Username or e-mail: Sign up
Password: Log in
 
e doğru e doğru çevirmek 
e göre e karşı e mail 
e mail adresinizi alabilir miyim e mail adresinizi bırakır mısınız e mail adresinizi öğrenebilir miyim 
e mail yoluyla mesaj göndermek istiyorum. e mailimi kontrol edebilir miyim e tutmak 
e yakın e yürümek e.k.g. 
ebabil ebat ebe 
ebe (erkek) ebebulguru ebedi 
ebedi istirahatte olmak ebedi uyku ebedileştirmek 
ebedileştirmemek ebedilik ebediyen 
ebediyet ebegümeci ebegümecigillerden 
ebekuşağı ebelik ebemkuşağı 
ebet ebeveyn ebeveyne ait 
ebeveyninin bakmakla yükümlü olduğu kimse ebeveynlik ebilen 
ebilmek ebleh eblek 
ebonit ebru ebrulamak 
ebrulamamak ebruli ecdat 
ece ecede rol oynayan ecek 
ecek şekilde eceksin eceksin (şiir) 
ecel ecel terleri dökmek eceliyle ölmek 
ecinni ecnebi ecnebilik 
ecza ecza dolabı eczacı 
eczacı tartı birimi eczacılığa ait eczacılık 
eczacılık bilimi eczacılık bilimi uzmanı eczahane 
eczane eczane lastiği eczane saat kaçta açılıyor 
eczane saat kaçta kapanıyor eda edalı 
edam peyniri edat edat ile ilgili 
edat niteliğinde edatsı edebi 
edebi değeri olmayan edebi eserler edebi kültür 
edebi tarz edebi toplantı edebi ve tarihi değeri olan 
edebikelâm edebikelâm ile yazmak edebilmek 
edebilmemek edebiyat edebiyat alemi 
edebiyat çevreleri edebiyat çevresi edebiyat dünyası 
edebiyat fakültesi diploması edebiyat fakültesi master derecesi edebiyat fakültesi mezunu 
edebiyat kulübü edebiyat ve beşeri bilimler edebiyat ve beşeri ilimler 
edebiyatçı edebiyatçılar Edebiyatın altın çağı 
edebiyatta müstehcenliği arama edeli edelvays 
edememek eden edep 
edep yerleri edeplenmek edepli 
edepsiz edepsiz kız edepsiz tip 
edepsizce edepsizlik edepsizlik etmek 
eder ederine göre ederlik 
edevat edilemez edilgen 
edilgen çatı edilgenlik edilgi 
edilgin edilme Edinburg 
edinburg edinç edinilen 
edinilen şey edinme edinme yolu 
edinmek edinmek (alışkanlık) edinmemek 
edinti edip editör 
editör (kadın) editör ile ilgili editörlük 
efe efedrin efekt 
efektif efelek efemerid 
efemine efendi efendi (g. afr.) 
efendi (hind.) efendice efendiler 
efendim efendim ... efendim (kötü) 
efendimiz efendisine borcunu çalışarak ödeyen kimse (meks.) efervesan 
efervesans efkâr efkârıumumiye 
Eflâtun eflatun eflâtun 
eflâtun felsefesi taraftarı eflâtun felsefesine ait eflatun kır çiçeği 
efor efriz efsane 
efsane yapmak efsane yaratıcı efsanelerin geleneklerden kaynaklandığı teorisi 
efsanevi efsanevi yılan efsun 
eftamintokofti efüzyon Ege 
ege eğe Ege denizi 
eğe talaşı eğeleme eğeleme mengenesi 
eğelemek eğelememek eğelenmiş 
eğeler arası egemen egemen güç 
egemen olan egemen olma egemen olmak 
egemenliğini kabul etme egemenlik egemenlik kurmak 
eğer eğik eğik kesmek 
eğik plâka eğiklik eğilebilir 
eğilerek boşaltılan araba eğilim eğilim (kötü) 
eğilim göstermek eğilimi olan eğilimi olmak 
eğilimli eğilimli olmak eğilimli olmayan 
eğilin eğilir eğilme 
eğilmek eğilmek (tahta vb) eğilmemek 
eğilmemiş eğilmez eğilmezlik 
eğilmiş eğilmiş olarak eğim 
eğim açısı eğim ölçeği eğim vermek 
eğim yapmak eğimi olmak eğimli 
eğimli olma eğimli olmak eğimli yapmak 
eğimli yer eğimli yüzey eğimölçer 
eğip dökmek eğiren kimse eğirilmiş 
eğirme makinesi eğirmek eğirmemek 
eğirmen eğirmeye hazır hale getirmek eğirmeye hazır yün 
eğitbilim eğitici eğitici eğlence 
eğitici elektronik oyuncaklar eğitici film eğitici kadın 
eğitici olmayan eğitici öykü eğitici oyuncak 
eğitilebilir eğitilemez eğitilen kimse 
eğitilmemiş eğitilmiş eğitim 
eğitim amacıyla toplanma eğitim boşluğu eğitim çavuşu 
eğitim düzeyi eğitim fakültesi eğitim ile ilgili 
eğitim kampı eğitim merkezi eğitim salonu 
eğitim subayı eğitim uçağı eğitimbilim 
eğitimbilimci eğitimci eğitimini almış kimse 
eğitimini görmek eğitimle ilgili eğitimsel 
eğitimsiz eğitme eğitmek 
eğitmemek eğitmen eğitmenlik 
eğitsel eğitsel filmler eğlence 
eğlence arkadaşı eğlence dolu eğlence düşkünü 
eğlence düşkünü erkek eğlence düzenleyicisi eğlence gemisi 
eğlence hayatı eğlence hayatına düşkün zengin erkek eğlence hazırlayan kimse 
eğlence meraklısı eğlence meraklısı zengin kız eğlence merkezi 
eğlence parkı eğlence peşinde koşmak eğlence programı 
eğlence programı sunmak eğlence programı sunucusu eğlence sektörü 
eğlence ve lüks merakı ile ilgili eğlence yeri eğlence yerleri 
eğlence yerlerinde sıkça görünen adam eğlenceli eğlenceli olmak 
eğlenceli olmayan eğlenceli şey eğlenceli toplantı 
eğlenceli vakit eğlendiren kimse eğlendirici 
eğlendirici bir şekilde eğlendirici piyes eğlendirmek 
eğlendirmemek eğlenip keyfine bakmak eğlenme 
eğlenmek eğlenmek (ile) eğlenmemek 
eğlenmeye gitmek eglog eğme 
eğmeç eğmek eğmemek 
ego egoist egoistlik 
egoizm egosantrik egosunu tatmin etmek 
egotizm eğreltiotları bilgisi eğreltiotu 
eğreltiotu benzeri eğreltiotu yaprağı eğreltiotu yığını 
eğreltiotuyla dolu eğreti eğreti olarak 
eğreti tedbir eğretim eğri 
eğri (eksen (a) eğri av bıçağı eğri bacaklar 
eğri bacaklı eğri büğrü eğri büğrü yazı 
eğri büğrü yazmak eğri cetveli eğri halinde 
eğri kılıç eğri koymak eğri olarak 
eğri oturmak eğri yapmak eğrilebilir 
eğrilerden oluşan eğrilik eğrilmek 
eğrilmemek eğrilmemiş eğriltmek 
eğriltmemek eğrim eğrinin düz hatlarının geçtiği nokta 
egzama egzamalı egzersiz 
egzersiz yapmak egzibisyonist egzistansiyalist 
egzistansiyalizm egzos dumanı egzost supabı 
egzotik egzoz egzoz borusu 
egzoz ucu eh işte ehemmiyet 
ehemmiyetli ehemmiyetsiz ehil 
ehil olanlar ehli ehlileşir 
ehlileşmez ehlileşmiş ehlileştirme 
ehlileştirmek ehlileştirmemek ehliyet 
ehliyet (kaptan) ehliyetini almak ehliyetinizi görebilir miyim lütfen 
ehliyetli ehliyetli taksici ehliyetname 
ehliyetsiz ehliyetsizlik ehram 
ehven Einstein einstein'a ait 
ejder ejderha Ejderha takımyıldızı 
ejektör ek ek ağırlık 
ek aşı ek bileziği ek bina 
ek bölüm ek delil ek gelir vergisi 
ek gemi ücreti ek iş ek iş olarak gece çalışma 
ek kanıt ek masraflar ek miktar 
ek ödeme ek ödeme belgesi ek olarak 
ek oyun ek parça ek parça (kumaş) 
ek saç ek süre ek tırnak 
ek vergi ek vergi koymak ek yazı 
ek yeri ek yeri (kemik) ek yerlerinden ayırmak 
ekâbir ekalliyet ekbağırsak 
eker ekici ekilebilir 
ekilebilir arazi ekili ekili alan 
ekilmemiş ekilmemiş toprak ekim 
ekim alanı ekimde ekimlik 
ekimlik patates ekin ekin biçme 
