Username or e-mail: Sign up
Password: Log in
 
i halinde isim fiil iade iade edilebilir 
iade edilemez iade etme iade etmek 
iade etmek (hak) iade etmek (suçlu) iade etmek (tutuklu) 
iade i ziyaret iade yapmak iadesi mümkün 
iadesini isteme iadesini istemek iadeyi gerektiren 
iane vermek ibadet ibadet eden 
ibadet eden kimse ibadet etme ibadet etmek 
ibadet etmeyen ibadet için kullanılan ibadet odası 
ibadethane ibare ibaret olmak 
İber İberya ibibik 
ibik ibikli ibis 
iblis İblis ibne 
ibraname ibranileşmek ibranileşmemek 
ibranileştirmek ibranileştirmemek ibraz 
ibraz edilen belge ibraz etme ibraz etmek 
ibraz etmek (çek vb.) ibrazında ibrazında ödenecek 
ibre ibret ibret almak 
ibret olmak ibret verici ibrik 
ibrik ağzı ibrik şeklinde yaprak ibrik ucu 
ibrişim ibrişim büken kimse iç 
iç açıcı iç açıklık iç anlaşmazlık 
iç bayıltıcı iç bölge iç borç 
iç çamaşırı iç çamaşırları iç çamaşırları (kadın) 
iç çatışma iç çeke çeke ağlamak iç ceket 
iç çekiş iç çekme iç çekmek 
iç dekorasyon iç direnç iç diz (hayvan) 
iç dünya iç eteği iç eteklik 
iç etme iç etmek iç geçirmek 
iç göbek iç gömleği iç hat 
iç huzuru iç içe geçen iç içe geçen şeyler 
iç içe geçmek iç içe koymak iç içe yazma 
iç iskelet iç işler iç kafiye 
iç kale iç kapak kâğıdı iç kaplama (gemi) 
iç karartan iç karartıcı iç kesimlerde 
iç kesimlerdeki iç kısım iç kısımlar 
iç kulvar iç lâmba iç lastik 
iç lastik (top) iç lâstiksiz iç mimari 
iç oda (ısk.) iç omurga iç organlar 
iç organlara ait iç organlarla ilgili iç oyuncu 
iç politika iç sahanın dışı iç salgı bezleri bilim dalı 
iç salgı ile ilgili iç salgıbezi iç savaş 
Iç savaşta güney eyaletleri marşı iç savaştan önceki iç savaştan sonra güney amerika'ya giden kimse 
iç sıkıntısı iç sorunlar iç taraf 
iç tarafları keşfedilmemiş kıta iç tarafta iç ticaret 
iç tüzük iç uyak iç vida dişi 
iç yakımlı motor iç yüzey iç yüzünde 
icabına bakmak icabında icap 
icap ederse icap etmek icat 
icat etme icat etmek içbükey 
içbükey yüzey içbükeylik içe akan 
içe çökük içe doğru içe doğru büyümüş 
içe dönük içe dönük kimse içe dönüklük 
içe girme içe işleyen içe katlanmış 
içe kıvrık ayak başparmağı içe kıvrılma içe oturan söz 
içe sokulmayan bluz içe yönelik içe yöneliklik 
içeceğin yapışkan oluşumu içecek içecek (alkolsüz) 
içecek bir şey almak içecekler içecekleri doldurmak 
içecekleri koymak içen kimse içerden evlenme 
içerek unutmaya çalışmak içeren içeri 
içeri akmak içeri alma içeri almak 
içeri almamak içeri bakmak içeri çekilebilir 
içeri çekilme içeri çekme içeri çekmek 
içeri çökük çene içeri doldurmak (rüzgâr) içeri getirmek 
içeri girmek içeri hizada inşa etme içeri kapamak 
içeri kaymak içeri kilitlemek içeri kıvrık 
içeri kıvrık kısım içeri kıvrılmak içeri sığmayanların başka yerde toplanması 
içeri sokmak içeri sokmamak içeri sürüklemek 
içeri tıkmak içeri yollamak içeride 
içeride (ülke) içeride kalmak içerideki 
içeriden içeriden ve dışarıdan içerik 
içerik miktarı içerikli içeriksiz 
içerisi içerisinde içeriye 
içeriye açılmak içeriye akan içeriye akma 
içeriye büyüme içeriye çekilmiş içeriye çekme 
içeriye davet etmek içeriye doğru içeriye doğru büyüyen 
içeriye dönme içeriye giren içeriye girmek 
içeriye göndermek içeriye hücum içeriye koşmak 
içeriye patlamak içeriye patlatmak içeriyi dolaşmak 
içerleme içerlemek içerlememek 
içerlemiş içerme içermek 
içermemek içermeyen içgözlem 
içgözlem ile ilgili içgözlem yapmak içgüdü 
içgüdüsel içgüdüsel olarak içgüdüyle 
içi içi dışı bir içi doldurulmuş 
içi geçmek içi hamur olmuş ekmek içi içine sığmamak 
içi içine sığmayan içi kararmak içi kaymaklı çikolata 
içi kremalı içi kürk kaplı içi kürklü manto 
içi rahat içi rahat olma içi rahat olmayan 
içi sıkılan içi sıkılmak içilebilir 
içilir içilmez içim 
içimi kolay içimizdeki canavar için 
için çalışmak için hangi hattı kullanmam lazım için için 
için için yanan ateş için için yanmak için kullanılmak 
için tütün için uğraşmak içinde 
içinde olmak içinde oturulabilir içinde yaşanabilir 
içinde yuvarlanmak içinde yüzmek içindeki 
içindekiler içindekilerle satın almak içinden 
içinden çıkılmaz içinden çıkılmaz durum içinden çıkılmaz hale getirmek 
içinden çıkılmaz iş içinden çıkılmaz olmak içinden çıkılmazlık 
içinden çıkmak içinden edilen dua içinden geçmek 
içinden gelerek içinden gelme içinden gülmek 
içinden okunan içinden su akan ağız içine 
içine alan içine alma içine almak 
içine atmak içine bakmak içine boşaltmak 
içine çeken kimse içine çekme içine çekmek 
içine çizilmiş içine çizmek içine çökük 
içine dert olmak içine doğma içine doğmak 
içine dökme içine dökmek içine düşmek 
içine eğrilme içine etmek içine gaz verme 
içine girilebilen içine girmek içine giydirmek 
içine işleme içine işlemek içine işlemiş 
içine işletmek içine işleyen içine kapanık 
içine kapanık kimse içine kapanıklık içine katlamak 
içine kıvırmak içine korku düşmüş içine koymak 
içine oturmak içine sığmamak içine sokma 
içine sokmak içine üflemek içine vermek (gaz) 
içine yapıştırmak içine yerleştirilmiş içine yün doldurup dikmek 
içini açmak içini boşaltmak içini çekmek 
içini çıkarmak içini dışına çevirme içini dışına çevirmek 
içini dökme içini dökmek içini döküp rahatlamak 
içini doldurmak içini görmek içini kaplamak 
içini karartmak içini kemiren şey içini okumak 
içini oymak içini rahatlatma içini rahatlatmak 
içini sıkmak içini tahrip etmek içini temizleme 
içini temizlemek içip ağlayan içip bitirmek 
içirilebilir içirip durmak içirip sarhoş etmek 
içirmek içirmemek içişleri 
Içişleri bakanı içişleri bakanı içişleri bakanlığı 
içki içki alemi içki alemi şarkısı 
içki alemi türünden içki alemi yapmak içki alışkanlığı 
içki bağımlılığı içki bağımlısı içki bardağı 
içki fabrikası içki içen kimse içki içme 
içki içmek içki içmeme içki içmeyen kimse 
içki ile kutlamak içki imalathanesi içki ısmarlamak 
içki kaçakçılığı içki kaçakçılığı yapmak içki kaçakçısı 
içki karşıtı içki karşıtı bir dernek içki karşıtı kimse 
içki katılmış içki katmak içki kileri 
içki mahmurluğu içki ölçeği içki ölçüsü 
içki satılan dükkân içki satma ruhsatı içki yasağı (amer.tar.) 
içki yasağı karşıtı içki yasağı yanlısı (amer.tar.) içkici 
içkici tip içkide aşırıya kaçmayan içkiden aptallaşmış 
içkiden dolayı titremeli sayıklama içkiden gelen cesaret içkiden rahatsızlanmak 
içkiden uzak durma içkiden uzak durmak içkiler 
içkiler benden içkili içkili eğlence 
içkili olmak içkili olmamak içkinin etkisiyle rahatsız olmak 
içkinin etkisiyle yapılan içkinin serbest olduğu içkinin verdiği cesaret 
içkisiz içkisiz otel içkiye daha dayanıklı olmak 
içkiye düşkün olmak içkiye düşkünlük içkiye harcamak 
içkiye karşı olma içkiye katılan soda içkiye tövbe eden 
içkiyi bırakmak içkiyi bırakmamak içkiyi bırakmış 
içkiyi bırakmış olmak içkiyi dayamak içkiyi fazla kaçırmak 
içkiyi seven kimse içkiyle dağıtmak içkiyle erkekleri domuz yapan kadın 
içkulak boşluğu içlem içler acısı 
içlerinde en iyisi olmak içli içli çekirdek 
içli çekirdekler içli dışlı içlilik 
içme içme suyu içme suyu ile geçen 
içmek içmek (çorba) içmek (sağlığa vb.) 
