 
dahletmek dahletmemek Dahomey 
daim daima daimi 
daimi olarak daimi üye (rusya) daimilik 
dair dair olmak daire 
daire biçiminde daire biçiminde oda daire çevresi 
daire dilimi daire içine alma daire içine almak 
daire kesmesi daire oluşturup yapılan dans daire şeklinde 
daire şeklinde çizelge daire şeklinde imzalanan dilekçe daire şeklinde oyun 
daire şeklinde yayılan dalga daireler çizerek uçmak dairenin altıda biri 
dairenin dörtte biri dairenin sekizde biri dairesel 
dairesel sıkıştırıcı kas dairesel tutulma daireyi iki noktadan kesen 
daireyi kareye çevirmek dakik dakik olarak 
dakik olmak dakik olmayan dakika 
dakika başına dakika ücreti ne kadar dakikadaki devir sayısı 
dakikalar dakikası dakikasına dakikası dakikasına uymayan 
dakikası dakikasına uymaz dakikasında dakikasında gelmek 
dakiklik daksund daktilo 
daktilo (kişi) daktilo edilmiş daktilo etme 
daktilo ile yazılmış daktilo ile yazılmış yazı daktilo ile yazmak 
daktilo kayma düzeneği daktilo şeridi daktilo silindiri 
daktilo yazısı daktiloda yazan kimse daktiloda yazılmış 
daktiloda yazmak dal dal (ince) 
dal budak salmak dal gibi dal ile sap arası köşe 
dal parçası dalağa ait dalağından rahatsız kimse 
dalak dalak hastası kimse dalaksız 
dalaktaki dalama dalan kimse 
dalaş dalaşma dalaşmak 
dalaşmamak dalavere dalavere veya hile yapmak 
dalavere yapmak dalavereci dalavereci kişi 
dalaverecilik dalavereyi anlamak dalcık 
daldan dala konan daldan dala konma daldan dala konmak 
daldırıp çıkarmak daldırma daldırma yapmak 
daldırmak daldırmamak dalga 
dalga almaçı dalga ayar düğmesi dalga boyu 
dalga dalga boya dalga dalga döküm dalga dalga göndermek 
dalga dalga ilerlemek dalga dalga kabarmak dalga dalga olan 
dalga dalga yayılma dalga dalga yükselen dalga devinimi 
dalga geçerek dalga geçme dalga geçmek 
dalga geçmiyorsun dalga geçmiyorum dalga girmek 
dalga reseptörü dalga şeklinde dalga sesi 
dalga siperi (güverte) dalga tepesi dalga yemek 
dalgacı dalgacık dalgakıran 
dalgalanan dalgalandırmak dalgalandırmamak 
dalgalanma dalgalanmak dalgalanmak (bayrak vb.) 
dalgalanmamak dalgalar arası çukur dalgalar arasındaki çukur 
dalgalar halinde yükselen şey dalgalar halinde yükselmek dalgalara dayanıklı kayık 
dalgaların karaya attığı odun dalgaların sahile vurup kırılması dalgalarla boğuşmak 
dalgalarla yıkanmış dalgalı dalgalı boya 
dalgalı kenarlı dalgalı olmak dalgalı oluş 
dalgalılık dalganın geri çekilmesi dalgayı pupadan almak 
dalgıç dalgıç (oksijen tüplü) dalgıç başlığı 
dalgıç elbisesi dalgıç giysisi dalgıç giysisi olmadan dalma 
dalgıç halatı dalgıç hücresi dalgıç ördek 
dalgıçkuşu dalgın dalgın dalgın 
dalgın dalgın dolaşmak dalgın dalgın şekiller çizmek dalgın olarak 
dalgın olmak dalgınlık dalgınlıkla 
dalgınlıkla karalanan şekiller dalgınlıkla yapılan hata dalın ucunda yetişen 
dalıp gitme dalıp gitmek dalıp gitmiş 
dalış dalış ekipmanı kiralama ücreti ne kadar dalış kıyafeti ve aletleri kiralayabilir miyim 
dalış kıyafetinin günlük kirası ne kadar dalış yapan kimse dalış yaparak tekrar yükselme 
dalış yapmak dalıvermek dalıvermemek 
dalkavuk dalkavuk takımı dalkavukça 
dalkavukluk dalkavukluk eden dalkavukluk etmek 
dalkavukluk gibi dallanıp budaklanma dallanıp budaklanmak 
dallanma dallanmak dallanmamak 
dallanmış dallantı dallara ayrılma 
dalları geniş ve karşılıklı olan dalları kırılmış (ağaç) dalların bir araya gelmesiyle oluşan birlik 
dallarını kesmek dallı dallı budaklı 
dalma dalma çanı dalma havuzu 
dalma pistonu Dalmaçya dalmaçyalı 
dalmaçyalılara ait dalmak dalmamak 
dalmış daltonizm daluyku 
dalya dalyan dalyan gibi 
dam dam (asalet ünvanı) dama 
dama benzeri bir oyun dama oyunu dama tahtası 
dama taşı dama yapmak damacana 
damacana (asit) damağa ait damak 
damak kemiği damak zevki damak zevkine sahip kimse 
damaksıl damaksıl ünsüzler damaksıllaştırmak 
damaksıllaştırmamak damaktan söylemek damalı 
damalı yapmak damar damar (ağaç vb.) 
damar (yaprak) damar ağı damar ameliyatı 
damar doku damar genişlemesi damar içi 
damar ile ilgili damar iltihabı damar şekli (yaprak) 
damar sertliği damar sistemi damar tıkanıklığı 
damara zerketme damarcık damardan vermek 
damarın dikey durumdan ayrılma açısı damarına basmak damarına enjekte etmek 
damarına işleyen boya ile boyanmış damarlara ait damarları büzen ilaç 
damarlı damarlı (ağaç) damarlı akik 
damarlı yapmak damarlı yüzey damasko 
damasko ile döşemek damasko ile ilgili damaskodan yapılmış 
damat damatlar damdan düşer gibi 
damdazlak damga damga (pul) 
damga pulu damgalama damgalamak 
damgalamak (posta) damgalamak (pul) damgalamamak 
damgalanmamış dana damgalı damgasız 
damgayı basmak damıtarak arıtma damıtarak arıtmak 
damıtarak içki üreten kimse damıtıcı damıtıcı aygıt 
damıtık damıtık madde damıtılarak yapılmış likör 
damıtılmış damıtılmış sıvı damıtım 
damıtımevi damıtma damıtma odası 
damıtmak damıtmamak damızlık 
damızlık at damızlık kısrak damızlıklar 
damla damla damla damla damla akan şey 
damla damla akıtmak damla damla akmak damla hastalığı 
damla ölçeği damlacık damlalar oluşturan 
damlalık damlalıkla sıvı verme damlama 
damlamak damlamamak damlataş 
damlatma damlatmak damlatmamak 
damlaya damlaya göl olur damlayan damlayan ğeyler 
damlayan şey damlayan şeyi toplayan kap damlayan şeyler 
damlayıp durmak damlık damörtüsü 
damperli araç damperli kamyon damperli vagon 
damping damping fiyatı damping yapmak 
damsız damsız erkek dan 
dan dan dan diye dana 
dana derisi dana eti dana kotlet 
dana pirzola danaburnu dandik 
dang dangalak dangalaklık 
Daniel Danimarka danimarka dili 
Danimarka yarımadası danimarka'ya özgü danimarkalı 
danimarkalılar daniska daniskası 
danış danışıklı danışıklı dövüş 
danışma danışma bürosu danışma konseyi 
danışma kurulu danışmak danışmamak 
danışman danışman (üniv.) danışman grubu 
danışman grubu üyesi danışman öğretmen danışmanlar 
danışmanlık danışmanlıkla ilgili danıştay 
danıştay başkanı dank etmek dans 
dans ayakkabısı dans çeşidi dans dersi 
dans etme dans etmek dans etmek için tutulan kız 
dans etmek ister misiniz dans etmeye gitmek ister misiniz dans ettirmek 
dans figürleri dans figürü yapmak dans hocası 
dans müziği dans öğretmeni dans partisi 
dans partisi vermek dans salonu dansa gitmek 
dansa kaldırılmamak dansa kaldırılmayan kız dansçı 
dansçı kız danseden kimse dansla ilgili 
danslı eğlence danslı gösteri danslı parti 
danslı yemek dansör dansöz 
dansta eşini almak dansta yana kayma dantel 
dantel gibi dantel gösterir misiniz dantel ipliği 
dantel işleme dantel kumaş dantel süsü 
dantel tığı dantel yapma dantela 
dantellemek dantellememek dantelli 
dantelli bir şey arıyorum. dantelli kâğıt dantelli yastık 
Danua dapdaracık dar 
dar (açı) dar açı dar açılı üçgen 
dar anlamlı bir sözcüğü geniş anlamda kullanma dar aralık dar bir yerden açıklığa çıkmak 
dar düşünceli dar düşüncelilik dar fikirlilik 
dar geçit dar görüşlü dar görüşlü kimse 
dar görüşlülük dar kafalı dar kalıp 
dar kısım dar köprü dar pervaz 
dar sokak dar vadi dar ve derin dağ geçidi 
dar ve derin körfez dar ve derin vadi dar ve düz elbise 
dar ve kısa manto dar ve kısa yelek dar ve uzun yaka kürkü 
dar yol dara dara düşmek 
dara ile birlikte ağırlık daraba daracağına gitmek 
daracık daracık pantalon darağacı 
darağacına gitmek daralan yol daralma 
daralmak daralmak (elbise) daralmamak 
daralmış daraltılmış daraltma 
daraltmak daraltmamak darasını almak 
darasını düşmek daratlma darbe 
darbe girişimi darbeli darbeli matkap 
darbeye dayanıklı darboğaz darboğaza sokmak 
darboğazda olan darbuka darbukacı 
darda olmak dargın dargınlık 
darı darılgan darılma 
darılmak darılmak yok darılmamak 
darılmamış darıltmak darıltmamak 
dark bira darlık darmadağın 
darmadağın edilmek darmadağın etmek darmadağınık 
darmadağınık saç darmadağınıklık darphane 
darphane damgası darphane müdürü dart 
dart oku dart oyunu dart tahtası 
darülaceze Darvin darvin kuramı 
darvinci darvincilik data 
data girmek datif dava 
dava açma dava açmak dava dışı olan 
dava edilebilir dava ehliyetsizliği dava etmek 
dava hakkı veren neden dava hakkından vazgeçme dava ile ilgisiz iddia 
dava işlemleri dava konusu dava konusu olabilir 
dava maddesi dava meraklısı dava özeti 
dava sebebi olan dava takip anlaşması dava vekâletnamesi 
dava vekili davacı davacı avukatı 
davacı dilekçesi davacı gelmediğinden davayı reddetme davacı gelmediğinden davayı reddetmek 
davacı taraf davacının ikinci cevabına cevap yazısı davacının üçüncü cevabına cevap yazısı 
davadan vazgeçme davalı davalı avukatı 
davalının ikinci cevabı davanın düşmesi davanın esasları 
davanın reddi davanın sanığa tebliği davanın tüm delillerini sunduğunu belirtmek 
davar davar hırsızı davar tüccarı 
davaya bakmak davaya itiraz davayı bırakmak 
davayı düşürmek davayı etkilemeyen davayı kazanmak 
davayı üstlenmek davayı yürütmek davet 
davet etmek davet etmek (düello) davetiniz için teşekkür ederim. 
davetiye davetkâr bakış davetkâr bakışlar 
davetkâr konuşma davetkâr konuşmak (fahişe) davetli 
davetlilerin masadaki yerlerini gösteren kart davetname davetsiz 
davetsiz gelme davetsiz gelmek davetsiz gitmek 
davetsiz misafir davetsiz olarak gitmek davlumbaz 
davran davranan davranış 
davranış biçimi davranış tarzı davranış terapisi 
davranışçılık davranışlarına dikkat etmek davranışlarına dikkat etmesi konusunda uyarmak 
davranışlarıyla ortaya koymak davranışsal davranma 
davranmak davranmamak davul 
davul (orkestra) davul çalmak davul derisi 
davul sesi davul sesiyle çağırmak davul sopası 
davula vurulan tek vuruş davulcu davulla zurnayla duyurmak 
Davut peygamber dayak dayak atma 
dayak atmak dayak yemek dayak yemiş çocuk 
dayaktan şişmiş kulak dayalı dayalı döşeli 
dayalı döşeli oda dayamak dayamak (yiyecek) 
dayamamak dayan dayanacak gücü kalmamak 
dayanağı olmayan dayanak dayanak bulmak 
dayanak noktası dayanamama dayanamamak 
dayanarak dayanca dayandırılabilir 
dayandırma dayandırmak dayandırmamak 
dayanıklı dayanıklı bir tür elma dayanıklı elma 
dayanıklı hale getirmek dayanıklı olma dayanıklı olmak 
dayanıklı renk dayanıklı tüketim malları dayanıklılığını yitirme 
dayanıklılık dayanıksız dayanıksız şey 
dayanıksızlık dayanılabilir dayanılamazlık 
dayanılır dayanılmaz dayanılmazlık 
dayanışma dayanışma içinde olan dayanışmacı 
dayanma dayanma gücü dayanma gücü ile ilgili 
dayanma ile ilgili dayanma noktası dayanma profilleri 
dayanma süresi dayanmak dayanmamak 
dayanmış dayatmak dayatmamak 
dayayıp döşemek dayı dayıcılık 
dayılanmak dayılanmamak dayılık 
dayılık taslayan dazlak de 
de değil de olmak de teslim 
deaktivasyon debdebe debdebeli 
debelenmek debelenmemek debi 
debi ölçer deblokaj debloke etmek 
debreyaj debriyaj debriyaj aynası 
debriyaj kolu debriyaj pedalı debriyaja basmak 
debriyajı boşa almak Decartes decartes veya felsefesi ile ilgili 
deccal dedantör dede 
dede gibi dede nine dede ve büyükanne 
dedektif dedektif gibi dedektiflik yapmak 
dedektör dedektör ibresi dedi 
dediğim dedik dediğini yaptırmak dedikodu 
dedikodu gazetesi dedikodu kampanyası dedikodu yapmak 
dedikodu yazarı dedikoducu dedikoducu kadın 
dedikoducu kimse dedikoducu tip dedikoduculuk 
dedikodulu dedikodusunu çıkarmak dedikodusunu yapmak 
dedikoduyla dolu dedim defa 
defalarca defalarca söylemek defans 
defans arkası oyuncu defans oyuncusu defansif 
defetmek defetmek (sorun vb.) defetmemek 
defile defin defin ruhsatı 
define deflasyon deflasyona neden olan 
deflasyonal deflektör defne 
defne ağacı defne ispirtosu defne losyonu 
defne taç defne yaprağı defne yaprakları ile süslü 
defnedilmek defnedilmemek defnetme 
defnetmek defnetmemek defo 
defol defolmak defolmamak 
defolu defolu mal defolup gitmek 
deformasyon deforme etmek deforme olmuş 
defosuz defter defter rica ediyorum. 
