Username or e-mail: Sign up
Password: Log in
 
s biçiminde çizgi s biçiminde köşebent s şeklinde çizgi 
s şeklindeki çengel s.o.s s.o.s. 
sa bile şa şa şa saadet 
saat saat 5'e kadar hazır olması gerekiyor. saat 9'da geleceğiz. 
saat akrebi saat akrebi yönü saat başı 
saat başına saat başına ücretiniz ne kadar saat bir. 
saat camı saat cebi saat farkından dolayı rahatsızlık 
saat gibi saat hakemi saat ikide 
saat istiyorum. saat kaç saat kaça kadar 
saat kaçta saat kaçta açıyorsunuz saat kaçta başlıyor 
saat kaçta dönüyoruz saat kaçta kapıyorsunuz saat kaçta varacağız 
saat kaçtan itibaren saat kadranı saat kayışı 
saat kurgusu saat maşası saat mekanizması 
saat on saat on birde. saat rakkası 
saat servisi (telefon) saat sesi saat sinyali 
saat tam onikide saat tamirciliği saat tamircisi 
saat taşı saat tutma saat tutmak 
saat ücreti saat ücreti ile ödeme saat vuruşu 
saat yönünde saat zinciri saatçi 
saatçilik saate göre saati 
saati geriye almak saati ne kadar saati saatine uymamak 
saati saatine uymayan saati saatine uymaz saati sormak 
saati söylemek saati ücreti ne kadar saatimi temizler misiniz lütfen 
saatimin ayarlanması gerekiyor. saatimin pilini değiştirir misiniz saatin aksi yönünde 
saatin çalması saatin tersi yönde saatinde 
saatle çalışma saatlerce saatli radyo 
saatlik saatte bir saatte kaç defa var 
saatte yüz mil hız yapma (motosiklet) saatte yüz mil hızla giden motosikletliler saatte yüz mil yapmak 
sabah sabah ayrılıyorum. sabah bulantısı 
sabah duası sabah duası saati sabah içeceği 
sabah içilen içki sabah jimnastiğini yapmak sabah saat onda buluşalım. 
sabah seansı sabah serinliği Sabah yıldızı 
sabaha kadar eğlenmek sabahçı sabahın körü 
sabahın köründe kalkmak sabahlama sabahlamak 
sabahlamamak sabahlara kadar çalışan kimse sabahlara kadar eğlenen kimse 
sabahleyin sabahlık sabahlıkla 
sabahtan saban saban demiri 
saban ile sürmek saban izi saban kulağı 
saban oku saban süren kimse sabanın devirdiği toprak 
sabanla gömmek sabanla sürmek sabit 
sabit aktifler sabit bakış sabit bakışlarla 
sabit bakmak sabit bobin sabit değil 
sabit durmak sabit durum sabit eşya 
sabit fikir sabit fikir haline gelmiş sabit fikirli 
sabit fikirli tip sabit fikirlilik sabit fikre kapılmış 
sabit fiyat sabit fiyatlı sabit gelir 
sabit hal sabit hastane sabit hat 
sabit kalem sabit kalmak sabit kiralı süresiz kontrat 
sabit kıymetleri azaltma sabit masraflar sabit mürekkep 
sabit olmama sabit olmayan sabit terim 
sabitleme sabitlemek sabitlememek 
sabitleşme sabitleşmiş sabitleştiren 
sabitleştirici sabitleştirici ilaç sabitleştiricili 
sabitleştirmek sabitleştirmemek sabitlik 
sabık sabıka sabıka kaydı 
sabıkalı sabıkalı fotoğrafları arşivi sabıkalı olmak 
sabıkalılar albümü sabıkasız kimse sabır 
sabır ağacı lifi sabır otu sabırla katlanmak 
sabırlı sabırlı olma sabırlı olmak 
sabırsız sabırsızca beklemek sabırsızca davranmak 
sabırsızlanan sabırsızlanmak sabırsızlanmamak 
sabırsızlık sabırsızlıkla sabırsızlıkla beklemek 
sabırsızlıkla ve endişe ile beklemek sabırsızlıktan yerinde duramayan şablon 
şablon çıkarmak şablonla çizmek sabo 
sabotaj sabotaj yapmak sabotajcı 
sabote etme sabote etmek sabret 
sabretmek sabretmemek sabrı kalmamak 
sabrı kalmamış sabrı taşmak sabrı zorlayan 
sabrını taşırmak sabrını tüketmek sabrının sonuna gelmek 
sabun sabun fabrikası sabun gibi 
sabun haline getirmek sabun köpüğü sabun köpükleri 
sabun sandığı sabun yok. sabunlamak 
sabunlamamak sabunlaşma sabunlaştırmak 
sabunlaştırmamak sabunlu sabunlu olma 
sabunluk sabuntaşı saç 
sac ağacı saç ayağı saç bağı 
saç bağları saç bakımı saç bandı 
saç bantı saç bantları saç biçimi 
saç bilimi saç biti saç boyası 
saç buklesi saç çizgisi saç filesi 
saç fırçası saç kaplama saç kesimi 
saç kesimi için randevu almak istiyorum. saç kesme saç kesme makinesi 
saç kökü saç köpüğü saç kremi 
saç kurdelesi saç kuruluğu saç kurutma makinesi 
saç kurutma makinesi ile kurutmak saç kurutma makinesi satın almak istiyorum. saç kurutucu 
saç lülesi saç maşası saç modeli 
saç örgüsü saç pidesi saç saça başbaşa 
saç saça başbaşa kavga etmek saç sakal lütfen saç sarma kâğıdı 
saç şekli saç spreyi saç spreyi kullanmayın lütfen 
saç spreyi sıkmamı ister misiniz saç stilisti saç tabakası 
saç teli saç tepesi saç tokası 
saç traşı saç traşı olmak saç tutamı 
saç yağı saça şekil vermek saçak 
saçak (bina) saçak (ipek veya pamuktan) saçak altı 
saçak gibi tüyler saçak takmak saçak taşı 
saçak yapmak saçakbulut saçaklı 
saçı ayırma çizgisi saçı başı dağınık saçı kesilmemiş 
saçılma saçılma noktası saçılmak 
saçılmamak saçıma fön çekin lütfen. saçıma saç spreyi sıkın lütfen 
saçımı boyatmak istiyorum. saçımı düzleştirmek istiyorum. saçımı geriye tarayın lütfen. 
saçımı kestirmek istiyorum. saçımı kestirmek ve fön çektirmek istiyorum. saçımı kıvırcık yaptırmak istiyorum. 
saçımı ortadan ayırın lütfen saçımı şekillendirmek istiyorum. saçımı sol tarafa ayırın lütfen 
saçımı yaptırmak istiyorum. saçımı yıkatmak istiyorum. saçını açmak 
saçını başını yolmak saçını kestirmek saçını uzatmak 
saçını yapmak saçını yaptırmak saçınız nasıl olsun 
saçınızı nasıl kesilsin saçıp savurmak saçkıran 
saçla kaplamak saçlar saçları döken hastalıklar 
saçları dökülen saçları güçlendiren ilaç saçları keçeleşmiş 
saçlarını omuzlarına dökmek saçlarını taramak saçlı 
saçma saçma bir biçimde saçma lâf 
saçma özür saçma sapan saçma sapan (lâf) 
saçma sapan konuşan kimse saçma sapan konuşma saçma sapan konuşmak 
saçma sapan lâf saçma sapan olma saçma sapan şey 
saçma sapan söz saçma söz saçma tanesi 
saçmak saçmalama saçmalamak 
saçmalamamak saçmalaştırmak saçmalaştırmamak 
saçmalayan kimse saçmalığın alâsı saçmalığın dik alâsı 
saçmalığın dik âlâsı saçmalık saçmamak 
saçmayla vurmak saçsız saçta pişirilen mısır ekmeği 
şad eden şad etmek sadaka 
sadaka alan kimse sadaka gibi sadaka kutusu 
sadaka verme sadaka vermek sadakât 
sadakât göstermek sadakât ile ilgili sadakât yemini 
sadakâtin bozulması sadakâtla sadakâtsiz 
sadakâtsizlik sade sade ayin 
sade bir biçimde sade bir hayatı olmak sade bir şekilde 
sade çikolata sade ve basit sadece 
sadece akıl veren sadece anneden olan akrabalık sadece aptallar 
sadece babadan olan kan bağı sadece beni ilgilendirir sadece bu değil 
sadece eğlenmek için sadece elde yıkama sadece etrafa bakıyorum. 
sadece gerekli olanları yapın. sadece ikimiz sadece kenarlardan alın. 
sadece kendini merkez alan sadece kişisel kullanım için eşyalarım var. sadece kuru temizleme 
sadece merhabalaşmak sadece nakit sadece saçlarım ucunu kesip düzeltiniz lütfen 
sadece salata rica ediyorum sadece sen sadece tıraş bıçağı. 