içmeler içmelere gitmek içmemek 
içmimar içoğlanı içparazit 
icra icra eden kimse icra emri 
icra etme icra etmek icra etmek (meslek) 
icra kararı icra memuru icraat 
içses düşmesi içte içteki 
içten içten düğmeli bir tür palto içten gelen 
içten gelme içten içe içten içe güdülen 
içten içe kaynamak içten içe kaynatmak içten içe olmak 
içten olmayan içten pazarlıklı kimse içten teşekkürler 
içten yanma içten yanmalı motor içtenlik 
içtenlikle içtenlikle selâmlamak içtensizlik 
içtepi içtima içtima alanı 
içyağı içyağlı içyürekzarı 
içyüzü içyüzünü anlama içyüzünü anlamak 
içyüzünü araştırmak içyüzünü bilen kimse İdaho 
idam idam cezası idam edilmek 
idam etmek idam hükmü idam kaçağı 
idam kütüğü idam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak idam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaybetmesi 
idam mangası idam sehpası idama mahkum etmek 
idamlık eylem idamlık suç idare 
idare edeceğim idare edem idare edememek 
idare eder idare ederek idare edilebilen balon 
idare edilebilir idare edilebilir şekilde idare edilebilirlik 
idare edilir idare edilmesi güç idare etme 
idare etmek idare etmekte idare heyeti 
idareci idarecilik idareli 
idareli biçimde idareli harcamak idareli kullanma 
idareli kullanmak idareli olmak idaresi altına girmek 
idaresi zor idaresi zor olma idareyi almak 
idareyi ele almak idari idari bölge 
idari işler iddia iddia avukatı 
iddia eden kimse iddia edilebilir iddia edilebilir şey 
iddia edilen iddia etmek iddia konusu şey 
iddia makamı iddia makamı avukatı iddiacı 
iddiadan vazgeçmek iddialar iddialı 
iddianame iddiası olmamak iddiasız 
iddiasızlık iddiaya girmek iddiaya göre 
iddiaya tutuşmak iddiayı desteklemek iddiayı haklı bulmak 
iddiayı kabul etmek ideal ideal edinme 
ideal edinmek ideal güzellik ideal iş 
ideal olarak ideal ölçü ideal ortam 
idealdeki yer idealist idealize etmek 
idealizm idealizme ait idealleşmek 
idealleşmemek idealleştirme idealleştirmek 
idealleştirmemek ideo ideogram 
ideolog ideoloji ideoloji haline getirmek 
ideolojiden arındırmak ideolojik idil 
idiyopatik idiyosenkrazi idman 
idman elbisesi idman yapmak idman yürüyüşü 
idol idrak idrak edebilen 
idrak ederek idrak edilebilir idrak edilmemiş 
idrak eksikliği idrak etmek idrak gücü 
idrak ile ilgili idrak kabiliyeti idrak yeteneği 
idrak yeteneği olan idrar idrar söktürücü 
idrar söktürücü ilaç idrar tahlili idrar yolları hastalığı 
idrar yolları iltihabı idrar yolları ve cinsel organlarla ilgili idrar yolu 
idrar yolu tıkanması idrar zorluğu idrarını tutamama 
idrarını tutamayan idrarla ilgili ifa 
ifade ifade eden ifade eden şey 
ifade edici ifade edilebilir ifade edilemez 
ifade edilmek ifade edilmemiş ifade etme 
ifade etmek ifade etmez ifade tarzı 
ifade verme ifade vermek ifadeli 
ifadesini almak ifadesiz ifadesiz bakış 
ifadesiz surat ifadesiz yüz ifadesizce 
ifadesizlik iffet iffet taslama 
iffet taslayan iffetli iffetli geçinen 
iffetsiz iffetsizlik iflah olmaz 
iflas iflas edenin mal varlığı iflas etme 
iflas etmek iflâs etmek iflas etmek üzere şirket 
iflas etmiş iflas etmiş birinden alacağı olan kimse iflas etmiş kimse 
iflas ettirmek iflas hakemi iflas halinde alacaklılara ödenen pay 
iflas ilanı iflas işlemi iflas memuru 
iflas sonucu icra kararı iflas talebi iflas yasası 
iflâsa götüren iflasını istemek ifrit 
ifşa ifşa etmek iftihar 
iftihar etmek iftiharla iftira 
iftira atmak iftira eden iftira etmek 
iftira gibi iftira kampanyası iftira niteliğinde 
iftira olan iftira türünden iftiracı 
iftiralı iftiralı yazı iftiraya uğramak 
iğ iğ saatleri iğağacı 
iğaretler iğdiş edilmemiş iğdiş edilmemiş at 
iğdiş edilmiş boğa iğdiş edilmiş hayvan iğdiş edilmiş koç 
iğdiş etme iğdiş etmek iğfal 
iğfal eden iğfal etmek iğne 
iğne (akrep vb.) iğne (arı vs.) iğne (süs) 
iğne batırmak iğne batması iğne deliği 
iğne gibi iğne gibi batan iğne gibi şey 
iğne ile açılmış delik iğne ile delmek iğne ile öldürmek 
iğne ipliğe dönme iğne işi iğne kutusu 
iğne oyası iğne topuk iğne ucu 
iğne yapmak iğne yapraklı iğne yastığı 
iğneardı dikiş iğneardı dikiş dikmek iğneleme 
iğnelemek iğnelememek iğnelenme 
iğneler iğneleyici iğneleyici söz 
iğneli iğneli konuşma iğneli olma 
iğneli söz iğneli vals iğnelik 
iğneye iplik geçirmek iğneye iplik geçirmeye yarayan alet iğrenç 
iğrenç bir biçimde iğrenç derecede imalı iğrenç herif 
iğrenç iş iğrenç kimse iğrenç kokan kimse 
iğrenç kokmak iğrenç olmak iğrenç şekilde 
iğrenç şey iğrenç sözler iğrenç tip 
iğrenç yemek iğrençlik iğrendirmek 
iğrendirmemek iğrenerek iğrenilen 
iğrenme iğrenmek iğrenmemek 
iğrenmiş iğreti kılığa girmek iğrip ağı 
iğsizler iğten çıkarılma kaşıdı iguana 
ihale ihale açmak ihale etmek 
ihanet ihanet etmek ihanet niteliğinde (devlete) 
ihbar ihbar etme ihbar etmek 
ihbar işareti ihbar süresi ihbarcı 
ihbarname ihlal ihlâl eden 
ihlâl eden kimse ihlâl edilebilir ihlâl edilemez 
ihlâl edilmiş ihlâl etme ihlal etmek 
ihmal ihmâl ihmal eden 
ihmal edilebilir ihmal edilmek ihmal edilmiş 
ihmal etmek ihmal etmemek ihmal suçu 
ihmalci ihmalcilik ihmalden dolayı kaybedilen şey 
ihmali olan ihmalkâr ihmalkâr kimse 
ihmalkâr kişi ihmalkârlık ihmalkârlık yapmak 
ihmâlkârlıkla ihraç ihraç edilen 
ihraç etme ihraç etmek ihraç malı 
ihraç primi ihracat ihracata yönelik ürün 
ihracatçı ihsan ihsan etmek 
ihtar ihtar etmek ihtar etmeksizin 
ihtarname ihtilaf ihtilaflı 
ihtilal ihtilâlde şiddeti başlatan politikacı ihtilâs 
ihtimal ihtimal dahilinde ihtimal hesabı 
ihtimal verilebilir ihtimal vermek ihtimali 
ihtimali olmadan ihtimali olmayan ihtimalsizlik 
ihtimam ihtiras ihtiraslı 
ihtiraslı aşk ihtişam ihtişamlı 
ihtisas ihtisas yapmak ihtiva etmek 
ihtiyaç ihtiyaç duymak ihtiyaç fazlası 
ihtiyaç fazlası işçi ihtiyaç fazlası kimse ihtiyaç fazlası oluş 
ihtiyaç göstermek ihtiyaç halinde ihtiyaç nedeniyle 
ihtiyacı karşılamak ihtiyacı karşılamama ihtiyacı karşılamayan 
ihtiyacı karşılanmamış ihtiyacı karşılayan ihtiyacı olmak 
ihtiyacını gidermek ihtiyacını karşılamak ihtiyaçlar 
ihtiyaçları karşılanmak ihtiyaçlarını karşılamak ihtiyaçtan 
ihtiyar ihtiyar adam ihtiyar at 
ihtiyar çapkın ihtiyar heyeti ihtiyar kurt 
ihtiyar zampara ihtiyari ihtiyarlama 
ihtiyarlamak ihtiyarlamamak ihtiyarlar 
ihtiyarlayan ihtiyarlık ihtiyarlık beneği 
ihtiyarlık sigortası ihtiyarlık sonucu ihtiyarlıktan olan 
ihtiyat ihtiyat akçesi ihtiyat parası 
ihtiyati haciz ihtiyati tedbir ihtiyati tutuklama 
ihtiyatla ihtiyatla ilerlemek ihtiyatla oynayan kumarbaz 
ihtiyatlı ihtiyatlı bir biçimde ihtiyatlı davranmak 
ihtiyatlı hareket etmek ihtiyatsız ihtiyatsızlık 
ihya etmek ihya olmak ikame 
ikâme ikamet ikâmet 
ikamet eden kimse ikamet etmek ikamet etmeyen 
ikamet ettirmek ikamet süresi ikamet yeri 
ikametgâh ikâmetgâh ikametgâh ile ilgili 
ikaz ikaz edici ikaz etme 
ikaz etmek ikaz lâmbası ikebana 
iken iki iki addan oluşan soyadı 
iki ağızlı büyük kılıç iki amaçlı iki anlama da gelebilen iltifat 
iki anlamlı iki anlamlılık iki arada bir derede 
iki arada bir derede kalmak iki as iki asitli 
iki atlı araba iki atomlu iki ay süren 
iki ayağını bir pabuca sokmak iki ayaklı iki ayda bir 
iki ayda bir çıkan dergi iki ayda bir olan iki aylık 
iki ayrı ve bağımsız ilkenin kabullenilmesi iki başlı iki başlı kartal 
iki başlı kas iki bölmeli çanta iki boyutlu 
iki boyutlu bir şekilde iki buçuk penilik iki büklüm etmek 
iki büklüm olmak iki cadde arasındaki binalar iki çatallı 
iki çekirdekli iki çenekli iki çift lâf 
iki çiftin birlikte buluşması iki ciltlik iki ciltlik roman 
iki cinsli yaratık iki çizgili iki dalda birden alınan şeref nişanı 
iki defa iki değerli iki değerli cıvalı 
iki dil bilen iki direkli gemi iki direkli küçük yelkenli 
iki direkli yelkenli iki dirhem bir çekirdek iki dirhem bir çekirdek olmak 
iki düzlemli iki eksenli iki elini de kullanabilen 
iki elini de kullanabilen kimse iki elini de kullanabilme iki elle kullanılan 
iki elli iki enstrüman çalmak iki eşeyli 
iki eşit parçalı iki eşit parçaya bölmek iki eşit parçaya bölünmüş 
iki eşli iki eşli kimse iki eşlilik 
iki fazlı iki film birden iki gözlü 
iki gözü iki çeşme iki gözü iki çeşme ağlamak iki günde bir 
iki güverteli gemi iki hafta iki hafta sonra bugün 
iki haftada bir iki haftada bir çıkan dergi iki haftada bir olan 
iki haftada bir yayımlanan dergi iki haftalık tatil iki heceli 
iki heceli olarak iki heceli sözcük iki hidrojen atomlu ve iki tuz oluşturan 
iki hörgüçlü deve iki hükümdarlı yönetim iki ile çarpmak 
iki isimli iki kademlik mikyas iki kanatlı 
iki kanatlı tablo iki karşıt anlamlı iki karşıt gruba bölünme 
iki kat iki kat arasındaki merdiven iki kat arasındaki merdivenler 
iki kat boyanmış iki kat olarak iki katı 
iki katına çıkarmak iki katına çıkmak iki katlı 