defter tutan kimse defter tutma defter tutmak 
defterdarlık deftere geçirilen borç deftere geçirmek 
deftere işlemek deftere kaydetmek defteri kebir 
defterini dürmek değer değer biçen 
değer biçen kimse değer biçilebilir değer biçilebilirlik 
değer biçilemeyecek kadar küçük değer biçme değer biçmek 
değer düşürücü değer farkı değer katkı vergisi 
değer katmak değer kaybetmek değer kaybı 
değer kazanma değer kazanmak değer tahmini 
değer verilen birinin hamurundaki bozukluk değer verilmemiş değer vermek 
değer yargısı değerdeş değerdüşürümü 
değeri aynı olmak değeri az olarak değeri azaltan şey 
değeri belirtilmemiş değeri bilinmemiş şey değeri düşme 
değeri düşmek değeri düşük değeri düşürülmüş 
değeri kestirilebilir değeri olmak değeri tahmin edilemeyen 
değeri takdir olunamayan değeri üzerinden değerinde 
değerinden az fiyat değerinden az fiyat istemek değerinden düşük sigortalamak 
değerinden ucuza almak değerini artırmak değerini bilen 
değerini bilme değerini bilmek değerini düşürme 
değerini düşürmek değerini kanıtlamış yapıt değerini yitirmeyen 
değerini yükseltme değerini yükseltmek değerleme 
değerlemeci değerlendiren değerlendirici 
değerlendirilebilir değerlendirilmiş değerlendirme 
değerlendirmek değerlendirmek (hurda vb.) değerlendirmemek 
değerlenme değerlenmek değerlenmemek 
değerlenmiş değerleyici değerli 
değerli ama işe yaramayan mülk değerli eşyalar değerli eşyalarımı geri almak istiyorum. 
değerli gibi görünen sahte şey değerli insan değerli maden içermek 
değerli olmak değerli şey değerli taş 
değerli taş bilimi değerli taş oymacılığı değerli taşlarla süslemek 
değerlik değersiz değersiz adam 
değersiz biçimde değersiz bir şeyi satmak değersiz bir şeyi yutturmak 
değersiz data değersiz eşya değersiz kimse 
değersiz mücevher değersiz şey değersiz şeyler 
değersiz süs değersiz tip değersizleştirmek 
değersizleştirmemek değersizlik değgin 
değil değin değinilmemiş 
değinmek değinmemek değirmen 
değirmen arkı değirmen barajı değirmen çarkı 
değirmen deresi değirmen hakkı değirmen kolu 
değirmen makinası değirmen suyu değirmen yapan usta 
değirmenci değirmencilik değirmentaşı 
değiş değiş tokuş değiş tokuş dükkânı 
değiş tokuş edilebilir değiş tokuş etmek değişebilir 
değişebilirlik değişen değişen şey 
değişik değişik alanlara yöneltmek değişik anlamlara gelebilen söz 
değişik biçimleri olan değişik bir meslek için eğitmek değişik fazlar uygulamak 
değişik fotoğrafların bileşimi resim değişik kayıt sistemine aktarmak değişik olarak 
değişik sayılardan derlenmiş baskı değişik şekilleri olan değişik tür 
değişik türlerden değişikliğe uğrayan değişiklik 
değişiklik katmak değişiklik korkusu değişiklik yapma 
değişiklik yapmak değişiklik yok değişiklikler 
değişim değişim halinde değişime uğramak 
değişime uğramış değişime uğratılmış karekteristik yapı değişimli 
değişimli olarak değişimli olarak yapmak değişimli olma 
değişip duran değişip durma değişir 
değişivermek değişivermemek değişken 
değişken biçimde değişken hızlı değişken istek 
değişken ısılı değişken kimse değişken kondansatör 
değişken maliyet değişken odaklı mercek değişken ölçek 
değişken zaman değişkenlik değişkenlikle 
değişme değişme derecesi değişmeden 
değişmek değişmemek değişmemiş 
değişmeyen değişmeyen sipariş değişmez 
değişmez kurallar (katolik kilisesi) değişmezlik değişmiş 
değişmiş olmak değiştici değiştiren 
değiştiren ilaç değiştiren kimse değiştiren şey 
değiştiri değiştirici degiştirilebilen 
değiştirilebilir değiştirilemez değiştirilemezlik 
değiştirilen deri değiştirilme değiştirilmemiş 
değiştirilmiş değiştirme değiştirme ile ilgili 
değiştirme tuşu değiştirmek değiştirmek (deri) 
değiştirmek (düşünce) değiştirmek (kanun vb) değiştirmek (ses) 
değiştirmek (söz vb.) değiştirmemek değmek 
değmemek değmez değmez olmak 
değnek değnekler demeti deh 
deha dehidrojenasyon dehidrojenaz 
dehlemek dehlememek dehliz 
dehliz açmak dehşet dehşet içinde kaçıp kurtulmak 
dehşet saçan kimse dehşet verici dehşete düşmek 
dehşete düşmüş dehşete düşüren dehşete düşürmek 
dehşete kapılmış dehşetle dehşetli 
deist deizm dejenerasyon 
dejenere dejenere etmek dejenere olma 
dejenere olmak dejenereleşme dek 
dekagon dekagram dekalaj 
dekalitre dekametre dekan 
dekana ait dekanın yeri dekanlık 
dekar dekarboksilaz dekartçı 
dekatlon dekatloncu deklanşör 
deklanşöre basmak deklarasyon deklârasyon yapmak 
deklare deklare edeceğiniz bir şey var mı deklare edecek hiçbir şeyim yok 
deklare edecek hiçbir şeyim yok. deklare edilecek ürünler deklare etmek 
dekolte dekolte (elbise) dekolte giyen 
dekor dekor ambarı dekor değiştirici 
dekor için yapılmış yapı dekor olmak dekor ressamı 
dekorasyon dekoratif dekoratör 
dekore dekore edilmiş dekore etmek 
dekorları değiştiren kimse dekovil dekovil rayı 
dekreşendo dekstran dekstrin 
dekstro dekstroz delalet 
delâlet etme delalet etmek delâlet etmek 
delegasyon delege delege atama 
delege atamak delege olarak atanma delege olarak yetkilendirmek 
delege oyunun temsil ettiği grup kadar sayılması delege yardımcısı delegeler 
delegeler grubu delegelik delen şey 
delerek batırmak delfi'li apollon'un cevapları gibi iki anlamlı delgeç 
delgeç ile delmek delgi delgi presi 
delgileme deli deli etmek 
deli gibi deli gibi oraya buraya koşmak deli gibi sevmek 
deli gömleği deli gömleği giydirmek deli olma 
deli olmak deli olmak (bir şey için) deli olmak (için) 
deli raporu vermek deli saçması delibaş 
delibaş hastalığı delibozuk delice 
delice cesaret delice doğan delice istemek 
delice sevme delicesine delicesine aşık 
delicesine aşık olma delicesine sevmek delici 
delici bakışlar delici bakışlı delici çekiç 
delici cisim delicik delidolu 
delidolu tip deliduman delifişek 
deliğe girmek deliğe sokmak deliğe sokmak (bilardo) 
deliğe yuvarlanmak (bilardo) deliği genişletmek deliğin etrafındaki çimenlik (golf) 
deliğinden çıkarmak delik delik (sivri uçla) 
delik açan kurtçuk delik açarak batırmak delik açma 
delik açmak delik deşik delik deşik etmek 
delik genişletici delikanlı delikanlı (yunan) 
delikanlı gibi delikanlılar delikanlılık 
delikli delikli (giysi) delikli baharat topu 
delikli kap delikli kart delikli mercan 
delikli serpme kutusu delikli tuğla delikli yapmak 
deliksiz deliksiz (uyku) deliksiz bir şekilde 
deliksiz uyumak delikten bakma delikten çıplak kadın izleme 
delikten geçirip bağlamak delikten geçirmek (ip) delil 
delil niteliğindeki delil yetersizliğinden reddetmek delile ait 
delile dayanan delilere özgü deliliği belgelenmiş 
delilik deliller sunmak delim 
delinebilir delinememe delinene kadar giymek 
delinme delinmek delinmemek 
delinmemiş (fıçı) delinmez delinmiş 
deliotu delip geçen delip geçen gözler 
delip geçmek delirmek delirmemek 
delirtici delirtmek delirtmemek 
delisi delisi olmak delişmen 
delişmen kız delişmenlik deliye dönmek 
deliye dönmüş delk delme 
delme aleti delme tesisatı delmek 
delmek (lastik) delmek (süngü ile) delmemek 
delta delta kanat delta oluşturan 
delta şeklinde delta yapan kol demagog 
demagogca demagoji demagojik 
demagojiye dayanan demarke deme 
demeç demek demek değildir ki 
demek istemek demek istenilen demek ki 
demek olmak demek oluyor ki dememek 
demet demet halinde demet haline gelmek 
demet yapmak demetlemek demetlememek 
demetler demeye çalışmak demeye gelmek 
demi boy kâğıt demin demincek 
deminden demir demir almak 
demir atma demir atma yeri demir atmak 
demir çağı demir cevheri demir çubuk 
demir dövmek demir eşya demir fabrikası 
demir gibi demir halka demir hurdası 
demir işçisi demir iskelet demir kama 
demir kapı çamurluğu demir kaplamak demir kaplı 
demir kırı demir kırı at demir külçesi 
demir muşta demir para demir parmaklık 
demir parmaklıklı demir peroksit demir saç 
demir sülfat demir sülfatı demir sülfit 
demir testeresi demir tuzları içeren demir tuzu 
demir uçlu dağcı sopası demir uçlu golf sopası demir yeri 
demirbaş demirbaş eşya demirci 
demirci dükkânı demirci ocağı demirci ustası 
demircilik demirden yapılmış demirdiken 
demire ait demirhane demirhindi 
demiri döverek işlemek demirimsi Demirkazık 
demirleme demirleme harcı demirleme yeri 
demirlemek demirlememek demirli 
demirli baston demirli kale kapısı demirli su 
demirli taş demirperde demirperde ülkeleri 
demiryolcu demiryolu demiryolu araçları 
demiryolu arazisi demiryolu döşeli yol demiryolu geçidi 
demiryolu hattı demiryolu ile taşımak demiryolu işaret kulesi 
demiryolu işçisi demiryolu makası demiryolu memuru 
demiryolunu kullanma ücreti demleme demlemek 
demlemek (çay) demlememek demlendirmek 
demlendirmemek demlenmiş içecek demlik 
demode demodelik demodülasyon 
demograf demografi demografik 
Demokles demokles'in kılıcı demokrasi 
demokrasiye uygun demokrat demokratik 
demokratik olmayan demokratik parti demokratik partili 
demokratik partiye ait demokratikleşme demokratikleştirmek 
demokratikleştirmemek demokratlık demonte etmek 
den denatüran denden 
dendrit dendritik denek 
denek hayvanı denek hayvanı üzerinde yapılan deney denektaşı 
deneme deneme (araç) deneme amaçlı fabrika 
deneme evliliği deneme filmi deneme filmi çekmek 
deneme halinde deneme için çalıştırma deneme niteliğinde 
deneme olarak deneme süresi deneme süresi bitip sözleşme yapmak 
deneme sürüşü deneme sürüşü yapmak deneme uçuşu 
deneme uçuşu pilotu deneme ürünü deneme yazarı 
denemeci denemek denemek (elbise) 
denemek ister misiniz denememek denenmek 
denenmemek denenmemiş denenmiş 
denet denetçi denetici 
denetim denetim yapmak denetimi kaldırmak 
denetimin kaldırılması denetimli denetimsel 
denetimsizlik denetleme denetlemek 
denetlememek denetleyici denetleyici olarak 
denetmek denetmemek denetmen 
denetsel deney deney balonu 
deney şişesi deney tüpü deney yapma 
deney yapmak deneyci deneyde kullanılan 
deneye tabi tutmak deneyen deneyerek 
deneyerek anlamak deneyim deneyim kazanmak 
deneyimci deneyimcilik deneyimle kazanılan 
deneyimli deneyimli işçilerin arasına niteliksizleri katma deneyimli işçilerin arasına niteliksizleri katmak 
deneyimli kimse deneyimli politikacı deneyimsiz 
deneyimsiz işçi deneyimsizlik deneykap 
deneylik deneysel deneysel yöntemle 
deneyüstü deneyüstücü deneyüstücülük 
deneyüstülük denge denge aleti 
denge çarkı denge cayroskobu denge kurmak 
denge sağlama denge sağlamak denge unsuru 
denge unsuru oluşturmak dengeci dengede durmak 
dengede hareket düzeni dengede tutma dengede tutmak 
dengelem dengeleme dengeleme (gemi yükü) 
dengelemek dengelemek (ısı) dengelememek 
dengelenmek dengelenmemek dengelenmiş 