sadece yelkenleri görülen sadede gelelim sadede gelmek 
sadeleştirilmiş sadeleştirme sadeleştirmek 
sadeleştirmemek sadelik sadist 
sadistçe (davranış vs.) sadistlik sadizm 
sadık sadık kalarak sadık kalmak 
sadık kimse sadık kul sadık kulunuz 
sadık olmayan sadık uşak sadık yardımcı 
sado sadrazam saf 
saf alkol saf altın saf aşk 
saf bir biçimde saf hale getirmek saf ipek mi 
saf ispirto saf kız saf koton mu 
saf olarak saf olmama saf olmayan 
saf saf saf sentetik mi saf süt 
saf yün saf yün mü saf zeytinyağı 
şafak şafak ötüşü şafak serenadı 
şafak sökmek şafak sökmesi Şafak tanrıçası 
şafak vakti safari safça 
safdil safdillik safha 
safha ile ilgili safhalarla bitmek safhalarla gerçekleşmek 
safir safir mavisi safkan 
safkan atlar safkan evcil hayvan safkan hayvan 
saflaştırma saflaştırmak saflaştırmamak 
saflığını bozma saflığını bozmak saflık 
Safo safra safra atma 
safra atmak safra ile ilgili safra ile ilgili olma 
safra kanalı safra koymak safra taşı 
safrakesesi safrakesesi taşı safrakesesinde taş olan 
safran safran rengi safsata 
safsata karıştırmak safsatacı safsatacı gemici 
safsatalı safsatalı olarak şaft 
şaft dişi şaft yatağı saftrik 
sağ sağ açık sağ arka tekerlek 
sağ demeti sağ eli sağ elini kullanan 
sağ elini kullanan kimse sağ eliyle iş gören sağ elle kullanılan 
sağ gösterip sol vurmak sağ kalan sağ kalma 
sağ kalmak sağ kanat sağ kanat oyuncusu 
sağ kol sağ kroşe sağ kurtulmak 
sağ salim sağ salim çıkmak sağ salim çıkmak (fırtına vb) 
sağ salim kurtulmak sağ sıra eri sağ taraf 
sağ tribünde sağ vuruş sağa 
sağa bükülen sağa çekmek sağa doğru 
sağa doğru dönen sağa dönmek sağa sola atmak (tenis) 
sağa sola atmak (top) sağa sola salınmak sağa sola sallamak 
sağa sola sataşan sağa sola sataşmak sağa viraj 
sağanak sağanak yağmak sağanak yağmur 
sağcı sağda sağda olan 
sağdaki sağdan sağdıç 
sağduyu sağduyulu sağduyulu kimse 
sağduyulu olma sağgörü sağgörülü 
sağgörüsüz sağı solu belli olmama sağı solu belli olmamak 
sağı solu belli olmayan sağı solu belli olmaz sağıcı adam 
sağıcı kız sağında sağını solunu toplamak 
sağır sağır dilsiz sağır eden 
sağır etmek sağır ve dilsiz sağır ve dilsiz kimse 
sağır ve dilsizlere özgü dil sağırlar sağırlaştıran 
sağırlaştırmak sağırlaştırmamak sağırlık 
sağlak sağlam sağlam adımlarla ilerlemek 
sağlam ayakkabılık kumaş sağlam basan sağlam bina 
sağlam bir temele dayalı sağlam dokunmuş kumaş sağlam hisse senedi 
sağlam irade sağlam karakterli sağlam olmayan 
sağlam oturmak sağlam para sağlam raporu 
sağlam temeller sağlam temelli sağlam vuruş 
sağlam yemek sağlama sağlama almak 
sağlama bağlamak sağlama yapma sağlama yapmak 
sağlamak sağlamak (destek) sağlamamak 
sağlamasını yapmak sağlamcı sağlamcı olmak 
sağlamlaşmak sağlamlaşmamak sağlamlaştırıcı 
sağlamlaştırılabilir sağlamlaştırma sağlamlaştırmak 
sağlamlaştırmamak sağlamlık sağlanabilir 
sağlanamaz sağlanmak sağlanmamak 
sağlanmış sağlayan sağlayan kimse 
sağlığa dokunma sağlığa dokunmak sağlığa iyi gelen 
sağlığa kadeh kaldırma sağlığa yarar sağlığa yararlı 
sağlığa yararlılık sağlığa zararlı sağlığa zararlı olmak 
sağlığı bozuk sağlığı koruma bilimi sağlığı yerinde 
sağlığımıza sağlığın bozulması sağlığın kötü olması 
sağlığına aşırı düşkün tip sağlığına içmek sağlığına kadeh kaldırmak 
sağlığına kavuşma sağlığına kavuşmak sağlığına kavuşturmak 
sağlığını bozmak sağlığını sormak sağlığınıza 
sağlık sağlık bakanlığı sağlık belgesi 
sağlık bilimci sağlık durumu sağlık ekibi 
sağlık görevlisi sağlık ile ilgili istatistikler sağlık kontrolü 
sağlık memuru sağlık meraklısı sağlık muayenesi 
sağlık ocağı sağlık önlemleri sağlık raporu 
sağlık sigortası sağlık topu sağlık uzmanı 
sağlıkçı sağlıkla ilgili olmayan sağlıklı 
sağlıklı düşünebilen sağlıklı gıda malzemeleri dükkanı sağlıklı görünmek 
sağlıklı hal sağlıklı hale getirme sağlıklı karar 
sağlıklı olma sağlıklı olmak sağlıklı psikolojik durum 
sağlıksız sağlıksızlık sağma 
sağma makinası sağmak (inek) sağmal 
sağol sağrı sağrı derisi 
sagu şah şah demek 
şah mat saha saha arkası çit 
saha bakıcısı saha görevlisi şaha kalkarak sıçramak 
şaha kalkma şaha kalkmak saha kenarı 
saha ücreti ne kadar şahadet sahanda yumurta 
şahane sahanın kaleye yakın bölümü sahanlık 
şahap sahaya çıkarmak şahdamar 
şahdamarı şahdamarlar ile ilgili şaheser 
sahi sahi mi sahibi bilinmeyen define 
sahibi bulandır sahibi çıkmamış sahibi olma 
sahibi olmak sahibi tarafından kullanılan sahibi tartışmalı bölge 
sahibine geri verme sahibinin oturduğu ev sahici 
sahiden şahidi dinlemek sahil 
sahil (kumlu) sahil bataryası sahil boyu 
sahil boyunca sahil boyunca gitmek sahil güvenlik botu 
sahil koruma sahil koruma botu sahil koruma görevlisi 
sahil koruma kulesi sahil ticareti sahilde 
sahilde olan sahildeki sahildeki çimli kumul 
sahile atmak sahile çarpan dalga sahile çekmek 
sahile doğru sahile doğru esmek sahile en kısa yoldan nasıl giderim 
sahile vuran dalga sahili olmayan sahilin arkasındaki bölge 
sahille ilgili şahin şahin gözlü 
şahinci şahinle avlanan avcı şahinle avlanma 
sahip sahip çıkan sahip çıkma 
sahip çıkmak sahip çıkmamak sahip olan 
sahip olma sahip olmak sahip olunan şey 
sahipli sahiplik sahiplikle ilgili 
sahipsiz sahipsiz araçların tutulduğu yer sahipsiz buzağı 
sahipsiz diye kapatılan hayvanları çıkarma ücreti sahipsiz hayvan sahipsiz hayvanların tutulduğu yer 
sahipsiz mal sahipsiz toprak sahipsizlik 
şahit şahit olmak şahitleri tekrar dinlemek 
şahitlerin tekrar dinlenmesi şahitliğe çağırmak şahitlik 
şahitlik etmek şahitlik yapmak şahı 
şahıs şahlanma şahlanmak 
şahlanmamak şahlanmış şahmaran 
şahmerdan şahmerdan başı sahne 
sahne arka perdesi sahne arkası sahne arkasına 
sahne arkasında sahne arkasında olan sahne arkasındaki 
sahne aşkı sahne dekoru sahne donanımı 
sahne donanımı görevlisi sahne düzeni sahne efekti 
sahne elbiseleri sahne elbisesi sahne eşyaları 
sahne etkinlikleri sahne heyecanı sahne için yazılmış oyun 
sahne ile ilgili sahne ışığı sahne ışıkları 
sahne kapısı sahne malzemesi sahne olarak 
sahne olmak sahne önü sahne önündeki ışıklar 
sahne sanatçısı sahne uyarlaması sahne versiyonu 
sahne yan perdesi sahne yönetmenliğini yapmak sahnede 
sahnede gibi sahnede şeytanın görünüp kaybolduğu kapı sahneden çıkarlar 
sahneden çıkma sahneden çıkmak sahneleme 
sahnelemek sahnelememek sahnelenebilen 
sahnelenebilir sahnelenemez sahnelenmeye değer 
sahnelenmeye uygun olmak sahnenin bulunduğu kat sahnenin üst kısmı 
sahneye çıkma sahneye çıkma korkusu sahneye çıkmak 
sahneye çıkmayı beklemek sahneye en yakın koltuklar sahneye ilk çıkış 
sahneye konulabilir sahneye koyma sahneye koymak 
sahneye tekrar çağırılmak sahneye uygun sahneyi çevreleyen koltuklar dizisi 
sahra sahra hastanesi sahra mutfağı 
sahra topu şahsen şahsi 
şahsi çıkar şahsi eşya şahsi görüş 
şahsi mesele şahsi mesele haline gelmek şahsi olmayan 
şahsiyet şahsiyetsizleştirmek şahsiyetsizleştirmemek 
şahsı eşya sahsı içgüdüler sahte 
sahte amatör sahte banknot sahte baskın 
sahte bir saygı göstermek sahte bono düzenleme sahte çaba 
sahte çek sahte davranış sahte dil döken 
sahte dilek Sahte dilenci sahte dindar 
sahte dindarlık sahte doktor sahte doktorluk 
sahte gösteriş sahte gözyaşı sahte gözyaşları 
sahte gülücük sahte hesap sahte iddia 
sahte imza sahte isim kullanma sahte ısa 
sahte jeton sahte kimlik sahte mücevher 
sahte olarak sahte para sahte şey 
sahte sikke sahte sofu Sahte tanrı 
sahte tavır sahte tavır takınmak sahte tavırlı 
sahte temenni sahte yakınlık sahteci 
sahtecilik sahtekâr sahtekârlık 
sahtelik sahtesini yapma sahtesini yapmak 
sahtiyan sair şair 
şair (kadın) şair bozuntusu şair safo ile ilgili 
şair safo tarzında şairane şairin tüm şiirleri 
şak şak diye vurma şaka 
şaka bir yana şaka değil şaka etmek 
şaka kaldırmaz saka kuşu şaka olarak 
şaka olarak almak şaka olarak söylemek şaka söylemek 
şaka yaparak şaka yapıyor olmalısınız şaka yapma 
şaka yapmak şaka yollu şaka yollu iğneleyen 
şakacı şakacı cin şakacı olarak 
şakacı peri şakacıktan şakacıktan söyleme 
şakacıktan söylemek şakacılık şakadan 
şakadan anlama şakadan anlamayan şakadan anlamaz 
sakağı sakağı hastalığına ait sakağı hastası 
şakak şakak kemiği şakak kemiği ile ilgili 
sakal sakal bırakmak sakal kılı 
şakalaşma şakalı sakalımı düzeltin lütfen 
sakallı sakallı adam sakallı akbaba 
sakalsız sakar sakar kimse 
sakarca sakarimetre sakarin 
sakarin asidi sakarin asidi tuzu sakarlık 
sakaroz şakası yok sakat 
sakat tip sakatat sakatat (tavuk) 
sakatat alıp hayvan maması yapan kasap sakatat yahnisi sakatat yemeği 
sakatlama sakatlama suçu sakatlamak 
sakatlamak (yarış atını) sakatlamamak sakatlanan atın yerine alınan at 
sakatlanmak (at) sakatlık sakatlık maaşı 
sakatlık sigortası şakaya gelmeyen şakaya vurmak 
şakayık şakayla karışık laf çaktıran sakin 
sakin bir biçimde sakin deniz sakin durmama 
sakin ol sakin olmak sakin olun 
sakin olun her şey yoluna girecek (calm: calm down) sakin sakin sakin ve aklı başında 
sakince sakincilik sakinleşmek 
sakinleşmemek sakinleşmesini istemek sakinleşmiş 
sakinleştirici sakinleştirici bir ilaç için reçete yazar mısınız sakinleştirici ilâç 
sakinleştirici ilaç vermek sakinleştirilemez sakinleştirme 
sakinleştirme (ilaçla) sakinleştirmek sakinleştirmemek 
sakinlik sakinlikle şakıma 
şakımak şakımamak sakın ha 
sakın kalkışma sakınan sakınca 
sakınca (hukuk) sakıncalı sakıncası olmak 
sakıncası var mı sakıncası yoksa sakıncası yoksa. 
sakıncasız sakınılamaz sakınılır 
sakınma sakınmadan sakınmak 
sakınmak için sıçrama sakınmamak şakır şakır 
şakır şakır akmak sakız sakız ağacı 
sakız bademi sakız gibi sakız kabağı 
sakız üreten sakızımsı ciklet ham maddesi sakızlı 
sakızlı olma sakızlı şeker şaklaban 
saklama şaklama şaklama sesi 
saklamak şaklamak saklamamak 
şaklamamak saklambaç saklambaç oynamak 
saklanabilir saklanan kimse saklanılan yer 
saklanma saklanma yeri saklanmak 
saklanmamak saklanmış şaklatmak 
şaklatmamak saklayan saklı 
saklı olmak saklı tutmak şakrakkuşu 
sakrum saks mavisi saksağan 
şakşak şakşakçı şakşakçılar grubu 
sakshorn saksı saksı (kafa) 
saksı toprağı saksıdan çıkarıp dikmek saksılık 
saksıya dikme saksıya dikmek saksofon 
saksofoncu sakson sakson dili 
saksonca ile ilgili Saksonya şakul 
şakül ipi şakül sarkıtmak sal 
şal sal ile taşımak sal yapan kimse 
sal yapmak sala binmek salağın dik alâsı 
salak salakça salaklaşmak 
salaklaşmamak salaklık salam 
salamandra salamura salamura etmek 
salamura yapma salamura yapmak salamuralı 
salamurasız konservelemek salamuraya bastırmak salamuraya koymak (et) 
salapurya salapuryacı salaş 
salata salata barı salata kâsesi 
salata sosu salata tabağı salata yağı 
salatalık salatalık (küçük) salatalık turşusu 
salça salçalı yemek yapmak salçalık 
salcı saldır saldıran 
saldırgan saldırgan olmama saldırgan olmayan 
saldırgan tip saldırgan ve güçlü saldırganca 
saldırganlık saldırı saldırı anı 
saldırı durumuna geçmek saldırı fırsatı saldırı halinde 
saldırı ile ilgili saldırı pozisyonunda saldırı saati 
saldırı sonucu olan saldırılabilir saldırılamaz 
saldırıp ısırmak saldırıp soyma saldırıya hazır olmak 
saldırıya uğradım. saldırma saldırmak 
saldırmak (dışarıya) saldırmak (kuş) saldırmamak 
saldırmazlık saldırtmak saldırtmak (köpek vb.) 
saldırtmamak salep otu salepgillere ait 
şalgam salgı salgı bezesi 
salgılama salgılamak salgılamamak 
salgılayıcı salgın salgın hastalık 
salgın hastalık (hayvan) salgın hastalıklar bilimi salgın olmak 
salikorn salis içeren salise 
salisil salisilat salisilata ait 
salisilik salisli salı 
salı günü ayrılıyorum. salı pazarı salık veren 
salık verme salık vermek salınan 
salınarak geçmek salınarak gitmek salıncak 
salıncaklı koltuk salıncaklı oyuncak at salınım 
salınma salınmak salınmamak 
salıntı salıverilme sonrası yardım salıverme 
salıvermek salıvermemek salkım 
salkım (çiçek) salkım ağacı salkım çiçek (leylak vb.) 