ekin biçme makinası ekin pası ekin yığını 
ekin zararlısı ekinbiti ekinç 
ekinci ekinçsel ekinin artık bölümü 
ekinkargaları kolonisi ekinkargası ekinli 
ekinoks ekinoks zamanı olan ekinsel 
ekinus ekip ekip başı 
ekip biçme ekip biçmek ekip çalışması 
ekip halinde çalışma ruhu ekip oluşturmak ekip ruhu 
ekipman eklampsi eklektik 
eklektizm eklem eklem ağrılı ateşli bulaşıcı hastalık 
eklem desteği eklem dokusu uru eklem hareketini kolaylaştıran albüminli madde 
eklem iltihabı eklem iltihabıyla ilgili eklem romatizması 
eklem yerinden ayırmak eklem yerlerinden parçalamak eklembacakılardan hayvan 
eklembacaklı eklembacaklı kabuklular eklembacaklılar 
eklembacaklılardan eklembacaklılarla ilgili ekleme 
ekleme halkası ekleme yapma eklemek 
eklemeli eklememek eklemle ilgili 
eklemleme eklemleri aşırı oynak kimse eklemleri hareketli oyuncak bebek 
eklemlerle birleştirmek eklemli eklemli ot sapı 
eklemsiz eklenecek eklenerek artan 
eklenme eklenmek eklenmemek 
eklenmiş eklenmiş belge eklenti 
ekler ekletmek ekletmemek 
ekli ekli küçük resim ekliptiğin yükselen noktası 
ekliptik ekliyıl ekme 
ekmeğe sürülen şey ekmeğine yağ sürmek ekmek 
ekmek (tohum) ekmek fırını ekmek kızartma makinesi 
ekmek kutusu ekmek parası kazanmak ekmek parçası 
ekmek sepeti ekmek somunu ekmek tahtası 
ekmek ufağı ekmek ve şarap ekmekağacı 
ekmekağacı meyvesi ekmekçi ekmekçi dükkânı 
ekmeklik ekmeklik tahıl ekmeksiz 
ekmemek eko ekol 
ekolayzer ekoloji ekolojik 
ekolojik olarak ekolojist ekonometri 
ekonomi ekonomi bilimi ekonomi class 
ekonomi klas ekonomi yapmak ekonomide etkin olan 
ekonomik ekonomik açıdan güvenilirlik ekonomik bakımdan güçlü 
ekonomik biçimde ekonomik darboğaza girme ekonomik durgunluk 
ekonomik kriz ekonomik olmayan ekonomik saygınlık 
ekonomisi meyve ihracatına dayalı küçük ülke ekonomist ekose 
ekose deseni ekose deseni ile kaplamak ekose desenli 
ekose kumaş ekose şal ekoseli 
ekoseli kumaş ekosistem ekotip 
ekramöz ekran ekran ızgarası 
ekranda ekranda görüntülemek ekranda göstermek 
eksantem eksantrik eksantrik dişlisi 
eksantriklik eksedra ekselans 
eksen eksen çevresinde dönen eksen çevresinde dönmek 
eksen etrafında dönmek eksen ile ilgili eksen noktası 
eksen üzerinde döndürmek eksendeş eksenel 
ekseni merkezden geçmeyen ekser ekseri 
ekseriya ekseriyet ekseriyetle 
ekses ücreti ödemeli ekses ücreti ödemelisiniz. eksi 
ekşi ekşi içki eksi işareti 
ekşi krema ekşi şey eksi uç 
ekşice eksiği olmak eksik 
eksik adamlı eksik deklarasyon yapmak (briç) eksik etek 
eksik fakat anlaşılır tümce kullanma eksik ışıklama eksik miktar 
eksik olarak eksik olmak eksik olmaz 
eksikleri giderilebilir eksikleri olmak eksikleri tamamlamak 
eksikliğini çekmek eksiklik eksiksiz 
eksiksiz bir memnuniyet eksilen ekşilik 
eksilme eksilmek eksilmemek 
eksilmemiş eksilti eksiltilen sayı 
eksiltili eksiltme eksiltmek 
eksiltmemek ekşime ekşimek 
ekşimek (bira) ekşimekte ekşimemek 
ekşimiş ekşimsi ekşimtırak 
eksinlik eksite ekşitilmek 
ekşitilmemek ekşitme ekşitmek 
ekşitmemek ekşiyonca eksoz gazı çıkarma 
eksper eksperlik ekspert 
ekspertiz ekspres ekspres olarak 
ekspres olmayan ekspres olmayan tren ekspres otobüs 
ekspres posta ekspres tren ekspres treni 
ekspres yol ekspresle gönderilen mal ekspresle göndermek 
ekspresyonist ekspresyonizm ekstansif 
ekstensor ekstra ekstra masraf 
ekstra masraflar ekstra olarak ekstra şey 
ekstra ücret ekstra ücret var mı ekstra yatak 
ekstraktif ekstraktör ekstre 
ekstrem ekstrüzif ekti 
ekto ektoderm ektoplazma 
eküri Ekvador ekvador 
ekvadorlu ekvator ekvator frengisi 
ekvatora ait ekvatora yakın ekvatoral 
ekzo ekzoderm ekzoterm 
el el (çocuk) el açmak 
el alışkanlığını kaybetmiş el alışkanlığını sürdürmek el altında 
el altında bulundurmak el altındaki el altından 
el altından olan el altından yapılan el altından yapılan tesir 
el arabası el arabasıyla götürmek el atıvermek 
el atmak el ayak çekilince el ayak çekilme zamanı 
el aynası el bagajı el baskısı 
el bebek gül bebek büyütmek el becerisi el becerisini yitirmek 
el biçiminde el bileği kemiği el bombası 
el bombası atan asker el çabukluğu el çanı 
el çantası el çantası (zarf şeklinde) el çarkı 
el çekme el çekmek el çektirme 
el çektirmek el çırpma el çırpmak 
el değirmeni el değiştirmek el değmemiş 
el değmemiş yer el dokuması kaba kumaş el ele 
el ele oynanan dans el ele tutuşmak el ele vermek 
el emeği el emeği göz nuru el falcısı 
el falı el falına bakan kimse el feneri 
el freni el genişliği el hareketi yapmak 
el hareketleri ile konuşmak el iği el ilanı 
el ile el ile işaret etmek el ile işletme 
el ile işletmek el ile kullanıma uygun el ile yapılan 
el insaf el işareti el işçiliği 
el işi el kararı el kitabı 
el koyar gibi el koyma el koymak 
el koyulabilir el kremi el kuklası 
el kürkü el örgüsü el örgüsü kilim görmek istiyorum. 
el paftası el pençe divan el pençe divan durmak 
el şakası el şakası yapmak el sallama 
el sallamak el sallayarak veda etmek el sanatı 
el sanatları el şeklinde el sıkışma 
el sıkışmak el sıkma el sıkmak 
el sözlüğü el sürülmemiş el testeresi 
el ulağı el üstünde tutmak el uzatma 
el uzatmak el ve ayaklarını birbirine değdirme (buz pateni) el vermek 
el yapımı el yapımı mı el yatkınlığı 
el yazısı el yazısı harfleri el yazısı imza 
el yazısı örneği el yazısı şeklinde matbaa harfleri el yazısı uzmanı 
el yazması el yazması kitap el yazması mektup 
el yazması metin el yıkama tası (sofrada) el yordamı 
el yordamı ile yürümek el yordamıyla el yordamıyla aramak 
el yordamıyla yapılan el yordamıyle aramak el yüz yıkama leğeni 
ela elâ elalem 
elâlem elastik elastik kumaş 
elastik olarak elastik olmayan elastik şey 
elastiki elastikiyet elastiklik 
elastin elbet elbette 
elbezi elbirliği elbirliği ile çalışmak 
elbirliği yapmak elbirliğiyle elbise 
elbise askısı elbise deneme odası elbise diktirmek 
elbise dolabı elbise giydirmek elbise içine aksesuar olarak giyilen bluz 
elbise kalıbı elbise satıcısı (erkek) elbise süsü 
elbise ve şapka askısı elbise yaptırmak elbiseler 
elbiselerini çıkarmak elbiselerle ilgili elbiseli 
elbisenin eteğini taşıyan kimse elbisenin göğüs kısmı elbisenin kabarık yeri 
elbisenin üst kısmı elbisesini çıkarmak elbisesiz 
Elcezire elçi elçi ve elçilik görevlileri toplulluğu 
elçi yollama elçiden sonraki diplomat elçiliği aramam lazım. 