dengeleyici dengeli dengeli beslenme 
dengeli olmak dengelilik dengesi bozulabilir 
dengesi her an bozulabilir dengesini bozmak dengesini kaybetme 
dengesini kaybetmek dengesini korumak dengesiz 
dengesizleşme dengesizlik dengeyi sağlamak 
dengeyi sağlamak için yapılan ikinci hareket dengi dengine olan dengi dengine olmayan 
dengi dengine olmayan evlilik dengi olamayan biri ile evlenme dengini bulmak 
denilen denilene göre denir ya 
deniye deniyor ki deniz 
deniz adamı deniz alabalığı deniz alçalması 
deniz aslanı deniz asteğmeni deniz astsubayı 
Deniz bakanı Deniz bakanlığı deniz banyosu yapmak 
deniz bisikleti deniz bitkileri bilimi deniz canavarı 
deniz canavarı (norveç) deniz depremi deniz ejderhası 
deniz enkazı deniz eri deniz feneri 
deniz fili deniz filosu deniz gergedanı 
deniz güzeli deniz haritası deniz harp 
deniz harp okulu deniz harp okulu öğrencisi deniz harp okulunun en yeni öğrencisi 
deniz hava raporu deniz hıyarı deniz hortumu 
deniz hukuku deniz ineği deniz kabarması 
deniz kabuğu deniz kabuğu şeklinde desen deniz kabuğu şeklinde sahne 
deniz kabuğu şeklinde süslemek deniz kaplumbağası deniz kazası 
deniz kazası geçirmek deniz kedisi deniz kenarı 
deniz kenarına yapılan set deniz kestanesi deniz kırlangıcı 
deniz kıyısı deniz kıyısında deniz kıyısındaki 
deniz kıyısındaki tahta yol deniz kızı deniz kulağı 
deniz kurdu deniz kurtarma deniz kuşu 
deniz kuvvetleri Deniz kuvvetleri komutanlığı deniz lâlesi 
deniz lâvantası deniz mahsulleri deniz manzaralı oda var mı 
deniz manzarası deniz mavisi deniz mayını 
deniz mili deniz minaresi deniz motoru 
deniz musluğu deniz musluğunu açıp batırmak deniz nakliyatı 
deniz nakliyecisi deniz otobüsü deniz perisi 
deniz radarı deniz resmi deniz saksağanı 
deniz salyangozu deniz savaşlarında kullanılan balta deniz sazı 
deniz seviyesi deniz seviyesine göre deniz seviyesinin altında ekime elverişli toprak 
deniz subayı deniz suyu deniz suyunun çekilmesi 
deniz tablosu Deniz tanrısı deniz tanrısı 
deniz tarağı deniz tarağı çorbası deniz tarımı 
deniz taşımacılığı deniz teğmeni deniz tekesi 
deniz ticareti deniz tutmak deniz tutmamak 
deniz tutması deniz tutmasına karşı dayanıklılık deniz tutmuş 
deniz tuzu deniz uçağı deniz ürünleri 
deniz üssü deniz valfi deniz yatağı 
deniz yolculuğu deniz yolu deniz yolu ile taşınan 
deniz yoluyla taşınan deniz yosunu deniz yumuşakçası kabuğu 
denizaltı denizaltı su kanadı denizaltılara karşı silahlı savaş gemisi 
denizaltısavar denizanası denizaşırı 
denizaşırı ülkelerde denizaşırı ülkelere denizaslanı 
denizatı denizaygırı denizayısı 
denizbilim denizbilimci denizci 
denizci elbisesi (çocuk) denizci er denizci gibi 
denizci kaması denizci olmayan kimse denizci yakalı bluz 
denizcilere özgü denizciliğe ait denizcilik 
denizdanteli denizde denizde boğulmak 
denizde ölenlerin kabri denizden anlamayan kimse denizden çıkan 
denizden çıkarmak denizden karaya doğru denizden karaya doğru esen 
denizden saldırı denizden uzak olan denizden uzakta 
denize denize açılamamış denize açılamaz 
denize açılma denize açılmak denize açılmaya elverişsiz 
denize açılmaya müsait olmayan denize açılmaya uygun denize açılmış 
denize ait denize alışkın denize alışkın olmayan 
denize atmak denize dayanıklı denize doğru 
denize doğru giden denize dökülen akarsu denize dökülmek 
denize düşen yılana sarılır denize düşmek denize indirme 
denize indirmek denize iniş yapmak denize karşı seyretmek 
denize kıyısı olmayan denize mecburi iniş denize su taşımak 
denize uzanan kara parçası denize yakın arsa denizin aşırı kabarması 
denizin çekilmesi denizin dibi denizin dibini boylamak 
denizin en yüksek olduğu durum denizin getirdiği atıklar denizin uzantısı göl 
denizin üzerindeki petrol tabakası denizin yükselmesi denizkaplumbağası 
denizkartalı denizkedisi denizkızı 
denizköpüğü denizle çevrili denizle ilgili 
denizlik denizşakayığı denizyılanı 
denizyıldızı denizyolu denk 
denk gelme denk gelmek denk olmak 
denklem denklem ile göstermek denkleme transformatoru 
denklemek denklememek denklemin diğer tarafına geçirme 
denklemin öbür tarafına geçirmek denkleşme merkezi denkleşmek 
denkleşmemek denkleştirme denkleştirme hesabı 
denkleştirmek denkleştirmemek denklik 
denksizlik denmek isteneni anlamak dentin 
denüdasyon denye denyo 
deodorant deontoloji depar 
depart departman depilaj 
depilatuar deplasman deplasman (gemi) 
deplasman maçı deplasmanda depo 
depo (açık) depo etmek depo tortusu 
depocu depolama depolama ve taşıma sırasında ziyan olan miktar 
depolamak depolamamak depolanabilir 
depolarizasyon depolarize etmek depolimerizasyon 
deponun hacmi depor depoya koymak 
depoyu doldurma depoyu doldurma ücreti depoyu doldurmak 
depozitli depozito depozito bırakmak şart mı 
depozito ne kadar depozito ödemem gerekiyor mu depozito verme 
depozitolu depozitonun teslim edildiği kimse depozitosuz şişe 
depozitoya ihtiyacınız var mı deprem deprem çizimi 
deprem dalgası deprem gösterici deprem merkezi 
deprembilim deprembilimci depremçizer 
depremle ilgili depremölçer depremyazar 
depresif depreşmek depreşmemek 
depresyon derbeder derbeder kimse 
derbederlik derbeyine bağlı çalışma derbeyine bağlı kimse 
derbi Derbi maçı derdinden tükenmek 
derdini açmak derdini anlatamayan derdini dökmek 
derdini paylaşma dere dere iskorpiti 
dere perisi dere pisisi derebeyi 
derebeyi ile ilgili derebeyi malikanesi derebeyine bağlı kimse 
derebeyine bağlı köylü derebeyliğe ait derebeylik 
derebeylik arazi tasarruf hakkı derebeylik döneminde mülkün itibari kirası derebeylik idaresinde olan 
derebeylik kölesi derebeylik sistemi derece 
derece derece derece derece artan derece derece değişen 
derece derece sıralamak derece derece sıralanma derece gösteren 
derece işareti derecelendirilmiş derecelendirme 
derecelendirmek derecelendirmemek derecelere ayrılmak 
derecelere ayrılmış dereceli dereceli kap 
dereceli olarak derecesini düşürmek dereceye giremeyen 
dereceye girmek derecik deredeki ova 
dereotu dergi dergi ve gazete postası 
derhal deri deri (hayvan) 
deri bavul deri bir şey arıyorum. deri cüzdan rica ediyorum. 
deri değiştirme deri değiştirmek deri dökme 
deri dökmek deri döküntüsü deri erüpsiyonu 
deri eşyayı beyazlatmaya yarayan kil deri gibi deri hastalıkları uzmanı 
deri içine yapılan deri iltihabı deri işçisi 
deri katmeri deri nakli deri naklinde kullanılan deri parçası 
deri pantolon deri plantasyonu deri saat kayışı görmek istiyorum. 
deri soyma işlemi (kozmetik) deri soyucu krem deri ticareti yapmak 
deri tütün keseniz var mı deri ürünler gösterir misiniz deri veremi 
deri yağı deri yelek deri yüzücü 
derialtı derialtı enjeksiyonu derialtı iğnesi 
derialtı şırıngası derialtına uygulanan deribilim 
deriden sızmak deriiçi derili 
derimsi derin derin (uyku) 
derin bilgiye sahip olmak derin bir nefes alma derin çekme 
derin çekmek derin derecik derin derin düşünmek 
derin dondurucu derin donduruculu derin düşünce 
derin düşünme derin düşünmek derin etki bırakmak 
derin iç çekiş derin kızartma tavası derin nefret 
derin okuyan derin olarak derin olmayan 
derin saygı derin sessizlik derin su iskandili 
derin suyolu derin uyku derin uykuda 
derin uykuda olmak derin ve ağaçlı dere derin ve bol balıklı su 
derin ve dar derecik derin yer derinde olan 
derinden derinden gelen ses derinin kızarması 
derinine inmek derinlemesine derinlemesine araştırma 
derinlemesine araştırmak derinlemesine inceleme yeteneği derinlemesine olmadan 
derinleşmek derinleşmemek derinleştirmek 
derinleştirmemek derinliği ölçülmemiş derinliğine 
derinliğini ölçmek derinlik derinlik ölçme 
derinlik ölçmek derinlik ölçümü yapılan yerler derinlik verilmiş 
derinlikölçer derinti derisi dikenliler 
derisi dökülmek derisi soyulma derisi soyulmuş 
derisi soyulmuş yer derisinden eti sıyırmak derisini soymak 
derisini yüzme derisini yüzmek deriye ait 
deriye benzer deriyi kabartan deriyi kabartan yakı 
deriyi kabartan zehirli gaz deriyi kazımak deriyi kızartan ilaç 
deriyi kızartma deriyi soyma deriyi yağlayıp yumuşatmak 
deriyle ilgili derıne dalmak (balina) derken 
derleme derleme eser derlemek 
derlememek derler ki derler ya 
derleyen derleyen kimse derleyici 
derleyip toplamak derli toplu derma 
derman dermansız dermansızlık 
dermatit dermatolog dermatoloji 
derme derme çatma derme çatma ev 
derme çatma ev yapan müteahhit derme çatma şey dermek 
dermemek dernek dernek bölge kuruluşu 
ders ders (ibret) ders alabilir miyim 
ders almak ders anlatmak ders defteri 
ders kitabı ders olmak ders özeti 
ders programı ders programı dışı ders saati 
ders ücreti ders verme ders vermek 
dersane dershane dersi asan kimse 
dersi asma dersi asmak dersi dışarıdan izleyen öğrenci 
dersini aldı derslik dert 
dert etmek dert etmeyin dert olan 
dert olmak dert ortağı dert vermek 
dert yanmak dertlere çare olacağı öne sürülen yenilik dertlerini unutturmak 
dertleşmek dertleşmemek dertli 
dertli ( den yana) dertli kimse dertli olma 
dertli uzun hikâye dertop olmak dertsiz 
dertsiz tasasız deruhte derviş 
derya derz deşarj 
deşarj etmek deşarj olmak deşarj süresi 
desen desen basmak desenlemek 
desenlememek desenli desensiz 
desibel deşifre deşifre edilebilir 
deşifre edilemez deşifre etme deşifre etmek 
desigram desil desilitre 
desilyon desimetre desinatör 
desise desman deşme 
deşmek deşmemek despot 
despotça despotluk destan 
destan tarzı oyun destansı destansı beyit 
destansı roman destansı taşlama deste 
deste (iskambil) deste yapmak desteğini almak 
desteğini çekmek destek destek aramak 
destek ateşi destek birliği destek birlikleri 
destek hizmetleri destek koymak destek kuvvetleri 
destek noktası destek olan destek olan kimse 
destek olmak destek olmak (karşılıklı) destek sağlama beyanı 
destek veren üye destek vermek destek vermemek 
destekçi destekçiler destekle çıkmak 
destekleme desteklemek desteklememek 
desteklenebilir desteklenmek desteklenmemek 
desteklenmemiş desteklenmiş destekler 
destekleyen destekleyici destekli 
desteklik etmek desteksiz destemora 
destroyer destur detay 
detay farkı detaya inmek detaycı 
detaycı kimse detayına girmek detaylar 
detayları çok önemsemek detayları ile görmek detaylı 
detektif detektiflik yapmak detektör 
deterjan deterjan (sıvı) determinant 
determinist determinizm detonasyon 
dev dev (dişi) dev adım 
dev aynası dev boyutlu dev dalga 
dev denizanası dev fotoğraf dev gemi 
dev gibi dev gibi kadın dev hayvan 
dev heykel dev jet uçağı dev kaya 
dev köpekbalığı dev piton dev şarap fıçısı (yakl. 400 lt.) 
dev uçak dev yaratık dev zehirli yılan (avus.) 