salkım çiçekler salkım halinde yetişen salkım şeklinde (çiçek) 
salkımlı salkımsöğüt sallama 
sallama düzeni sallamak sallamak (baş) 
sallamak (kafa) sallamamak sallana sallana gitmek 
sallana sallana yürüme sallana sallana yürümek sallanan 
sallanan at sallanan koltuk sallandırmak 
sallandırmamak sallanma sallanmak 
sallanmak (gemi) sallanmak (tekne) sallanmamak 
sallanmasını kesmek sallantı sallantıda 
sallantılı sallantılı küpe sallantılı süs (kolye vb.) 
sallayarak uyutmak sallı köprü salma omurga (gemi) 
salmak salmak (köpek vs.) salmamak 
salmastra salmastra bileziği salmastra kutusu 
salmastra manşonu salmastralama makinesi salon 
salon almak salon gösterisi salon kahramanı 
salon komedisi salonlu vagon şalopa 
salpa olmuş (çapa) salt salt çoğunluk 
salt gerçek salt mutluluk saltanat 
saltanat arabası saltanat dönemi saltanat kayığı 
saltanat süren saltanat sürmek saltanat vekili 
saltanat yanlısı saltanata özgü saltçılık 
şalter saltlık salto 
saltolu dalış Salvador şalvar 
salvo salya salya akıtan 
salya akıtan ilaç salya akıtma salya akıtmak 
salya bulaştırmak salya sümük salya sümük öpmek 
salya sümük sarılmak salyalı salyangoz 
salyangoz (yemeklik) salyangoz çarkı salyangoz dişli çarkı 
salyangoz dişlisi salyangoz kabuğu salyası akan 
salyası akmak Sam Sam amca 
şam çeliği şam gülü şam işi 
şam işi dokumak şam kumaşı sam yeli 
şamalı kibrit saman şaman 
saman alevi saman çöpü saman dam örtüsü 
saman döşek saman gibi saman gibi gıdası az yiyecek 
saman ile örtmek (dam) saman makinesi saman nezlesi 
saman nezlesi için bir şeyiniz var mı saman örtüsü saman rengi 
saman tozu saman vermek saman yatak 
saman yığını şamandıra şamandıra ile işaret koymak 
şamandıralar şamandra şamanizm 
samanlı samanlı (kâğıt) samanlık 
samanlıkta iğne aramak Samanyolu samanyolu 
samanyolu ile ilgili şamar şamar atmak 
şamar oğlanı samaryum şamata 
şamata yapmak şamatacı şamatalı 
şamatalı toplantı samba şamdan 
şamdan (kollu) şamdan külahı şamfıstığı 
sami sami dili samilere ait 
samimi samimi anlatım samimi arkadaş 
samimi dost samimi karşılamak samimi kimse 
samimi olarak samimi olarak açıklamak samimi olmak 
samimi olmamak samimi olmayan samimileşmek 
samimileşmemek samimilik samimiyet 
samimiyetle samimiyetsiz samimiyetsizlik 
samimiyetsizlikle Samiriye samiriye ile ilgili 
samiriyeli şampanya şampanya rengi 
şampanyalı bir içki şampiyon şampiyona 
şampiyonluk şampiyonluk forsu şampiyonluk karşılaşmaları 
şampuan şampuanla yıkamak şampuanlama 
şampuanlamak şampuanlamamak Samson 
samsun samuel johnson tarzında samur 
samur yuvası samuray san 
şan şan dersi sana 
sana düşmez sana yakışıyor sanal 
sanat sanat çevresi sanat değeri olmayan 
sanat eleştirmeni sanat eseri sanat eserlerini yıkan 
sanat eserlerini yıkan kimse sanat eserlerini yıkma sanat galerisi 
sanat galerisi nerede sanat galerisine nasıl gideceğiz sanat kitapları 
sanat okulu sanat unsuru sanat veya bilimle zevk için uğraşma 
sanat yeteneği sanat yönetmeni sanatçı 
sanatçı ruhlu sanatçılık sanatçının gençlik dönemi eserleri 
sanatkâr sanatlı sanatoryum 
sanatsal sanatsal nesne (küçük) sanatsal olmayan 
sanatsal toplantı sanatsal yapıt sanatsız 
sanayi sanayi atığı sanayi bakımından 
sanayi bölgesi sanayi devrimi sanayi hisse senetleri 
sanayi işletmeciliği sanayi şehri sanayi ve teknoloji bakanlığı 
sanayici sanayicilik sanayileşme 
sanayileşmiş ülke sanayileştirmek sanayileştirmemek 
sancak sancak (gemi) sancak çavuşu 
sancak gemisi sancak tarafına sancak tarafında olan 
sancaktar sancı sancı vermek 
sancılandırmak sancılandırmamak sancılanmak 
sancılanmamak sancımak sancımamak 
sandal sandal ağacı sandal biçiminde 
sandal gezisi sandal gezisi yapmak sandal istiyorum. 
sandalcı sandalet sandalın oturak tahtası 
sandalla gezdirmek sandalsı sandalye 
sandâlye arkalığı sandâlye arkası örtüsü sandâlye ayak desteği 
sandâlye oturağı sandâlyesiyle beraber omuzlarda taşımak sandâlyesiz bakan 
sandâlyeye gömülmek sandâlyeye oturtmak sandığa koymak 
sandık sandık odası sandık yapım malzemesi 
sandıklamak sandıklamamak sandım ki 
sandviç sandviç türü yemek servisi yapan restoran sandviç yapmak 
sandviççi sanforlamak sanforlamamak 
şangır şangır şungur şangırtı 
şangırtı ile sanitasyon saniye 
saniye ibresi saniyede bir milyon devirlik frekans saniyeli fitil 
saniyesi saniyesine sanı sanık 
sanık olmak sanık yeri (mahkemede) sanılan 
sanılmak sanılmamak sanırım 
sanırım bazı fotoğraflar karanlık çıkmış. sanırım bu benim koltuğum. sanırım hesap yanlış toplanmış. 
sanki şankr şanlı 
sanmak sanmamak sanrı 
sanrı uyandıran sanrı yaratan (madde) sanrılama 
şans şans eseri şans eseri olan 
şans eseri olarak şans eseri olmak şans getirmek 
şans hediyesi şans işi şans tanımak 
şans tanımamak şans yıldızı şansa 
şansa bağlı şansa bırakmak şansa kalmış 
sansar sansasyon sansasyon gazetesi 
sansasyon hevesi sansasyon yaratan sansasyon yaratmak 
sansasyonel şansı en yüksek aday şansı olmak 
şansı olmamak şansın açık olsun şansın dönmesi 
şansın ters dönmesi şansına güvenen şansını denemek 
şansını kullanmak sanskrit dili şanslı 
şanslı adam şanslı herif şanslı olmak 
şanslı tip şanslılık şanssız 
şanssız gün şanssız kimse şanssızlığa uğramak 
şanssızlık şanssızlıkla ilgili avutucu konuşma sansür 
sansür etme sansür koymak sansür kurulu 
sansür memuru sansür uygulamak sansürcü 
sansürden geçirmek sansürden geçirmek (kitap) sansürden geçmiş 
sansürlemek sansürlememek sansürsüz 
şantaj şantaj yapmak şantajcı 
şantajla koparılan para şantajla para alma şantajla para almak 
santigram santigrat santigrat derece 
santigrat derece ile ilgili santigrat termometre santigrat termometresi 
santimantalizm santimental santimetre 
şantiye şantöz santra 
santral santral memurluğu santral memuru 
santralsiz arama santrfor santrhaf 
santrifüj santrifüj filtre santrifüj regülatör 
santrifüjlemek santrifüjlememek santrifüjör 
santur (çalgı) sap şap 
sap (çalgı) sap biçiminde kanserli doku şap diye 
şap hastalığı sap ile ilgili şap şap diye yürüme 
şap şap yürümek sap takmak sap yığını 
sapa sapa yerde sapa yol 
sapak sapan sapan balığı 
sapan bıçağı sapanın ucuna bağlı ağırlık sapanla atma 
sapanla atmak saparma saparna 
sapasağlam sapçık sapçıklı 
sapeli maun şaperon sapık 
sapıkça sapıklık sapın orta silindiri 
sapına kadar sapınç sapını ayıklamak 
sapını koparmak sapının iki yanında tüysü yaprakları olan şapır şupur 
şapır şupur içmek şapır şupur öpmek şapır şupur öpücük 
şapır şupur öpüş şapır şupur yıkanmak şapırdama 
şapırdatarak içmek şapırdatarak yemek şapırdatmak 
şapırdatmamak şapırt şapırtı 
şapırtılı şapırtılı öpücük sapıtma 
sapıtmak sapıtmamak sapıtmış 
şapka şapka askısı şapka astar tutkalı 
şapka bantı şapka çıkarmak şapka içi bantı 
şapka içindeki ter tutucu bant şapka iğnesi şapka kurdelesi 
şapka kutusu şapka matem kurdelesi şapka rafı 
şapka siperi şapka tüyü şapkacı 
şapkacı (kadın) şapkalı şapkasını çıkarmak 
şapkasını giymek şapkasız şapkaya takılan örtü 
şapkaya takılan rozet şapkayı kafasına geçirmek şapkayı yan giymek 
şapkayı yan yatırmak şaplak şaplak atmak 
şaplak vurmak saplama saplama diş 
saplama silahı saplama tuğlanın duvarın içindeki kısmı saplamak 
saplamak (iğne) saplamamak saplanıp kalmak 
saplanma saplanmak saplanmamak 
saplantı saplantı halinde saplantı haline gelmek 
saplantı haline gelmiş saplantı haline getirmek saplantı haline getirmiş 
saplantısı olan kimse saplantısı olmak şaplatmak 
şaplatmamak saplı saplı (yaprak) 
saplı dürbün saplı ızgara saplı küçük tencere 
saplı şeker saplı tarak saplı tencere 
sapma sapma (balistik) sapma bobini 
sapmak sapmak ( den) sapmamak 
sapmaz sapmış saprofit 
şapşal şapşalca şapşallık 
sapsarı sapsı organ sapsız 
saptama saptamak saptamamak 
saptanmış saptanmış fiyat saptıran 
saptırıcı saptırıcı plâka saptırılmış 
saptırımcı saptırımcılık saptırma 
saptırma (tartışma) saptırmak saptırmamak 
sara şaraba alkol katmak şarabı baharatla kaynatmak 
şarabın süzülmesi saraç saraç dükkânı 
saraçhane saraçlık saralı 
saralı kimse şarampol saran 
saran kimse şarap şarap açma ve servis ücreti 
şarap araştırma bilimi şarap bardağı şarap düşkünlüğü 
şarap eksperi şarap fıçısı (1145 lt.) şarap gibi 
şarap gibi olma şarap içmek şarap ile ilgili 
şarap kadehi şarap kadehi görmek istiyorum. şarap kokusu 
şarap listenizi gösterin lütfen. şarap listesi şarap menümüzü görmek ister misiniz 
şarap rengi şarap satıcısı şarap servis sepeti 
şarap stoğu şarap sunmak şarap sürahisi 
şarap tadıcı şarap tanrısı baküs'e tapan kimse şarap tatlı ispanyol şarabı 
şarap tortusu şarap tüccarı şarap tulumu 
şarap turşusu şarap turşusu kurmak Şarap ve bereket tanrıs 
şarap ve bereket tanrıse ilgili şarap ve bereket tanrısı ile ilgili Şarap ve ekmeğin kutsanması töreni 
şarap ve kaymakla yapılan bir yemek şarap ve sıcak su karışımı şarap yapan 
şarap yapma şarap yüzünden olmuş şarapçı 
şaraphane şarapla pişirilmiş av kuşu şaraplı balık yahnisi 
şaraplı bir tür koktely şaraplı eğlence şaraplık üzüm yetiştirme 
şarapnel şaraptan anlayan kimse sararıp solmak 
sararmak sararmak (kitap) sararmamak 
sararmış sararmış (kitap) sarartmak 
sarartmamak saray saray ahırları 
saray çalışanı saray gibi saray görevlisi (londra) 
saray halkı saray kıyafeti saray mensubu 
saray mücevherleri saray muhafızı saray nerede 
saray şairi saray soytarısının sopası saray tarzında 
saray uşağı saraya ait saraya uygun 
şarbon sardalya sardalyeli sandviç 
Sardunya sardunya sardunyalı 
sarfetme sarfetmek sarfetmemek 
sarfiyat sarfınazar etmek sargı 
sargı (parmak) sargı bezi sargılamak 
sargılamamak sargıları açılmamış sarhoş 
sarhoş eden içki sarhoş edici sarhoş edici içki 
sarhoş edip gemiye tayfa almak sarhoş etmek sarhoş kadın 
sarhoş kimse sarhoş olma sarhoş olmak 
sarhoş olmamak sarhoş olup yılanlar gördüğünü sanmak sarhoş ve duygulanmış 
sarhoş ve kendini bilmez sarhoşluk sarhoşluktan olan 
sari sarı sarı ağaç 
sarı akik sarı bir şey arıyorum. sarı boya 
sarı boyalı hint zamkı sarı çiçekli çok yıllık bir bitki sarı gerdanlı ağaç sansarı 
sarı gerdanlı zerdava sarı hatmi sarı ırk 
sarı ırka ait sarı ırkın egemenliği tehlikesi sarı kantoron 
sarı kurşun oksidi sarı kuyruksallayan sarı lahana kelebeği 
sarı okra sarı papatya sarı renkli 
sarı renkli bir tür mantar sarı sakız sarı şalgam 
sarı şebboy sarı toprak sarı toprak boyası 
sarı yakut sarı yonca sarıasma 
sarıasma kuşu sarıca arı sarıçalı 
sarıcık sarıgöz balığı sarıhumma 
sarık sarıklı sarılacak şey 
sarılan sarılan bitki sarılarak büyümek 
sarılarak tırmanmak sarılı sarılık 
sarılıklı sarılıp yatma sarılıp yatmak 
sarılma sarılma (bitki) sarılmak 
sarılmamak sarılmaya yarayan filiz sarılmış 
sarım sarımsak sarımsak dişi 
sarımsak gibi sarımsak tadı sarımsaklı 
sarımsaklı ekmek sarımsı sarımsı kahverengi 
sarımsı kızıl sarımtırak sarınacak şey 
sarınılan şey sarınıp sarmalanmak sarınıp yatmak 
sarınmak sarınmamak sarınmış 
sarıp sarmalamak sarısabır sarısabır ilacı 
sarısalkım sarışın sarışın kız 
sarışınlık sarıyelve kuşu şarj 
şarj dinamosu şarj edilmemiş şarj etme 
şarj etmek şarjör şarjör (tüfek) 
şark sarkaç sarkaç gibi sallanmak 
sarkaçlı sarkaçlı dolap saati sarkan 
sarkan parça sarkan şey sarkan şeyin çarpma sesi 
şarkı şarkı (neşeli) şarkı (plâk) 
şarkı kitabı şarkı mırıldamak şarkı satan kimse 
şarkı sesi şarkı söyleme şarkı söylemeğe başlamak 
şarkı söylemek şarkı söyleyebilir durumda şarkı söyleyen ses 
şarkı sözü şarkıcı şarkıcı çocuk (kilise) 
şarkıcılık sarkık sarkık gerdan (hindi vb.) 