elçilik elçilik görevlileri elçilik sekreteri 
elde elde edilebilir elde edilebilirlik 
elde edilemez elde etme elde etmek 
elde etmeye çalışmak elde kalan mal elde kalan malların haraç mezat satışı 
elde kalmış elde örmek elde taşınabilen 
elde tek olan kâğıt (briç) elde var iki elde yıkama 
elde yıkama mı eldeki elden 
elden bırakılmayacak kadar ilginç elden çıkarılamaz elden çıkarılamaz mülk 
elden çıkarma elden çıkarmak elden çıkmış 
elden düşme elden düşme araba elden düşme eşya 
elden düşürülemez elden ele dolaştırma elden ele dolaştırmak 
elden ele geçirmek elden geçirme eldiven 
eldiven (iş) eldiven (parmakları birleşik) eldiven giydirmek 
eldivenli eldivensiz eldorado 
ele alınmak ele almak ele avuca sığmamak 
ele avuca sığmayan tip ele avuca sığmaz ele avuca sığmaz çocuk 
ele geçirilebilir ele geçirilemez ele geçirilmiş 
ele geçirme ele geçirmek ele geçirmeye uğraşma 
ele gelmek ele gelmez ele güne karşı 
ele veren ele verme ele vermek 
ele vermemek elebaşı eleç 
eleji elek elek teli 
elekte kalan artıklar elekten geçirme elekten geçirmek (maden) 
elektriğe bağlamak elektriğe dönüştürmek elektriği açma 
elektriği kesme elektriği yakmak elektrik 
elektrik akımı elektrik atlaması elektrik avizesi 
elektrik bağlantı kutusu elektrik çarpmak elektrik çarpması 
elektrik çarpmasına benzeyen elektrik çarpmış gibi olmak elektrik dağılım tablosu 
elektrik devresi elektrik direnç birimi elektrik direnci 
elektrik düğmesi elektrik düğmesi çalışmıyor. elektrik geçirmez 
elektrik hareket bilimi elektrik hareket gücü elektrik hareketi 
elektrik hattı elektrik ile çözmek elektrik ile hareket ettirme 
elektrik kablo borusu elektrik kesilmesi elektrik kesintisi 
elektrik kordonu elektrik mühendisi elektrik mühendisliği 
elektrik ölçü birimi elektrik oyuncak elektrik oyuncak arıyorum. 
elektrik saati nerede elektrik santralı elektrik sayacı 
elektrik şebeke şeması elektrik şebekesi elektrik sisteminde bir sorun var. 
elektrik şoku elektrik süpürgesi elektrik süpürgesi ile temizlemek 
elektrik tesisatını yapmak elektrik üreten elektrik verme 
elektrik vermek elektrik yüklü elektrik yüklü tel 
elektrik zili elektrikçi elektrikle çözünen madde 
elektrikle idam elektrikle idam etmek elektrikle oluşmuş 
elektrikle yapılmış klişe elektrikleme elektriklemek 
elektriklememek elektriklendirme elektriklendirmek 
elektriklendirmemek elektriklenme elektriklenme ve derecesini gösteren alet 
elektriklenmiş elektrikli elektrikli aletlerinizi kapatınız. 
elektrikli battaniye elektrikli eski tip otomobil elektrikli sandalye 
elektrikli sandalyede idam etmek elektrikli tel elektrikli telgraf makinesi 
elektrikli yılanbalığı elektrikölçer elektriksel 
elektro elektroanaliz elektroansefalo 
elektrodinamik elektrogitar elektrokardiyograf 
elektrokardiyogram elektrokınetik elektrolit 
elektrolitik elektroliz elektroliz yapmak 
elektrolizle kaplamak elektrolizle kaplanmış şey elektromanyetik 
elektromanyetik dalgalar elektromanyetik fren elektrometre 
elektron elektronik elektronik âletle tarama 
elektronik anahtar elektronik beyin elektronik bilimi 
elektronik flaş elektronik oyun elektronik oyun rica ediyorum. 
elektroşimi elektroskop elektroskopik 
elektroşok elektroşok cihazı elektroşok uygulamak 
elektrostatik elektrostatik baskı elektrot 
elektrot (lamba) elektroteknik elektroteknik mühendisi 
elektroterapi elem eleman 
eleman açığı eleman aranıyor elemanı az 
elemanter eleme eleme sınavı 
eleme yapmak elemek elememek 
elemen element elenmek 
elenmemek elenmemiş elenmiş 
eleron eleştirel eleştiri 
eleştiri yazısı eleştirici eleştirici olmayan 
eleştirilebilir eleştirilemez kurum eleştirilmek 
eleştirilmemek eleştirim eleştiriyi hak eden 
eleştiriyle karşılık vermek eleştirme eleştirmek 
eleştirmek (kitap vb.) eleştirmemek eleştirmen 
eleştirmene gönderilen kopya eleştirmenlerin beğenmesi ama tutulmama eleştirmeyen 
eletroşok uygulamak eleyerek ayıklamak elezer 
elhamdülillah eli açık eli açıklık 
eli ağır eli ayağı titreme eli ayağı tutan 
eli ayağı tutmayan eli ayağı tutmaz eli boş 
eli boş olarak eli çabuk eli çabuk kimse 
eli dar eli darda eli darda olmak 
eli hafif eli ile alabalık tutmak eli kavrama 
eli kulağında eli kulağında olmak eli mahkum 
eli maşalı kadın eli omuzlardan daha yüksek olan eli sıkı 
eli sıkı tip eli sıkılık eli uzun 
eli yatkın eli yatkın olmak eli yatkınlık 
eliaçık elif elifba 
elik elim elim sende oyunu 
elimde değil. elimden geldiğince elimden gelmez. 
elime alabilir miyim eliminant eliminasyon 
elimine etmek elin tersi elin tersiyle yapılan (vuruş) 
elin yetişebileceği uzaklıkta elinde elinde bulunduran kimse 
elinde bulundurmak elinde mızrakla elinde olmadan 
elinde olmak elinde olmamak elinde olmayan sebeplerle 
elinde tutmak elinden alma elinden almak 
elinden atmak elinden bir şey gelmez elinden bırakmak 
elinden geldiğince elinden gelen elinden gelen çaba 
elinden geleni ardına koymamak elinden geleni yap elinden geleni yapan 
elinden geleni yapmak elinden gelenin en iyisi elinden gelenin en iyisini oynamak 
elinden gelmeme elinden gelmez elinden her iş gelen 
elinden her iş gelen kimse elinden her iş gelen tip elinden her iş gelme 
elinden her iş gelmek elinden kaçırmamak elinden kurtulmak 
elinden tutmak eline almak eline bakmadan potu iki katına çıkarmak (poker) 
eline fırsat geçmek eline su dökememek elini alıştırmak 
elini atmak elini ayağını bağlamak elini ayağını oynatamayacak şekilde 
elini bırakmak (toka) elini cebine atmak elini cebine sokmak 
elini çekmek elini daldırıp almak elini daldırmak 
elini göstermek elini kolunu bağlamak elini kolunu nereye koyacağını bilemeyen genç 
elini sallamak elini sıkmak elini sürmemek 
elini uzatmak elini yüzünü yıkamak elinin altında 
elinin tersi ile elips elips şeklinde 
elipsograf elipsoit eliptik 
elişi elit elit tabaka 
elitra eliyle eliyle (mektup) 
elizabet döneminde yaşamış olan kimse elizabet dönemine ait elk 
elle elle balık yakalamak elle beslenen dana 
elle çalışan elle muayene elle muayene etmek 
elle örnek alma elle rahatsız etmek elle sarkıntılık etmek 
elle tutulabilir elle tutulamaz elle tutulmaz 
elle tutulur elle tutulur olma elle tutulurluk 
elle yapılan elle yapılmış elleme 
ellemek ellemek (kabaca) ellememek 
ellenmemiş eller eller belde 
eller havada eller ve ayaklar eller yukarı 
elleri belinde elleri kaldırarak elleri nasırlı 
ellerini kaldırmak ellerini kavuşturmak elleriyle ayaklarını bağlamak 
elleşmek elleşmemek elli 
elli kiloluk tartı elli misli elli yaşında 
elli yaşındaki kimse elli yaşlarında ellide bir 
elliler ellili yıllar ellilik 
ellilik kimse ellinci ellinci evlilik yıldönümü 
ellinci yıldönümü ellisini aşkın kimse elma 
elma ağacı elma asidi elma çalmak 
elma dilimli patates elma kanyağı elma kompostosu 
elma kurdu çeşidi elma pudingi elma püresi 
elma rakısı elma şarabı elma şırası 
elma suyu elmabaş elmacık kemiği 
elmadan yapılmış elmalı börek elmalı hamur tatlısı 
elmalı sufle elmalı tart elmalı turta 
elmas elmas kesici elmas keski 
elmas madeni elmas taklidi elmas taklidi mücevher 
elmas traşlama elmas yontmak elmasın yontulmuş yüzü 
elmastan sonraki en sert mineral elsözlüğü eltarağı 
eltarağına ait elti elulağı 
elvan elveda elveda demek 
elverişli elverişli nokta elverişli olmak 
elverişlilik elverişsiz elverişsiz durum 
elverişsizleştirmek elverişsizleştirmemek elverişsizlik 
elyaf elyaf içeren elyaf şeklinde 
elzem elzem olmayan emanet 
emanet bürosu emanet eden kimse emanet etme 
emanet etmek emanet kasası emanet nerede 
emanet parayı çalmak emanet parayı yiyen kimse emanetçi 
emanete bırakmak emanete hıyanet emanete hıyanet etmek 
emaneten tutmak emaneten yönetmek emaneti iç etmek 
emare emaret emay 
emay işi emay işi eser emaycı 
emaye emaye işi emayit 
emaylamak emaylamamak embesil 
embesillik embriyo embriyolog 
embriyoloji embriyon embriyona ait 
embriyonik embriyonun gelişimini sağlayan yumurta kısmı emcek 
emcik emdirici emdirme 
emdirmek emdirmemek emeğinin karşılığını vermek 
emek emek isteyen emek sarfetmek 
emek veren emek vermek emek yoğun 
emekçi emekçi sınıfı emekçiler 
emekle yapılmış eser emekleme emeklemek 
emeklememek emekleyen emekli 
emekli asker emekli aylığına hak kazanmak emekli devlet adamı danışman 
emekli edilebilir emekli etmek emekli fonu 
emekli maaşı emekli maaşı alıyor olmak emekli olma 
emekli olmak emekli olmak üzere olan yönetici emekli olmuş 
emekli sandığı emeklilik emeklilik fonu 
emeklilik sonrası çalışma maaşı emeklilik yaşı emekliye ayırmak 
emekliye ayrılma emekliye sevketmek emektar 
emel emen emici 
emici kömür emici madde emici şey 
emicilik emilen şey emilme 
emilmeyi kolaylaştırıcı emilmeyi kolaylaştırıcı madde emilsiyon haline dönüştürmek 
emin emin bir şekilde emin değilim. 