deva deva olan devalüasyon 
devalüasyon yapmak devalüe etmek devam 
devam edecek devam eden devam eden madde 
devam eden sözcük devam et devam etme 
devam etmek devam etmekte devam etmekte olan 
devam etmemek devam ettirmek devam işareti 
devam süresi devamı (roman) devamlı 
devamlı açık hava devamlı arkadaş devamlı gösterim 
devamlı hareket devamlı iyeliğe dayalı mülkiyet hakkı devamlı ısrarla kırmak 
devamlı kusur bulan devamlı kusur bularak devamlı müşteri 
devamlı olarak devamlılık devamlılık belirten 
devamlılık kazandırmak devamsız devamsız kimse 
devamsızlık devasa devasa şey 
devasız deve deve boynu boru 
deveci devedikeni devedikeni tüyü 
devekuşu devekuşu tüyü deveran 
deveran etmek devetabanı devetüyü 
devetüyü rengi devetüyü rengi çin bezi devetüyünden dokunmuş kumaş 
devim devimbilim devimsel enerji 
devindirici devingen devingenlik 
devinim devinimlilik devinme 
devir devir belgelerini hazırlayan ilgili devir ettirici 
devir gezisi devir hızı (para vb.) devir makinesi 
devir ölçücü devir sayacı devir sayısı 
devir senedi (hisse) devir ve temlik belgesi devir yapan 
devir yapmak devir yaptırmak devirici yumruk 
devirli devirli ondalık kesir devirli ondalık sayı 
devirme devirme şalter devirmek 
devirmek (içki) devirmemek devlet 
devlet adamı devlet adamına yakışmayan devlet adına yapılan taahhüt 
devlet bakanı devlet başkanı devlet başkanı karısı 
devlet bonoları devlet borcu devlet çıkarı 
devlet dairelerinde mevki alma veya satma devlet dairesi devlet denetimine almak 
devlet desteği devlet desteği alan devlet geliri 
devlet gelirleri devlet gezisi devlet hazinesi 
devlet hazinesine ait devlet hizmeti devlet idaresi 
devlet idaresi sanatı devlet idaresinden çıkarmak devlet işleri 
devlet kurumu devlet kuşu devlet malı 
devlet memurları devlet memurları birliği devlet memuru 
devlet okulu devlet otlağını kiralayan kimse devlet politikasının coğrafi açıdan incelenmesi 
devlet sırrı devlet şurası devlet tahvili 
devlet tahvilleri devlet tekeli devlet yardımı 
devlet yardımları devlet yönetimindeki devletçe desteklenen (sanayi) 
devletçe el koyulmak devletçi devletçilik 
devletçilik yanlısı devlete ait devlete bağımsız kilise 
devlete ihanet devlete kadırga verme sistemi (eski yunan) devlete kalan mülk 
devlete miras kalmak devletin devlete barış için ödediği para devletin işlettiği 
devletin mirasçılık hakkı devletin özel girişimleri kısıtlamaması devletin yönetim şekli 
devletler birliği devletler özel hukuku devletleştirme 
devletleştirmek devletleştirmemek devletten teşvik alan 
Devonshire devonshirelı devonyen dönemi 
devonyen dönemine ait devralan devralan kimse 
devralma devralmak devralmamak 
devre devre (polo) devre açıcı 
devre açıp kapayıcı cihaz devre anahtarı devre dışı 
devre dışı bırakmak devre krokisi devre mülk 
devre parçaları devre şeması devre sistemi 
devrede devreden devreden çıkarma 
devreden geçirmek devreden kimse devreden toplam 
devredilebilir devredilebilirlik devredilebilme 
devredilemez devren gelen mal veya eşya devren kira 
devren kiralamak devren kiralayan kimse devren kiraya veren kiracı 
devren kiraya vermek devresel devretme 
devretmek devretmemek devrettirmek 
devrettirmemek devreye sokma devreye sokmak 
devreyi açmak devri devrik 
devrik (yaka) devrik hale getirmek devrik kısım 
devrik olarak devrik olma devrik yaka 
devrilme devrilmek devrilmemek 
devrilmiş devrim devrim yapmak 
devrimci devrimlerle ilgili devrimsel 
devrini yükseltmek devriye devriye arabası 
devriye botu devriye gezme devriye gezmek 
devriye polisi devşirmek devşirmemek 
deyim deyim bulmak deyimlerle dolu 
deyimsel deyiş deyişbilim 
deyyus dezavantaj dezavantajlı 
dezenfektan dezenfektan gaz dezenfekte 
dezenfekte edici dezenfekte edilmiş dezenfekte etme 
dezenfekte etmek dia dia gösterili konferans 
diafon diafram dibazik 
dibe dibe çökmek dibe oturmak 
dibi ağaç kökleri ile dolu (nehir) dibini taramak Dicle 
Dicle nehri didaktik didik didik aramak 
didiklemek didiklememek didinmek 
didinmemek didişme didişmek 
didişmemek dielektrik dielektrik madde 
dielektrik madde parçası dielektrik sabite difazlı 
diferansiyel diferansiyel dişlisi diferansiyel hesap 
diferansiyel sargı diferansiyellenebilir difteri 
difterili difteriye ait diftong 
diftongal diğer diğer adıyle 
diğer anlam diğer gazeteleri atlatmak diğer taraftan 
diğerinden etkilenen diğerine göre daha az kötü olan şey diğerleri 
diğerleri kadar iyi diğerlerinden önce diğerlerinden üstün 
diği gibi diği için diği takdirde 
diği yerde diğinde dihedral 
dijital dijital fotoğraf makinesi dijital fotoğraf makinesi arıyorum. 
dik dik (açı) dik (saç) 
dik açı dik açılı dik alâsı 
dik başlı dik başlılık dik destek 
dik dik dik dik bakan dik dik bakış 
dik dik bakmak dik dik olmak dik durabilir 
dik duran dik duran şey dik durmak 
dik kafalı dik kafalı kimse dik kafalılık 
dik konuma getirmek dik olarak dik oturmak 
dik piyano dik saç dik sap üzerinde yetiştirilen 
dik sap üzerinde yetiştirilen bitki dik tutan şey dik tutmak 
dik tutmak (baş) dik tüylü dik uçlu (yaka) 
dik ve kayalık tepe dik yaka dik yakalı 
dik yakalı kazak dik yokuş dik yokuşlu 
dikalifiye edilmiş dikdörtgen dikdörtgen biçiminde 
dikdörtgen şeklinde diken diken (hayvan) 
diken batırmak diken batması diken diken 
diken diken olmak (saç) diken diken olmuş deri diken gibi 
diken kanatlı diken üstünde diken üstünde olmak 
diken üstünde oturmak diken üstünde tutmak dikenli 
dikenli balık dikenli çalı dikenli kabuk 
dikenli kertenkele dikenli salyangoz dikenli tel 
dikenli tel engeli dikenli tohum kabuğu dikensiz kaktüs 
dikensiz kaktüsün uyuşturucu tepesi dikerek kapatmak dikerek tutturmak 
dikey dikey çizgi dikey çıta (kaplama) 
dikey doğru dikey durumdan eğik duruma geçmek dikey düzlem 
dikey kesit dikey olarak dikeylik 
dikgen dikilebilir dikilebilir fide 
dikilecek şey dikilen dikili taş 
dikilmek dikilmemek dikilmiş şey 
dikim dikine dikine havalanma 
dikine kesmek dikine koymak dikine oturtmak 
dikiş dikiş atmak dikiş atmaya yarayan ip 
dikiş dikmek dikiş gibi iz bırakmak dikiş kutusu 
dikiş yapmak dikiş yeri dikiş yerine ait 
dikişçi dikişçi kadın dikişçilik 
dikişi sökmek dikişle süslemek dikişleri açılmak 
dikişleri almaya yarayan alet dikişleri sökülmüş dikişlerini sökmek 
dikişli dikite benzeyen dikitlerle ilgili 
dikivermek dikivermemek dikiz 
dikiz aynası dikiz şovu dikizci 
dikizlemek dikizlememek dikkat 
dikkat çeken şey dikkat çekici dikkat çekici biçimde 
dikkat çekici reklam yapmak dikkat çekmeden dikkat çekmek 
dikkat çekmekten kaçınmak dikkat çekmeme politikası dikkat çekmesini sağlamak 
dikkat çekmeyen dikkat eden dikkat edilmemiş 
dikkat edin dikkat et dikkat etme 
dikkat etmek dikkat etmeme dikkat etmemek 
dikkat etmeyen dikkat etsene dikkat göstermek 
dikkat kesilmek dikkat köpek var dikkate alan 
dikkate alınırsa dikkate alınmamak dikkate alınmış 
dikkate almadan dikkate almak dikkate almamak 
dikkate değer dikkate değmez dikkati başka tarafa çekme 
dikkati başka yöne çekmek dikkati başka yöne çekmek için söylenen söz dikkati çekme 
dikkati çekmek dikkati dağıtmak dikkati dağıtmak için ortaya atılan konu 
dikkati toplayan şey dikkati üzerinden çekmeye çalışmak dikkatin dağılması 
dikkatine dikkatini çekmek dikkatini dağıtma 
dikkatini dağıtmak dikkatini toplamak dikkatini vermek 
dikkatini vermiş dikkatle dikkatle bakmak 
dikkatle boşaltmak dikkatle hazırlanma dikkatle hazırlanmış 
dikkatle incelemek dikkatle izlemek dikkatle okumak 
dikkatle seçilmiş dikkatle seçilmiş sözcükler dikkatle ve yavaşça sürmek (araba) 
dikkatle yerleştirmek dikkatleri başka yöne çekmek dikkatli 
dikkatli inceleme dikkatli ol dikkatli olma 
dikkatli olmak dikkatli olun kapılar kapanıyor dikkatli tutun 
dikkatlice dikkatlilik dikkatsiz 
dikkatsiz arabacı dikkatsiz davranmak dikkatsiz tip 
dikkatsizce dikkatsizce yürümek dikkatsizce yürüyen kimse 
dikkatsizlik dikkatsizlik sonucu dikkatsizlikten kaynaklanan 
dikkenar diklemesine indirmek (uçak) dikleşme 
dikleşmek dikleşmemek dikleştirmek 
dikleştirmemek dikliğini kontrol etmek diklik 
dikme dikme (yapı) dikme ile yük yerleştirmek 
dikme valfı dikmek dikmek (bakış) 
dikmek (bitki) dikmek (göz) dikmek (nöbetçi) 
dikmek (yara) dikmemek dikmeye hazır fidan 
diksiyon diksiyon hocası dikta 
diktafon diktatör diktatörce 
diktatörlük dikte dikte eden kimse 
dikte edilen yazı dikte etme dikte etmek 
dikten sonra diktograf dil 
dil (özel) dil balığı dil balığı eti (tek parça) 
dil döken dil dökerek elde etmek dil dökme 
dil dökmek dil engeli dil grubu 
dil ile çıkarılan ses dil kemiği dil laboratuvarı 
dil öğrenen kimse dil öğrenmek dil özelliklerini taşıyan 
dil pası dil sesi dil sürçmesi 
dil uzatan dil uzatılamaz dil uzatma 
dil uzatmak dil uzmanı dil vuruşu yapmak (çalgı) 
dil yoluyla toplumun kültürünü inceleyen bilim dilaltı hastalığı (tavuk) dilber 
dilbilgisi dilbilgisi hatası dilbilgisi kurallarına aykırı 
dilbilgisi kurallarına uygun dilbilgisi kurallarına uymayan dilbilgisi uzmanı 
dilbilim dilbilim ile ilgili dilbilimci 
dilbilimsel dilbirim dilci 
dilde sadelik dilde sadelik yanlısı sanatçı dilde yapılan aptalca veya komik hata 
dile ait dile düşme dile düşmüş 
dile düşmüş kimse dile düşürmek dile getirilmek 
dile getirilmemiş dile getirme dile getirmek 
dileği gibi yapmak dileğinden vazgeçmiş dilek 
dilek belirten dilek ifade eden dilek kipi 
dilek kipi ile ilgili dilekçe dilekçe sahibi 
dilekçe vermek dilemek dilememek 
dilemma dilenci dilenci kadın 
dilenci katarı dilenci torbası dilencilik 
dilenciye çevirmek dilenme dilenmek 
dilenmemek dilenmemiş dili bakma 
dili çekerek telaffuz etmek dili çok sıcak dili geçmiş zamanın hikâyesi 
dili öfke dili sürçmek dili tutulmak 
dili tutulmuş dilim dilimleme 
dilimleme makinesi dilimlemek dilimlememek 
dilimlenmek dilimlenmemek dilimlenmiş 
dilimleyici dilimli dilin köklerini araştıran bilim 
dilin ön dişlere değmesiyle çıkan dilin yanlış kullanılması dilinde tüy bitmek 
diline dolamak diline hakim olmak dilini mi yuttun 
dilini tutmak dilinizi bilmiyorum. dillerde olmak 
dillere destan dillere düşmek dillere düşürmek 
dilli dillidüdük dillilik 
dilmaç dilme dilmek 
dilmemek dilsiz dilsiz oyunu oynamak 
dilsizlerin kullandıkları işaretler dilsizlik diluviyum 
dilüviyum dimağçe dimdik 
dimdik ayakta durmak dimdik durma dimdik düşmek 
dimdik olmayan dimdik yükselmek dimi 
dimiden yapılmış diminuendo din 
din (güç birimi) din adamı din adamlığı 
din ayrımı gözetmeyen din değiştiren kimse din değiştirme 
din değiştirmek din değiştirmemiş din değiştirmiş kimse 
din dersi din don din eğitimi gören kimse 
din kardeşi din karşıtı din kurumlarından ayrı olma 
din propagandası yapma din propagandası yapmak din uğruna savaş 
din yönetimi dinamik dinamit 
dinamit fitili dinamit yapımında kullanılan madde dinamitçi 
dinamitlemek dinamitlememek dinamizm 
dinamo dinamometre dinar 
dinazor dinazorlar devrine ait dinazorlar dönemi 
dinç dinç bir şekilde dinç kimse 
dinç olmak dinç ve canlı dinçleşme 
dinçleşmek dinçleşmemek dinçleştirici 
dinçlik dindar dindarlık 
dindarlık taslama dindarlık taslayan dinde hoşgörü 
dinden uzaklaşmak dindirme dindirmek 
dindirmemek dine aykırı dine küfreden 
dine küfretme dine saygısız dingil 
dingil açıklığı dingil altında asılı dingil çivisi 
dingin dingincilik dinginleştirme 
dinginleştirmek dinginleştirmemek dinginlik 
dinginlik bilimi dingo dini 
dini aynı olan kimse dini bayram dini bütün 
dini bütün kimse dini dogmaların sistematik incelenmesi dini düşüncelere dalmış 
dini gelenekler dini görev dini göreve atamak 
dini gün ile ilgili dini heykel dini hüküm 
dini idarenin yöneticisi dini inançları savunan ilâhiyat dalı dini kuruluş yetkilisi 
dini kurum başkanı dini lider dini meclis toplantısı 
dini nedenlerle evlenmeyen dini nedenlerle evlenmeyen kimse dini öğretici kitabı okutan kimse 
dini öğüt dini olmaktan çıkarmak dini orkestra parçası 
dini resim dini şarkı dini sistem 
dini sırları açıklayan kimse dini tatil günlerini önemseyen kimse dini tatil günü 
dini tatil günü çalışan kimse dini tatil günü çalışmak dini tatil günü çalışmamak 
dini tatil günü çalışmayan kimse dini tatil gününe ait dini toplantı 
dini toplantı binası dini tören dini tören için belirlenmiş saatler 
dini tören ile ilgili dini tören ile yapılan dini törenle ilgili 
dini uyanış dini vecibe dini yaymaya çalışma 
dini yönetim dini yönetime son verme dinin yeniden canlanması 
dininden döndürmek dininden dönen kimse dininden dönmek 
dininden dönmüş dininden dönmüş kimse dinini yaymak 
dinle bak dinle ilgisi olmayan dinlediğini daktilo eden kimse 
dinleme dinleme aygıtı dinleme cihazı 
dinleme cihazı yerleştirmek dinleme cihazlarından arındırmak dinleme istasyonu 
dinlemek dinlememek dinlence 
dinlendirici dinlendirici okuma dinlendirici şey 
dinlendirilmiş dinlendirmek dinlendirmek (şarap) 
dinlendirmemek dinlenebilir dinlenen 
dinlenme dinlenme evi dinlenme odası 
dinlenme salonu dinlenme tesisi dinlenme yeri 
dinlenmek dinlenmemek dinlenmemiş 
dinlenmesine fırsat vermek dinlenmiş dinlere değil tanrıya inanan kimse 
dinlere değil tanrıya inanma dinleyen kimse dinleyici 
dinleyici öğrenci dinleyici telefonlarına yer verilen program dinleyiciler 
dinleyin (mahkeme) dinleyip notalamaya çalışmak dinme 
dinmek dinmek (fırtına) dinmemek 
dinmeyen dinozor dinsel 
dinsel devrim dinsel görevleri satın alma dinsel görevleri satma 
dinsel kadın topluluğu üyesi dinsel konularda tarafsızlık dinsel kurallar kitabı 
dinsel olmayan dinsel örgüt dinsel tören 
dinsel törenle ilgili dinsellik dinsiz 
dinsiz kimse dinsizin hakkından imansız gelir dinsizlik 
dioik dioksit Dionysus 
dionysus gibi dionysus şerefine yazılmış ilâhi dip 
dip akıntısı dip balığı dip balıkçılığı 
dip çamuru (deniz vb.) dip dalgası dip kısım 
dip koymak dip yatağı dipçik 
dipçiklemek dipçiklememek dipdiri 
dipleji dipli diplo 
diploma diploma (lise) diploma töreni 
diploma töreni günü diploma vermek diplomalı 
diplomalı hesap uzmanı diplomalı muhasebeci diplomasi 
diplomasi uygulamak diplomasını almak diplomasız 
diplomat diplomat topluluğu diplomatça 
diplomatik diplomatik dokunulmazlığa ait diplomatik dokunulmazlık 
diplomatik girişim diplomatik hizmet diplomatik olmayan 
diplomatlık yapmak diployid dipnot 
dipnot düşmek dipnot koymak dipnotlar koymak 
dipola dipsiz dipsiz kuyu 
dipteki dipten kopmuş (çapa) dir bir terketmek 
direğe bağlanıp yakılmak direğini kırmak direğini sökmek 
direk direk şapkası (gemi) direk ucu 
direkleri arkaya doğru yatık direkli direksiyon 
direksiyon çubuğu direksiyon dişlileri direksiyon kilidi 
direksiyon kutusu direksiyon mili direksiyonda 
direkt direkt arama direkt arayabilir miyim 
direkt hat direkt maliyet hesaplaması direkt olarak 
direkt satış direkt uçuş var mı direktif 
direktif vermek direktifler direktör 
direktörlük diren direnç 
direncini kırmak dirençli dirençlilik 
dirençsiz dirençsizlik direnen 
direngenlik direniş direnme 
direnme gücünün azalması direnmek direnmemek 
diretme diretmek diretmemek 
direy dirgen dirgen ile savurmak 
dirgen kullanmak dirhem diri 
diri diri yakılmak diril dirilik 
diriliş dirilme dirilmek 
dirilmemek diriltme diriltmek 
diriltmemek dirimdışı türeme dirmek 
dirmemek dirsek dirsek (boru) 
dirsek biçiminde eğim dirsek boru dirsek kemiği 
dirsek kemiğine ait dirsek şeklinde parça dirsek takmak (boru) 
dirsekle dürtmek dirseklemek dirseklememek 
dirsekleri yırtılmış dirsekli dirsekli çıkıntı 
dirsekli iskele dirsekli makara dirseklik 
dirsekte çarpınca karıncalanan yer diş diş açma 
diş açma bıçağı diş açma tezgâhı diş açmak 
diş ağrım var. diş ağrısı diş bademi 
diş biçiminde diş bilimi diş çekmek 
diş çektirmek diş çıkarma diş çıkarma ile ilgili 
diş çıkarma sorunları diş çıkarmak diş çıkması 
diş çürüğü diş çürümesi diş diş 
diş diş olma diş diş oluş diş diş yapma 
diş diş yapmak diş doktoru diş etinde irin akması 
diş fırçası diş geçirmek diş gibi 
diş gibi çıkıntı diş hekimi diş hekimliği 
diş ipi diş izi diş kemiği 
diş kökünün dışındaki tabaka diş macunu diş macunu alabilir miyim 
diş minesi diş şeklinde diş taşlarını temizlemek 
diş temizleme maddesi diş yapısı diş yapma 
diş yapmak diş yuvası diş yuvası ile ilgili 
dişbudak dişbudak ağacı dişbudak ağacından yapılmış 
dişbudak kerestesi dişçi dişçilik 
dişçiye gitmeliyim. dişe diş dişeti 
dişeti ile ilgili dişeti iltihabı dişetim acıyor. 