iki katlı ev iki katlı sandviç iki kelimeden oluşmuş sözcük 
iki kelimenin kaynaşmış hali iki kelimeyi birleşik okuma iki kenarı da kesen 
iki kenarlı iki kere iki kere iki dört 
iki kez kontrol etme iki kez oy veren kimse iki kişi 
iki kişi arasında iki kişi ile oynanan oyun iki kişilik 
iki kişilik araba iki kişilik araç iki kişilik bisiklet 
iki kişilik çadır iki kişilik esnek ve uzun araba iki kişilik gelir 
iki kişilik kanepe iki kişilik kürek teknesi iki kişilik oyun 
iki kişilik üç tekerlekli bisiklet iki kişilik yatak iki kişilik yataklı 
iki kişinin para kazandığı aile iki kişinin rolünü üstlenen kimse iki kişiyle oynanan 
iki kısa ve bir uzun heceli ölçü iki kola ayırmak iki kola ayrılma 
iki kola ayrılmak iki kola ayrılmış iki kollu ince halat 
iki kollu testere iki kulplu kâse iki kulplu şarap bardağı 
iki kuruş iki kuruşluk iki kutuplu 
iki lokma ekmek iki lokma yemek iki meclisli 
iki misli iki misli miktar iki misli yapmak 
iki misline çıkarma iki misline çıkarmak iki mısra 
iki nokta arası at yarışı iki nokta arasında yapılan (yarış) iki nokta üst üste 
iki notayı birleştirmek iki oksijen atomlu element iki parça 
iki parça bir takım iki parçadan oluşan şey iki parçalı 
iki parçaya iki peni iki penilik 
iki renkli iki rolü birden oynamak iki saatlik akşam nöbeti (gemi) 
iki sahneyi bağlamakta kullanılan çekim iki satır yazmak iki sayı önde olmak 
iki şekilli iki şekillilik iki seksen uzatmak 
iki şeritli iki sesli harfi ayırma iki sesli harfin ayrılması 
iki sesli şarkı iki sevgilinin arasındaki üçüncü kişi olmak iki sevgiliye eşlik etmek 
iki sıra parketmek iki soyadlı Iki şubat 
iki tane tek kişilik yatak iki tarafı da idare etmek iki tarafı da tutan 
iki tarafı da tutma iki tarafında beşer küreği olan kadırga iki tarafında zararlı çıktığı savaş 
iki taraflı iki taraflı felç iki tekerlekli araba 
iki tekerlekli araba sürücüsü iki tekerlekli at arabası iki tekerlekli çekici 
iki tekerlekli hafif araba iki tekerlekli tek atlı araba iki tekerli at arabası 
iki telden aynı anda ses çıkarmak iki telin arasına koyulan tahta iki terimli 
iki ucu keskin iki ucu keskin kılıç iki ucunu birleştirme 
iki ünlünün kaynaşmasına ait iki uyaklı 10 13 dizelik şiir iki uyaklı şiir (13 14 dizeli) 
iki uzun heceli sözcük iki uzun heceli sözcükten oluşmuş (ölçü) iki veya beş kişiyle oynanan top oyunu 
iki vezinli mısra iki vitesli iki yakası bir araya gelmek 
iki yana açmak iki yanı ağaçlıklı yol iki yaşında erkek geyik 
iki yaşındaki erkek geyik iki yaşındaki kuzu iki yıl süren 
iki yıl yaşayan bitki iki yılda bir iki yılda bir olan 
iki yıllık iki yıllık şartlı erteleme iki yıllık yüksekokul 
iki yle çarpmak iki yöne gidebilen lokomotif iki yönlü çalışan 
iki yönlü şose iki yudum bir şey iki yüz 
iki yüz yılda bir olan iki yüzlü iki yüzlü (kumaş) 
iki yüzlü davranmak iki yüzlülük iki yüzlülük etmek 
iki yüzlülük yapmak iki yüzüncü yıldönüm iki yüzyılda bir olan 
iki yüzyıllık iki zamanlı iki zarla özel masasında oynanan bir kumar 
ikici ikicilik ikievcikli 
ikilem ikilem içinde olmak ikileme 
ikilemek ikilememek ikili 
ikili bahis ikili buluşma ikili çalışan casus 
ikili dans ikili olarak ikili oynamak 
ikili ünlü ikili usulde defter tutma ikili viraj 
ikiliden gülünç duruma düşeni ikilik ikimiz 
ikinci ikinci (yarış) ikinci adres 
ikinci anneden olan çocuk ikinci bahsedilen şey ikinci başlık 
ikinci branş olarak almak ikinci çağın son dönemi ikinci defa çıkan ot 
ikinci denetleme ikinci derece statüsü olan ikinci derecede 
ikinci derecede kalan olaylar dizisi ikinci derecede kanıt ikinci derecede olan 
ikinci derecede önemli olma ikinci derecede rol oynayan ikinci derecede yanıklar 
ikinci dereceden ikinci dereceden cinayet ikinci dereceden denklem 
ikinci dereceden şey ikinci dereceli ikinci dereceli şey 
ikinci düzeltme (dizgi) ikinci el ikinci el araba 
ikinci el kiracı ikinci elden ikinci en iyi 
ikinci evlenmeye ait ikinci evlilik ikinci gelmek 
ikinci hakim ikinci imza ikinci isim 
ikinci işte çalışan kimse ikinci işte çalışma ikinci işte çalışmak 
ikinci kalite ikinci kalite mal ikinci kaptan 
ikinci kat boya ikinci kez evlenen kimse ikinci kişilik 
ikinci lig ikinci mahsul ikinci mevki 
ikinci mevkii ikinci olan kimse ikinci olarak 
ikinci olmak ikinci pilot ikinci plândaki renk 
ikinci şahıs ikinci sınıf ikinci sınıf öğrencisi (üniv.) 
ikinci sırada olan şey ikinci şoför ikinci takım 
ikinci ürün ikinci ve üçüncü sınıf öğrencisi ikinci yıl öğrencisi 
ikinci yol yapmak ikinci zamana ait ikincil 
ikincil etki ikincil şey ikincisi 
ikindi kahvaltısı ikişer ikişer ikişer ikişer ayırmak 
ikişer ikişer saymak ikişer ikişer yürüyen öğrenciler ikişerli 
ikişerli olarak ikisi ikisi de 
ikisi de birbirinden zor iki seçenek ikisi de değil ikisi için 
ikisi ortası ikisinden biri ikisinin ortası 
ikiye ikiye ayırmak ikiye ayırmak (kesmek) 
ikiye ayrılma ikiye ayrılmak ikiye bölme 
ikiye bölmek ikiye katlama ikiye katlamak 
ikiye katlanmak ikiye kesmek ikiz 
ikiz kardeş ikiz kişilikli olma ikiz kristal 
ikiz kutuplu şey ikizkenar ikizkenar yamuk 
ikizkenar yamuk şeklinde ikizler ikizler burcunun yıldızı 
ikizlerden biri ikizleşme ikizleştirmek 
ikizleştirmemek iklim iklim kuşağı 
iklimbilim iklime alışmak iklime alıştırma 
iklime alıştırmak iklime bağlı olarak iklimle ilgili 
iklimleme ikmal ikmal deposu 
ikmal hatları ikmal malzemesi ikmal sınavı 
ikmal üssü ikmal yapmak ikmale bırakmak 
ikna ikna edici ikna edici delil 
ikna edici olmak ikna edici olmayan ikna edici tip 
ikna etme ikna etmek ikna etmeye çalışmak 
ikna olmak ikna olmamış ikna olmuş 
ikna yeteneği ikna yeteneği olan kimse ikon 
ikon düşmanı ikon düşmanlığı ikonlara tapma 
ikonoskop ikram ikram edilmek 
ikram etmek ikram servis sanayi ikram servis ticareti 
ikram servisi yapan kişi veya kuruluş ikram servisi yapma ikramiye 
ikramiye listesi ikramiye sahibi ikramiyeli 
ikrar iksir iktibas 
iktidar iktidar olma çabası iktidar partisi 
iktidara gelme iktidara gelmek iktidarda 
iktidarda olan iktidardaki iktidardaki parti 
iktidardakiler iktidarlı iktidarsız 
iktidarsızlık iktisadi iktisadi politika 
iktisadiyat iktisat iktisat bilimi 
iktisatçı il il halkı 
ilaç ilaç (at) ilaç bağımlısı 
ilaç hazırlamak ilaç hazırlayan kimyager ilaç içirmek (hayvan) 
ilaç kapsülü ilaç katılmış içki ilaç katmak 
ilaç kullanımına ait ilaç kutusu ilaç miktarları bilgisi 
ilaç özelliği olan ilaç satılan süpermarket ilaç tedavisi 
ilaç vermek ilaç yapımında kullanılan ilaç yazma 
ilaç yazmak (doktor) ilacı kötü amaçla kullanma ilacın kullanım şeklini yazan bölüm 
ilaçla ovma ilaçla tedavi edilebilir ilaçla tedavi etmek 
ilaçla uyutmak ilaçlamak ilaçlamamak 
ilaçlanmak ilaçlanmamak ilaçlar kitabı 
ilaçlı bezle silmek ilaçlı pamuk ilaçlı pamuk ile temizlemek 
ilaçlı röntgen çekilmeden önce alınan sıvı ilaçlı su ilaçmış gibi verilen fonksiyonsuz madde 
ilaçsız ilaçsız doğum ilah 
ilâhe ilahi ilahi adalet 
ilâhi besteleme ilâhi gibi ilâhi ile övmek 
ilahi kitabı ilahi kurallar ilâhi söyleme 
ilahi söylemek ilahi takdir ilâhiler 
ilâhilere ait ilâhilik ilahiyat 
ilâhiyat ilahiyat fakültesi ilahiyatçı 
ilâhiyatla ilgili ilahın öldürülmesi ilahlaştırma 
ilâhlaştırmak ilâhlaştırmamak ilan 
ilan eden ilan eden kimse ilan etme 
ilan etmek ilan etmek (alkışlarla) ilan panoları ile gezen adam 
ilan panosu ilan tahtası ilân tahtası 
ilan vererek aramak ilan vermek ilan yapıştırmak 
ilancı ilave ilâve 
ilave (gazete) ilave edilen ilâve etme 
ilave etmek ilave giderler ilave olmak 
ilave sayfalar ilave yapmak ilaveler 
ilavesiyle ilaveten ilâveten 
ilçe ilçe merkezi ile 
ile çalışmak (banka) ile kaçmak ile kalmak 
ile savaşmak ile sonuçlanmak ile tanınmak 
ilelebet ilerde ilerdeki 
ileri ileri (saat) ileri alan oyuncusu 
ileri almak ileri atılma ileri bir tarihe atmak 
ileri fırlama (at) ileri gelen ileri gelenler 
ileri gelmek ileri geri ileri geri çalışma 
ileri geri işlemek ileri geri konuşmak ileri gitme 
ileri gitmek ileri gitmek (saat) ileri görüşlü 
ileri görüşlülük ileri ıngilizce ileri karakol 
ileri olmak ileri süren kimse ileri sürme 
ileri sürmek ileri sürmek (kanıt) ileri uç bölgesi (saha) 
ileri yaş ileri zekâlı ilerici 
ilerici kimse ilerici parti ileride 
ileride yer alan kimse ileride yürürlüğe girecek olan ilerideki 
ileriki ileriki tarihe yazmak ilerilik 
ilerisi ilerisi düşünüldüğünde ilerisi düşünülerek yapılan 
ilerisi için saklamak ilerisinde ilerisinde olmak 
ilerisini düşünerek ileriye ileriye atmak 
ileriye bakmak ileriye doğru ileriye dönük 
ileriye gitme ileriye gitmek ileriye götürmek 
ileriye itmek ileriye koymak ileriye sürme 
ileriye yönelik ileriyi de kapsayan ileriyi düşünen 
ileriyi görebilme ileriyi görememe ileriyi göremeyen 