sarkık kaşlı sarkık kenarlı şapka sarkık kulaklar 
sarkık kulaklı sarkık şey sarkık uç 
sarkık yanak sarkıklık şarkılar söylemek 
şarkılarla kutlamak şarkılı bir çocuk oyunu sarkıntılık 
sarkıntılık etmek sarkıt sarkıt biçimindeki buz 
sarkıta benzeyen sarkıtlarla ilgili sarkıtmak 
sarkıtmamak şarkıya başlamak sarkma 
sarkmak sarkmamak sarkom 
şarküteri şarl yanlısı kimse şarlatan 
şarlatanlık şarlatanlık yapmak şarlman hanedanı 
şarlman hanedanı ile ilgili şarlman'ın maiyetindeki asilzadelerden biri sarma 
sarma çubuğu sarma sigara sarmak 
sarmak (hayaletler vb.) sarmak (paket) sarmak (yara) 
sarmal sarmal eğri sarmal hareket 
sarmal hareket etmek sarmal olarak dönen sarmal olarak kıvırmak 
sarmal olarak kıvrılmak sarmal yapı sarmal yapmak 
sarmal yay sarmalamak sarmalamamak 
sarmamak sarmaş dolaş olma sarmaş dolaş olmak 
sarmaş dolaş öpüşmek sarmaşık sarmaşık eğrisi 
sarmaşık gülü sarmaşık kaplı sarmaşık sapı 
sarmaşık türünden sarmaşıklı sarnıç 
sarnıçlı kamyon sarp sarp dağ geçidi 
sarp kayalık sarplık sarraf 
sarsak sarsak ihtiyar sarsak sarsak 
sarsak ve sakar genç sarsaklık sarsaklık etmek 
sarsan sarsarak sarsarak uyandırmak 
sarsıcı sarsıla sarsıla sarsıla sarsıla gitme 
sarsıla sarsıla olan sarsılma sarsılmak 
sarsılmama sarsılmamak sarsılmaz 
sarsılmaz irade sarsılmazlık sarsılmış 
sarsıntı sarsıntılı sarsıntılı gitmek 
sarsıntılı olarak sarsıntısızca sarsma 
sarsmak sarsmamak sart 
şart şart cümlesi şart değil 
şart kipi şart koşma şart koşmak 
şart koymak şart olmayan şarta bağlamak 
şarta bağlı sartıncı giderici şartıyla 
şartlamak şartlamamak şartlar 
şartlar göz önünde tutulursa şartlar ne şartlara uygun 
şartlara uymak şartları ayarlamak şartları belirlemek 
şartları sağlamak şartları yerine getirmemek şartların değişmesi 
şartların terine dönmesi şartlarından kurtarmak şartlı 
şartlı olarak şartlı olarak teslim olma şartlı refleks 
şartlı refleksin yitimi şartlı salıverme şartlı tahliye 
şartlı tahliye edilen mahkum şartlı tahliye etmek şartlı tasarruf (miras) 
şartname şartsız şaşaa 
şaşaalı şaşalama şaşan 
şasi şaşı şaşı bakma 
şaşı bakmak şaşı gibi şaşı gözlü 
şaşı olmak şaşı yapmak şaşılacak 
şaşılacak biçimde şaşılacak bir şey yok şaşılacak derecede 
şaşılacak şey şaşılık şaşılık ameliyatı 
şaşılmayacak şey şaşıp kalmak şaşırdığını belli etmeden 
şaşırdım doğrusu şaşırıp kalarak şaşırıp kalmak 
şaşırıp kalmış şaşırma şaşırmak 
şaşırmamak şaşırmış şaşırtan 
şaşırtıcı şaşırtıcı biçimde şaşırtıcı cevap 
şaşırtıcı değişim şaşırtıcı fazlalık şaşırtıcı haber 
şaşırtıcı kimse şaşırtıcı şey şaşırtıcı soru 
şaşırtma şaşırtmaca şaşırtmak 
şaşırtmamak şaşkın şaşkın şaşkın 
şaşkın şaşkın bakmak şaşkına çevirmek şaşkına dönmek 
şaşkına dönmüş şaşkınlık şaşkınlık içinde 
şaşkınlıkla şaşkınlıktan dili tutulmuş şaşma 
şaşmak şaşmamak şaşmamak gerek 
şaşmamalı şaşmaz şaşmazlık 
şatafat şatafatlı şatafatlı yazma 
şatafatsız sataşmak sataşmamak 
satelit saten saten gibi 
saten perdahlı saten taklidi kumaş saten taklidi pamuklu kumaş 
satensi satensi parlaklık satinet 
satir satir ile ilgili satıcı 
satıcı (uyuşturucu vb.) satıcı ağzı satıcı omuz sırığı 
satıcılık satıcılık yapmak satıcının tekelindeki piyasa 
satıh satılabilir satılabilirlik 
satılabilme satılamaz satılamaz mülk 
satılan (mal) satılığa çıkarmak satılık 
satılık eşya satılık olmak satılır 
satılma şansı satılmak satılmamak 
satılmaması koşuluyla verilen mülk satılmaması koşuluyla vermek satılmamış 
satılmayan satılmayan mal satılmayıp elde kalan kitap 
satım satın alarak stoklamak satın aldıklarımı ev adresime gönderir misiniz 
satın alınabilir satın alınan şey satın alma 
satın alma değeri satın alma departmanı satın alma görevlisi 
satın alma gücü satın alma gücü olmak satın alma hesabı 
satın alma müdürü satın almacı satın almak 
satın almayı özendirme satınalmada öncelik hakkı satınalmada öncelikli olmak 
satıp bitirmek satıp savmak satır 
satır altına satır aralarına yazmak satır aralarını 
satır aralarını okumak satır aralığı satır arasına yazılan yazı 
satır arasına yazılmış satır sayısı satır uzunluğunu ayarlamak 
satırbaşı satırbaşı yapma satırbaşı yapmak 
satırın üstüne basılmış satırları hizalamak satış 
satış acentası satış aşamasında evin fiyatını artırmak satış departmanı 
satış elemanı satış fişi satış fiyatı 
satış geliştirme çalışmaları satış hesabı satış işlemleri 
satış makinesi satış müdürü satış otomatı 
satış pavyonu satış promasyonu satış propagandası 
satış rekorları kıran satış sonrası servis satış tarihi ... 
satış tekeli hakkı satış vergisi satış yeri 
satış yöntemi satışa çıkarma satışa çıkarmak 
satışa hazır satışa sunmak şatları yerine getirmekten kaçınmak 
satmak satmak (arkadaşlarını) satmak (birini) 
satmamak şato şato baş kulesi 
şato dış avlusu şato kâhyası kadın şato sahibesi 
şatonun dış avlusu satranç satranç oyunu 
satranç rica ediyorum. satranç tahtası satranç taşı 
satranç vb. oyun sattırmak sattırmamak 
Satürn satürn bayramı satürn bayramı ile ilgili 
satürn ile ilgili satürn'e ait sauna 
sav savak savak havuzu alt kapağı 
savan savana savar 
savaş savaş açmak savaş alanı 
savaş arabası savaş atı savaş baltası 
savaş baltası ile vurmak savaş baltasını çıkarmak savaş baltasını gömmek 
savaş başlatmak savaş başlığı savaş bilimi 
savaş birliği savaş birlikleri savaş bölgesi 
savaş boyası savaş bulutları savaş bunalımı 
savaş çığlığı savaş dansı savaş durumu 
savaş durumundaki savaş düzeni savaş düzeni alma 
savaş düzenine girmiş savaş düzenine sokmak savaş eğitimi 
savaş emri savaş esiri savaş ganimetleri mahkemesi 
savaş gemisi savaş gemisi (küçük) savaş gemisi filikası 
savaş gemisi güvenliği savaş gereçleri savaş görmek 
savaş görmüş savaş görmüş asker savaş gücü 
savaş hakları savaş hali savaş halinde 
savaş halinde olmak savaş helikopteri savaş hilesi 
savaş ilan etmeden yapılan ani saldırı savaş ilan etmek savaş ilanı 
savaş ile ilgili savaş kararı savaş karşıtı kimse 
savaş kışkırtıcılığı savaş kışkırtıcısı savaş malzemeleri 
savaş malzemesi sağlamak savaş manevrası savaş narası 
savaş nedeni savaş öncesi savaş resmi 
savaş sanatı savaş sonrası savaş sonrası nevroz 
savaş sonrası ruhsal bozukluk savaş stratejisine uygun savaş suçlusu 
savaş suçu Savaş tanrısı savaş tatbikatı 
savaş tazminatı savaş tehdidi savaş tehdidinde bulunmak 
savaş uçağı savaş vergisi savaş vermek 
savaş yetimi savaş yorgunu savaş zamanı 
savaşa ait savaşa gidilen yol savaşa girmek 
savaşa girmemek için taviz verme yanlısı savaşa gitme (kızılderili) savaşa hazır olmak 
savaşa hazırlanmak savaşa katılmak savaşa katılmama 
savaşan savaşan devlet savaşan güçler 
savaşçı savaşçı siyaset savaşçılık 
savaşı bitirmek savaşın yıkıcı tarafları savaşlar arası 
savaşmak savaşmak (için) savaşmak (karşı) 
savaşmama savaşmamak savaşmayan 
savaşta kör olmuş savaşta kullanılabilir savaşta kullanılan pis koku yayan kap 
savaşta ölmek savaşta şehit düşme savaşta tarafsız ülke toprağını zaptetme hakkı 
savaşta yere atılan dört uçlu demir savaştan kaynaklanan ruhsal çöküntü savaştan önceki 
savaştan sonraki savcı savcılık yapmak 
savma savmak savmamak 
savruk savrulan savrulma 
savrulma (araba) savrulmak savrulmamak 
savrulmaz savsak savsaklamak 
savsaklamamak savunan savunan (hak) 
savunan kimse savunan kimse (görüş) savunma 
savunma amaçlı savunma avukatı savunma avukatlığını yapmak 
savunma bakanı savunma bakanlığı savunma durumunda 
savunma duruşu savunma gücünü azaltmak savunma hakkı 
savunma hakkı kazanmak savunma hakkı vermek savunma makamı 
savunma oyuncusu savunma silahları savunma sistemi 
savunma yapan savunma yapmak savunma yaptırılmamış 
savunmada savunmak savunmak (hak) 
savunmamak savunmasız savunmasız bırakma suçu 
savunmasızlık savunucu savunulabilir 
savunulamaz savunulmamış savunulmaz 
Şavuot savurarak vuruş savurgan 
savurgan kimse savurganlık savurganlık yapmak 
savurma savurma döküm savurma kuvveti 
savurmak savurmak (küfür) savurmak (tehdit vs.) 