dişi dişi aslan dişi ayı 
dişi canlı dişi çekmeniz şart mı dişi çıkmak 
dişi domuz dişi eşek dişi fiş 
dişi geyik dişi geyik derisi dişi hayvan 
dişi kaplan dişi karaca dişi karaca derisi 
dişi keçi dişi kedi dişi köpek 
dişi kurt dişi kuş dişi kuzu 
dişi leopar dişi pars dişi şeytan 
dişi tavşan dişi tay dişi tilki 
dişi üreme organı dişi üreme organları dişicik başı (çiçek) 
dişil dişil kelime dişiler 
dişilik organı dişilik organı olan dişim düştü. 
dişime dolgu yaptırmak istiyorum. dişinden tırnağından artırmak dişini sıkmak 
dişinizi çekmemiz gerekiyor. disiplin disiplin altına almak 
disiplin altında tutmak disiplin cezası disiplin eylemi 
disiplin görevlisi disiplin sağlamak disiplin suçu 
disiplin yanlısı kimse disipline sokmak disiplini sağlamak 
disiplinle ilgili disiplinli disiplinsiz 
disiplinsizlik disk disk atıcısı 
disk atma disk biçiminde disk iteleme oyunu 
disk iteleme oyunu tahtası disk kayması diskalifiye 
diskalifiye etmek diskçalar diskçi 
diskcokey disket diskjokey 
disko diskotek dişle ilgili 
dişlek disleksi dişleme 
dişlemek dişlememek dişlenme 
dişlenmiş dişler dişler dizisi 
dişlere ait dişlere yapışan şeker dişleri birbirine geçmek 
dişleri düzeltme ile ilgili dişçilik dişleri tam dişlerini gıcırdatmak 
dişlerini karıştırmak dişlerini kenetlemek dişli 
dişli (vida) dişli çabuk çarkı dişli çark 
dişli çark düzeni dişli çark mandalı dişli çarklı demiryolu 
dişli doruk dişli kılavuz anahtarı dişli raylı demiryolu 
dişli tren dişli ufak çark dişli yapmak 
dişlik (boks) dişotu dispanser 
dispeç dispeççi (sigorta) dispepsi 
disporsiyum dişsel dişsel (ünsüz) 
dişsel ünsüz dişsil dudaksıl dişsil dudaksıl ünsüz 
dişsiz dişsiz memeli dişsiz memelilerle ilgili 
distorsiyon distribütör distrofi 
disülfat disülfür ditiramp 
ditiramp türünde ditme makinesi ditmek 
ditmek (yün) ditmemek diüretik 
diüretik ilaç divan divane 
divanı harp divik diyabaz 
diyabet diyabet yemeğiniz var mı diyabetik 
diyafram diyafram kası diyaframa ait 
diyaframlı ayırıcı diyaframlı valf diyagonal 
diyagram diyagramlı diyakoz 
diyakozlar heyeti diyakozluk diyalekt 
diyalektik diyaliz diyaliz etmek 
diyaliz makinesi diyalog diyalog şeklindeki pastoral şiir 
diyanet diyapazon diyapozon 
diyar diyare diyastol 
diyatermi diyatonik diye 
diye geçinmek diye okunmak diyebilirim ki. 
diyelim ki diyet diyet uzmanlığı 
diyetisyen diyez diyez nota 
diyopter diyoptri diyorama 
diyorlar ki diyot diz 
diz (at) diz arkasındaki kiriş diz boyu 
diz boyu etek diz çökerek diz çökme 
diz çökmek diz çöküp diz diski (at) 
diz eklemi diz içi (hayvan) diz içi kirişlerini kesmek 
diz ile vurmak diz refleksi diz yastığı (kilise) 
dizanteri dizanteriye ait dizayn 
dizayn etmek dizbağı Dizbağı nişanı 
dizbağı takmak dizden yukarısını çekme dize 
dize gelmek dize getirmek dize kadar 
dizel dizel kullanıyorum. dizel motorlarla donatmak 
dizel motorlu dizel motorlu araç dizel motoru 
dizgi dizgi çerçeve takozu dizgi harf yatağı 
dizgi hatası dizgi ile ilgili dizgi kopya ayaklığı 
dizgi makinesi dizgi odası dizgi tablası 
dizgici dizgin dizginin ilk düzeltme nüshası 
dizginini çıkarmak dizginleme dizginlemek 
dizginlememek dizginlenemez dizginler 
dizginleri bırakmak dizginleri çekmek dizginleri gevşetmek 
dizginlerini bırakmak dizginlerini vermek dizginsiz 
dizi dizi film dizi film (yüzlerce bölümlük) 
dizi halinde çıkmak dizi hâlinde yayınlanan karikatür dizi olarak 
dizi olarak yayınlamak dizi olarak yayınlanan öykü dizi şişmiş (at) 
dizili diziliş dizilmek 
dizilmemek dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve dizimi çarptım. 
dizimsel terimler dizin dizini dövmek 
dizinin dibinde dizinin dibinden ayrılmamak dizkapağı 
dizleri bükmeden yürüme dizleri tutmamak dizlerine kadar batmış 
dizlerinin bağı çözülmek dizlik dizlikler 
dizme dizmek dizmemek 
dizöz dizüstü çorap dizüstü etek 
dığı halde dığı için dığı sırada 
dığı yerde dığı yere dığı yerlere 
dığı zaman dığı zamana kadar dığına inandırmak 
dığında dığından dığından beri 
dılak dırdır dırdır etmek 
dırdırcı dırdırcı tip dırıltı 
dış dış açı dış açı oluşturan iki siper 
dış borç dış çekim dış çember 
dış çembere ait dış cephe tuğlası dış çizgi 
dış diş dış dünya dış dünyalardaki canlıları inceleyen bilim dalı 
dış görünüş dış görünüşe göre değer dış görünüşe göre değerlendirmek 
dış görünüşte dış görünüşü dış görünüşün aldatıcılığı 
dış güzellik dış hat kullanabilir miyim dış hatlar 
dış ilişkiler dış kaplama dış kaynaklı 
dış kaynaklı sermaye dış kenara ait dış kökü 
dış kulak dış lastiği değiştirmek dış lastik 
dış lâstik dış liman dış merkezli 
dış merkezli düzen dış merkezlilik dış olaylar 
dış parazit hayvancık dış politika dış politika ile ilgili 
dış saha oyuncusu dış taraf dış tekerleme eğrisi 
dış ticaret dış ticaret dengesi dış ticari temsilcilerin çalıştığı işhanı 
dış ülkede politik dokunulmazlık dış ülkelerle olan dış yüzey 
dışa akma dışa bağımsız ülke dışa boşalma 
dışa çıkık dışa doğru dışa doğru çekmek 
dışa doğru eğim dışa doğru genişletmek dışa doğru genişleyen 
dışa doğru olan dışa dönmek dışa dönük 
dışa dönük kimse dışa dönüklük dışa vurmak 
dışa vurup rahatlama dışa vurup rahatlamak dışadönük 
dışadönüklük dışarda dışardan evlenme 
den dışarı dışarı dışarı akan 
dışarı akan madde dışarı akıtmak dışarı akma 
dışarı anteni dışarı atma dışarı atmak 
dışarı bakmak dışarı çekmek dışarı çıkarmak 
dışarı çıkma dışarı çıkmak dışarı çıkmamak 
dışarı fırlamak dışarı giden dışarı koşmak 
dışarı pompalamak dışarı sızmak dışarı vermek 
dışarıda dışarıda akşam yemeği yemek dışarıda bırakmak 
dışarıda canlı yayın dışarıda olmak dışarıda oturabilir miyim 
dışarıda oturmak dışarıda tutmak dışarıda yedirmek 
dışarıda yemek dışarıda yemek yemek dışarıdaki 
dışarıdan dışarıdan etkilemek dışarıdan gelen 
dışarıdan gelip oy kullanan kimse dışarısında dışarıya 
dışarıya açılmak dışarıya bakan ön diş dışarıya çıkmak 
dışarıya giden dışarıya hücum dışarıya iş vermek 
dışarıya satmak dışavurum dışavurumcu 
dışavurumculuk dışbeslek dışbükey 
dışbükey yapmak dışbükeylik dışdeğer 
dışderi dışgöç dışişleri 
dışişleri bakanı dışişleri bakanlığı dışişleri hizmeti 
dışı değişmiş lastik dışık dışına 
dışına çıkmak dışına taşmak dışına yazmak 
dışında dışında bir şey dışında bırakma 
dışında bırakmak dışında tutmak dışındaki yazı 
dışındakileri reddetmek dışından dışkı 
dışkı ile ilgili dışkılama dışkılamak 
dışkılamamak dışkılık dışkıya ait 
dışlamak dışlamamak dışlanan kimse 
dışlanmış kimse dışmerkez dışplazma 
dışsatım dıştan dıştan gelen 
dızlama dızlama ile çalan saat dkv 
dna do do ile fa arasındaki aralık 
dobişko dobra dobra dobra 
dobra dobra konuğan dobra dobra konuşan dobra dobra konuşmak 
dobra dobra söylemek doçent doçentlik 
doğa doğa bilimi doğa filmi 
doğa güçleri ile ilgili doğa parkı doğa şartları 
doğabilimci doğacak bebeğe hediyeler verme doğacı 
doğacılık doğaçlama doğaçlama çalmak (caz) 
doğaçlama caz dinletisi doğaçlama oynamak doğaçlama sanatçısı 
doğaçlama yapmak doğaçlamadan çalmak doğaçtan 
doğaçtan söylemek doğaçtan söylenmiş doğaçtan yapan kimse 
doğaçtan yapılan doğada düzenli olarak görülmeyen (bitki) doğadaki gibi olma 
doğal doğal afet doğal amfiteatr 
doğal ayıklanma doğal baryum sülfat doğal boyutlarında 
doğal boyutlu resim doğal davranışlı doğal eğilim 
doğal etkileme doğal gaz doğal güzellik 
doğal haklar doğal halinde doğal haliyle 
doğal kaynaklar doğal kaynakları kontrol eden kuruluş doğal koruma alanı 
doğal motifler kullanılan sanat türü doğal olarak doğal olarak bulunmak 
doğal olarak var olma doğal olay doğal olayların devrelerini inceleme 
doğal olaylarla ilgili doğal ölçüsünde doğal olmayan 
doğal ölüm doğal ortam doğal renkle olmayan 
doğal renkli doğal renkte olmayan doğal sonuç 
doğala en yakın ses veren doğala en yakın ses veren alet doğallığını bozmak 
doğallık doğan doğan (erkek) 
doğancı doğancılık doğanın bütünlüğü inancı 
doğanın dengesi doğanla avlanan avcı doğanla avlanma 
doğaötesi doğasında doğasında olan 
doğasında olmak doğasını değiştirmek doğaüstü 
doğaüstü güç doğaüstü güçlere inanma doğaüstü şey 
doğaya ait doğaya aykırı doğayı kirletmeyen 
doğayı koruma doğayı yansıtma dogma 
doğma doğma büyüme dogmacı 
dogmacılık doğmak doğmak (güneş) 
doğmamak doğmamış dogmatik 
dogmatik olarak dogmatik teoloji dogmatizm 
doğmuş doğrama doğrama dişi 
doğrama işi doğrama işleri doğrama kütüğü 
doğramacı doğramacılık doğramacılık yapmak 
doğramak doğramamak doğru 
doğru akım doğru akıma çevirme doğru akıma çevirmek 
doğru biçimde doğru bilgi doğru çalışmıyor. 