ileriyi gören ileriyi görme ileriyi görmek 
ilerle ilerledikçe ilerleme 
ilerleme göstermek ilerleme göstermemek ilerleme göstermeyen 
ilerleme halinde ilerleme kaydetmek ilerleme şansı 
ilerlemek ilerlemekte ilerlememek 
ilerlemesine yardımcı olmak ilerlemesini engellemek ilerlemeyen 
ilerlemiş ilerlemiş yaş ilerletme 
ilerletmek ilerletmemek ilerleyememek 
ilerleyen ileten iletilebilir 
iletişim iletişim ağı iletişim aracı 
iletişim kopukluğu iletişim kurmak iletişim kurmalarını sağlamak 
iletişim sağlamak iletişimi koparmak iletişimi koparmamak 
iletken iletken kablo iletken madde 
iletken olmayan madde iletken tel iletkenlik 
iletkenlik birimi iletki iletki ile çizme 
iletki ile çizmek iletme iletmek 
iletmemek ilgeç ilgi 
ilgi alanı ilgi çeken dava ilgi çeken kimse 
ilgi çeken oyun ilgi çeken şey ilgi çekici 
ilgi çekici şey ilgi çekme ilgi çekmek 
ilgi çekmek için dikkat çekici giyinmek ilgi çekmeye çalışan kimse ilgi çekmeyen 
ilgi cümleciği ilgi duymak ilgi görmemek 
ilgi göstermek ilgi grubu ilgi konusu 
ilgi merkezi ilgi odağı ilgi uyandıran 
ilgi uyandırmak ilgi zamiri ilgilendiğim kadarıyla 
ilgilendirmek ilgilendirmemek ilgilenen 
ilgilenilmemiş ilgilenme ilgilenmek 
ilgilenmeme ilgilenmemek ilgilenmeyen 
ilgili ilgili bulunmak ilgili makama 
ilgili olarak ilgili olmak ilgili taraflar 
ilginç ilginç biçimde ilginç gelen yön 
ilginç gelmek ilginç ihtiyar ilginç olay 
ilginç olmayan ilginç şey ilginç tip 
ilginçleştirmek ilginçleştirmemek ilginçlik 
ilgisi kalmamak ilgisi olmak ilgisi olmamak 
ilgisi olmayan kimse ilgisini başka tarafa çekme ilgisini çekmek 
ilgisini kesme ilgisini kesmek ilgisiz 
ilgisiz olmak ilgisiz sonuç ilgisizce 
ilgisizlik ilgiyi kesmek ilgiyle 
ilhak ilham ilham almak 
ilham kaynağı ilham perisi ilham veren kimse 
ilham verme ilham vermek ilham vermeyen 
ilhamlı ilhamsız iliğe takılan çiçek 
iliğine kadar üşümüş ilik ilik açmak 
ilik gibi ilik kemiği ilik kemikleri 
iliklemek iliklememek iliklere işleyen 
iliklere işleyen soğuk iliklerine kadar iliklerine kadar donmuş 
iliklerine kadar ıslanmış ilikli iliksi 
ilim ilim irfan ilişiği olmak 
ilişiğini kesme ilişiğini kesmek ilişik 
ilişik belge ilişikteki ilişki 
ilişki kurma ilişki kurmak ilişki olmadan gerçekleşen doğum 
ilişkilerde usta ilişkilerde ustalık ilişkilerin kesilmesi 
ilişkili ilişkili olmak ilişkili şey 
ilişkin ilişkin olmak ilişkinin kesilmesi 
ilişkisi bitmek ilişkisi kalmamak ilişkisi olan 
ilişkisi olmak ilişkisini kesmek ilişkisini ortaya çıkarmak 
ilişkisiz ilişkiye girme ilişkiye girmeden sevişme 
ilişkiye girmek ilişkiyi göstermek ilişkiyi kesmek 
iliştirmek iliştirmemek ilk 
ilk adım ilk adımı atmak ilk bahsedilen 
ilk bakışta ilk bakışta olan ilk bakışta tanıma 
ilk baskı prova kâğıtları ilk biçim ilk çağa ait 
ilk cet ilk çocuk ilk defa kullanmak 
ilk defa savaşa girme ilk deneme ilk denemeyi yapmak 
ilk deneyim ilk doğan ilk doğan hayvan 
ilk dönem ilk dört yazar (ıncil) ilk elden 
ilk etapta ilk fırsatta ilk gece 
ilk gelen ilk görüşte ilk gösterim 
ilk harf ilk insan ilk insanların yaptığı sanat eseri 
ilk izlenime göre ilk izlenime göre değerlendirilen ilk kat sıva sürmek 
ilk kez ilk kez kırpılan koyun ilk montaj 
ilk oğul ilk okuma kitabı ilk olarak 
ilk ölen ebeveyn ilk örnek ilk oynama hakkı (iskambil) 
ilk oynatım ilk oyununu oynayan aktör ilk oyununu oynayan aktris 
ilk seçme hakkı ilk sonuç ilk söz 
ilk taksit ilk teşebbüs ilk türe dönüş ile ilgili 
ilk üç incil ilk üç incil ile ilgili ilk üçe girememiş 
ilk üçe giremeyen at ilk ürün ilk ve ortaokul 
ilk ve son ilk ve son olarak ilk yardım 
ilk yardım çantası ilk yardım görevlisi (orduda) ilk yardım istasyonu 
ilk yardım kutusu ilk yardım malzemesi ilk yardım merkezi 
ilk yardım sağlamak ilk zamanlar ilkbahar 
ilkbahar gündönümü ilkbahar noktası ilkbahara ait 
ilke ilke olarak ilkel 
ilkel benlik ilkel haline dönmek ilkel insan 
ilkel özelliklerin yeniden belirmesi ilkelcilik ilkeler 
ilkeleri anlatmak ilkellik ilkin 
ilköğretim ilköğretim okulu ilkokul 
ilkönce illâki illallah 
illallah demek illegal illegallik 
illet illüzyon illüzyon ile ilgili 
illüzyonist ilmek ilmekli tuzak 
ilmi ilmihal ilmihal öğretmek 
ilmik ilmik olmak ilmik yapmak 
iltica iltica etmek iltica hakkı 
ilticacı iltifat iltifat (sahte) 
iltifat ederken çam devirme iltifat etmek iltifatlar yağdırma 
iltihabı azaltan iltihabı azaltan ilaç iltihabı boruyla boşaltma 
iltihabın iyileşmesi iltihap iltihap akıtan 
iltihap akıtmak iltihap çekme tüpü iltihap çıkmak 
iltihap toplamak iltihap yapan iltihaplanma (hayvan) 
iltihaplanmak iltihaplanmamak iltihaplanmış 
iltihaplı iltihaplı ayak şişliği iltihaplı isilik 
iltihaplı yara iltihaptan kızarma iltimas 
İlyas ima imâ 
ima edilen ima edilen fikir ima etme 
ima etmek ima ile istemek ima yollu 
imadan anlamak imago imaj 
imaj yaratma imal imal etme 
imal etmek imalât maliyeti imalatçı 
imalathane imalı imalılık 
imam imamlık iman 
iman eden iman eden kimse iman etmemek 
imanını gevretmek imanla tedavi imanla tedavi eden kimse 
imanlı imansız imansız kimse 
imansızlara ait imansızlık imar 
imar etmek imar planlaması imar sahası 
imar ve iskân bakanlığı imarethane imbat 
imbik imbikten çekme imbikten geçmek 
imdada yetişmek imdadına koşmak imdadına yetişmek 
imdat imdat çağrısı imdat çıkışı 
imdat fişeği imdat freni imdat işareti 
imdat istemek imdat telefonu imge 
imgelem imgeler imgesel 
imha imha eden kimse imha edici 
imha edilmek imha etmek imha komandosu birliği 
imitasyon imkân imkân tanımak 
imkân vermek imkânı imkânı olmak 
imkânlar imkânsız imkânsız işe girişmek 
imkânsız şey imkânsızı başarmak imkânsızlaştırmak 
imkânsızlık imla imlâ 
imlâ dinamosu imlâ hatası yapmak imlâ kılavuzu 
imlâ kurallarına uyarak yazan kimse imlâ yarışması imlâsını yazmak 
immünoloji impala imparator 
imparator hakimiyeti imparatora ait imparatoriçe 
imparatorluğa karşı olan çok ulusçu bir doktrin imparatorluk imparatorluk ile ilgili 
impresaryo imrenilecek imrenme 
imrenmek imrenmemek imsi 
imtihan imtiyaz imtiyaz sahibi 
imtiyaz vermek imtiyazlar imtiyazlı 
imtiyazlı hisse senedi imtiyazsız imtrak 
imza imza atarak feragat etmek imza atmak 
imza etmek imza örneği imza saati 
imza sahibi imza sahibinin eliyle yazılmış imza taklidi 
imza taklit eden kimse imza vermek imza yeri 
imzalama imzalamak imzalamamak 
imzalanabilir imzalanır imzalanmış 
imzalatmak imzalatmamak imzalayan 
imzalayan devlet imzalayan devletler imzalayan taraf 
imzalayarak bırakmak imzalayarak çıkmak imzalayarak girmek 
imzasız imzasız mektup (kötü niyetli) imzasızlık 
imzayı basmak in in hali 
inadı bırakmak inadına inadından 
inak inakçı inaksal 
inanan inananlar inananların önüne atıldığı tekerlekli hint heykeli 
inanç inanç değişmesi inanç öğretilerinden çıkan 
inanç öğretilerinden kaynaklanarak inanç sağlamlığı inanç tartışması 
inancı değişen kimse inancı olmak inancı yüzünden bir şeyi yapmayan kimse 
inancın açıklanması inancına bağlı kalmak inancını değiştirmek 
inançla inançlar bilgisi inançlara karşı 
inançlarda sapma inançları gereği askerlik yapmak istemeyen kimse inançları kökünden sarsan 
inançların açıklanması inançlı inançsız 
inançsız kimse inançsız olmak inançsızlık 
inançtan dönme inandırıcı inandırıcı kimse 
inandırıcı olmama inandırıcı olmayan inandırıcı ve etkileyici konuşan 
inandırıcılık inandırma inandırmak 
inandırmamak inandırmaya çalışmak inanılır 
inanılmayacak kadar inanılmaz inanılmaz şey 
inanılmazlık inanış inanışa ters düşen 
inanma inanmak inanmam 
inanmama inanmamak inanmamış 
inanmayan inanmayarak inanmaz 
inanmazlık inanmış inanmış numarası 
inat inat etmek inatçı 
inatçı bir şekilde inatçılık inatla 
inatla devam etmek inatla geri geri gitmek inatla yürümemek 
inç ince ince (espri) 
ince (iş) ince (kumaş) ince alay 
ince alay etmek ince ayar ince bağırsağın alt kısmı 
ince bağırsağın üst kısmı ince bağırsak ince bağırsak iltihabı 
ince bağırsak iltihabına ait ince belli ince benekli kır renkte 
ince beyaz keten ince bez ince bir tabaka ile kaplamak 
ince boya ince boya tabakası ince buz kaplaması 
ince buz tabakası ince çatlak ince çizgi 
ince çizgili desen ince çizgili kumaş ince dal 
ince dal gibi ince dallarla süslemek ince damarlı (ağaç) 
ince davranış ince deri ince derili 
ince dikiş iğnesi ince dilimler halinde ince dilinmiş kuru sığır eti 
ince dişli tarak ince doğramak ince dokuma 
ince eğe ince el işi ince el yazısı 
ince eleyip sık dokuma ince eleyip sık dokumak ince eleyip sık dokuyan 
ince eleyip sık dokuyan kimse ince espri ince fark 
ince farklara dikkat etmek ince floş ince gömlek 
ince hamur ince ince ince ince çizmek 
ince ince yarmak (kösele) ince ip ince iş 