emin ellerde emin ellerde olmak emin ol 
emin olarak emin olma emin olmadan 
emin olmadan kabul edilen olgu emin olmak emin olmamak 
emin olmayan emin yer eminim 
emir emir almak emir altındaki kimse 
emir belirten emir eri emir eri (hind.) 
emir kipi emir subayı emir vermek 
emircik emirler vermek emirler yağdırmak 
emirlik emiş emiş gücü 
emisyon emitasyon emitasyon mücevher 
emitör emlâğın yıllık değeri emlak 
emlâk emlâk alım satım sözleşmesi emlâk bankası 
emlâk kaydı emlâk ofisi emlâk piyasası 
emlâk vergisi emlâk vergisi (ıng.) emlakçi 
emlakçı emlâkçı emme 
emme borusu emme organı emme şeker 
emme sesi çıkarmak emme zamanı emmeç 
emmek emmek (gaz) emmemek 
emmi emmiş emniyet 
emniyet (silah) emniyet ağı (sirk vb.) emniyet kemeri 
emniyet kibriti emniyet kilidi emniyet müdürü 
emniyet pimi emniyet supabı emniyet tetiği 
emniyet tıpası emniyet valfi emniyet valfı 
emniyete almak (tetik) emniyetli emniyetli yer 
emniyetsiz emniyetsizlik emoroit 
empati empedans emperyalist 
emperyalizm empetigo emplantasyon 
empoze etme empoze etmek empresyonist 
empresyonistik empresyonizm empresyonizme dayanan 
emprime empromptü emproptü 
emre hazır emre yazılı emre yazılı senet 
emre yazılı tahvil emreden emredildiği gibi 
emretmek emretmemek emri altında 
emri geçersiz saymak emrinde emrinde olmak 
emrindeki emrine amade olmak emrine ödeyiniz 
emrine vermek emrini yerine getirmek emrivaki 
emriyle emsal emsâl 
emsal karar emsalsiz emtia 
emülasyon emülsiyon emval 
emzik emzirme emzirmeden bebek bakmak 
emzirmek emzirmemek emzirmeyen bebek bakıcısı 
en en acılı kimse en alâsı 
en alttaki en arkadaki en arkadaki yan yedek yelken 
en aşağı en aşağı düzey en aşağı nokta 
en aşağıdaki en az en az derece 
en az miktar en az ne kadar bahis yatırabilirim en az olan 
en azından en bas sesle söylenen ezgi en başından 
en başta gelen en başta gelen kadın en başta gelen sorumluluk 
en baştaki en baştan en batıdaki 
en büyük en büyük beden en büyük boy 
en büyük boy yatak en büyük çocuk olma en büyük eser 
en büyük isteğim en büyük nişan en büyük oğul önceliği 
En büyük tapınak (roma) en büyük yardımcı en can alıcı bölüm 
en çelimsiz yavru en civcivli zamanında en çok 
en çok güvenilen kimse en çok hangi program bilgilendirici en çok olduğu yer 
en çok satan en çok satan kitap en değerli eşyalar 
en derin en derin nokta en dışarıdaki 
en dıştaki en doğru olan en düşük 
en düşük fiyat en düşük nokta en düşük seviye 
en düşük seviyeye inmek en erken en eski 
en eski kaptan en etkileyici bölüm en fazla 
en fazla miktar en fazlası en fena 
en fena şekilde en geç en geniş anlamı ile açıklamak 
en gerekli şey en gerekli şeyden mahrum etmek en gerideki 
en gizli en güneydeki en güzel dönem 
en güzel giysilerini giymek en güzel iş en güzel parça 
en güzel zaman en hanımına ait en hassas noktadan vurmak 
en hassas noktaya en hassas olunan konu en hassas tarafına hitabetmek 
en heyecanlı yeri en heyecanlı yerinde en iç 
en içteki en içten dileklerimle en içten duygularımla 
en içten tebriklerimle en ilerideki en ileriye 
en ince ayrıntısına kadar en işlek saatler en iyi 
en iyi dileklerle en iyi elbise en iyi giysi 
en iyi kalite en iyi kısım en iyi lokma 
en iyi oyuncu en iyi şekilde en iyi şekilde değerlendirmek 
en iyi şekilde kullanmak en iyi şekilde yararlanmak en iyi sonucu alacak şekilde ayarlamak 
en iyi tabaka en iyi yaptığı şey en iyi yerel yemeği yemek istiyorum. 
en iyi yol en iyi yol hangisi en iyilerden olmak 
en iyisi en iyisi bu en kaliteli inci 
en kalın kadın sesi en kârlı şekilde en kıdemli başçavuş 
en kıdemli üye en kısa yoldan lütfen. en kısa zamanda 
en kötü en kötü biçimde en kötü durum 
en kötü ihtimalle en kötü örnek en kötü oyuncu 
en kötü şey en kötüsü en kral 
en küçük en küçük çok hücreli hayvanlar en küçük çok hücreli su hayvanı 
en küçük dokunuşta en küçük ekolojik sınıf en küçük parça 
en küçük yabankazı en kuru en kutsal yer 
en kuzeydeki en nefret edilen en ön sıralar 
en önce en öndeki kuka en önemli 
en önemli kimse en önemli kişi en önemli nokta 
en önemli şey en önemli yer en önemli yeri 
en önemlisi en ortadaki en ötedeki 
en özlü kısım en özlü kısımla ilgili en parlak dönem 
en parlak zaman en pes nota en sevilen 
en sevmediği şey en sıcak yaz günleri en şık giysi 
en son en son çıkan şey en son gelmek 
en sondaki en sonunda en tepedeki 
en tiz erkek sesi (tenor) en uç en uç nokta 
en ucuz en ucuz fiyat en ufak 
en ufak bir fikri olmamak en üst rütbeli en usta 
en üste en üstteki en üstün 
en üstün derece en üstün düzeyde en uygun 
en uygun durum en uygun hale getirmek en uygun şey 
en uygun zaman en uzağa en uzak 
en uzak nokta en uzakta en uzaktaki 
en yakın en yakın akraba en yakın akrabalar 
en yakın alışveriş merkezi nerede en yakın antikacı nerede en yakın araç yıkama merkezi nerede 
en yakın ayakkabıcı nerede en yakın banka nerede en yakın benzin istasyonu kaç kilometre uzaklıkta 
en yakın benzin istasyonu kaç mil uzaklıkta en yakın benzin istasyonu nerede en yakın boğaz uzmanı nerede 
en yakın çamaşırhane nerede en yakın çarşı nerede en yakın dalış merkezi nerede 
en yakın dişçi nerede en yakın döviz bürosu nerede en yakın eczane nerede 
en yakın garaj nerede en yakın giyim mağazası nerede en yakın golf sahası nerede 
en yakın göz uzmanı nerede en yakın hediyelik eşya mağazası nerede en yakın internet kafe nerede 
en yakın kiralama bürosu nerede en yakın kitap evi nerede en yakın kulak uzmanı nerede 
en yakın kuru temizleme nerede en yakın launderette nerede en yakın metro istasyonu nerede 
en yakın olan en yakın otel nerede en yakın otobüs durağı nerede 
en yakın park yeri nerede en yakın polis merkezi nerede en yakın postane nerede 
en yakın restoran nerede en yakın servis istasyonu nerede en yakın servis merkezi nerede 
en yakın su parkı nerede en yakın süpermarket nerede en yakın taksi durağı nerede 
en yakın telefon nerede en yakın tenis kortu nerede en yakın tren istasyonu nerede 
en yakın turizm danışma bürosu nerede en yakın tuvalet nerede en yakın yat klubü nerede 
en yakınlık en yararlı şekilde en yaşlı 
en yeni en yeni şey en yoğun iş saatleri 
en yoğun olan en yoğun olduğu durum en yoğun sezon 
en yoğun zaman en yüce meleklerden biri (hrist.) en yukarıya 
en yüksek en yüksek değer en yüksek fiyat 
en yüksek mevki en yüksek mevkiye gelmek en yüksek miktar 
en yüksek nokta en yüksek ses en yüksek sesten şarkı söylemek 
en yüksek seviye en yüksek şey en yüksek teklif 
enayi enayi yerine koymak enayice 
enayilik enayilik etmek enberi 
enbiya encam encümen 
endam endaze endeks 
endemik ender enderlik 
endirekt endirekt olarak endişe 
endişe etmek endişe verici endişeden bitkin 