doğru doğru doğru dürüst doğru dürüst çalışmayan 
doğru düşünceli doğru farzetmek (iddia) doğru fikirli 
doğru gidiş doğru ifade doğru iz üzerinde 
doğru mu doğru olanı doğru olarak 
doğru olmayan doğru olmayan davranış doğru orantılı 
doğru söylemek doğru sözlü doğru sözlülük 
doğru tahmin etmek doğru telaffuz doğru vallahi (hear!) 
doğru varsayılan kanıtsız önerme doğru varsaymak doğru yolda 
doğru yönde doğru yürümek doğruca 
doğruca gitmek doğrucu doğruculuk 
doğrudan doğrudan doğruya doğrudanlık 
doğrudaş doğrulama doğrulama işareti 
doğrulamak doğrulamamak doğrulanabilir 
doğrulanmamış doğrularak oturmak doğrulayan 
doğrulayan şey doğrulayıcı doğrulmak 
doğrulmak (uçak) doğrulmamak doğrultma 
doğrultmaç doğrultmak doğrultmak (silah) 
doğrultmamak doğrultucu doğrultulabilir 
doğrultusunda olan doğruluğu şüpheli doğruluğundan şüphe duyulan yazı 
doğruluğunu kabul etmemek doğruluğunu kanıtlama doğruluğunu kanıtlamak 
doğruluğunu sınamak doğruluk doğrulukla 
doğrulum doğrusal doğrusu 
doğrusu bu doğrusunu açıklamak doğrusunu öğrenmek 
doğruyu söylemek Doğu doğu 
doğu akdeniz rüzgârı Doğu akdeniz ülkeleri doğu amerika zehirli yılanı 
doğu londra şivesi doğu londra yerlisi doğu londralı 
doğu londralıların yaşadığı bölge Doğu roma imparatorluğu Doğu ülkeleri 
doğubilimci doğubilimi doğuda 
doğuda bulunan doğuda olan doğudaki 
doğudaki bölüm doğudan batıya hareket doğudan esen 
doğulu kimse doğum doğum belgesi 
doğum doktorluğu doğum doktoru doğum doktoru (erkek) 
doğum doktoru (kadın) doğum günü doğum gününüz kutlu olsun 
doğum hali doğum izi doğum kontrol aleti 
doğum kontrol hapı doğum kontrol hapı alıyor olmak doğum kontrolü 
doğum kontrolü sağlayan doğum odası doğum öncesi 
doğum öncesi bakım doğum oranı doğum sancıları 
doğum sancısı doğum sancısı çekmek doğum sonrası 
doğum sonrası ağrılar doğum tarihi doğum uzmanı 
doğum ve gebelik bilimi doğum yapma doğum yeri 
doğum zamanı doğuma neden olan doğumda kasılan adaleler 
doğumda kullanılan hafif anestezi doğumdan önceki doğumdan sonraki 
doğumevi doğumhane doğumla ilgili 
doğuran doğuran dişi doğurgan 
doğurganlık doğurma doğurmak 
doğurmak (domuz) doğurmak (geyik) doğurmak (inek) 
doğurmak (köpek) doğurmak üzere olan doğurmamak 
doğurtkanlık doğurtmak doğurtmamak 
doğuş doğuş (güneş) doğusal 
doğuştan doğuştan hak kazanılan mülk doğuştan kazanılan hak 
doğuştan olan doğuştan olan bağışıklıkla ilgili doğuştan olan günah 
doğuştan olan özellikler doğuştan olarak doğuştan sahip 
doğuştan var olan doğuştan vatandaş doğuştan yetenek 
doğuştan zekâ özürlü kimse doğusunda doğuya 
doğuya ait doğuya doğru doğuya doğru inşa etme 
doğuya doğru olan doğuya doğru yapmak doğuya doğru yönelme 
doğuya giden doğuya özgü dok 
dok alanı dok işçisi dok müdürü 
dok nerede dok ücreti doka alma 
doka çekmek dökerken taşırmak dökme 
dökme çelik dökme demir dökme kabı 
dökme kabı veya şişesi dökme kalıbı dökmeci 
dökmecilik dökmek dökmek (çöp) 
dökmek (demir) dökmek (deri (tüy)) dökmemek 
doksan doksan yaşlarında doksanda bir 
doksanda bir kısım doksanıncı doksanlar 
doksanlı yıllar doksanlık doksanlık kimse 
doksoloji doktan yapılan pantolon doktor 
doktor (kötü) doktor adayı doktor çağırın lütfen. 
doktor çağırın. doktor olmak doktor tavsiyeleri 
doktor termometresi doktor ünvanı kazanmak doktor yemini 
doktora doktora derecesi almak doktora gitme 
doktora öğrencisi doktora sormak doktorluk 
doktorluk ile ilgili doktorluk kepi doktorluk sınavını geçmek 
doktorluk stajı doktorluk yapmak doktorun hastaya yaklaşımı 
doktrin doktrinci doktrinleştirme 
doktrinleştirmek doktrinleştirmemek doku 
doku bilgisi doku bozulması doku büyümesi 
doku çözülmesi doku erimesi doku gelişimi 
doku nakli doku ölmesi doku oluşumu 
doku romatizması doku sertleşmesi doku uyuşması 
doku uzmanı dokubilim dökük 
dökük saçık dokular arasındaki dokularda renk maddesi fazlalığı 
dokuları zamanla tahrip eden dokuların uyumu dökülebilir 
dökülen dökülen şey dökülerek 
dökülme dökülmek dökülmek (deri) 
dökülmek (kalıba) dökülmek (yorgunluktan) dökülmemek 
dökülmemiş dökülmemiş (gözyaşı) dökülmüş (saç) 
dökülmüş kabuk dökülmüş madde dökülüveren 
döküm döküm cürufu döküm deliği 
döküm fırını döküm kumu döküm yapmak 
dokuma dokuma fabrikası dokuma ile ilgili 
dokuma özelliği dokuma sıklığı ölçüsü dokuma sırasında çektirmek 
dokuma tarağı dokuma tezgahı dokuma tezgâhı 
dokumacı dokumacı kuşu dokumacılık 
dokumacılık ile ilgili dokumak dokumamak 
döküman döküman sağlamak dökümanlar 
dökümcü dökümcülük dökümhane 
dökümlü dökümlü olmak dokunaç 
dokunaca benzer dokunaçlı dokunaklı 
dokunaklı alay dokunaklı biçimde dokunaklı olarak 
dokunaklı özellik dokunaklı söz dokunaklılık 
dokunan dokunduğum zaman acıtyor mu dokundurma 
dokundurmak dokundurmamak dokungaç (böcek) 
dokunma dokunma bombası dokunma duyusu 
dokunma duyusu ile ilgili dokunma hissi dokunma tüyü 
dokunmadan önce boyanmış dokunmak dokunmamak 
dokunmaz dokunmuş dokunmuş kumaş 
dokunsal döküntü döküntü tipler 
döküntü yığını döküntüler döküntülü 
dokunulabilir dokunulmamış dokunulması yasak 
dokunulmaz dokunulmazlığı olan şey dokunulmazlığın suistimali 
dokunulmazlık dokunulmazlık hakkı dokunulmazlık vermek 
dokunulmazlıklar dokunulur dokunulurluk 
dokunun iyileşmesi dokunuş döküp saçmak 
dokusal dokusu sertleşmiş dokuz 
dokuz aylık gebe dokuz doğurmak dokuz kamçılı kırbaç 
dokuz kat dokuz katı dokuz kenarlı çokgen 
dokuz kuka çim sahası dokuz kuka oynamak dokuz kuka oyunu 
dokuz kuka sahası dokuz kuka şişesi dokuz misli 
dokuz puntoluk harf dokuzcanlı dokuzcanlı şey 
dokuzda bir dokuzda birlik bölüm dokuzgen 
dokuzuncu dokuzuncu olarak döl 
dolabı sezmek dolak dolam 
dolama dolamak dolamak (ip) 
dolamamak dolambaç dolambaçlı 
dolambaçlı biçimde dolambaçlı ifade edilmiş dolambaçlı olarak 
dolambaçlı olmak dolambaçlı söz dolambaçlı söz türünden 
dolambaçlı yol dolambaçlı yoldan gitmek dolambaçlılık 
dolandirmak dolandıran dolandırıcı 
dolandırıcı kadın dolandırıcı kimse dolandırıcı şirket 
dolandırıcılık dolandırıcılıkla dolandırılabilir 
dolandırılmak dolandırılmamak dolandırma 
dolandırmak dolandırmamak dolanım 
dolanmak dolanmamak dolanmış şeyi açmak 
dolap dolap çeviren dolap çeviren kimse 
dolap çevirmek dolar dolar diplomasisi 
dolar olarak ödeyebilir miyim dolar yatırımlarını özendirme diplomasisi doların binde biri 
doların yüzde biri dolaşan dolaşarak ayılmaya çalışmak 
dolaşarak gözden geçirme dolaşarak rahatlamak dolaşığı açılma 
dolaşık dolaşık şekilde dolaşık şey 
dolaşık yığın dolaşık yol dolaşıklığını gidermek 
dolaşıklık dolaşım dolaşım ile ilgili 
dolaşım sisteminin durması dolaşımı engellemek dolaşımı sağlayan 
dolaşıp aynı noktaya gelen yol dolaşıp durmak dolaşma 
dolaşmak dolaşmak (ip vb.) dolaşmak (söylenti) 
dolaşmakta (söylenti v.s.) dolaşmamak dolaşmaya çıkmak 
dolaştırmak dolaştırmamak dolay 
den dolayı dolayı dolayı olmak 
dolayısıyla dolayısıyle dolaylarında 
dolaylı dolaylı anlatım dolaylı anlatma 
dolaylı davranış dolaylı ifade etme dolaylı konuşmak 
dolaylı nesne dolaylı nesneyi gösteren dolaylı olarak 
dolaylı söz dolaylı tümleç dolaylı yol 
dolaylı yoldan dolaylı yoldan sağlamak dolaylılık 
dolaysız dolaysız olarak dolaysız söz 
dolaysız tümleç dolaysızlık dolduracak miktar 
doldurma doldurmak doldurmak (harç vb.) 
doldurmak (silah) doldurmamak doldurucu 
doldurulmak doldurulmamak doldurulmamış 
doldurulmuş doldurulmuş zeytin doldurun lütfen. 
dolduruşa getirmek döleşi dölet 
dolgu dolgu macunu dolgu maddesi (diş) 
dolgu malzemesi dolgu yapmak dolgum düştü. 