ince iş marangozu ince işe yatkın ince kâğıt 
ince kaplama ince kaplama tahtası ince kesmek 
ince keten ince keten ipek kumaş ince kil 
ince kimyasal maddeler ince kılıç ince kıyılmış sert tütün 
ince kıyılmış şey ince kıyım ince kıyım tütün 
ince kök ince kopya kâğıdı ince kumaş 
ince levha ince marangozluk ince mum 
ince muslin ince olmama ince pamuklu 
ince pamuklu bez ince parça ince perdah merdanesi 
ince perdah merdanesi ile perdahlamak (kâğıt) ince porselen ince rende 
ince ruhlu ince sanatlar ince sesle söylemek 
ince sigara ince tabaka ince tabakalı 
ince taneli ince tel ince topuk 
ince topuklu ince tüy ince tüylü 
ince uç ince uzun ince uzun bacaklar 
ince uzun sandal ince ve kırılgan porselen ince ve kullanışlı 
ince ve narin kız ince ve uzun dokunma uzvu olan ince ve uzun ot sapı 
ince ve uzun puro ince ve uzun sap sürmek (bitki) ince ve zayıf yüz 
ince yapılı ince yün kumaş ince yünlü kumaş 
ince zekâ incecik incecik ayrılmak 
incecik çizgili incecik ipekli kumaş incecik kağıt 
incecik kesilmiş incecik sağlam kâğıt incecik şey 
incecik tütmek incecik tüyler incecik ve uzun 
inceden inceye inceden inceye araştıran inceleme 
inceleme grubu inceleme için bitki toplamak inceleme yapmak 
incelemeci incelemeden onaylamak incelemek 
incelemeler incelememek incelenen şey 
incelik incelikle incelikler 
inceliklere dikkat etme incelikli inceliksiz 
incelikten yoksun incelme incelmek 
incelmemek inceltici inceltilmiş 
inceltme inceltme işareti inceltmek 
inceltmek (boya) inceltmemek inceye kadar 
inci inci avcısı inci avlamak 
inci avlanan yer inci balığı inci gibi 
inci gibi top top olmak inci istiridyesi inciçiçeği 
inciden yapılmış incik incik boncuk 
incik kemiği İncil inciniş 
incinme incinmek incinmemek 
incinmemiş incinmiş incinmiş gurur 
incir incir ağacı incir yaprağı 
incirkuşu incitici incitici davranış 
incitme incitmek incitmemek 
inçlik indeks indeks sayı 
indekse yazmak indekslemek indekslememek 
indi indikatör indirgeme 
indirgeme dişlisi indirgeme oranı indirgemek 
indirgememek indirgen indirgen madde 
indirgenemez indirgenir indirilebilir 
indirilmiş indirim indirim yapılabilir 
indirim yapma indirim yapmak indirim yaptırmak 
indirimde kalmayan malı daha sonra alabilme hakkı indirimli indirimli (talep azlığından) 
indirimli fiyat indirimli fiyatlar indirimli satış 
indirimli satış yapılan yer indirimli satmak indirimli tarife 
indirme indirmek indirmek (uçak) 
indirmek (yük) indirmemek indiyum 
indükleme indüklemek indüklememek 
indüklenmiş indükleyici indüksiyon 
indüktans indüktör ineğin doğumdan sonraki ilk sütü 
inek inek (öğrenci) inek antilobu 
inek antilopu inek aşısı inek çiçek hastalığı 
inek çiçek hastalığı ile ilgili inek öğrenci inekleme 
inekleme ile öğrenilen şeyler ineklemek ineklememek 
inekler inekletmek inekletmemek 
iner kalkar köprü infaz infaz birliği 
infaz etmek infaz için kayıtlardan çıkarmak infazı gerçekleştirmek 
infazın ertelenmesi infazın geciktirilmesi infilak 
infilak etmek ingiliz tuzu ingilizleşmek 
ingilizleşmemek ingilizleştirmek ingilizleştirmemek 
İngiltere inilti iniltili (ses) 
ininde uyumak inip çıkan inip çıkma 
inip çıkmak inip çıkmak (barometre) inip kalkmak 
iniş iniş (yol) iniş borusu 
iniş çıkış iniş çıkışlar iniş deliği 
iniş izni beklerken havada dolaşmak iniş pisti iniş takımı 
iniş yapmak iniş yarışı (kayak) iniş yarışmacısı (kayak) 
inişe geçmek inişe zorlamak inişler ve çıkışlar 
inişleri ve çıkışları olmayan inişli inişli çıkışlı 
inişli çıkışlı olmak inişli yokuşlu inişte piste değip yeniden havalandırmak 
inişte uçağa işaret veren pist görevlisi inkâr inkâr eden kimse 
inkâr edilebilir inkâr edilemez inkâr etmek 
inkılâpçı inleme inlemek 
inlememek inleyen inme 
inmek inmek gemiden inmeli 
inmemek inmiş olmak inorganik 
inşa inşa edilmemiş inşa edivermek 
inşa etme inşa etmek inşa etmiş tarihi 
inşa halinde inşaat inşaat alanı 
inşaat bilgisi inşaat ile ilgili inşaat işçisi 
inşaat mühendisi inşaat mühendisliği inşaat şirketi 
inşaatçı inşaatçılık yapmak inşaatın bitişini kutlamak 
insaf insafa gelmek insaflı 
insaflı davranış insaflı davranmak insafsız 
insafsız olmak insafsızca insafsızlık 
inşallah insan insan aklını aşan 
insan azmanı insan başlı at insan biçiminde 
insan biçiminde olan insan bozuntusu insan dizisi 
insan doğası insan eliyle yapılmış şey insan etine gömülen pire 
insan gücünün üstünde çalışan işçi insan hakları Insan hakları beyannamesi 
insan halkası insan içine çıkabilir insan içine çıkamaz 
insan ilişkileri insan ilişkilerinde usta kimse insan ırkı 
insan ırkını iyileştiren insan kılığındaki şeytan insan kuvveti 
insan olarak insan öldürmeye yönelik insan sarrafı 
insan şeklinde robot insan şeklinde sütun insan şekline girmiş 
insan sevgisi insan sevmeme insan soyu 
insan tabiatı insan tasviri insan tiplerini belirleme bilimi 
insan vücudu insan vücudunu ölçme bilimi insan yaralayıcı 
insan yeme insan yerleştirmek insan yiyen 
insan yiyen canlı insan yiyen dev insan yiyen dev (dişi) 
insana benzer büyük fosil insana benzeyen insana benzeyen maymun 
insana benzeyen yaratık insana özgü insanbiçimci 
insanbiçimcilik insanbilim insanbilim uzmanı 
insanbilimsel insanca insanca olmayan 
insancıl insancıl kimse insancılık 
insancıllaşma insancıllaştırma insancıllaştırmak 
insancıllaştırmamak insancıllık insandan aşağı 
insani insani iyiliğe inanmayan insaniyetsizlik 
insanı kamçılayan bir durum insanın beden ruh ve can olarak üçe ayrılması insanın kanını donduran 
insanlar insanlardan kaçmak insanlardan nefret etme 
insanları oldukları gibi kabul etmek insanları sevmeyen insanları sevmeyen kimse 
insanların aynı soydan geldiği inancı insanlarla ilgili insanlaştırma 
insanlaştırmak insanlaştırmamak insanlığın yüz karası 
insanlık insanlık bakımından insanlık dışı 
insanlık dışı bir şekilde insanlıktan çıkarmak insanoğlu 
insansı insanüstü insanüstü çabalar 
insanüstü insan insanüstü yaratıklar insicam 
integral integralini almak integralleme 
integrand interaktif interaktif sergisi 
interfaz interglasiyel interkom 
interlüd intermezzo internet 
internet erişimi interpol interseks 
intiba intibak intibak etmek 
intifa intifa hakkı intifa hakkı olan 
intifa hakkı olan kimse intihal intihar 
intihar eden kimse intihar etmek intihar gibi 
intihar niteliğinde intihar pilotu intihar teşebbüsü 
intihar uçağı intihara ait intiharla ilgili 
intikal intikal eden intikal ile ilgili 
intikal sırası intikal vergisi intikam 
intikam almak intikam güden intikam hırsı 
intikam hırsının esiri olmuş intikam meleği Intikam tanrıçası 
intikam yüzünden intikamcı intikamını almak 
intizar inzibat inzibat amiri 
inzibat subayı inziva inziva yeri 
inzivaya çekilme inzivaya çekilmek inzivaya çekilmiş 
inzivaya çekilmiş kimse ip ip (hayvan) 
ip (sirk) ip atlama ipi ip cambazı 
ip dolaşması ip eğirici ip eğirme makinesi 
ip gibi ip halka ip ile bağlamak 
ip ip olmak (sıvı) ip merdiven ip simit 
ip söküğü ip teli ipçilik 
ipe bağlanmak (dağcılık) ipe çekilmek ipe çekme 
ipe çekme (idam) ipe çekmek ipe dizilmiş 
ipe dizilmiş şeyler ipe dizmek ipe dizmeye yarayan alet 
ipe gitmek ipe sapa gelmeme ipe sapa gelmez 
ipe sarılan sicim ipek ipek bürümcük 
ipek çorap ipek cüppe ipek dantel 
ipek gibi ipek kozası ipek kumaş 
ipek maymun ipek şerit ipek üreticisi 
ipek üzerine yapılan japon resmi ipek veya devetüyünden kumaş ipek veya devetüyünden pelerin 
ipekböceği ipekböceği kelebeği ipekböceği kozası 
ipekböceğinin ip üreten organı ipekböcekçi ipekböcekçiliği 
ipekçilik ipekli ipekli astar 
ipekli çorap ipekli incecik kumaş ipekli kalın kumaş 
ipekli kumaş ipekli parlak bir kumaş ipekli yün kumaş 
ipeksi ipeksi saç iperit 
ipi çekilerek kapatılan ağ ipi göğüslemek ipin boyutu 
ipin ucunu kaçırmak ipini çıkarmak ipini çözmek 
ipini koparıp kaçmak iple boğarak öldürmek iple çekmek 
iple çevirmek iplemem bile iplememek 
ipler ipleri elinde tutan kimse ipleri elinde tutma 
ipli ipli elektrik düğmesi ipliğe ilmik atmak 
iplik iplik bükme makinesi iplik bükmek 
iplik çekilerek işlenen nakış iplik eğirme makinesi iplik fabrikası 
iplik geçirmek (iğneye) iplik haline gelmiş iplik iplik 
iplik kurdu iplik paspas iplik yapmak 
iplikçik iplikçilik iplikli olma 
ipliksi ipnotik ipnotize etme 
ipnotize etmek ipnotizma ipnotizmacı 
ipnoz ipoteğini çözmek ipotek 
ipotek (emlâk) ipotek etme ipotek etmek 
ipotek ettiren borçlu ipotek yapan alacak sahibi ipotekli 
ipotekli malı haczetmek ipotekli malın haczi ipoteksiz 
ipotekten kurtarmak ipsiz ipsiz sapsız konuşmak 
ipsiz sapsız tip iptal iptâl damgası 
iptal davası iptal duyurusu iptâl edici 
iptal edildi iptal edilebilir iptal edilemez 
iptal edilmemiş iptal edilmiş iptal edilmiş (yağmur yüzünden vb.) 