savurmak (tehdit) savurmamak savuşturma 
savuşturmak savuşturmamak saya 
saya takmak sayaç şayak 
sayan kimse sayarak saydam 
saydam olmama saydam olmayış saydam tabaka 
saydamlık sayesinde şayet 
sayfa sayfa düzeni sayfa düzenleyicisi 
sayfa eklenebilen sayfa işaretleme kâğıdı sayfa kalıbı 
sayfa numarası vermek sayfadaki ilk veya son kelime (sözlük) sayfalara ait 
sayfalara numara koyma sayfaları birer birer çevirmek sayfaları çevirmek 
sayfaları çıkarılabilen sayfaları kıvrılmış kitap sayfaları numaralamak 
sayfanın arkası sayfanın diğer yüzü sayfanın sağından taşmama 
sayfayı kıvırmak sayfiye sayfiye evi 
sayfiye evinde oturan kimse saygı saygı dolu 
saygı duymak saygı göstermek saygı ifade eden 
saygı ifadesi saygı ile eğilme saygı ile karışık 
saygı ile selâmlamak saygı uyandıran saygı ve hayranlık göstermek 
saygıdan ileri gelen saygıdeğer saygıdeğer kişiler 
saygıdeğerlik saygılar saygılarımla 
saygılarını sunmak saygılı saygılı bir biçimde 
saygılı olmak saygılı tavırlar saygın 
saygın kimse saygın kişi saygın yaşlı adam 
saygınlığını sarsma saygınlığını zedeleyen saygınlık 
saygısı olmak saygısız saygısız (evlât) 
saygısız genç saygısız ve bencil sürücü saygısızca 
saygısızca davranmak saygısızca hareket saygısızca konuşmak 
saygısızlık saygısızlık etme saygısızlık etmek 
saygıyla eğilmek saygıyla karışık korku şayia 
şayialar çıkarmak sayı sayı almadan biten el 
sayı belirten sayı belirten sözcük sayı boncuğu 
sayı hakemi sayı kaydetmek sayı olarak 
sayı saymak sayı sistemindeki temel simge sayı sıfatı 
sayı sınırını geçen sayı tahtası sayı vermeden yenme 
sayı vermeden yenmek sayı vermek sayı vermeme 
sayı vermemek sayı veya şahıs gösteren sayı yapma 
sayı yapmak sayı yapmasını önlemek sayı yaptırma (takım) 
sayıca sayıca büyük sayıca fazlalık 
sayıca önde olan sayıca üstün sayıca üstün olmak 
sayıca üstünlüğünü kaybetmek sayıklama sayıklamak 
sayıklamamak sayıklayan sayılabilir 
sayılamaz sayılan sayılar 
sayıların eşitliği sayıların yazıldığı kâğıt sayılarla belirtme 
sayılarla ifade edilebilen sayılı sayılır 
sayılmak sayılmamak sayılmamış 
sayım sayım defteri sayım görevlisi 
sayım listesi sayım memuru sayım yapmak 
sayın başkan sayın bay sayın bayan 
sayın yargıç sayıp ayırmak sayıp dökme 
sayıp dökmek sayısal sayısal denklem 
sayısal eşitlik sayısal olarak belirtmek sayısız 
sayısız defa sayısız kereler sayışmak 
sayışmamak sayıştay başkanı sayıyı önleme 
sayıyı önlemek sayma saymak 
saymak (kadar) saymama saymamak 
sayman saymanlık saymazsak 
saz saz demeti saz şairi 
saz şairleri sazan sazanlama 
sazanlamak sazanlamamak sazanlık etmek 
sazlık sd kartı se 
seans sebat sebat eden 
sebat etmek sebatlı şebboy 
sebebi olmak sebebiyle şebeke 
şebeke şeması şebekeli sebep 
sebep gösteren sebep olan sebep olan kimse 
sebep olmak sebepsiz sebepsizlik 
şebnem sebze sebze (yeşil) 
sebze bahçesi sebze çorbası sebze meyve 
sebze rejimi sebze üreticisi sebzeci 
sebzelerde yaşayan sebzeli koyun yahnisi sebzeli ve arpalı et suyu 
sebzeli yahni seç bakalım seccade 
secde secde etmek seçen 
seçenek şecere seçerek almak 
seçici seçici kimse seçici kurul 
seçici olmak seçici olmayan seçicilik 
seçiklik seçilebilir seçilemeyen 
seçilemez seçilen şey seçilmek 
seçilmemek seçilmemiş seçilmiş 
seçilmiş olan seçilmiş olanlar seçim 
seçim bölgesi seçim bölgesi halkı seçim bürosu 
seçim gezisi seçim gezisine çıkan politikacı seçim gezisine çıkmak 
seçim görevlisi seçim hilesi seçim kampanyası 
seçim konuşması seçim öncesi kararsızlar seçim propagandası 
seçim propagandası yapmak seçim sonuçlarını açıklayan yetkili seçim sonucu 
seçim sonucunu duyurmak seçim sonucunu önceden hesaplayan kimse seçim yapan kimse 
seçim yeri seçimde hile yapmak seçime aday olmak 
seçime gitmek seçimi az bir farkla alma seçimi kaybetmek 
seçimi kazanmak seçimle gelen sınırlı yetkili yönetici seçimle ilgili 
seçimler seçimlerde oy dağılımının istatistiksel analizi seçip almak 
seçip ayırmak seçkin seçkin çevre 
seçkin kimse seçkin nitelikli seçkin şey 
seçkin sınıf seçkin sınıfta olma bilinci seçkin topluluk 
seçkinler seçkinler topluluğu seçkinlerin idaresi 
seçkinlik seçme seçme eserler 
seçme hakkı seçme kısım seçme parça 
seçme parça almak seçme sınavı seçme turu 
seçmece seçmeci seçmek 
seçmek (göreve) seçmeler seçmelerde kazanmak 
seçmeli seçmeli ders seçmemek 
seçmen seçmen (kadın) seçmen ile ilgili 
seçmen listesi seçmen listesinde adı geçmeyen seçmen olarak kaydedilmemiş 
seçmenler seçmenler ile ilgili seçmenler kurulu 
seçmenleri dolaşarak oy istemek seçmesini bilen sedan 
sedef sedef düğme sedef hastalığı 
sedefli sedefotu sedimantasyon 
sedimantasyon hızı sedir sedye 
sedye taşıyan hastabakıcı şef şef garson 
sefa sefa pezevengi şefaat 
şefaat ile ilgili şefaatçi sefahat 
sefahat alemi sefahat düşkünü sefahat içinde yaşamak 
sefahate meraklı sefalet sefalet çekmek 
sefalet içinde yaşamak sefalete düşmek sefaret 
sefer seferber seferber etmek 
seferberliği kaldırmak seferberliğin bitmesi seferberlik 
seferberlik günü sefere ait sefere çıkmak 
sefertası şeffaf şeffaf ipek kumaş 
şeffaf kâğıt şeffaf olmayış şeffaflık 
sefih sefil sefil bir halde 
sefiller sefillik şefin salatası 
şefkât şefkât göstermek şefkâtle 
şefkâtli şefkâtli insan şefkâtsiz 
şeflik şeftali şeftali (tüysüz) 
şeftali ağacı şeftali gibi şeftali rengi 
seğirdimsiz seğirme seğirmek 
seğirmemek segman segmantasyon 
seher seher yıldızı şehir 
şehir başkanı şehir buradan çok mu uzak şehir devleti 
şehir dışı şehir dışına şehir dışında 
şehir dışında bulunan şehir dışında yerleşen insanlar şehir dışında zenginlerin yaşadığı yerleşim yeri 
şehir dışındaki şehir dışındaki liman şehir dışındaki lüks sitede yaşayan kimse 
şehir dışındaki zengin siteleri şehir düzenlenmesi şehir evi 
şehir gerillası şehir halkı şehir haritası satın almak istiyorum. 
şehir hayatına alıştırmak şehir içi şehir içi görüşme 
şehir içi konuşma şehir ile ilgili şehir ile ilgili olarak 
şehir kırlangıcı şehir krokisi şehir kültür merkezi 
şehir manzarası şehir meclisi şehir merkezi 
şehir merkezinde şehir merkezindeki şehir merkezine 
şehir merkezine doğru şehir merkezine giden şehir merkezine giden tren 
şehir merkezine gitmek ne kadar sürer şehir merkezine tarafta şehir meydanı 
şehir ne kadar uzaklıkta şehir planlama şehir plânlamacısı 
şehir plânlaması şehir suyu şehir turu var mı 
şehirde bar var mı şehirde bowling salonu var mı şehirde disko var mı 
şehirde gazino var mı şehirde gece klubü var mı şehirde striptiz barı var mı 
şehirden çok uzan yer şehirden gelen tatilci şehirden gelen tren 
şehirden uzak lüks site şehire çıkış şehirlerarası 
şehirlerarası arama şehirlerarası konuşma şehirlerarası otobüs 
şehirlerarası otomatik arama şehirlerarası santral şehirlerarası telefon hattı 
şehirlerin genişleyip birleşmesi şehirleşme şehirleştirmek 
şehirleştirmemek şehirli şehirli yapmak 
şehit şehit düşenlerin listesi şehit düşmüş 
şehit etmek şehit kılmak şehit olma 
şehit olmak şehitler şehitlik 
şehlâ gözlü sehpa sehpa (köprü) 
şehre ait şehre giden şehre giden tren 
şehre yaklaşmak şehri ayağa kaldırmak (eğlence) şehri gezmek 
şehrin akciğeri şehrin denize bakan kısmı şehrin kuzeyi 
şehrin kuzeyinde şehrin kuzeyindeki şehrin merkezi ile ilgili 
şehrin silueti şehrin tarihi bölgelerini görmek istiyorum. şehrin uzaktan genel görünümü 
şehrin yukarı kısmı şehrin yukarısına şehrin yukarısındaki 
şehriye şehvani şehvanileştirmek 
şehvanileştirmemek şehvet şehvet düşkünlüğü 
şehvet düşkünü şehvet düşkünü kimse şehvet düşkünü olma 
şehvet düşkünü olmak şehvet meraklısı şehvet uyandırıcı 
şehvete düşkün şehvete düşkün adam şehvetle ilgili 
şehvetli şehvetli olmak şehvetlilik 
şehzade sek sek şarap 
sek vermut sekans sekant 
şekel şeker şeker bayramı 
şeker fabrikası şeker gibi şeker gibi taneli 
şeker hastalığı şeker hastalığına ait şeker hastalığınız var mı 
şeker hastası şeker hastasıyım. şeker içeren 
şeker ile şeker kaplama şeker kaplamak 
şeker kaplanmış şeker kaplı meyve şeker katmak 
şeker koymak şeker kutusu şeker maşası 
şeker ölçer şeker pekmezi şeker rafinerisi 
şeker sevme seker sirke ve limonlu (rogue) şeker tortusu 
şeker yapan şekerci şekerci dükkânı 
şekercilik sekerek gitme sekerek gitmek 
sekerek hareket etmek şekerim şekerkamışı 
şekerle kaplamak şekerle kaplı şekerleme 
şekerleme ile kaplamak şekerleme yapılmış şekerleme yapmak 
şekerlemeci şekerlemek şekerlemeli 
şekerlememek şekerlenmiş şekerli 
şekerli beyaz karışım şekerli beyaz karışım ile kaplı şekerlik 
şekerpancarı şekersiz seki 
şekil şekil almak şekil bozukluğu 
şekil değiştirme şekil verici şekil verilebilirlik 
şekil verme şekil vermek şekilbilim 
şekilci şekilcilik sekili 
şekillendiren şekillendirici şekillendirilmiş saç 
şekillendirme şekillendirmek şekillendirmemek 
şekillenir şekillenme şekillenmek 
şekillenmemek şekillenmemiş şekilleri yamuk yumuk gösteren ayna 
şekilli şekilsel şekilsiz 
şekilsizce şekilsizlik sekip geri gelmek 
sekiz sekiz açılı sekiz heceli 
sekiz heceli kelime sekiz heceli mısra sekiz kat 
sekiz kere sekiz kişilik koro sekiz kişilik takım 