dolgun dolgun (ses) dolgun sesli 
dolgunluk dolgusu düşmek dolikesefal 
dolikosefal dollar için döviz kuru ne dölleme 
döllemek döllememek döllenmemiş 
döllenmiş döllenmiş ıstakoz yumurtası döllenmiş yumurta 
döllenmiş yumurta hücresi dolma dolma harcı 
dolma içi dolma zeytin dolmak 
dolmak (duygu) dolmakalem dolmakalem pompası 
dolmalık biber dolmalık kabak dolmamak 
dolması yapılan et dilimi dolmen dolmuş 
dolomi dolomiden oluşmuş dağlar dolomit 
dolu dolu dolu dolu fırtınası 
dolu musunuz dolu olmak dolu şey 
dolu tanesi dolu yağıyor dolu yağmak 
doludizgin doluluk doluluk miktarı 
doluluk oranı (otel) dolunay dolup taşan 
dolup taşmak doluşmak doluşmamak 
dolusu dölüt dölyatağı 
dölyatağı borusu dölyatağına ait dölyolu 
domain domates domates (eski) 
domates çorbası domates suyu dombay 
dominant dominant özellik Dominik cumhuriyeti 
dominik cumhuriyeti ile ilgili dominik cumhuriyeti vatandaşı dominik cumhuriyetinden 
dominikan mezhebiyle ilgili dominikan papazı dominikan rahibi 
dominikan tarikatı üyesi domino domino giymiş olan 
domino oyunu domino taşı domino teorisi 
dominyon domur domuz 
domuz ağılı domuz ahırı domuz avı 
domuz balığı domuz biçiminde domuz budu 
domuz çobanı domuz derisi domuz döşü (tuzlanmış) 
domuz eti domuz filetosu domuz gibi 
domuz gibi homurdanmak domuz gibi yemek domuz homurtusu 
domuz kaburga eti domuz kanı ve yulaf unundan yapılan bir yiyecek domuz kellesi konservesi 
domuz kesme domuz kılı domuz kılı gibi 
domuz kızartma domuz kumbara domuz paçası 
domuz pastırması domuz pastırması dilimi domuz pirzolası 
domuz salamı dilimi domuz suçiçeği domuz tırnağı çekiç 
domuz vebası domuz yağı domuz yağı sürmek 
domuz yavrusu domuz yemi domuza benzer 
domuzcuk domuzluk (davranış) domuzluk etmek 
domuzsırtı tepe domuzu ormanda besleme hakkı domuzun yağsız bel parçası 
don Don juan Don kişot 
don kişot don kişot gibi don kişotluk 
don kişotluk yapmak don nedeniyle mahvolmuş Don nehri 
donakalmak donakalmamak donakalmış 
donama donanım donanımı çıkarmak 
donanımlı donanma donanma fişeği 
donanma komutanı donanma subayları donanması güçlü ülke 
donanması olan ülke donatılmamış donatılmış 
donatım donatma donatmak 
donatmamak dondurarak kurutmak (meyve vb.) döndüren 
döndürerek sıkmak dondurma dondurma külahı 
dondurmacı dondurmak dondurmalı 
dondurmalı gofret dondurmalı pasta dondurmalı tatlı 
dondurmalı turta dondurmamak döndürme 
döndürme mili döndürmek döndürmek (gemi) 
döndürmek (topaç vb.) döndürmemek dondurucu 
dondurucu bozuldu. dondurucu kimyasal madde dondurucu olmak 
dondurucu soğuk dondurulma dondurulmuş 
dondurulup saklanmış döndürüp dolaştırıp aynı konuya getirmek dondurup saklamak 
döne döne çıkma döne döne düşme (uçak) döne döne gitmek 
döne döne yükselmek döneç dönek 
dönek kimse dönekçe döneklik 
döneklik etmek dönel dönem 
dönem sınavları dönem sonu dönem sonu tatili 
dönem sonuna ait dönem usulü ile (üniv.) dönemeç 
döneminde dönemli dönemsel 
dönemsellik dönen dönen (baş) 
dönen balık yemi dönen dolaplar dönen kimse 
dönence dönencealtı döner 
döner (sermaye) döner basamak döner eklem 
döner kapı döner kas döner kavşak 
döner köprü döner merdiven döner sandalye 
döner sermaye döner sermaye sağlamak döner sermeye 
döner şişi döner tabla dönerboyun kuşu 
dönerci dönerek çalışan dönerken yan yatma (uçak) 
dönge döngü donjuan 
donma donma noktası donmak 
donmak (beton) donmamak donmaönler 
donmasını geçirmek donmayı önleyici donmaz 
dönme dönme (inancından) dönme dolap 
dönme hareketi dönme momenti dönmek 
dönmek ( den) dönmek (din) dönmek (dininden) 
dönmek (gemi) dönmek (yatakta) dönmeli kas 
dönmemek donmuş dönmüş 
donmuş karbondioksit donmuş kırağı donmuş lâv kütlesi 
donmuş madde donmuş şelâle dönü 
donuk dönük donuk açık kahverengi 
donuk açık kahverengi kumaş donuk altın rengi donuk renk 
donuklaşmak donuklaşmamak donuklaştırma (resim) 
donuklaştırmak donuklaştırmak (resim) donuklaştırmamak 
donukluk dönülemez dönüm 
dönüm noktası dönüm noktasına gelmek dönüm noktasında 
dönüp dolaşıp aynı konuya getirmek (söz) dönüp dolaşıp aynı noktaya gelmek dönüp dolaşıp eski sahibine gelmek 
dönüp dolaşıp gelinen konu dönüp durmak dönüp durmak (yatakta) 
donup kalma donup kalmak dönüş 
dönüş akımı dönüş çapı dönüş kablosu 
dönüş noktası dönüş sinyali dönüş uçuşu 
dönüş yeri (trafik) dönüş yoldan dışarı dönüş yolu 
dönüşebilme dönüşlü dönüşlü fiil 
dönüşlü yapı dönüşme dönüşmek 
dönüşmemek dönüştüreç dönüştürme 
dönüştürmek dönüştürmek (özel işlemle) dönüştürmemek 
dönüştürücü dönüştürülebilir dönüştürülmüş 
dönüşü olmayan dönüşü olmayan bir karar vermek dönüşü olmayan bir şey yapmak 
dönüşül dönüşüm dönüşümlü 
dönüşümlü olarak yer değiştirmek dönüşümlü olmak donyağı 
donyağı gibi donyağı tortusu dopdolu 
doping doping testi doping veren 
doping yapma doping yapmak döpiyes 
dörde bölmek dörderli olmak dördey 
dördül dördülleme dördün 
dördüncü dördüncü çağ dördüncü çağa ait 
dördüncü olarak dördüz dördüzler 
dördüzlerden biri Doris doris'e ait 
doris'li kimse dorlara ait dormi 
dört dört açılı dört açılı şekil 
dört ana yönden biri dört atlı araba dört ayak 
dört ayak üstünde dört ayak üstüne dört ayak üzerinde 
dört ayaklı dört boyutlu dört çiftle yapılan dans 
dört değerli dört değerli atom dört devirli 
dört direkli gemi dört direkli karyola dört dörtlük 
dört elementli dört elle sarılmak dört gram 
dört gram (eski yunan) dört günde bir olan dört günde bir tutan nöbet 
dört heceli dört heceli bir ölçü dört heceli sözcük 
dört ile gece oniki arası mesai dört istasyondan dört kanaldan 
dört kanaldan yapılan (radyo) dört kapılı dört kapılı bir araba kiralamak istiyorum. 
dört kat dört katı dört katına çıkarmak 
dört katlı dört kişilik araba dört kişilik grup 
dört kişiyiz. Dört kolu eşit haç dört kopya şeklinde 
dört kopye yapmak dört köşe dört köşeli 
dört köşeli sütun dört kürekli filika dört kürekli filika dümencisi 
dört kürekli tekne dört librelik somun (1.8 kg) dört misli 
dört misli artmak dört mısralı şiir dört mısralık şiir parçası 
dört nüsha olarak dört nüsha yapmak dört oyunluk seri 
dört parçalı dört parçalı yaprak dört parçaya bölmek 
dört sene süren dört senede bir olan olay dört sesli 
dört sesli parça dört taneden biri dört taraflı 
dört tekerlekli dört tekerlekli araba dört telli kablo 
dört tempolu bir dans dört üçgen yüzlü şekil dört vezinli mısra 
dört yapraklı dört yapraklı forma dört yapraklı şekil 
dört yapraklı yonca dört yıl süren olay dört yılda bir olan 
dört yıldızlı dört yıllık dört yollu 
dört yollu şalter dört yüzlü şekil dört yüzüncü yıldönümü 
dört zamanlı dört zamanlı motor dörtgen 
dörtgen biçiminde dörtgen gibi dörtgen şeklinde 
dörtkenar dörtkenarlı dörtkenarlı şekil 
dörtle çarpmak dörtlemek dörtlememek 
dörtlü dörtlü (müz.) dörtlü bileşik 
dörtlü grup dörtlü kanca dörtlü sarmak 
dörtlü yapmak dörtlük dörtlük nota 
dörtlüler dörtnal dörtnala 
dörtnala gitme dörtnala koşmak dörtnala koşturmak 
dörtte bir dörtte bir zenci melezi dörtte birlik bölüm 
dörtte üçlük dörtyol ağzı doru 
doru at doruğa ulaşmak doruğa ulaştırmak 
doruğunda doruk doruklar 
dorukta olan doruktaki döş 
dosdoğru döşek döşeli 
döşeme döşeme cilası döşeme kirişi 
döşeme tahtası döşeme ustası döşemeci 
döşemecilik döşemek döşemelik kumaş 
döşememek döşenmemiş döşenmiş 
döşeyen kimse doşrulanabilir dost 
dost ayrılmak dost canlısı dost canlısı kimse 
dost hayatı yaşamak dost kara günde belli olur dost olma 
dost olmak dostane dostça 
doştça dostça davranış dostça davranmak 
dostça ilişki dostça ilişki kurmak dostça olmayan 
dostça uyarı dostlarım dostluğunu istismar etmek 
dostluğunu kazanmak dostluğunu sürdürmek dostluk 
dostluk bağı dostluk kurmak dostluk maçı 
dostluk yemeği dostsuz dostu 
dostu olmak dostu olmayan dosya 
dosya dolabı dosya kâğıdı dosya kapağı 
dosyada dosyalama dosyalamak 
dosyalamamak dosyalanmış döter 
döteryum döven döven makinesi 
döverek düzlemek döverek temizlemek döviz 
döviz alıp satan kimse döviz bürosu döviz bürosu nerede 
döviz değişim ücreti döviz hesabı döviz kuru 
dövme dövme (maden) dövme çekici 
dövme çelik dövme demir dövme yapmak 
dövme yaptırmış dövmeci dövmek 
dövmek (havanda) dövmek (maden) dövmek (pamuk) 
dövmeli dövmemek dövülebilir 
dövülebilirlik dövülgen dövülme (maden) 
dövülmemiş dövülmüş dövülmüş kadınlar 
dövünmek dövünmemek dövüş 
dövüş horozu dövüş horozuna takılan çelik mahmuz dövüş sporu 
dövüşçü dövüşken dövüşken kuş 
dövüşkenlik dövüşme dövüşmek 
dövüşmemek doya doya doya doya bakmak 
doya doya eğlenme doya doya seyretmek doya doya yapmak 
doyana kadar doyma doyma noktası 
doymak doymak bilmez doymak bilmez iştah 
doymamak doymamış doymayan 
doymayan kimse doymazlık doymuş 
doymuşluk doyulmak doyulmamak 
doyum doyumluk doyumsuz 
doyuran doyurma doyurmak 
doyurmamak doyurucu doyurucu mu 
doyurucu öğün doyurucu yemek doz 
doz aşımı doz ayarlama dozaj 
dozer dozunu ayarlamak dozunu kaçırmak 
dragon drahmi drahoma 
drahoma vermek draje drakon 
drakon yasalarına ait drakon'a ait dram 
dram sanatı drama drama yazarı 
dramatik dramatik davranış dramatik ifade 
dramatik şiir dramatize etme dramatize etme sanatı 
dramatize etmek dramaturg dramaturgi 
dramaturji dren drenaj 
drenaj alanı Dresden dresden porseleni 
dretnot dry dü (zar) 
dua dua eden dua edilecek ölülerin listesi 
dua etme dua etmek dua etmeyen 
dua ile defetme dua ile defetmek dua ile ruhları defeden kimse 
dua kitabı dua okumak dua türünden 
duacı duahan dualar etme 
dualı duasız duayen 
duba dubalar dubalı köprü 
dubalı vinç dubaracı dübel 
dübel ile tutturmak dublaj dublaj yapmak 
duble duble olsun lütfen duble paça 
duble yapma dubleks dubleks daire 
dubleks ev dublör dublörlüğünü yapmak 
dublörlük yapmak dublve dudak 
dudak balsamı dudak boyası dudak bükme 
dudak bükmek dudak hareketle dudak okumak 
dudak ünsüzü dudaklara ait dudakları kenetlenmiş (kızgın) 
dudaklarından dökülmek (söz) dudaklarını boyamak dudaklarını büzmek 
dudaklarını ısırmak dudaklarını uzatmak dudaklarını yalamak 
dudaklarla telâffuz etmek dudaklı dudaklı ayı 
dudaksı dudaksıl düdük 
düdük çalmak düdük sesi düdüklü tencere 
düello düello davetini kabul etmek düello etmek 
düello şahidi düello yaparak şerefini koruma düellocu 
düelloya davet etmek düelloya davet için yere atılan eldiven düelloyu kabul etmek 
düet düet sanatçısı düetto 
düğme düğme dikmek düğme ile çalışan 
düğmelemek düğmelememek düğmeleri açılmış 
düğmelerini açmak düğmesini çözmek düğmeye basılıp geçilen yaya geçidi 
düğüm düğüm noktası düğüm noktası (öykü) 
düğümcük düğüme ait düğümlemek 
düğümlememek düğümlenme düğümlü 
düğümlü dantel düğümlü örgü düğün 
düğün günü düğün hediyesi düğün kasidesi 
düğün pastası düğün şiiri düğün yemeği 
düğünçiçeği düğünle ilgili duhul 
dük dük ile ilgili dük ünvanı taşıyan 
düka altını dükalık dükkân 
dükkân düzenleyici dükkân hırsızlığı dükkân işletmek 
dükkâncı dükkâncılık dükkânda bayatlamış 
dükkânda eskimiş dükkânı batırmak dükkânı kapatmak 
dükkânları dolaşmak düklük dul 
dul (erkek) dul düşes dul erkek 
dul kadın dul kadına kocasının mülkünden düşen pay dul kimse 
dul kraliçe dulavratotu dülger 
dülgerbalığı dülgerlik dulluk 
duman duman bombası duman çıkaran 
duman çıkarmak duman lekesi duman maskesi 
duman rengi duman tabakası duman yapmak 
dumana boğmak dumanaltı dumandan kararmak 
dumanla dezenfekte etmek dumanlamak dumanlamamak 
dumanlı dumanlı sis dumanlı sis ile kaplı 
dumansı dumansız dumansız barut 
dumansız yanmak dümbelek dümbelek çalmak 
dümdar dumdum kurşunu dümdüz 
dümdüz etmek dümdüz gitmek dümen 
dümen çevirmek dümen dolabı dümen kullanma 
dümen kullanmak dümen nöbeti dümen rüzgârı 
dümen suyu dümen suyundan gitmek dümen yekesi 
dümenci dümencilik yapmak dümende 
dümenle idare dümenle idare etmek dümensiz 
dumur dumura uğramak dumura uğramış 
dumura uğratmak dumura uğrayan organ dumura uğrayan organın kalıntısı 
dün dün gece dün üstü. 