iptâl emri iptal etme iptal etmek 
iptal etmek (üyelik vb.) iptal ettirmek iptal kararı 
iptali mümkün ipten çıkarmak ipten dönmüş adam 
ipten kurtulmuş ipucu ipucu yakalamak 
ir mez ira'nın değişik eğilimli üyesi irade 
irade gücü irade ile ilgili irade ve his yitimi 
irade yitimi iradedışı iradeli 
iradeli kişilik iradeli oluş iradesi dışında 
iradesini kaybetmek iradesiz iradesizlik 
iradeye ait Irak irak 
irak arapçası iraklı İran 
İrembağı irfan iri 
iri ayıbalığı iri başlı çivi iri başlı çivi ile çakılmış 
iri başlı küçük çivi iri bezelye iri bir bakla türü 
iri bir cins salam iri bir tür terriyer iri burunlu 
iri çivi iri dilim iri erkek hayvan 
iri fındık iri kar tanesi iri karides 
iri kırmızı erik iri kıyım iri kıyım adam 
iri kömür parçası iri kum iri parça 
iri saçma iri salam iri taneli 
iri taneli ekmek iri taneli öğütmek iri taneli yulaf 
iri ve hantal tip iri yapılılık iri yarı 
iri yarı tip iri yarı ve dinç iri yarı ve dinç kimse 
iribaş irice iridyum 
irilik irin irin akması 
irin oluşturan irin toplamak irinlenme 
irinli iris irken 
irkilme irkilmek irkilmemek 
irkilmeyle İrlanda irmik 
ironik irrasyonel irrasyonel sayı 
irredantist irredantizm irsaliye 
irtibat irtibat kurmak irtica 
irticacı irtifa irtifa kaybı 
irtifak hakkı is iş 
iş ahlâkı iş alanı iş alanları açma 
iş analizi iş anlaşmazlığı iş anlaşmazlıkları komisyonu 
iş arama iş arayan kimse iş arkadaşı 
iş başında iş başında eğitim iş bilen kimse 
iş bitirici iş bitirici kimse iş bitirmek 
iş bulma bürosu iş bulma kurumu iş bulma piyasası 
iş çevirmek iş çevreleri iş çıkış saati 
iş değerlendirmesi iş delisi kimse iş dışında 
iş durumu iş elbisesi iş eldiveni 
iş gezisi iş giysisi iş gömleği 
iş göremez iş görmek iş görmez para 
iş görür iş görüşmesi iş günü 
iş günü gibi tatil iş güvenliği iş hacmi 
iş idaresi iş ilanı iş ilanları 
iş ilişkisi iş işten geçti iş işten geçtikten sonra akıl verme 
iş kazası iş komitesi iş konuşmak 
iş kurma is lekesi is lekesi yapmak 
iş listesi iş mahkemesi iş merkezi 
iş merkezinden uzak muhit iş merkezine giden tren is olmak 
iş önlüğü iş önlüğünün üst kısmı iş plânı 
iş saati iş saatleri iş saatleri az olan görevli 
iş saatlerini yazan alet iş sahası iş sıkışıklığı 
iş sohbeti iş sonrası iş tanımlaması 
iş tehlikesi iş teklifi iş üstünde 
iş üstünde yakalamak iş ve işçi bulma kurumu iş ve işçi bulma kurumu (ıng.) 
iş verilebilir iş verme iş vermek 
is yapmak iş yapmak iş yapmaya uygun 
iş yavaşlatma eylemi iş yemeği iş yükü 
İsa isabet isabet etmek 
isabet etmeme isabet ettirmek isabetli 
isabetli olmak isabetten bir süre sonra patlayan bomba işadamı 
işaret işaret ateşi işaret değneği (okul) 
işaret dili işaret direği işaret etme 
işaret etmek işaret feneri işaret fişeği 
işaret fişeği tabancası işaret ışığı işaret kodları kitabı 
işaret kodu işaret koymak işaret kulesi 
işaret lâmbası işaret parmağı işaret sinyali 
işaret verilmeden başlamak işaret verme işaret verme aleti 
işaret vermek işaret zamiri işaretçi 
işareti '&' işareti olmak işareti olmak (kötü) 
işaretini taşımak işaretle anlatmak işaretle bahisleri bildiren adam (at yarışı) 
işaretle bahisleri bildirme (at yarışı) işaretle bildirmek işaretle çağırmak 
işaretle haberleşme işaretleme işaretlemek 
işaretlememek işaretler işaretlerle gösterme 
işaretlerle haberleşme işaretleyici işaretli 
işaretsiz işbaşına yeni gelen kimse iyi iş görür işbilim 
işbirliği işbirliği etmek işbirliği etmeyen 
işbirliği içinde işbirliği içinde olmak işbirliği yapan 
işbirliği yapma işbirliği yapmak işbirliği yapmak isteyen 
işbirliğini reddetme: hükümetle işbirliğini reddetme işbirlikçi işbirlikçilik 
işbölümü işçi işçi arı 
işçi bayramı işçi gibi işçi işveren ilişkileri 
işçi kadın işçi karınca işçi partisi (ıng.) 
işçi sayısı işçi sendikası işçi sınıfı 
işçi temsilcisi işçi tulumu işçiler 
işçilik işçinin payına düşen maden işçisi 
işçiye yakışır ise işe almak 
işe başlarken imza atmak işe başvurmak işe boğulmuş 
ise de işe gelen şey işe gelmeme 
işe geri dönmek işe giriş saatini yazan makine işe girişmek 
işe girmek işe hazırlanmak işe koyulmak 
işe sarılmak işe sokmak işe son verme 
işe yabancı işe yaramak işe yaramama 
işe yaramayan hayvanları öldürmek işe yaramaz işe yaramaz hale getirmek 
işe yaramaz kimse işe yaramaz şemsiye işe yaramaz şey 
işe yaramazlık işe yarar işe yarar şey 
işe yararlık işe yarayan işe yerleştirmek 
işeme işemek işemek (sığır) 
işememek isfanden çınarı işgal 
işgal eden işgal eden kimse işgal etmek 
işgal ettiği ülkelerden almanyaya gönderilen işçi işgal ordusu işgücü 
işgücü açığı işgücü maliyeti işgücü piyasası 
işgüder işgüzar işgüzar kimse 
işgüzarca yapılan işgüzarlık işgüzarlık etmek 
ishal ishal olmuş ishal yapan 
işhanı işi ağırdan alma işi ağırdan almak 
işi başından aşkın işi berbat etmek işi bilmek 
işi bitik işi bitik olmak işi bitirmek 
işi bitmek işi bitmiş işi bırakma 
işi bırakma eylemi yapmak işi bozmak işi ciddiye almak 
işi durdurma işi durdurmak işi e geldiği gibi değiştirmek 
işi gizli tutmak işi kadere kalmış işi kıvırmak 
işi monotonca götürmek işi olan işi olmak 
işi olmamak (birinin) işi olmayan giremez işi oluruna bırakmak 
işi şansa bırakmamak işi sonuna kadar götüren kimse işi yavaşlatma 
işi yavaşlatmak İsiah isilik 
isilik olmak isilikli bir çocuk hastalığı isim 
isim açıklamamak isim cinsi isim fiil 
isim hatası isim koymak isim levhası 
isim listesi isim niteliğinde isim olarak kullanılan 
isim olarak tanımak isim panosu isim plâkası 
isim şeklinde olma isim takmak isim vermek 
isim yapmak isim yoklaması isim yortusu 
isimlendirmek isimlendirmemek isimler 
isimler takmak isimlerden oluşan isimleri vermek 
isimleri vermemek isimlik isimlik takmak 
isimsiz işin aslı işin çoğunu yapıp bitirmek 
işin doğrusu işin en yoğun olduğu dönem işin garibi 
işin gerçeği işin gerçek yüzü işin gereğinden fazlaca yapılan 
işin içinden sıyrılmak işin sırrı işin tuhafı 
işin ustası genç işin verilen sürenin sonuna kadar süreceği teorisi işin yabancısı 
işin zor tarafı işinde başarısızlığa uğramak işine burnunu sokmak 
işine çomak sokmak işine düşkün işine engel olmak 
işine geldiği gibi fiyatları değiştirmek işine karışmamak işine saygılı 
işine son vermek işine yaramak işini asan 
işini bilen işini bilir işini bilmek 
işini bitirmek işini bozma işini bozmak 
işini ciddiye almayan kimse işini görmek işini iyi yapmak 
işini sağlama almak işinin ehli işitilebilir 
işitilebilirlik işitilemeyiş işitilemez 
işitme işitme aygıtı işitme cihazı 
işitme duyusu işitme gücü işitme ile ilgili 
işitme menzili işitme sınırı altında işitmek 
işitmemek işitsel işkadını 
iskambil destesi iskambil falcılığı iskambil kâğıdı 
iskambil kâğıdından ev iskambil kâğıtları iskambil kâğıtlarını karmak 
iskambil oyunu iskân iskandil 
iskandil aleti iskandil atma iskandil edilen suyun derinliği 
iskandil edilmemiş iskandil etme iskandil etmek 
iskandil hattı iskandil kurşunu iskandinav göçmeni 
iskandinav masalı İskandinavya iskarpela 
iskele iskele (inşaat) iskele babası 
iskele görevlisi iskele hamalı iskele kullanımı 
iskele kurdu iskele kurmak (yapı) iskele kuşu 
iskele malzemesi iskele parası iskele sahibi 
iskele tarafı iskele ücreti iskelebaşı 
iskeleler iskelet iskelet gibi 
iskelet gibi kimse iskelet gibi yapmak iskeletbilim 
iskeleti tamamlanmış iskeletini hazırlamak iskeletli 
iskeletli çadır iskeletoloji iskeletsiz (uçak) 
iskeleye bağlamak iskeleye boşaltmak işkembe 
iskemle işkence işkence aleti 
işkence çarkı işkence çekerek ölen kimse işkence direği 
işkence etmek işkence görmek işkence ile öldürmek 
işkence ile sorgulama işkence sehpası işkence veya baskı ile sorgulama 