endişelendiren konu endişelendirmek endişelendirmemek 
endişelenmek endişelenmemek Endiselenmeyin acitmayacak 
endişelerini gidermek endişeli endişeli bekleyiş 
endişeli görünüş endişeli olmak endişeli ve sabırsız 
endişesi olmamak endişesiyle endişesiz 
endişesizlik endişeyle endişeyle beklemek 
endo endogami endokard 
endokardit endokrin endokrinoloji 
endomorfizma Endonezya endonezya 
endonezya dili endonezya'ya ait endonezyalı 
endoskop endosmoz endüklenen 
endüktif endüstri endüstri bölgesi 
endüstri işletmeciliği endüstri mühendisi endüstriyalizm 
endüstriyel endüstriyel atık endüstriyel olarak 
endüstriyel tasarım endüvi endüvi mili 
enerji enerji aktarımı yapan sistem enerji bilimi 
enerji birimi enerji dolu enerji dönüşümü 
enerji kaynağı enerji kesintisi enerji sarfetmek 
enerji sarfı enerji tasarrufu enerji verilmiş 
enerji verimi enerji vermek enerji yitimi 
enerjik enerjik adam enerjik kimse 
enerjik kişi enerjik olarak enerjik tip 
enez enezelik enfarktüs 
enfeksiyon enfeksiyon almak enfekte etmek 
enfes enfiye enfiye çekme 
enfiye çekmek enfiye gibi enfiye kutusu 
enfiye meraklısı enfiyeli enflasyon 
enflasyon karşı para arzını azaltma enflasyon karşısında para arzını azaltma enflasyon sarmalı 
enflasyon yanlısı kimse enflasyona ait enflasyona göre maaş artışı maddesi 
enflasyona karşı alınan önlemler enflasyona neden olan enflasyona uyumlu maaş artışı maddesi 
enflasyonist enflüanza enformasyon 
enfraruj enfrastrüktür engebe 
engebeli engebeli arazi engebeli oluş 
engebelilik engebesiz engel 
engel (yarış) engel atlamak engel çıkarmak 
engel çıkmazsa engel çubuğu engel koymak 
engel olan engel olarak engel olma 
engel olmak engel olmamak engeli aşmak 
engeli kaldırmak engelle karşılaşmak engelleme 
engelleme ateşi engelleme politikası engellemek 
engellememek engellenemeyen engellenen 
engellenme engellenmek engellenmemek 
engellenmemiş engellenmiş engellere rağmen ilerlemek 
engelleri kaldırmak engelleyen kimse engelleyici 
engelleyicilik engelleyim engelli 
engelli at yarışı engelli koşu engelli koşu atı 
engelli koşu yapmak engelli koşu yarışçısı engelli yarış 
engelli yarış binicisi engellik engelliler 
engelliler için giriş var mı engelliler için indirim var mı engelsiz 
engelsiz at yarışı engelsiz koşu engelsiz yarış 
engerek engerek gibi engerek türünden 
engerek yılanı engin engin bilgi 
enginar enginler enginlerde 
enginlere ait enginlik Engizisyon 
engizisyon engizisyon mahkemesi engizisyon mahkemesi başkanı 
engizisyon mahkemesi üyesi enik eniklemek 
eniklememek eninde sonunda enine 
enine bağlantı enine boyuna enine boyuna düşünmek 
enine boyuna düşünülmüş enine kesen enine kesit 
enişte eniyileme enjeksiyon 
enjeksiyon iğnesi enjekte enjekte etme 
enjekte etmek enjektör enkaz 
enkaz haline getirmek enkaz toplayıcı enklüzyon 
enlelleyici enlem enlem derecesi 
enlemsel enli enli uç veya sap 
enol ense ense işi 
ense kemiğine ait enselemek enselememek 
ensemi biraz daha kısaltır mısınız enser ensest 
ensest sonucu doğan ensest yapan enseste ait 
enseye sert vuruş enseye yumruk ensizyon 
enspektör enstantane enstantane fotoğraf 
enstitü enstrüman enstrüman çalan kimse 
enstrümanlar enstrümantal enstrümental 
enstrümental müzik ensülin entalpi 
entegral entegrasyon entegre 
entel entel takılan entelekt 
entelektüel entelicansiya entellektüel 
entellektüel kadın entellektüellik enteresan 
enterit enterkom enterlin 
enternasyonal enternasyonalist enternasyonalizm 
enterogastrit enterüptör entomoloji 
entomolojist entrika entrika çevirmek 
entrika hazırlamak entrikacı entrikalar 
entropi entrüman enüstünlük 
enüstünlük derecesi (sıfat) enva envanter 
envanter defteri envanter yapma envantere işlemek 
envanterini yapmak envestisman enzim 
eolitik eosen epe 
epeci epey epey para 
epey uzakta epey zaman önce epeyce 
epeyce miktar epeyce yol (yürüyerek) epeydir 
epeydir devam eden epidemi epidemioloji 
epiderm epidermis epidiyaskop 
Epifani (hristiyan yortusu) epiglot epigon 
epigraf epigram epigram şeklinde anlatmak 
epigram tarzında epik epik şiir 
epik şiir okuyan kimse (yunan) Epikür epikür felsefesi yanlısı 
epikür felsefesine ait epikürcülük epilasyon 
epilatör epilatör satın almak istiyorum. epilepsi 
epilepsim var. epileptik epilog 
epimer epimorfoz epiplon 
Epir epirli episikl 
episikloit episilik episkop 
epistomoloji epitel epitelyum 
epizot epoksi epope 
epsilon er er geç 
er meydanı er meydanına çıkmak er ya da geç 
erat erbap erbaplar 
erbaş erbaş (denizci) erbezi 
erbezi ile ilgili erbezleri erbezleri torbası 
ercik ercik başı ercik ile ilgili 
ercik sapı erdem erdem örneği 
erdemli erdemliler erdemlilik taslayan 
erdemlilik taslayan tip erden erdi 
erdişi erek erekbilim 
erekbilimsel ereksiyon ereksiyon halinde 
ereksiyona ulaşabilir ereksiz eren 
eretizm erezyon erezyona uğratmak 
erezyonu önleyici set erg ergen 
ergenlik ergenlik çağında sesin değişmesi ergenlik yaşı 
ergime ergime noktası ergimek 
ergimemek ergimez ergin 
ergin kimse erginleşme erginleşmek 
erginleşmemek erginlik erginlik yaşı 
erginlik yaşına varmamış ergitmek ergitmemek 
ergonomi ergonomik ergotamin 
ergoterapi erguvan erguvan rengi 
erguvanağacı erguvani erik 
erik dolu erik gibi erik kurusu 
erik likörü Erika şehri erikli 
erikli noel pudingi eril eril ve dişil hali aynı olan (kelime) 
erim erime erimek 
erimemek erimez erimez madde 
erimezlik erimi olmak erimiş 
erimiş kütle erimiş maden oluğu erinlik 
erir erirlik erişememek 
erişilebilir erişilemez erişilir 
erişilmezlik erişim erişkin 
erişkinlik erişme erişmek 
erişmemek erişte eritici 
eritici madde eritilebilir eritilecek cam parçaları 
eritilmez eritilmiş eritilmiş tereyağı 
eritilmiş unlu tereyağı sosu eritip cürufunu çıkarmak eritken 
eritme eritme peynir yemeği eritmek 
eritmek (maden) eritmek (yağ) eritmemek 
eritr eritro eritrosit 
eriyebilir eriyen kar eriyik 
eriyip akmak (mum) eriyip karışmak erk 
erkânıharp erke erkeç 
erkeç sakalı erkeğe ait erkeğe yakışmaz 
erkeğin doğurma arzusu erkek erkek (genç) 
erkek (hayvan) erkek adam erkek arı 
erkek arkadaş erkek arkadaşım ile beraberim. erkek av kuşu 
erkek avcı erkek balık (üreme mevsimindeki) erkek ceketi 
erkek çocuğu ayakkabısı görmek istiyorum. erkek çocuğu için ilgi çekici bir oyuncak arıyorum. erkek çocuğun annesini babasından kıskanması 
erkek çocuk erkek dergisi erkek doğan 
erkek dölleme hücresine dönüşen hücre erkek domuz erkek elbiseleri 
erkek erkeğe erkek eşek erkek evlât 
erkek fahişe erkek fatma erkek fatma gibi 
erkek geyik erkek gibi erkek gibi davranmak 
erkek gibi kız erkek giyim eşyası erkek giyim eşyası satıcısı 
erkek giyim mağazası erkek gömleği gibi kadın bluzu erkek hindi 