dünden önceki gün dünit dünkü 
dünkü gazete dünün dünürlük 
Dünya dünya dünya çapında 
dünya çapında tanınan dünya dışı dünya döndükçe 
dünya evine girmek dünya görüşü dünya ile ilişkisini kesmek 
dünya işlerine dalmış kimse dünya işlerini iyi bilir dünya işlerini iyi bilme 
dünya işleriye ilgilenme dünya kadar dünya kadar fark 
dünya kadar para dünya kupası dünya musevileri 
dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş kimse dünya rekoru 
dünya şampiyonu Dünya savaşı dünya savaşı 
dünya savaşları arasındaki süre dünya turu dünya turu yapan kimse 
dünya vatandaşı dünya yıkılsa umurunda değil dünya yörüngesinin dışındaki gezegenler 
dünya zevklerine düşkün dünyaca tanınma dünyaca ünlü 
dünyada var olan şey dünyadaki dünyadan elini ayağını çekmiş 
dünyadan haberi olmama dünyadan nefret etmiş dünyadan nefret ettirme 
dünyadan nefret ettirmek dünyalı dünyanın bir ucunda 
dünyanın düzeldiği inancı dünyanın iyileştiğine inanan kimse dünyanın sonu 
dünyanın sonu ve öbür dünyayı anlatan bilim dalı Dünyanın yaradılışı dünyasal 
dünyaya doğru yönelen dünyaya getirme dünyaya getirmek 
dünyayı dolaşıp duran dünyayı gezen kimse dünyayı verseler 
dünyevi dünyevi oluş dünyevilik 
düpedüz dur dur bakayım 
dur işareti duraç duracak yer 
durağa gelmek durağan durağanlık 
durak duraklama duraklamadan 
duraklamak duraklamamak duraklanacak yer 
duraklatmak duraklatmamak duraklayan 
duraklayarak duraklı vezin duraksama 
duraksamadan duraksamak duraksamalı 
duraksamamak duraksamayan duraksayan 
duraksayarak dural duralümin 
duramama duramayıp duran 
dürbün dürbün ağı durduk yerde 
durdur durdurma durdurma noktası 
durdurmak durdurmak (araba (draw up) durdurmak (at) 
durdurmamak durdurucu durdurulamaz 
durdurulma durdurulmak durdurulmamak 
durdurulmamış durduruvermek durduruvermemek 
durgan durgu durgun 
durgun olma durgun olmak durgun sezon 
durgun su durgunlaşmak durgunlaşmamak 
durgunluk durgunluk (piyasa) durma 
durma mesafesi durma talebi durmadan 
durmadan artmak (fiyat) durmadan çalışmak durmadan değişen 
durmadan doğurmak durmadan fikir değiştirme durmadan karışmak 
durmadan konuşmak durmadan vermek durmadan yapmak 
durmadan yön değiştiren durmak durmak (motor) 
durmak (saat) durmak bilmeyen durmaksızın 
durmamak durmanın yasak olduğu otoyol durmayan 
dürmek dürmemek durmuş 
durmuş (saat) dürten şey nedir dürtme 
dürtmek dürtmemek dürtü 
dürtü etkisiyle dürtü etkisiyle yapılan dürtücü 
dürtükleme dürtüklemek dürtüklememek 
dürtüş dürtüyle duru 
duruksamak duruksamamak durulama 
durulama suyu durulamak durulamamak 
durulma durulmak durulmamak 
dürülme dürülmüş dürülmüş şeyi açmak 
durultma duruluk durum 
dürüm durum değerlendirmesi yapmak durum değişti 
durum komedisi duruma bağlı duruma göre davranmak 
durumlu durumu bozulmak durumu düzeltmek 
durumu hemen kavramak durumu idare eden durumu idare etmek 
durumu iyi durumu kurtaran durumu kurtaran espri 
durumu vahim olmak durumunda durumunu düzeltmek 
durun durup dinlenmeden durup dinlenmeden orada burada gezinen kimse 
durup dururken duruş duruşma 
duruşma avukatı duruşma hakimi duruşma listesi 
duruşmanın tekrarı duruşmayı tekrarlamak dürüst 
dürüst adam dürüst davranış dürüst davranmak 
dürüst iş dürüst kimse dürüst olamayan 
dürüst olarak dürüst olmama dürüst olmayan 
dürüst olmayan hareketler dürüst pazarlık dürüstçe 
dürüstçe oynamak dürüstçe yaşamak dürüstlük 
duruşun yasak olduğu kavşak duruvermek duruvermemek 
dürzi dürzü duş 
düş duş (dezenfekte amaçlı) duş (tazyikli) 
duş almak duş çalışmıyor. duş fiskiyesi 
düş kırıklığina uğratmak düş kırıklığı düş kırıklığına uğramış 
düş kırıklığına uğratmak düşçü düşecek gibi olmak 
düşen düşen şey düşen yaprağın bıraktığı iz 
düşerek düşes düşeş 
düşey düşey olarak düşeylik 
düşgücü düşkün düşkün kibar 
düşkün olmak düşkünler evi düşkünlük 
düşkünü olmak duşlamak duşlamamak 
düşlemek düşlememek düşler ülkesi 
duşlu bir oda rica ediyorum. düşman düşman etmek 
düşman için çalışan gizli örgüt düşman kanadını çevirmek (ordu) düşman kuvvetleri 
düşman olmak düşman radarını şaşırtma düşman ticaret gemilerine saldıran savaş gemisi 
düşmana ait düşmana ödün vererek savaştan kaçınma düşmana saldırmaya izinli özel ticaret gemisi 
düşmanca düşmanca bakış düşmanca bakmak 
düşmandan daha iyi manevra yapmak düşmanı düşmanı çekilmek zorunda bırakmak 
düşmanı püskürtme düşmanı ufak savaşlarla yorma düşmanla birlik olmak 
düşmanla işbirliği yapan kimse düşmanlığını kazanmak düşmanlık 
düşmanlık gütmemek düşme düşme (fiyat) 
düşme eğilimi olan (borsa) düşme sesi düşmeden durmak 
düşmek düşmek (at (toss: take a toss) düşmek (fiyat) 
düşmek (iş) düşmek üzere olmak düşmemek 
düşmüş düşsel düşsel nitelik 
düstur düşük düşük çene 
düşük doz düşük dozda vermek düşük faizle alınan para 
düşük fiyatla düşük görüş mesafesi düşük ilacı 
düşük kalite düşük kaliteli düşük oy sayısı 
düşük rütbede düşük tansiyon düşük tansiyonunuz var mı 
düşük topuklu düşük üretim düşük yapmak 
düşük yaptıran düşük yaptıran kimse düşük yazma 
düşük yazmak düşülebilir düşüm 
düşün düşün ki düşünce 
düşünce alanının dışı düşünce ayrılığı düşünce okuma 
düşünce okuyan düşünce özgürlüğü düşünce tarzı 
düşünce yapısı düşüncelere dalan düşüncelerini açıklamak 
düşüncelerini dağıtarak rahatlamak düşüncelerini kendine saklayan düşüncelerini kolay ifade edebilen 
düşünceli düşünceli (dalgın) düşünceli bir biçimde 
düşünceli bir halde düşünceli kişi düşüncelilik 
düşüncesini açıklamak düşüncesini belirtmeme düşüncesini değiştirmeyen 
düşüncesini söyleme hakkı olmayan düşüncesini söylemek düşüncesiz 
düşüncesiz kimse düşüncesizce düşüncesizce edilmiş lâf 
düşüncesizce yapılan düşüncesizce yapılmış düşüncesizlik 
düşünceye dalma düşünceye dalmak düşünceye dalmış 
düşündüğünü söylemek düşündürmek düşündürmemek 
düşündürücü düşüne taşına verilen kararlar düşünen 
düşünen ve iradesini kullanan insan düşünerek bulmak düşünerek çözüm bulmak 
düşünme düşünmeden düşünmeden girişmek 
düşünmeden hareket eden düşünmeden hareket etme düşünmeden karar veren kimse 
düşünmeden söylemek düşünmeden söylenmiş düşünmeden söylenmiş ya da yapılmış 
düşünmeden yapılan düşünmek düşünmemek 
düşünmesini sağlamak düşünmeye değer düşünmeye değmez 
düşünsel düşünülebilir düşünülemez 
düşünülerek verilmiş karar düşünülmeden yapılmış düşünülmemiş 
düşünülmeyen düşünülmüş düşünüp daha iyi bir yolunu bulmak 
düşünüp taşınarak düşünüp taşınma düşünüp taşınmak 
düşünür düşünüyorum öyleyse varım düşüp ölmek 
düşüren düşürerek eşitlemek düşürme 
düşürmek düşürmek (birıni) düşürmek (fiyat) 
düşürmemek düşürülmüş düşüş 
düşüş (fiyat) düşüt düşüvermek 
düşüvermemek dut düt 
dut ağacı dut gibi dut rengi 
dut toplamak duvak duvar 
duvar aynası duvar çekmek duvar desteği 
duvar gibi sağır duvar halıcılığında kullanılan yün duvar halısı 
duvar ilanı duvar kâğıdı duvar kâğıdı ile kaplamak 
duvar kağıdı kaplamak duvar kâğıdı kaplamak duvar kâğıdı ustası 
duvar kâğıdı yapıcısı duvar kenarındaki ağacın meyvesi duvar köşesi 
duvar köşesi örmek duvar kumaşı duvar masası 
duvar örmek duvar rafı duvar resmi 
duvar süsü duvar tenisi duvar tepeliği 
duvar yazısı duvar yıkma çukuru duvar yosunu 
duvara asılan işli örtü duvara gömmek duvara tırmanıp giren hırsız 
duvara yapışık sütun duvarcı duvarcı çekici 
duvarcı teknesi duvarcı yamağı duvarcılık 
duvarda şamdan desteği duvardan duvara duvardan duvara halı 
duvardan duvara halı kaplama duvarla çevirmek duvarla çevrili binalar topluluğu 
duvarla korumak duvarlar içinde olan duvarlarla ayrılmamış ofis 
duvarsız düve düvel 
duy duyan kimse duyarga 
duyarlaştırmak duyarlaştırmamak duyarlı 
duyarlı fünye patlayıcısı duyarlı hale getirmek duyarlı kafa 
duyarlı noktalar duyarlı olmak duyarlık 
duyarlılaştırmak duyarlılaştırmamak duyarlılık 
duyarsız duyarsızlaştırmak duyarsızlaştırmamak 
duyarsızlık duyduğu halde algılamayan duyduğuma memnun oldum 
duygu duygu karmaşası duygu ortaklığı 
duygu paylaşımı duygu sömürüsü duygu sömürüsü yapmak 
duygu yüklü yazılar yazan gazeteci duygudaş duygudaşlık 
duygulandırıcı duygulandırma duygulandırmak 
duygulandırmamak duygulanım duygulanma 
duygulanmak duygulanmamak duygular 
duygulara hitap eden duyguları çelişen duyguları ile oynamak 
duyguların başkasına yönelmesi duyguların birden değişmesi duygularına hitap etmek 
duygularına kapılan kimse duygularına kapılmadan duygularına kapılmak 
duygularına katılmak duygularını belli etmeyen yüz duygularını gizlemek 
duygularını gizleyen duygularını gizleyen kimse duygularını incitmek 
duygularını kontrol edememek duygularını köreltmek duygularını paylaşmak 
duygularını saklama duygulu duygulu kimse 
duygulu melodi duygulu olma duygululuk 
duygusal duygusal farklılık duygusal olmayan 
duygusal patlama duygusal yönden duygusallaştırmak 
duygusallaştırmamak duygusallık duygusuz 
duygusuzca duygusuzlaşma duygusuzlaşmak 
duygusuzlaşmamak duygusuzlaştırmak duygusuzlaştırmamak 
duygusuzluk duyma duyma siniri 
duyma yeteneği duymak duymak (his) 
duymak (sevgi) duymamak duysal 
duyu duyu merkezi duyu organı 
duyu yitimi duyulabilecek mesafede duyulabilecek yakınlıkta 
duyulabilir duyulabilirlik duyulamama 
duyulamaz duyulamıyacak uzaklıkta duyular ile algılanan 
duyulara ait duyulmak duyulmamak 
duyulmamış duyum duyumcu 
duyumculuk duyumculuk yanlısı duyumsal 
duyumsamak duyumsamamak duyumsuzlaşma 
düyun duyurma duyurmak 
duyurmamak duyuru duyuru panosu 
duyuru yapan kimse duyurulmamış duyusal 
düz düz akıma çevirmek düz arkalıklı 
düz bir şekilde düz cam düz çizgi 
düz çizgi halindeki düz çizgili düz dikiş 
düz dipli mavna düz dişli düz dişli çark 
düz dişli düzeni düz eğe düz gidin. 
düz harfler düz mastar düz mü gideyim 
düz olarak düz olma düz olmak 
düz olmayan düz örgü düz renkli 
düz renkli (çiçek) düz şey düz tabak takımı 
düz tepe düz ünlüye dönüştürmek düz ve büyük tabak 
düz ve yuvarlak düz yapmak düz yüzey 
düz yüzlü golf sopası düze düzeç 
düzelebilir düzelen düzeliyor olmak 
düzelme düzelmek düzelmemek 
düzelmemiş düzelmemiş (ahlâk) düzelmeyen 
düzelmez düzelmiş düzelten kimse 
düzelterek yazmak düzelti düzeltici 
düzeltici şey düzeltilebilir düzeltilemez 
düzeltilmemiş düzeltilmiş baskı düzeltilmiş metin 
düzeltme düzeltme iptalini işaretlemek düzeltme türünden 
düzeltme yapma düzeltme yapmak düzeltmek 
düzeltmek (giysi) düzeltmeler düzeltmeler yapmak 
düzeltmeleri yapılmış yazı düzeltmemek düzeltmen 
düzeltmene metni okuyan yardımcı düzen düzenbaz 
düzenbaz kimse düzenbaz kişi düzenbazlık 
düzene karşı düzene koymak düzene sokma 
düzene sokmak düzenek düzeni bozmak 
düzenini bozmak düzenleme düzenleme yapmak 
düzenlemek düzenlemek (belge) düzenlememek 
düzenlenebilir düzenlenmiş düzenlerini değiştirmek 
düzenleyen düzenleyen kimse düzenleyici 
düzenli düzenli aralarla düzenli bakımını yapmak 
düzenli biçimde düzenli biçimde çıkmak (fiyat) düzenli biçimde düşmek (fiyat) 
düzenli dışkılamak düzenli olarak düzenli olarak yapmak 
düzenli olma düzenli sinema izleyicisi düzenli yayınlanan 
düzenlik düzenlilik düzensiz 
düzensiz aralıklarla düzensiz bir şekilde düzensiz bırakmak 
düzensiz çekimli düzensiz çekimli ad düzensiz çizgi 
düzensiz hareket etmek düzensiz hareketlerle düzensiz kalabalık 
düzensiz oda düzensiz surette düzensizce 
düzensizlik düzey düzeyinde olmak 
düzeysiz düzeysiz gazeteler düzgen 
düzgün düzgün (giyim) düzgün biçim 
düzgün el yazısı düzgün giyimli düzgün görünüşlü 
düzgün olarak düzgün olmama düzgün olmayan 
düzgün vücutlu düzgünce düzgünlük 
düzgüsel düzine düzinelerle 
düzineyle düzkanatlılar düzlem 
düzlem geometrisi düzlem seyir düzlem yüzölçüm aleti 
düzlem yüzölçümü düzleme ait düzleme kürekli makine 
düzleme planyası düzlemek düzlemek (tahta vb.) 
düzlememek düzlemesine düzlemsel 
düzlemyuvar düzleşmek düzleşmemek 
düzleştirmek düzleştirmemek düzlük 
düzlükler düzmece düzmece bir şekilde kurmak 
düzmece yapmak düzmeceli düzmek 
düzmemek düztaban düztaban olmak 
düztabanlar düztabanlı ırmak kayığı düzün 
düzünsel düzünü çevirmek düzüşmek 
düzüşmemek düzyazı düzyazı gibi 
düzyazı şeklinde düzyazıya çevirmek dvd 
dvd player dvd player görmek istiyorum. 
Terms of Service