sekiz kişinin yaptığı müzik sekiz köşeli sekiz misli 
sekiz mısralı ve iki uyaklı kıta sekiz senelik sekiz taraflı 
sekiz yaşında sekiz yılda bir olan sekiz yüzlü cisim 
sekizde birlik kısım sekizgen sekizinci 
sekizinci olarak sekizinci şey sekizli 
sekizlik sekizlik nota şeklen 
şekli bozulmuş seklik şeklinde 
şeklinde sonuçlanmak şeklini bozmak şeklini değiştirmek 
şeklini değiştirmek (alay) sekme sekmek 
sekmemek sekonder devre sekoya 
sekreter sekreter kuşu sekreterlik 
sekreterlikle ilgili seks seks aracı 
seks bombası seks düşkünlüğü seks düşkünlüğü (kadın) 
seks düşkünü seks düşkünü erkek seks düşkünü kadın 
seks düşkünü kimse seks filmi seks partisi 
seks partisi ile ilgili seks yaşamı sekse aşırı düşkünlük 
seksek seksen seksen kişilik takım 
seksen yaşlarında olan seksende birlik kısım sekseninci 
sekseninci şey seksenler seksenli yaşlar 
seksenli yıllar seksenlik seksi 
seksi bakış seksi kadın seksi kadın posteri 
seksi kimse seksi kız seksi olmayan 
seksilik seksoloji sekstant 
seksüel sekte sekte vurmak 
sekteye uğramak sekteye uğratmak sekteye uğrayan 
sektirmek sektirmemek sektör 
sel sel basmak sel çukuru 
sel felâketi sel gibi sel gibi akan gözyaşı 
sel gibi şey sel ile ilgili sel sularından dere 
sel sularının açtığı vadi sel taşı sel yatağı 
şelale şelâle selam 
selâm almak selâm durma selam durmak 
selâm niteliğinde selam söyle selam söylemek 
selam vermek selamet Selâmet ordusu 
selâmet ordusundan kimse selâmetle selâmını iletmek 
selamlama selamlamak selâmlamak (başı ile) 
selamlamamak selamlar selâmlâr göndermek 
selâmlarımı söyle selâmlaşmaktan öteye gitmeyen selâmlayan 
selâmotu selden ileri gelen sele 
selef seleksiyon selektif 
selektivite selektör şelem (briç) 
selenik selenli selentere 
selenyum selfservis selfservis bakkal 
selfservis çamaşırhane selfservis işyeri selobant 
selofan seloteyp Selsius 
selsiyus termometresi selüloit selüloz 
selüloz asetat karışımı selvi sema 
şema şema ile göstermek semafor 
semafor ile işaretleşmek semantik şemasını yapmak 
şematik şematik düzen semaver 
şemaya göre düzenlemek sembiyoz sembol 
sembol ile belirtmek sembolik sembolist 
sembolize etmek sembolizm semboller 
sembolü olmak semender semendergillerden hayvan 
semendirek adası sementasyon semer 
semer sepeti semer vurmak semere 
semere vermek semerin yaptığı şişlik seminer 
semirmek semirmemek semirtilmiş 
semirtmek semirtmemek semiyoloji 
semiz semizlik semizotu 
şempanze sempati sempati duyan kimse 
sempati duymak sempati uyandıran sempatik 
sempatik sinir sempatik sistem sempatiklik 
sempatizan sempatizanı olmak sempatizanlar 
sempozyum semptom semptomataloji 
şemsi ay şemsiye şemsiye (yazlık) 
şemsiye biçiminde şemsiye biçiminde çiçekleri olan şemsiye kiralama ücreti ne kadar 
şemsiye şeklinde bitki şemsiye şeklinde çiçeklenme şemsiye şeklinde çiçeklenmiş 
şemsiye teli şemsiyelik semt 
sen şen şen dul 
sen ha sen idin sen karışma 
sen kendin Sen nehri şen şakrak 
sen yap ben de yaparım senarist senaryo 
senaryo yazarı senato senato toplantısı 
senatör senatörle ilgili senatoya ait 
sendeleme sendelemek sendelememek 
sendeleyen sendeleyerek gitmek sendika 
sendika aleyhtarı sendika aracılığı ile satmak sendika karşıtı 
sendika karşıtı kimse sendika kurma sendika temsilcisi 
sendika yanlısı sendikacılık sendikalarca çalışanların korunması 
sendikalaşma sendikalaşmak sendikalaşmamak 
sendikalaşmamış sendikalaştırmak sendikalaştırmamak 
sendikalizm sendikalı işyeri sendikasız 
sendikasız işçi sendikasız işyeri sendikaya bağlı işçileri çalıştıran yer 
sendikaya dahil olmayan sendrom sene 
senedi protesto olmak senedin bankaca kırılması senelerdir 
senelik senet senet alan kimse 
senet çıkarma senet cüzdanı senet düzenlemek 
senet iskontosu senet kıran banka senetle devretmek 
senetler senetli senfoni 
senfoni bestecisi senfoni orkestrası senfoni sanatçısı 
senfonik senfonik şiir senfonist 
seni seni gidi seni seni ilgilendirmez 
seni saat 5'te alırım. seni yaramaz seni senin 
senin bileceğin iş senin rızana bağlı senin sorumluluğun. 
seninki seninkiler senkop 
senkop ile değiştirmek senkromeç senkromeç vites sistemi 
senkron senkron motor senkron vites dişlisi 
senkronize senkronize edilmemiş senkronize edilmiş 
senkronize etme senkronize etmek senkronize olmak 
senkronize yüzme senkronizm senli benli 
senli benli konuşmak senli benli olmak şenlik 
şenlik ateşi şenlik ile ilgili şenlik yapmak 
şenlikli sensor sent 
sentaks sente sentetik 
sentetik lif sentetik yün sentez 
sentez yapmak sentezlemek sentezlememek 
sentimental senyör sepal 
separatör sepet sepet (hediye) 
sepet (yük) sepet dolusu sepet işi 
sepet işi kayık sepet örgüsü sepet örgüsü beşik 
sepet örgüsü sandalye sepet örgüsü yapmak sepet örgüsünden yapılmış şey 
sepetçi söğüdü sepetçi söğüdü dalı sepetçilik 
sepetlemek sepetlememek sepetli motosiklet 
sepi kuyusu sepi şerbeti sepici 
sepileme sepileme asidi sepilemek 
sepilememek septik septik kimse 
septisemi septisizm sepya 
sepya ile yapılmış resim sera sera toprağı 
serada yetiştirme serada yetiştirmek seramik 
seramik eşya seramik gösterir misiniz seramikçi 
seramikçilik seranat yapan kimse seranat yapmak 
serap serbest serbest arka tekerlek 
serbest atış serbest bırakan serbest bırakılma 
serbest bırakılmış serbest bırakma serbest bırakmak 
serbest bırakmak (hapisten) serbest bıraktırmak serbest bölge 
serbest çalışan serbest çalışmak serbest dans 
serbest düşünceli serbest düşünceli kimse serbest fikir 
serbest fikirli serbest formda beste serbest geçiş belgesi (gemi) 
serbest geçit (gemi) serbest gezinen serbest güreş 
serbest hisse serbest kalma serbest kalmak 
serbest kilo serbest konuşma serbest meslek sahibi 
serbest olmak serbest oyuncu serbest pazar 
serbest piyasa serbest piyasa ekonomisi serbest piyasa politikası 
serbest rekabet serbest sanatçı tarafından üretilmiş serbest tarzda müzik 
serbest ticaret serbest ticaret bölgesi serbest ticaret politikası 
serbest ticaret yanlısı serbest uçak kanadı serbest vuruş 
serbestçe serbestçe konuşmak serbestleştirmek 
serbestleştirmemek serbestlik şerbet 
şerbet tozu şerbetçiotu şerbetçiotu fırını 
şerbetçiotu sapı şerbetçiotu toplamak şerbetçiotu yetiştirmek 
serçe serçe parmak serdar 
serdümen şeref şeref borcu 
şeref golü şeref kıtası şeref meselesi 
Şeref nişanı şeref payesi şeref sözü 
şeref sözü ile şeref vermek şerefe 
şerefe içme şerefim üzerine şerefine 
şerefine içmek şerefine sürülmüş leke şerefini iki paralık etmek 
şerefini lekelemek şerefini lekeleyen şerefini sarsmak 
şerefiye şereflendirilmemiş şereflendirmek 
şereflendirmemek şerefli şerefsiz 
şerefsizce şerefsizlik seremoni 
seren seren yelkenli seren yelkenli donanımcısı 
serenat sereserpe uzanmak serf 
serflik sergi sergi resimlerini seçen komite 
sergi salonu sergici sergide olmak 
sergileme sergileme merakı sergilemek 
sergilememek sergilenen şey sergilenmek 
sergilenmekte sergilenmemek sergileyen 
sergileyen kimse sergüzeşt seri 
şeri seri ateş seri ateşli 
seri bağlama seri bağlamak seri bir şekilde 
seri cinayet seri cinayet işleyen katil seri halinde 
seri halinde düzenlemek seri motor seri numarası 
seri olarak seri oluşturan seri üretilen araba 
seri üretim seri üretim yapmak seri üretimini yapmak 
şeriat şerif şerif vekili 
şerif yardımcısı şerifin görev süresi şeriflik 
serigrafi baskı serigrafi baskı yapmak serigrafi baskısı 
serilik serilme serilmek 
serilmemek serilmiş serin 
serin kalmak serin yer serinkanlı 
serinkanlılıkla serinlemek serinlemek için asılan ıslak hasır 
serinlememek serinletici serinletici içki 
serinletme serinletmek serinletmemek 
serinlik şerit şerit değiştirmeyin 
şerit metre şerit takmak şerit testere 
şerit testere ile yapılmış süs şerit yapmak şerit yapmak (giysi) 
şeritle süslemek şeritlenmiş şeritler 
şeritli şeritli oluş seriye açılım 
serj serkeş serkeşlik 
sermaye sermaye artırımı sermaye fazlası 
sermaye hesabı sermaye ile ilgili sermaye kaçışı 
sermaye kazancı vergisi sermaye malları sermaye miktarı 
sermaye olarak kullanmak sermaye payı sermaye piyasası 
sermaye şirketi sermaye vergisi sermaye yatırımı 
sermayedar sermayedarlık ile ilgili sermayelendirme 
sermayeleştirmek sermayeleştirmemek sermayenin kaçışı 
sermayesi bölünmüş şirket sermayesini yüksek göstermek sermayeye çevirmek 
sermayeye katma sermayeyi artırarak iflastan kurtarmak serme 
sermek sermemek seroloji 
serpentin serpici serpilen şey (yol vb.) 
serpilme serpilmek serpilmemek 
serpinti serpiştiren serpiştirme 
serpiştirmek serpiştirmemek serpme 
serpme gübre serpmek serpmemek 
sersem sersem genç veya çocuk sersem gibi olmak 
sersem sersem sersem sersem dolaşmak sersem sersem yürümek 
sersemce serseme çeviren serseme çevirmek 
serseme dönmüş sersemleme sersemlemek 
sersemlememek sersemlemiş sersemleşmiş 
sersemleştiren sersemletici sersemletici ilaç 
sersemletmek sersemletmemek sersemleyici 
sersemlik sersemlikle serseri 
serseri kurşun serseri taraftar serseri yatağı 
serserice dolaşmak serseriler serserilik 
serserilik yapmak sert sert (fikir vb.) 