erkek hizmetli erkek hostes erkek karaca 
erkek kardeş erkek kardeş (küçük) erkek kaz 
erkek keçi erkek kedi erkek kısmı 
erkek kızılderili erkek kurt erkek mağazası 
erkek mayosu erkek öğrenci erkek öğretmen 
erkek ördek erkek oyuncu erkek parça 
erkek şarkıcı erkek tarafı erkek tavşan 
erkek tilki erkek ve dişi geçme parçaları erkek ve dişi kopça 
erkekçe erkekler erkekler tuvaleti 
erkeklere ait erkeklere özel erkeklere özel parti 
erkeklerle düşüp kalkan kız erkeklerle ilgili erkeklik 
erkeklik çağı erkeklik erkekliğe adım atmak erkeklik organı 
erkeklik organı (boğa vb) erkeklik organına ait erkekorgan 
erkeksi erkeksilik erken 
erken ateşleme erken ateşleme yapma (motor) erken ateşleme yapmak (motor) 
erken çıkmak erken doğmak erken doğmuş 
erken doğum erken doğum yapmak erken doğurmak 
erken gelişme erken gelişmiş erken gelişmişlik 
erken kalkan erken kalkmak erken kullanılma 
erken oluşma erken saatler erken tarih atmak 
erken uçan yarasa erken yatmak erkenci 
erkenden erketeci erkin 
erkinci erler ermeni 
ermenice Ermenistan ermi (soru hali) 
ermin ermişler ermiydi (soru hali) 
eroin eroin dozu eroinman 
erojen erotik erotik filmi 
erotik kimse erotik konulu eserler erotizm 
Erovizyon erozyon erozyona uğratmak 
erselik erteleme ertelemek 
ertelemek (kötü bir şey) ertelememek ertelenebilir 
ertelenen ertelenen eylem ertelenen maç için seyirciye verilen bilet 
ertelenme ertelenmek ertelenmemek 
ertelenmiş ertelenmiş iş erteleyici 
ertem ertesi ertesi gün 
ertesi güne bırakmak erzak erzak dolabı 
erzak gemisi erzak ihtiyacını karşılama erzak sağlama 
erzak sağlamak erzak toptancısı erzakçı 
es eş eş açılı 
eş ağırlık eş değerde olmak eş dost 
eş fazlı eş fazlı olma eş fazlı olmak 
eş mıknatıs eğim açılı eş ölçülü eş zamanlarda yaşamış olan 
eşanlamlı eşanlamlı olmak eşanlamlı sözcük 
esans esans çıkarılan bir güney asya otu esans türünden 
esanslı eşantiyon esaret 
eşarp esas esas alınan nokta 
esas alınan yükseklik esas deri esas ile ilgili 
esas kısım esas kuvvet esas neden 
esas nokta esas nota esas notanın üzerinde ses aralığı 
esas olan şey esas olarak esas özellik 
esas sebep esas ürün esasa ait 
esasen esasi esasında 
esasını araştırmak esaslar esaslarını koymak 
esaslı esaslıca incelemek esassız 
esbap eşbasınç eşbaskı 
eşbiçim eşçarpan eşcinsel 
eşcinsel erkek eşcinsel fahişe eşcinsel olmayan kimse 
eşcinsellik eşdeğer eşderinlik 
eşdizimlilik esef esef etmek 
esefle eşek eşek baklası 
eşek gibi çalışan işçi eşek gibi çalışan kimse eşek gibi çalışmak 
eşek herif eşek şakası eşek şakası yapmak 
eşek sudan gelinceye kadar dövmek eşekarısı eşekarısı yuvası 
eşekçe eşekhıyarı eşekkulağı 
eşeklik eşeleme eşelemek 
eşelememek eşeleyen kimse eşeleyip aramak 
esen esenlik eser 
eser hırsızı eser hırsızlığı eser hırsızlığı yapmak 
eser yaratmak eserdeki düzeltme eserden aktarma 
eseri ortaya koyan sanatçı grubu eserin kopyası eserin sanatçının kendi yaptığı kopyası 
eserin sanatçının yaptığı kopyası eserler eşevreli 
eşey eşeyli eşeysel bez 
eşeysiz eşeysiz çoğalan bireyler eşeysiz üreme 
eşfrekanslı eşgüçlü eşgüçte 
eşgüdüm eşgüdümcü eşgüdümlemek 
eşgüdümlememek esham eşi 
eşi benzeri görülmemiş eşi benzeri olmamak eşi görülmemiş 
eşi görülmüş eşi olmak eşiğinde 
eşiğinde olmak eşik eşik değeri 
eşil eşim ile beraberim. esin 
eşin ailesi esin vermek eşin zina yaptığı kimse 
eşinden soğutma eşine rastlanmış eşini aldatan 
eşini aldatma eşini aldatmak eşini paylaşan 
eşini paylaşan kimse eşini yapmak esinleme 
esinlemek esinlememek esinlenmek 
esinlenmemek esinti esintili 
esintisiz esir esir (kadın) 
esir alan kimse esir alma esir almak 
esir değişimi anlaşması esir düşmek esir eden kimse 
esir etmek esir gemisi esir kampı 
esir ticareti esir toplama yeri esir tüccarı 
esir tutma esir tutmak esirgemeden 
esirgemek esirgememek esirgemeyen 
esirgemezlik esirgenmemiş esiri olmak 
esiri olmak (duygu) eşit eşit açılı 
eşit adımlarla eşit ağırlık eşit ağırlıklı 
eşit çıkmak eşit değil eşit düzeyde 
eşit güçle karşı koymak eşit haklar verme eşit kenarlı 
eşit kuvvetle karşı koymak eşit olarak eşit olarak bölüştürmek 
eşit olarak dağıtmak eşit ölçüde eşit olmak 
eşit oy almak eşit şartlarda eşit şekilde bölmek 
eşit seviyede eşit şey eşit tutmak 
eşit uzaklıkta eşit yükseklikte eşitleme 
eşitlemek eşitlememek eşitlenme 
eşitlenmek eşitlenmemek eşitliği bozmak için oynanan oyun 
eşitlik eşitlik taraftarı eşitlik yanlısı 
eşitlik yanlısı kimse eşitlikçi eşitlikçi kimse 
eşitlikçilik eşitlilik taraftarı eşitsiz 
eşitsizlik eşiyle arasını bozma eşısı eğrisi 
eşısıl eşısılı eşkâl 
eskalasyon şartı eskalop eskatologya 
eşkenar eşkenar dörtgen eşkenar dörtgen şeklinde 
eşkenar olmayan (üçgen) eşkenar paralel hat eşkenar şekil 
eşkenar üçgen eskenazi dili eski 
Eski ahit Eski ahit'in iki tarih kitabı Eski ahit'te daniel bölümü 
Eski ahit'te hazreti süleyman'a yazılan kitap Eski ahitin arami dilindeki tefsirleri Eski ahitte dördüncü kitap 
Eski ahitte geçen ikinci derecedeki peygamber eski asker eski ayaklı bir silah 
eski bir arkadaş eski bir ipekli kadın başlığı eski bir tarihten geliyor olmak 
eski bir tür silah eski bir uzunluk ölçüsü birimi eski bol çorap 
eski çamlar bardak oldu eski defterleri karıştırmak eski dile ait 
eski diller eski dost eski dünya 
eski dünyalı eski durumuna dönme eski durumuna getirmek 
eski efendi eski eleman eski erkek öğrenci 
eski eser eski eserler eski eşya satışı 
eski evleri malzemesi için alan kimse eski fotoğraf tekniği eski fotoğraf tekniği ile basılmış resim 
Eski fransa eski gelenekler eski gemici 
eski görevine verme eski görevine vermek eski göz ağrım 
eski gücüne ulaşma eski gücünü kaybetmek eski günlerin hatırı için 
eski güzel günler eski haline döndürme eski haline döndürmek 
eski haline dönme eski haline dönmek eski haline getirme 
eski haline getirmek eski hikâye eski iki şilinlik madeni para 
eski ıngilizce eski ıran şahlarının taçı eski kafalı 
eski kafalı kimse eski kafalı tip eski kız öğrenci 
eski köye yeni adet eski kurt eski mısır uygarlığını inceleyen bilim 
eski mısırda kutsal böcek eski moda eski moda giysili 
eski model araba eski özelliği kalmamış kimse eski para ve tartı sistemi 
eski pirinç eşyada oluşan yeşil pas eski püskü eski püskü giysiler 
eski püskü şeyler eski resmi belgeleri inceleme bilimi eski roma 
eski roma hayranlığı eski roma ölçü birimi (185 m.) eski sahibine dönme 
eski sanat eseri eski savaş gemisi eski sayı 
eski sayı (dergi vb.) eski şehir eski şehir taşı 
eski sevgili eski sevgilim eski şey 
eski tarih atmak eski tarihle yazmak eski tarihli 
eski tas eski hamam eski tip küçük piyano eski tip piyano 
eski usul eski uygarlık eski uygarlıklar 