işkence yapmak işkenceci işkenceci kadın 
işkenceli iskif işkil 
iskiyuma ait işkoç çoban köpeği İskoçya 
işkolik kimse işkolu iskonto 
iskonto edilen senet iskonto oranı iskontocu 
iskontosuz iskorbüt hastalığı iskorbüt hastalığı ile ilgili 
iskota halatı iskotasını çekmek İslamiyet 
islâmlaştırmak islâmlaştırmamak işlek 
işlek cadde işlem işlem (borsa) 
işlemci işleme işleme (suç) 
işleme tabi tutmak işlemek işlemek (beynine) 
işlemek (suç) işlemek (toprak) işlemeli 
işlemeli bakır levha işlememek işlemeye hazır 
işlemeyen işlemler işlemlerin askıya alınması 
işlenebilir işlenebilir toprak işlenebilirlik 
işlenemez işlenemez (toprak) işlenen konu 
işlenmemiş işlenmemiş (toprak) işlenmemiş altın 
işlenmemiş durumda işlenmemiş elmas işlenmemiş halde 
işlenmemiş metal parçası işlenmemiş şey işlenmemiş yün 
işlenmemişlik işlenmiş işlenmiş koyun derisi 
işlenmiş toprak işlenmiş tütün işler 
işler omurga (gemi) işleri kötü gitmek işleri paylaşmak 
işleri yoluna koymak işlerin çokluğu işlerin durumu 
işlerini yoluna koymak işlerlik kazandırmak işletici 
işletilir işletme işletme dişlisi 
işletme hesap dönemi son günü işletme müdürü işletme mühendisi 
işletme şartları işletme sermayesi işletme talimatı 
işletme tekeri işletme yönetimi işletmeci 
işletmecilik işletmek işletmemek 
işlev işlev bozukluğu işlev yitimi 
işlevbilim işlevi belli olmayan alet işlevini yerine getirmek 
işlevini yitiren organ işlevini yitirme işlevleri olan kimse 
işlevsel işlevsel olarak işleyen 
işleyici işleyiş isli 
isli ringa balığı isme ait isme yazılı 
isme yazılı çek ismen ismen var olan 
ismin de hali ismin e hali ismin e halinde olan 
ismin e halindeki sözcük ismin i hali ismin in hali 
ismin afişteki sırası ismin başharfleri ismin hitap haline ait 
ismin önüne konan ünvan isminde ismini şaşırmak 
ismini vermek ismini yazdırmış olmak ismini yazmak 
ismiyle ismiyle çağırmak ismiyle imzalamak 
İspanya ispat ispat eden şey 
ispat etme ispat etmek ispatı mümkün 
ispatı olmak ispatlamak ispatlamamak 
ispatlanabilir ispatlanmamış ispatlayıcı 
ispatsız ispatsız olarak kabul ettirmek ispenç 
ispenç horozu ispermeçet ispermeçet balinası 
ispermeçet yağı ispinoz ispinozgillerden kuş 
ispirto ispirto lâmbası ispirto ruhu 
ispirtolu ispit ispiyon 
ispiyoncu ispiyonlamak ispiyonlamamak 
işporta malı işportacı işportacı tezgâhı 
işportacılık yapmak ispritizm ispritizma 
ispritizmaya inanan kimse israf israf etmek 
israf tutkusu İsrail işsiz 
işsiz güçsüz işsiz güçsüz dolaşmak işsiz kalmak 
işsizler işsizliğin yoğun olduğu bölge işsizlik 
işsizlik parası işsizlik parası alıyor olmak işsizlik sigortası 
işsizlik tazminatı iştah iştah açıcı 
iştah açıcı içki iştah açıcı yiyecek iştah açıcılar 
iştah açmak iştah kaçırıcı iştah kapatan 
iştah kaybı iştahı kesilme iştahı olmak 
iştahı olmamak iştahını kabartmak iştahını kaçırmak 
iştahla iştahla yemek iştahlı 
iştahlı kimse iştahsız iştahsız kimse 
iştahsızlık istakoz yumurtası istakozdan küçük böcek 
İstanbul istanbul ve çanakkale boğazları istasyon 
istasyon arayıcı (radyo) istasyon ayarı (radyo) istasyon büfesi 
istasyon bulmak (radyo) istasyon seçici (radyo) istasyon şefi 
istasyona ayarlamak (radyo) istasyona girmek istasyondan çıkmak 
istasyonu ayarlama istatistiğe dayanan istatistik 
istatistik bilimi istatistik ihtimal birimi istatistikçi 
istatistiksel istavrit istavroz 
istavroz çıkarmak istavroz dişlisi işte 
işte mesele bu işte o kadar istediği gibi 
istediği gibi olmak istediği kadar istediği olmak 
istediğin gibi istediğini al istediğini elde eden kimse 
istediğini söylemek istediğini yap istediğini yapabilen kimse 
istediğini yapmak istediğini yapmasına izin vermek istediğiniz kadar 
isteğe bağlı isteğe bağlı koşul isteğe bağlı olarak 
isteğe bağlı olma isteğe göre yapılmış isteği gerçekleşmek 
isteği karşılamak isteği üzerine isteği yerine getirmek 
isteğine kapılmak isteğine karşı gelmek isteğini kaçırmak 
isteğiyle istek istek belirten 
istek kipi istek parça istek programı 
istek uyandıran istek uyandırmak isteka 
isteka desteği isteklendirme isteklendirmek 
isteklendirmemek istekli istekli kimse 
istekli olmak istekli olmamak isteklilik 
isteklisi olmamak isteksiz isteksiz kimse 
isteksiz olarak isteksiz olmak isteksizce 
isteksizce geri vermek isteksizce gitmek isteksizce vermek 
isteksizlik istekte bulunmak istem 
istem belirten istem dışı çalışan istem dışı olarak 
isteme istemeden istemeden olma 
istemeden yapılan istemek istememe 
istememek istemeye istemeye istemeyen 
istemeyerek istemli istemli hareket 
istemli hareketlerde tutukluk istemli hareketlerin felce uğraması istemsiz 
istemsiz hareket istemsiz kas hareketleriyle başlayan bir hastalık istemsiz olarak 
istemsiz olma istemsizlik işten atılma 
işten atılmak işten atma işten atmak 
işten çıkarılma kağıdı işten çıkarılmak işten çıkarılmış 
işten çıkarma işten çıkarma bildirimi işten çıkarma tazminatı 
işten cıkarmak işten çıkarmak işten erken gelmek 
işten kaytaran kimse işten konuşma işten konuşmak 
işten kovma işten kovmak işten kovulmak 
istenebilen istenen kişi istenen şey 
istenen şeyler istenen sonucu vermemek istenenden fazlasını yapma 
isteneni yapmak istenildiği gibi istenildiği kadar 
istenildiğinde istenilen istenilen sonucu vermek 
istenileni yapmak istenmeden verilmiş istenmeden yapılmış 
istenmeden yapmak istenmedik istenmemiş 
istenmeyen istenmeyen adam istenmeyen kimse 
istenmeyen kişilerden temizleme istenmeyen kişilerden temizlemek istenmeyen kişileri atmak 
istenmeyen misafir ister ister inan ister inanma 
ister istemez isteri isteri hastası 
isteri nöbeti isterik isterisi geçmek 
isteriz işteş istese de istemese de 
isteyen kimse isteyen olmamış isteyerek 
isteyerek yapılan isteyerek yapılan şey isteyerek yapma 
isteyerek yapmak istiare istif 
istif etmek istif rafı istif ücreti 
istif yapan kimse istif yeri istifa 
istifa eden kimse istifa etmek istifade etmek 
istifasını vermek istifçi istifini bozmadan 
istifini bozmamış istifleme istiflemek 
istiflememek istiflenmiş odun istifrağ etmek 
istifrağ ettirici istihbarat istihbarat departmanı 
istihbarat servisi istihbarat subayı istihdam 
istihkak istihkâm istihkâm dış açısı 
istihkâm eri istihkâm hizmeti istihkâm sınıfı 
istihkâmları düşman ateşinden korumak istihza istikamet 
istikamet tekerleği istikbal istiklâl 
istikrar istikrar sağlamak istikrarlı 
istikrarlı gitmek istikrarsız istikrarsız olarak 
istikrarsızca istikrarsızlık istila 
istila etmek istilâ etmek istilacı 
istilâcı istilacılara yakılarak bırakılan yerler istilasına uğramış 
istim istim düdüğü istimini almak 
istimlak istimlâk edilebilir istimlak etmek 
istirahat etmek istirahatte olmak iştirak 
iştirak etmek iştirakçi istirham 
istirham etmek istiridye istiridye avcısı 
istiridye güveç istiridye havuzu istiridye kabuğu 
istiridye tarlası istiridye yatağı istiridye yavruları 
istiridye yavrusu istiridye yetiştirilen yer istiridye yumurtası 
istismar istismar eden kimse istismar etmek 
istisna istisna edilemez istisna etmek 
istisna olarak istisnasız istisnasız hepsi 
istiyorum. istralya istralya halatı 
istralya payı istrongilos işve 
işveli işveli kadın işvelilik 
işveren işverenleri fazla işçi çalıştırmaya zorlamak İsviçre 
isyan isyan bayrağı isyan etmek 
isyan niteliğinde isyana teşvik isyancı 
isyancıların dağılmaları konusunda uyaran kanun isyankâr işyeri 
işyeri açmak işyeri sahibi işyeri temsilcisi 
işyeri yıllık yemeği işyerinde kalınan süreye göre ödenen para işyerinde kalmak 
işyerinde oturma eylemi işyerinde yaşamamak işyerinde yatıp kalkma 
işyerinde yatıp kalkmak işyerinden çıkmama eylemi it 