sert (hava) sert (içki) sert (şarap) 
sert adım sesi sert ağaç sert amir 
sert bakan sert bakış sert bakışlı 
sert bir biçimde sert bir dille eleştirmek sert bir içki 
sert bir yumruk savurmak sert bira sert çekirdekli meyve 
sert cevap sert cevap vermek sert çıkmak 
sert darbe sert davranma sert davranmak 
sert deri sert dil sert eğitmen 
sert eleştiri sert eleştiri yapmak sert eleştirmek 
sert esen sert esmek sert hoca 
sert içki sert içkinin üzerine içilen hafif içecek sert ifadeli 
sert kabuk sert kabuk (böcek vb.) sert kabuklu 
sert kayaya çatmak sert kereste sert kimse 
sert kıl sert kıllı sert konuşma 
sert kuştüyü sert lehim sert oynamak 
sert oyun sert penis sert pullu 
sert sert sert sert bakmak sert sigara 
sert sözler sert tırnak sert tırnaklı 
sert toprak sert ve ani hareket etmek sert ve kalitesiz içki 
sert ve kayalı yokuş sert ve saldırgan dil sert vuran kimse 
sert vuran oyuncu sert vurmak sert vuruş 
sert yaka sert yanıt sert yönetici 
sert yumruk sert yumruk atmak sert yüzey (kâğıt vb.) 
sertçe sertçe basmak sertçe eleştirmek 
sertçe vurmak sertifika sertleşen 
sertleşme sertleşme (çimento vb.) sertleşmek 
sertleşmek (çelik) sertleşmek (rüzgâr) sertleşmemek 
sertleşmiş sertleştirici sertleştirme 
sertleştirmek sertleştirmek (şapka) sertleştirmemek 
sertlik sertlik derecesi sertlik yanlısı politikacı 
serum serum bilimi seruma bağlanmak 
seruma benzer serumlu serüven 
serüvenci serüvenci kadın serüvencilik 
servet servet avcısı servet tanrısı 
servet vergisi servet yapmak servete konmak 
Servetiyle ünlü lidya kralı servi servis 
servis alanı servis arabası servis asansörü 
servis atan oyuncu servis atışı servis atışı yapmak 
servis bıçağı servis dahil değil. servis endüstrisi 
servis görevlisi servis kaşığı servis masası 
servis merkezi servis otobüsüne nerede binebilirim servis penceresi 
servis şefi servis sırası servis spatulası 
servis takımı servis takımları servis ücreti 
servis ücreti dahil değil. servis ücreti dahil mi servis ücreti ve vergi ne kadar 
servis yapmak servis yolu servis yolundan vermek (trafik) 
servo servo direksiyon servo fren 
servo motor serzeniş ses 
ses (enstrüman) ses açısından ses altı 
ses aynılığı ses bağı ses bandı 
ses bandı (film) ses birimi ses boğukluğu 
ses bütünlüğü ses cihazları meraklısı (müzik seti vb.) ses çıkaran 
ses çıkarma ses çıkarmadan ses çıkarmak 
ses çıkarmama ses çıkarmamak ses çıkarmamak kabul etmektir 
ses çoğaltıcı ses dağılımı ses dalgaları ile ilgili 
ses dalgası ses değişimi ses düzenleme düğmesi 
ses düzeyi ses efektleri ses erimi 
ses eriminde ses frekansı ses geçirmez 
ses geçirmez yapmak ses geçişi ayar düğmesi ses getirici 
ses gittikçe hafifleyerek ses işareti ses kalitesi 
ses kaydedici ses kaydı ses kaydı ile ilgili 
ses kaydırma imi ses kaydırması ses kayıt cihazı 
ses kırıcı ses kısıklığı ses kısma düzeni (çalgı) 
ses kontrolü ses kuvveti ses perdesi 
ses perdesine ait ses platformu ses rengi 
ses şiddet ayarı ses şiddeti birimi ses sınavı 
ses sınavı yapmak ses sınırı altı ses tekrarı yapılan kelime ile ilgili 
ses telleri ses titremesi ses titreşimi ile çıkan 
ses tonu ses tonuna ait ses tonunun değişmesi 
ses türemesi ses uyumu ses uyumu olan 
ses ve görüntüyü eşleme ses ve hareket uyumu olan ses ve hareket uyumu olmayan 
ses ve hareket uyumu sağlama ses ve hareketi eşzamanlı yapmak ses veren 
ses verme ses verme (motor) ses verme niteliği 
ses vermek ses vermek (motor) ses yalıtımı sağlanmış 
ses yalıtımı yapmak ses yapan ses yapmak 
ses yinelemesi ses yüksekliği ses yükseltme 
ses yumuşatma pedalı sesbilim sesbilimci 
sesçil sese ait sesi ayarlamak 
şeşi beş görmek sesi boğmak sesi çıkmayan 
sesi dağıtan platform sesi kısılıncaya kadar bağırmak sesi kısılıncaya kadar konuşmak 
sesi kullanma sesi şiddetlendirme özelliği sesi titremek 
sesi titretme sesi yansıtan sesi yansıtan alet 
sesi yansıtma sesi yansıtmak sesi yükseltme 
sesin alçalması sesin azalması (radyo) sesin iki telde birden çalınması 
sesin kaybolması (radyo) sesin yerini yavaş yavaş sonraki sese bırakması sesin yok olması (radyo) 
sesini bastırmak sesini çıkarmak sesini değiştirmek 
sesini kesmek sesini kısmak sesini titretmek 
sesini yükseltmek sesle bastırmak sesle ilgili 
seslem seslendirme seslendirme mühendisliği 
seslendirme odası seslendirmeci seslendirmek 
seslendirmemek seslenme seslenme durumu 
seslenme ile ilgili seslenmek seslenmemek 
sesler bakımından sesler duyar gibi olmak sesleri gösteren 
sesleri yankılayan seslerle melodiyi renklendirme sesli 
sesli çaldırmak sesli çalmak sesli film 
sesli harf sesli harf ile ilgili sesli harf sistemi 
sesli harf üzerine konan aksan işareti sesli harf yerine kullanma sesli harf yerine kullanmak 
sesli harfi çok olan sesli harfin üzerine koyulan iki nokta işareti sesli işareti 
sesli işaretleri koymak sesli iskandil sesli konuşmak 
sesli nefes almak sesli olarak sesli söylemek 
sesli yemek seslilik sesölçer 
sesölçüm sesötesi sessiz 
sessiz (harf) sessiz çoğunluk sessiz dua 
sessiz durmak sessiz film sessiz harf 
sessiz kalmak sessiz kalmak kabul etmektir sessiz olmak 
sessiz olun sessiz onay sessiz sakin 
sessiz sinema sessiz sinema oyunu sessiz tiyatro 
sessiz toplantı sessizce sessizce girmek 
sessizce hareket etmek sessizce sıvışmak sessizce sokulmak 
sessizce üzerinden geçmek sessizce yaklaşmak sessizce yürüme 
sessizce yürümek sessizleme kutusu sessizliği bozmamak 
sessizlik sesten çok hızlı sesten hızlı 
sesten hızlı giden sesten hızlı uçak sesten hızlı uçan uçak 
sesten korkan sesteş sesteş sözcük 
sesüstü sesüstü şey sesüstü yinelenimli alıcı 
sesüstü yinelenimli alıcıya ait set set çekmek 
set işçisi set sayısı set yaparak korumak 
set yapma setan setan sayısı 
setin önündeki şey setlerle ile çevrilmiş alan setter 
şev şev açma aleti şev yapmak 
sevap (musevilik) sevda sevdalanma 
sevdalanmış sevdalı sevdiği işi yapmak 
sevdiğini almak sevdiğini yitirmiş sevdirmek 
sevdirmemek seve seve seve seve kabul etmek 
seve seve yapan sevecen sevecen tavır 
sevecenlik seven seven kadın 
seven kimse sever severek 
sevgi sevgi beslemek sevgi dolu 
sevgi dolu bakışlar sevgi dolu sözler sevgi duymak 
sevgi gösteren sevgi gösterisi sevgi gösterisinde bulunan tip 
sevgi ile sevgi ile muamele etmek sevgiden yoksun çocuk 
sevgilerimle sevgilerle sevgili 
Sevgililer günü sevgililer günü hediyesi sevgililer günü kartı 
sevgilim sevgilisi ile kaçmak sevgilisi olmayan 
sevgisini kazanmak sevgisini kazanmaya çalışmak sevgisini vermek 
sevgisiz sevici sevici kadın 
sevicilik sevilen sevilen kadın 
sevilen kimse sevilen kimseye takılan ad sevilen şey 
sevilir sevilme sevilmemiş 
sevilmeyen sevilmeyen kimse sevilmeyen şey 
sevimli sevimli bir hava vermek sevimli bir şekilde 
sevimli gelmek sevimli görünmek sevimli kimse 
sevimli kız sevimli şey sevimlilik 
sevimlilikle sevimsiz sevimsiz kadın 
sevimsiz kimse sevimsiz şey sevimsiz tip 
sevimsiz yaşlı kadın sevimsizlik sevinç 
sevinç çığlığı sevinç çığlığı atmak sevince boğmak 
sevincinden etekleri zil çalan sevinçle sevinçle bağırmak 
sevinçle gülümseyen sevinçli sevinçlilik 
sevinçten başı dönmüş sevinçten havalara uçan sevinçten havalara uçma 
sevinçten havalara uçmak sevinçten oynama sevinçten oynamak 
sevinçten uçan sevinçten uçma sevinçten uçmak 
sevindirici sevindirici haber sevindirmek 
sevindirmemek sevinmek sevinmemek 
sevişenleri izlemekten zevk alan kimse sevişip koklaşmak sevişme 
sevişme sonrası aşk oyunu sevişmek sevişmekte 
sevişmemek seviye seviyeli 
seviyesinde seviyesini bilen seviyesini düşürmek 
sevk şevk sevk amiri 
sevk belgesi sevk memuru sevk pervanesi 
sevk ve idare etme sevkedilebilir sevkedilen 
sevkedilen mal sevketme sevketmek 
sevketmemek şevkini kırmak sevkiyat 
şevkli şevlendirmek şevlendirmemek 
şevlenen şevlenmek şevlenmemek 
şevli şevli yapmak sevme 
sevme (yemek) sevmek sevmeme 
sevmemek sevmeyen sevmezlik 
şey seyahat seyahat acentası 
seyahat amacınız seyahat çeki seyahat çeki olarak ödeyebilir miyim 
seyahat çekim seyahat eden kimse seyahat etmek 
seyahat rehberi seyahat tazminatı seyahate çıkmak 
seyahatime devam edebilir miyim seyahatle ilgili film seyahatle ilgili konferans 
seyahatte şeyh şeyini ağzına vermek 
seyir seyir defteri seyir defterine yazmak 
seyir etmek seyir hattı seyir kulesi 
seyir subayı seyirci seyirci çekici oyunlar 
seyirci çekmek seyirci olmak seyirci önüne çıkmak 
seyirci telefonlarına yer verilen program seyirci toplayan oyun seyirciler 
seyirciyle dolu tiyatro seyis seyis gibi giyinen ve konuşan 
seyis yamağı şeykır seylan 
Seylan adası seylan adası ile ilgili seyreden 
seyredilen yer seyrek seyrek noktalama 
seyrek olarak seyrek örgü seyrekleşmek 
seyrekleşmemek seyreklik seyrelmek 
seyrelmemek seyrelti seyreltici 
seyreltik seyreltme seyreltmek 
seyreltmemek seyretme seyretmek 
seyretmek (gemi) seyretmemek şeytan 
şeytan aldatması şeytan büyüsü şeytan çarmığı 
şeytan feneri şeytan gibi şeytan gibi göstermek 
şeytan gibi olma şeytan gibi tip şeytan herif 
şeytan kuşu şeytan tasviri şeytan tırnağı 
şeytan ve cinlerin varlığını araştıran bilim şeytana külâhını ters giydirmek şeytana tapma 
şeytana tapma ayini şeytana uyma şeytana uymak 
şeytanarabası şeytanca şeytanca davranış 
şeytanca oyun oynamak şeytani şeytani güçlere inanma 
şeytanın etkisi altında şeytanın ta kendisi şeytanla uğraşma 
şeytanlar alemi Şeytanların başı şeytanların toplandığı yer 
şeytanlaştırmak şeytanlaştırmamak şeytanlı 
şeytanlık şeytanlık yapmak şeytansaçı 
şeytantersi seyyah seyyar 
seyyar balıkçı seyyar ev seyyar gazeteci 
seyyar hastane seyyar meyve satıcısı seyyar mutfak 
seyyar satıcı seyyar satıcı arabası seyyar satıcılar (londra) 
seyyar satıcılık seyyar satıcılık yapmak seyyar satıcının arabası 
seyyar şekerci seyyar ticari temsilci seyyarlık 
Sezar sezar ile ilgili sezar salata 
sezar'a ait sezaryen ameliyatı sezdirme 
sezdirmek sezdirmemek sezgi 
sezgileri güçlü sezgisel sezgiye dayalı tahmin 
sezgiye dayalı tahminde bulunmak sezi sezilebilen 
sezilebilir sezilebilirlik sezilemez 
seziş şezlong şezlong kiralama ücreti ne kadar 
sezme sezmek sezmemek 
sezon sezonluk sezonluk bilet 
sezonluk işçi sezonluk ticaret sfenks 
sfenks gibi sfenoid sfinkter 
shaker Shakespeare shakespeare araştırmacısı 
shakespeare hayranlığı shakespeare'e özgü shakespeare'in eserlerini bacon'ın yazdığı kuramı 
shakespeare'in tarzında Sheakespeare sherry 
showroom si si bemol 
si diyez sibernetik Sibirya 
sibirya sibiryalı sicil 
sicil dairesi sicil memuru sicile geçmek 
sicili temiz kimse sicilini bozmak sicilini lekelemek 
Sicilya sicilya sicilyalı 
sicim şiddet şiddet kullanarak sorgulama 
şiddete başvurmak şiddete başvurmayan şiddeti azalmamış 
şiddetini azaltmak şiddetle şiddetle eleştirmek 
şiddetle itiraz etmek şiddetle karşı çıkan şiddetle karşılık verme 
şiddetle uyarma şiddetle vurma şiddetlendirme 
şiddetlendirmek şiddetlendirmemek şiddetlendirmiş 
şiddetlenmek şiddetlenmemek şiddetlenmiş 
şiddetli şiddetli açlık şiddetli akıntı 
şiddetli alkışlar şiddetli arzu şiddetli biçimde 
şiddetli çatışma şiddetli esmek şiddetli geçimsizlik 
şiddetli hava koşulları şiddetli istek şiddetli karın ağrısı 
şiddetli met hareketi şiddetli mücadele şiddetli olmak 
şiddetli rüzgâr şiddetli şey şiddetli soğuk 
şiddetli tartışma şiddetli ve ani yağmur şiddetli yağma 
şiddetli yağmur siderit sidik 
sidik torbası sidik torbası ile ilgili sidik zorluğu 
sidiksağan siesta şifa 
şifa bulmazlık şifa verici şifalı 
şifalı bitkiler şifalı bitkiler kitabı şifalı bitkiler satan kimse 
sifilis sifilis benzeri bulaşıcı hastalık sifon 
sifon kolu şifoniyer sifonla akıtmak 
sifonla boşaltmak sifonla çekmek sifonla suyunu çekmek 
sifonu çekmek şifre şifre çözme 
şifre çözücü şifre çözümü şifre ile yazmak 
şifre kodu şifrelemek şifrelememek 
şifreleyen kimse şifreli şifreli kilit 
şifreli yayını çözen aygıt şifreli yazan alet şifreli yazı 
şifreyi bulmak şifreyi çözmek şift 
siftah şifte yazmak sigara 
sigara ağızlığı satıyor musunuz sigara filtresi sigara içebilir miyim 
sigara içen sigara içen kimse sigara içilen 
sigara içilen bölüm sigara içilen bölümde koltuk rezervasyonu yaptırmak istiyorum. sigara içilen vagon 
sigara içilen yerde bir masa istiyorum. sigara içilen yerde oturabilir miyim sigara içilmeyen 
sigara içilmeyen bölüm sigara içilmeyen bölümde koltuk rezervasyonu yaptırmak istiyorum. sigara içilmeyen yerde bir masa istiyorum. 