eski vatan (göçmen) eski ve basit yunan mimari tarzı eski ve geçerli 
eski ve hatırlanması güç rüya eski ve hoş eski venedikte başkan 
eski yazı bilimi eski yazı karakteri eski yazı uzmanı 
eski yazıtlar bilimi eski yunan eski yunan uygarlığı 
eski yunan ve latin edebiyatı eserleri eski yunanistan eski yunanistan'daki dor lehçesi 
eski yunanistanda spor salonu eski yunanlı eski zaman 
eski zamana ait eski zamanlar eski zamanlarda 
eskice eskici eskici dükkânı 
eskiden eskiden beri eskiden giyilen erkek yeleği 
eskiden kalma eskiden kalmak eskiden ölülerin gömüldüğü kilise mahzeni 
eskiden sömürge olan eyaletlerle ilgili eskiler eskilerde 
eskilerden söz eden eskilerine oranla az gelişmiş eskilik 
eskime eskimek eskimemek 
eskimeyen şarkı eskimez eskimiş 
eskimiş (elbise) eskimo eskimo kayığı 
eskimo köpeği eskimo kulübesi eskimoca 
eşkin eşkin gitmek eşkinli at 
eskişehirtaşı eskisi gibi eskisi gibi olmamak 
eskisi gibi yapmak eskitmek eskitmemek 
eşkiyalık eskiye dayanan eskiye dönüş yapmak 
eskiyi hatırlatmak eskiz eskizini çizmek 
eşkıya eskort eskort motosikletli 
eskrim eskrim kılıcı eskrim yapmak 
eskrimci eskrimcilik eskrimde bir kılıç türü 
eskrimde dördüncü duruş eşkuvvetli eslek 
eşleme motor eşlemek eşlememek 
eşlenik eşleşik eşleşim 
eşleşme eşleşmek eşleşmemek 
eşleştirmek eşleştirmemek eşlik 
eşlik eden eşlik eden kimse eşlik edenler 
eşlik etme eşlik etmek esma 
esmek esmemek esmer 
esmer kadın esmer şeker esmer suyosunu 
esmer yosun esmeramber esmerlik 
esna esnaf esnaf birliği binası 
esnaf cemiyetinin üyesi esnaf kadın esnaf loncası 
esnasında esnek esnek çalışma saatleri 
esnek çalışma saatleri sistemi esnek elektrik kablosu esnek korse 
esnek olarak esnek olmama esnek olmayan 
esnek süreli kredi esneklik esneme 
esneme nöbeti esneme sınırı esnemek 
esnememe esnememek esnemez 
esnemezlik esnemiş esnetmek 
esnetmemek esneyen esneyerek söylemek 
eşofman espalye meyvesi espas 
espas koymak espas tuşu esperanto 
esperanto dili espresso espri 
espri anlayışı espri anlayışı olmayan espri yapmak 
espri yazarı espri yeteneği esprili 
esprili iğneleme esprili kimse esprili tip 
esprililik esprisiz espritüel 
espritüel kimse espritüellik eşraf 
esrar esrar çekmiş esrar perdesi 
esrar perdesini kaldırmak esrarengiz esrarengiz biçimde 
esrarengiz kimse esrarengizlik esrarın etkisinde 
esrarın etkisinde olan esrarın etkisiyle görülen hayal esrarkeş 
esrarla kafa bulmak esrarlı esrarlı hava 
esrarlı sigara esrarlı ve etkili hüner esrarotu 
eşref eşref saati eşrenkli 
esselamünaleyküm eşsesli eşsesli sözcük 
eşsiz eşsiz insan eşsiz şey 
eşsizlik estağfurullah eşteğetlik 
ester estet estetik 
estetik ameliyat estetik ameliyatı estetik cerrah 
estetikçilik Estonya estonya dili 
estonya'ya özgü estonyalı estrojen 
esvap eşya eşya makbuzu 
eşya piyangosu eşya satışı yapılan ev eşya sigortası 
eşya vagonu eşyalar eşyalarına haciz konan kişi 
eşyalarını toplamak eşyazımlı eşyazımlı sözcük 
eşyükselti çizgisi eşyükselti eğrileri eşyükselti eğrisi 
eşyükselti eğrisi ile göstermek eşzaman kılma eşzaman kılmak 
eşzamanlamak eşzamanlamamak eşzamanlı 
eşzamanlı olan eşzamanlı olma eşzamanlı olmak 
eşzamanlı olmayan eşzamanlı şey eşzamanlılık 
et et bıçağı et bıçak çatalı 
et çekici et dilimi et gibi 
et kıyma tahtası et kıymak et kızartması 
et lokantası et lokantası (limitsiz et yenilebilen) et renkleri 
et sineği et suyu et suyu tenceresi 
et suyuna çorba et yemezlik etajer 
etamin işi etan etanil 
etanol etap etçil 
etçil keseli hayvan etçiller ete gömülen pire 
etek etek (dağ) etek (ısk.) 
etek boyu etek cebi etek ceket 
etek fermuar yeri etek ile örtmek etek pantolon 
etek ucu etekleri çamurlu kadın etekleri tutuşarak 
etekleri tutuşmak etekleri zil çalmak etekli 
eteklik eteklik kumaş etene 
eter eter gibi etere dönüştürmek 
eterik eterle bayıltmak etezyen 
eti eti dilimleyip güneşte kurutmak eti'lere ait 
etik etiket etiket makinesi 
etiket takmak etiket yapıştırmak etiketleme 
etiketlemek etiketlememek etiketleyen kimse 
etiketsiz etil etilalkol 
etilen etimolog etimoloji 
etimolojik etin etin pişerken saldığı su 
etin yağlı tarafı etine dolgun etine dolgun kız 
Etiyopya etiyopya'ya ait etiyopyalı 
etken etken anlamlı edilgen yapılı etken anlamlı edilgen yapılı fiil 
etken çatı etken fiil etki 
etki alanı etki altına alınabilirlik etki altında bırakmak 
etki altında kalabilen etki altında kalabilir etki altında kalma 
etki altında kalmadan etki altında kalmayan etki altında kalmış 
etki bırakmak etki edilebilir etki etmek 
etki yaratmak etkileme etkilemek 
etkilememek etkilenebilir etkilenme 
etkilenmek etkilenmeme etkilenmemek 
etkilenmemiş etkilenmeyen etkilenmez 
etkilenmiş etkileşen etkileşim 
etkileşime girmeme etkileşmek etkileşmemek 
etkileyen etkileyerek kandırmak etkileyici 
etkileyici bir tarzda etkileyici konuşmacı etkileyici neden 
etkileyici olmayan etkileyici roman etkileyicilik 
etkileyicilik özellikleri etkili etkili (ilaç) 
etkili anlatım etkili biçimde etkili bir biçimde 
etkili konuşma sanatı etkili konuşmacı etkili olan kimse 
etkili olma etkili olmak etkili olmama 
etkili söz etkili yazma etkililik 
etkin etkin biçimde etkin bir şekilde savaşmak 
etkin güç etkin olan etkin olmamak 
etkinleştirme etkinleştirmek etkinleştirmemek 
etkinlik etkinlik göstermeyen etkinlik programınız var mı 
etkinlikler etkisi altında etkisi azalmış 
etkisi olmak etkisinde etkisini artırmak 
etkisini azaltma etkisini azaltmak etkisini yok etme 
etkisiz etkisiz bırakmak etkisiz hale getirme 
etkisiz hale getirmek etkisizleştirme etkisizleştirmek 
etkisizleştirmemek etkisizlik etler 
etli etli börek etli butlu 
etli jöle etli kısım etli olma 
etli sandviç etli ve pirinçli bir çin yemeği etli ve sebzeli börek 
etli ve sebzeli italyan çorbası etme etmek 
etmek (dans) etmek (dua) etmek (toplam) 
etmek (toplamı) etmen etmesin diye 
etnik etnik grup etnik grup üyesi 
etnograf etnografik etnografya 
etnolog etnoloji etnolojik 
etobur etobur hayvan etobur kertenkele 
etoburlar etoburlarla ilgili etoburluk 
etol etoloji etolojist 
Eton Eton koleji eton kolejine ait 
eton kolejli etraf etrafa 
etrafa saldırmak etrafa yaymak etrafı çevrili çayır 
etrafı çevrili yer etrafı denizle çevrili etrafı kolaçan etmek 
etrafı silinmiş fotoğraf etrafına etrafına bakmak 
etrafına dolanmak etrafına duvar örmek etrafında 
etrafında dolaşmak etrafında dönmek etrafında dört dönme 
etrafında dört dönmek etrafında gezinmek etrafını çevirmek 
etrafını çizme etrafını çizmek etrafını dolaşan kimse 
etrafını dolaşarak geçmek etrafını dolaşma (gemi) etrafını dolaşmak 
etrafını dolaşmak (gemi) etrafını saran etrafını sarmak 
etraflı etraflı olma etraflıca 