it dalaşı it herif it iti ısırmaz 
it kopuk itaat itaat eden 
itaat eden kimse itaat etme itaat etmek 
itaat etmemek itaat etmesi sağlanmış itaat etmeyerek 
itaatkâr itaatkârlık itaatsiz 
itaatsizlik itaatsizlik etmek italik 
italik harflerle yazmak italik yazı İtalya 
itboğan itdirseği ite kaka 
ite kaka geçmek ite kaka yol açmak itelemek 
itelememek iten iterbiyum 
iterbiyuma ait iterek çalıştırma iterek çalıştırmak 
iterek sürmek (tekerlekli şey) itfa itfa etmek 
itfaiye itfaiye arabası itfaiye atlama bezi 
itfaiye hortumu itfaiye istasyonu itfaiye merkezi 
itfaiye örgütü itfaiyeci ithaf 
ithaf etmek ithaf olarak ithaf olunmuş 
ithal ithal bira ithal edilebilir 
ithal edilmiş ithal etmek ithal malı 
ithal mallarını ağır vergilendirme ithal mallarını ağır vergilendirme yanlısı ithalat 
ithalatçı itham itham edici 
itham etmek ithamın temel nedeni iti an çomağı eline al 
itibar itibar etmek itibar kazanmak 
itibardan düşürmek den itibaren itibaren 
itibari itibari değer itibari değeri olmayan 
itibarı artmak itibarını iade etmek itibarını küçültmek 
itibarını sarsan itibarını sarsma itibarını sarsmak 
itibarını yitirmek itibarlı itibarlı kimseler 
itibarsız itibarsızlık itici 
itici barut itici çubuk itici gelmek 
itici güç itici lokomotif itici şey 
itici supap iticilik itidal 
itikat itilaf itilerek açılmak 
itilip kakılmak itimat itimat etmek 
itimatname itina itinalı 
itinayla itip çıkarmak itip kakma 
itip kakmak itiraf itiraf eden 
itiraf edildiği gibi itiraf edilen itiraf edilmiş 
itiraf etmek itiraf ettiği gibi itiraf ile ilgili 
itirafçı itirafı ile itirafname 
itirafta bulunmak itiraz itiraz dilekçesi 
itiraz eden itiraz edilebilir itiraz edilemez 
itiraz edilmeyen itiraz ediyorum sayın yargıç itiraz etmek 
itiraz kabul edildi itiraz kabul etmemek itiraz kabul etmez 
itiraz kaldırmaz itiraz nedeni itiraz olunamaz 
itirazcı itirazı kabul etmek itirazı olmak 
itirazsız itiş itiş kakış 
itişip kakışma itişip kakışmak itişme 
itişmek itişmemek itki 
itme itme kuvveti itmek 
itmemek itoğluit itriyum 
ittifak ittifak devletleri ittifak devletlerinden biri 
ittifak etmek ittifak ettirmek ittifakla 
ittihat itüzümü ivedi 
ivedilik ivme iyelik 
iyelik adı iyelik belirten sözcük iyi 
iyi adam iyi ağırlamak iyi aileden 
iyi aileden gelen iyi akortlu iyi akşamlar 
iyi akşamlar demek iyi anlamak iyi anlaşmak 
iyi anlayan iyi araba kullanmak iyi arkadaşlık 
iyi ayarlanmış iyi bakılmış çocuk iyi bakmak 
iyi başlangıç iyi bayramlar iyi beslenmiş 
iyi bilen iyi bilme iyi bilmek 
iyi bir eğitim görmek iyi bir ismi olmak iyi bir nedeni olan 
iyi bir sözleşme yapmak iyi bir yere saklamak iyi büyü 
iyi çiçek yetiştirmek iyi çiğnemek iyi çıkış 
iyi davranış iyi davranışa lâyık olmak iyi davranmak 
iyi dayanmak iyi değerlendirilmiş iyi değil 
iyi dilekler iyi dinlenmiş olmak iyi doldurmamak 
iyi döşenmiş iyi dost iyi durum 
iyi durumda iyi durumda olma iyi durumda olmak 
iyi düşünmek iyi düşünülmüş iyi düşünülmüş biçimde 
iyi düzenlenmiş iyi eğitilmiş iyi etki bırakmak 
iyi etkilemek iyi etmişsin iyi ettin 
iyi geceler iyi geçinmek iyi gelen 
iyi gelirli iyi gelmek iyi giden 
iyi gitmek iyi giyimli iyi giyimli yankesici 
iyi görebilen iyi göremeyen iyi görünümlü 
iyi gün dostu iyi günler Iyi haber 
iyi hal iyi harcanmış iyi hatip 
iyi hava iyi hazım iyi hissetmemek 
iyi huylu iyi huylu olmak iyi ile kötüyü ayırt edebilme 
iyi ilişki iyi insan iyi iş 
iyi iş çıkarmak iyi işiten iyi işlememe 
iyi izlenim bırakmak iyi kâlite iyi kâlpli 
iyi kâlpli ama kaba insan iyi kâlplilik iyi kâr etmek 
iyi karşılamak iyi karşılanmak (söylev) iyi kazanmak 
iyi ki iyi kılıç kullanan kimse iyi korunan yer 
iyi koşmak iyi kullanabilmek (alet vs.) iyi niyet 
iyi niyet gösterisi iyi niyetini kötüye kullanmak iyi niyetle 
iyi niyetle yapılan iyi niyetle yapılan şey hoş görülür iyi niyetle yapılmış 
iyi niyetli iyi niyetli ama başarısız sosyal reformcu iyi niyetli kimse 
iyi niyetli yalan hoş görülür iyi olduğu konu iyi olmak 
iyi olmaz iyi olmaz hasta iyi oluş 
iyi örnek iyi örnek olan iyi oynamak (rol) 
iyi oyun çıkarmak iyi özümlenmeme iyi para kazanmak 
iyi paskalyalar iyi pişmiş iyi pişmiş pasta 
iyi puan vermek iyi resim veren iyi resim vermek 
iyi ruh iyi ruh hali iyi sabahlar 
iyi şans iyi şanslar iyi satılan mal 
iyi seçilmiş iyi ses veren iyi şöhret 
iyi şöhreti olmak iyi sonuçlanmak iyi tab edilmemiş 
iyi tanınmak iyi terbiye etmemek iyi tip veren kimse 
iyi uyumak iyi vakit geçirmek iyi ve kötü günde 
iyi ve kötü günler iyi yapılmamış iyi yapılmış 
iyi yapılmış (konuşma) iyi yaşama iyi yaşamak 
iyi yola sevketmek iyi yolculuklar iyi yönde değişmek 
iyi yürekli iyi yurttaş olma iyi yürümek 
iyice iyice açılmış iyice ağlamak 
iyice bakmak iyice çalkalamak iyice cilalamak 
iyice düşünmek iyice düşünülmüş iyice düşünüp 
iyice gözden geçirmek iyice incelemek iyice izah etmek 
iyice ıslatmak iyice karıştırmak iyice parlatmak 
iyice temizlemek iyicil (tümör) iyileşebilir 
iyileşen iyileşip ayağa kalkmak iyileşir 
iyileşme iyileşme (yara) iyileşme dönemi 
iyileşme dönemindeki iyileşmek iyileşmekte 
iyileşmekte olan kimse iyileşmemek iyileşmemiş 
iyileşmesi imkânsız iyileşmiş iyileştiren 
iyileştirici iyileştirici şey iyileştirici yiyecek 
iyileştirilebilir iyileştirme iyileştirmek 
iyileştirmemek iyiliğe çağırmak iyiliği için çalışmak 
iyilik iyilik bilmezlik iyilik etmek 
iyilik meleği iyilik perisi iyilik simgesi 
iyilik timsali iyilikle iyiliksever 
iyiliksever kimse iyilikseverlik iyilikten anlamaz 
iyimser iyimser kimse iyimser olarak 
iyimser taraf iyimserlik iyisimi 
iyisinden anlamak iyiye doğru gitmek iyiye gitme 
iyiye gitmek iyiye işaret olmak iyiyi kötüyü ayırmak 
iyodad iyodik iyodizm 
iyodür iyon iyon göçmesi 
iyonik iyonlaşmak iyonlaşmamak 
iyonlaştırmak iyonlaştırmamak iyonosfer 
İyonya iyonyum iyot 
iyot vermek iyot zehirlenmesi iyotlamak 
iyotlamamak iz iz açmak 
iz bırakan iz bırakan şey iz bırakma 
iz bırakmadan gitmiş iz bırakmak iz bırakmak (ciltte) 
iz bırakmayan iz bırakmış iz düşürmek 
iz kokusu iz süren avcı iz süren kimse 
iz süren köpek iz sürerek bulmak iz sürme 
iz sürmek iz üzerinde izafi 
izafiye izafiyet izafiyet teorisi 
izah izah edici izah edilemez biçimde 
izah etmek izci izci (ergin) 
izci başkanı izci grubu izci kız 
izci kız (yetişkin) izci küçük kız izci toplantısı 
izci topluluğu izdiham izdiham yaratmak 
izdüşüm izi bulunamaz izi olan 
izin izin almadan başlamak izin almak 
izin belgesi izin günü izin istemek 
izin koparmak izin verilebilir izin verilemez 
izin verilmemiş izin vermek izin vermeme 
izin vermemek izinde izinde olmak 
izinden gitmek izine çıkmak izini aramak 
izini kaybetmek izini kaybetmemek izini kaybettirmek 
izini takip etmek izini taşımak izinli 
izinli olmak izinsiz alıntı yapma izinsiz alıntı yapmak (eser) 
izinsiz avlanmak izinsiz ayrılma izinsiz ayrılmak 
izinsiz giren izinsiz giren kimse izinsiz girenlere tuzak 
izinsiz girme izinsiz girmek izinsiz gitmek 
izinsiz olarak yayınlama izinsiz yayın yapan izinsiz yayınlamak 
izinsiz yerleşme izinsiz yerleşmek İzlanda 
izleme izleme tertibatı izlemek 
izlememek izlenebilir izlenecek yol 
izlenemez izlenim izlenim bırakmak 
izlenimci izlenimcilik izlenimini uyandırmak 
izlenme oranı izlenme oranının en yüksek olduğu zaman izler 
izleyen izleyenler izleyici 
izleyiciler izli mermi izmarit 
izne çıkarmak izni ile iznini geçirmek 
iznini istemek izninizle izniyle 
izo izobar izobar eğrisi 
izolasyon izolasyon maddesi izolasyon şeridi 
izolatör izole izole bant 
izole eden izole etmek izole etmek (ülke) 
izomer izomerik izometrik 
izoterm izotermal izotop 
izsiz izzetinefis 
Terms of Service