etraflıca açıklama etraflıca açıklamak etraflıca anlatmak 
etraflıca düşünmek etrafta etraftaki 
etraftakiler Etrurya etrurya dili 
etrurya'ya ait etruryalı etsineği 
etsiz ettirgen ettirme 
ettirmek ettirmemek etüt 
etüt etme etüv etyemez 
euro euro olarak ödeyebilir miyim ev 
ev arama ev aramak ev arkadaşı 
ev bark ev bark sahibi ev bitkisi 
ev ekonomisi ev elbisesi ev erkeği 
ev eşyaları ev eşyası ev ev 
ev faresi ev gibi ev halkı 
ev hanımı ev hanımıyım. ev havasında 
ev hayatı ev hayvanı ev hırsızı 
ev içi ev içi üretimi sanayii ev idare etmek 
ev idaresi ev inşaatçısı ev inşaatı 
ev işi ev işleri ev işleri ile uğraşma 
ev işleri yaparak ev işleri yaparak aile yanında kalan kız ev işleri yaparak aile yanında kalmak 
ev işlerine bakmak ev işlerini sevdirmek ev işlerini seven 
ev işlerini sevmeyen ev işlerini yapan kadın ev işlerini yapan koca 
ev işlerini yapmak ev kadını ev kedisi 
ev kılığı ev kılığı ile ev kıyafetiyle dolaşma 
ev kızılkuyruğu ev köpeği ev kuşu 
ev ödevi ev putları ev putu (roma) 
ev sağlama ev sağlamak ev soygunu 
ev soygunu ile ilgili ev taşıma kamyonu ev taşıyıcı 
ev telefonu ev temizlemek ev temizliği 
ev toplantısı ev ve aile mabutları ev yapımı 
ev yapımı içki ev yaşantısı ev zararlılarından kurtarmak 
evangelist kimse evangelizm evaporit 
evaze evci çıkarmama cezası evcil 
evcil hayvan evcil hayvanlar ve ihtiyaçlarının satıldığı dükkân evcil köpek 
evcil papağan evcil tavşan kafesi evcilleşir 
evcilleşme evcilleşmemiş evcilleşmemiş şahin 
evcilleşmez evcilleştirilebilir evcilleştirme 
evcilleştirmek evcilleştirmemek evcillik 
evcimen evcimenlik evde 
evde akşam yemeği yemek evde dokunmuş evde durmak 
evde göz hapsi evde gözaltı evde hasta muayenesi 
evde kadının sözünün geçmesi evde kalmak (gece) evde kalmış gibi 
evde kalmış kız evde kalmışlar gibi evde kalmışlık 
evde oturmak evde oturmayı seven kimse evde oynanan oyun 
evde rahatsız bir biçimde oturmak evde yapılan evde yapılmak üzere verilen iş 
evde yapılmış evdeki evden atmak 
evden çıkamayan evden çıkarılma evden çıkarma 
evden çıkmayan evden çıkmayan kimse evden eve nakliye şirketi 
evden uzak eve eve ait 
eve bitişik tarla eve doğru eve doğru olan 
eve gelen sağlık görevlisi eve gelmek eve giden 
eve girmek eve kapamak eve parça başı ücretle verilen iş 
eve sabaha karşı gelmek eve varmak eve yerleştirmek 
evecen evecenlik evegen 
evermek evermemek evet 
evet demek evet efendimci evet lütfen 
evet oyu Evet tamir edebiliriz evetler ve hayırlar 
evham evhamlı evhamlı kimse 
evi barkı olmayan evi boşalttırmak evi gezdirmek 
evi göstermek evi koruyan köpek evi resmi görevle arama 
evime adım atma evin en küçüğü evin erkeği 
evin geçimini sağlamak evin geçimini sağlayan kimse evin hem kadını hem erkeği olmak 
evin kadını evin yolu evinde parça başı iş yapan kimse 
evine bağlamak evine bağlı evine bağlı olmayan 
evine bağlılık evini veya vatanını özleyen evireç 
evirme evirmece evirmek 
evirmemek evirtim evkaf 
evla evlâda yakışmaz evlâdiyelik 
evlâdı olma evladım evlat 
evlât evlat edinen evlât edinen anne baba 
evlat edinilmiş evlât edinilmiş çocuk evlat edinme 
evlât edinme evlat edinmek evlât edinmek 
evlât olarak evlâtla ilgili evlatlar 
evlatlık evle cadde arasındaki yol evle iş arasını trenle gidip gelmek 
evlek evlendikten sonraki evlendirme dairesi 
evlendirme memuru evlendirmek evlendirmemek 
evleneceğine yemin etmek evlenecek yaşta evlenilmez 
evlenip durulmak evlenip yuva kurmak evlenme 
evlenme çağı evlenme çağında evlenme cüzdanı 
evlenme ilânı evlenme niyeti evlenme sözü verip vazgeçen kız 
evlenme sözü vermek evlenme sözünü tutmama evlenme teklif etmek 
evlenme teklifi evlenme töreni için belirlenmiş saatler evlenme vaadinde bulunmak 
evlenme vadini yerine getirmeme evlenme yıldönümü evlenme yoluyla 
evlenme yoluyle akraba evlenmeden evlenmeden beraber yaşama 
evlenmeden beraber yaşamak evlenmeden birlikte yaşama evlenmek 
evlenmek isteyen kimse evlenmekten vazgeçmek evlenmemek 
evlenmemiş evlenmemiş hala evlenmemiş kadın 
evlenmemiş kimse evlenmemiş olma (kadın) evlenmemiş teyze 
evlenmeye ait evlenmeye engel yakın akrabalık dereceleri evlenmiş olmak 
evler evlerin hiza çizgisi evli 
evli barklı adam evli kadın evli misiniz 
evli olma evliliğe ait evliliğe karşı kimse 
evliliği ilân etmek evliliğin 25.yıldönümü evliliğin getirdiği haklar 
evliliğin huzuru evlilik evlilik bağı 
evlilik dışı evlilik dışı çocuğun giderlerini babasından isteme evlilik dışı çocuk 
evlilik dışı doğmuş evlilik dışı ilişki evlilik dışı ilişki kurmak 
evlilik hali evlilik öncesi evlilik sonrası 
evlilik sözleşmesi evlilik sözü evlilik sözü vermek 
Evlilik tanrısı evlilik yıldönümü evlilikdışı 
evlilikle ilgili evlilikten nefret evliya 
evmek evmemek evrak 
evrak çantası evrak destesi evrak dosyası 
evrak işleri evrak kalemi evrak memuru 
evrak sandığı evraklar evre 
Evren evren evrenbilim 
evrendoğum evrenin yaşı evrensel 
evrensel düşünce evrensel kilise şurası evrenselleştirmek 
evrenselleştirmemek evrensellik evrik 
evrik değer evrim evrim geçirmek 
evrim teorisi evrim teorisi taraftarı evrimci 
evrimcilik evrimcilik ile ilgili evrimsel 
evsaf evsahibesi evsahibi 
evsahibi rolünü üstlenmek evsahipleri ile beraber evsahipliği yapmak 
evsiz evsiz barksız evsiz bırakmak 
evsizler barınağı den evvel evvel 
evvela evvelce evvelden 
evveli evveliyat evvelki 
evvellik evvelsi gün ey 
eyalet eyalet başkanı eyalet dışı 
eyalet dışı çek eyalet hapishanesi eyalet içinde 
Eyalet meclisi eyalet meclisi eyalet meclisi üyesi 
eyalet olma eyalet valisi eyalet yönetimi 
eyaletin başka eyaletler arasında kalan uzantısı eyaletler arası eyaletlerin ayrı yönetildiği sistem 
eyaletlik eyaletteki yerel yönetim bölgesi eyer 
eyer battaniyesi eyer kaltağı eyer kaşı 
eyer kolanı eyer kuskunu eyer örtüsü 
eyerin arka kaşı eyerini çıkarmak eyerlemek 
eyerlememek eyersiz eyersiz at 
eyersiz olarak eylem eylemci 
eylemlik eylül eylülde 
eyt Eyüp peygamber eyvah 
eyvahlar olsun eyvallah eyyam 
eza ezan ezber 
ezberci ezberden ezberden okuma 
ezberden okumak ezberden okuyan kimse ezberden sayıp dökmek 
ezbere ezbere anlatmak ezbere bilen 
ezbere bilmek ezbere okumak ezberleme 
ezberlemek ezberlememek ezberlenecek kitap 
ezberlenen parça ezcümle ezel 
ezelden beri ezeli ezeli düşmanlar 
ezen ezerek toz haline getirme ezgi 
ezgili ezici ezici güç 
ezicilik ezik ezik kimse 
ezik ve çürük içinde ezilen ezilen kişi 
ezilmek ezilmemek ezilmiş 
ezilmiş malt ezinç ezip geçmek 
ezip geçmek (oyunda) ezip toz haline getirmek eziyet 
eziyet çektiren eziyet eden kadın eziyet etmek 
eziyet vermek eziyetli ezkaza 
ezme ezme çorbası ezme sesi 
ezmek ezmemek ezoterik 
Ezrail 
Terms of Service