sigara içilmeyen yerde oturabilir miyim sigara içilmez sigara içme 
sigara içmek sigara içmeyen kimse sigara öksürüğü 
sigara satıcısı sigara tabakası sigara tablası 
sigara tiryakisi sigara tüketicisi sigaradan kaynaklanan kalp rahatsızlığı 
sigaradan olan kalp hastalığı sigaranın birini söndürmeden diğerini yakmak sigarayı bırakmak 
siğil siğil gibi siğilli 
sigorta sigorta acentası sigorta belgesi 
sigorta değeri sigorta doktoru sigorta edilebilir 
sigorta edilebilirlik sigorta edilmemiş sigorta etmek 
sigorta ettirmek sigorta istatistikleriyle ilgili sigorta kapsamı 
sigorta komisyoncusu sigorta kutusu sigorta kutusu nerede 
sigorta ofisi sigorta poliçesi sigorta poliçesini imzalama 
sigorta primi sigorta şirketi sigorta talebi 
sigorta tazminat talebi sigorta uzmanı sigortacı 
sigortalama sigortalamak sigortalamamak 
sigortalı sigortalı kimse sigortalı mektup 
sigortalı olmak sigortam tamiratı kapsıyor mu sigortanın yinelenmesi 
sigortanız bu tür bir tedaviyi karşılamıyor. sigortanız var mı sigortanızı görebilir miyim lütfen 
sigortasını düşük yaptırmak sigortasını yinelemek sigortasız 
sigortaya başka birini daha katmak sigortaya tabi sigortayı kontrol edin lütfen 
sigortayı yenilemek sihir sihir gibi 
sihirbaz sihirbaz değneği sihirbaz hekim 
sihirbazlık sihirbazlık ile ilgili sihirle 
sihirli sihirli ayna sihirli başlık 
sihirli değnek sihirli formül sihirsel 
şii Şiir şiir 
şiir sanatı şiir tanrıçası şiir yazmak 
şiire dökmek şiirler şiirleştirmek 
şiirleştirmemek şiirsel şiirsel olmayan 
sikatif sikatif madde sikatris 
şikâyet şikâyet eden şikâyet etmek 
şikâyet etmeme şikâyet etmeyen şikâyet nedeni 
şikâyet sebebi şikâyetçi şikâyetçi olmak 
şikâyetçi olmayan şike şike yapmak 
şikeli maç siken kimse sikişmek 
sikişmemek sikke sikke levhası 
sikke vergisi sikke yapılmamış sikkelerin ayarını kontrol etmek 
sikkenin tersi siklâmen siklet 
siklet (boks) siklometre siklon 
sikme sikmek sikmemek 
siktir siktir git sil 
silâh silâh altına almak silâh altında olmak 
silâh arkadaşı silâh atışı silâh bırakma 
silâh bırakmak silâh bölmesi silâh çekmek 
silâh deposu silâh fabrikası silâh gücü 
silâh kaçakçılığı silâh kaçakçısı silâh ruhsatı 
silâh sesi silâh sesinden korkan silâh talimi 
silâh talimi yapmak silâh taşımak silâh tehdidi altında 
silâh tüccarı silâh ve cephane silâh yapımcısı 
silâh yarası silâh zoruyla silâh zoruyla evlilik 
silâh zoruyla yaptırmak silâha çekinmeden sarılan kimse silâha sarılmak 
silâhçı silâhı bırakmak silâhını çekmek 
silâhını doğrultmak silâhlandırma silâhlandırmak 
silâhlandırmamak silâhlanma silâhlanma yarışı 
silâhlanmak silâhlanmamak silâhlar 
silâhları bırakma silâhları bırakmak silâhları konuşturmak 
silâhları selâm vaziyetinde tutmak silâhlı silâhlı adam 
silâhlı kimse silâhlı kuvvetler silâhlı soygun 
silâhlı soygun yapmak silâhlı soyguncu silâhlı soyguncu kadın 
silâhsız silâhsız bırakmak silâhsız tatbikat 
silâhsızlandırılmış silâhsızlandırmak silâhsızlandırmamak 
silâhsızlanma silâhsızlanmak silâhsızlanmamak 
silâhşör silâhşörlük silâhtar 
silbaştan silbaştan başlamak şilebezi 
silecek şilep silerek çıkarmak 
silerek parlatmak Silezya silezya 
silezyalı silgi silgi (kara tahta) 
silgi rica ediyorum. silhat silhat esansı 
şili kunduzu silici silik 
silikat silikat tortusu silikon 
silikon devre levhası silikoz şilin 
silindir silindir arası (motor) silindir şapka 
silindir şeklinde silindir şeklindeki parça silindirden geçirmek 
silindirik silindirle düzlemek silindirle ezmek 
silindirle üzerinden geçmek silindirli motor silinebilir 
silinemez silinen şey silinip gitmek 
silinme silinmek silinmemek 
silinmez silinti silip atmak 
silip çıkarma silip süpürme silip süpurmek 
silip süpürmek silip temizlemek silis 
silis gibi silis tozundan kaynaklanan akciğer hastalığı silisçil 
silisik silisik asit tuzu silisik asitli 
silisikatlaşmış silisleşmek silisleşmemek 
silisleştirmek silisleştirmemek silisli 
silisli toprak silisyum silkeleme 
silkelemek silkelemek (ağaç vb.) silkelememek 
silkerek silkinip atmak silkinme 
silkinmek silkinmemek silkinmeyle 
silkme silkmek silkmemek 
sille sille tokat girişmek silme 
silme işareti silmek silmek (borç) 
silmemek silo siloda depolamak 
siloda depolanan yem siloda saklamak silodaki yeşillik 
silolamak silolamamak siloya konan yem 
siloya koyma siloya koymak silsile 
şilt şilte şiltelik saman 
siluet siluetini yapmak silur 
Şilyak Şilyak takımyıldızı sim 
sima sima olarak şimal çamı 
simbalom şimdi şimdi bir taksi rica ediyorum. 
şimdi ödeyebilir miyim şimdi tamam şimdiden 
şimdiki şimdiki durum şimdiki şartlara göre 
şimdiki zaman şimdiki zamanla kullanılan geçmiş zamanlı kelime şimdilik 
şimdilik hoş çakal şimdiye dek şimdiye kadar 
şimdiye kadar her şey iyi simetri simetrik 
simetrik eksen simetrik olmayan simetrik olmayış 
simetrik yapmak simetrikleştirmek simetrikleştirmemek 
simge simge ile temsil edilmek simge ile temsil etmek 
simgebilim simgeci simgecilik 
simgeleme simgelemek simgelememek 
simgelerle ifade etme (ruh hali) simgeleyen simgesel 
simgesi olmak şimi şimi dansı 
şimi dansı yapmak simir simir testi 
simit simlerle süslemek simli 
Simon simpleks simsar 
simsarlık şimşek şimşek çakmak 
şimşek gibi şimşek gibi parlayan şimşek şeklinde ok 
şimşekli fırtına şimşir şimşir kerestesi 
şimşir tahtası simsiyah simülatör 
simultane simultane çeviri simya 
simya ile ilgili simyager sin diye 
sinagog sinameki sincap 
sincap (güney amerika) sincap kafesi sindirilebilir 
sindirilmek sindirilmemek sindirilmemiş 
sindirim sindirim borusu sindirim güçlüğü 
sindirim güçlüğü ile ilgili sindirim sistemi sindirim sisteminin normal çalışması 
sindirimi düzenleyen sindirimi güç sindirimi kolaylaştırıcı 
sindirimle ilgili sindirme sindirme harekâtı 
sindirmek sindirmemek Sindrellâ 
sinek sinek (iskambil) sinek avlamak 
sinek kâğıdı sinek küçük ama mide bulandırır sinek kurdu 
sinek lâvrası sinek mantarı sinek raketi 
sinek yiyen sinek yumurtası sinekçil 
sinekçil kuş sinekkaydı sinekkaydı traş 
sinekkaydı traş olmak sinekkaydı traşlı sinekkuşu 
sineklenmiş sinekler sinekler (iskambil) 
sinekleri kaçırmak için yakılan ateş sineklik sineksiklet 
sinema sinema dünyası sinema endüstrisi 
sinema filmi sinema fotoğrafçılığında kullanılan güçlü lâmba sinema hastası 
sinema makinası sinema makinesi sinema makinesiyle ilgili 
sinema makinisti sinema meraklısı sinema özelliğinde 
sinema perdesi sinema şaheseri sinema salonu 
sinema sanatı sinema tavsiye edebilir misiniz sinemacı 
sinemacılık sinemada sinemasever 
sinematik sinematik olarak sinematografi 
sinematografik sinemaya özgü sinemaya özgü şekilde 
sinemayla ilgili sinen sineye çekmek 
Singapur sini sinir 
sinir ağı sinir ağrısı sinir ameliyatı 
sinir biçimi sinir bozmak sinir bozucu 
sinir bozucu önemsiz şey sinir bozucu tip sinir bozukluğu 
sinir buhranı sinir edici sinir etmek 
sinir gazı sinir harbi sinir hastalığı 
sinir hastalıkları uzmanı sinir hastası sinir hastası kimse 
sinir hücreleri yığını sinir hücresi sinir ilacı 
sinir iltihabı sinir kökü sinir krizi geçirmek 
sinir küpü sinir merkezi sinir olma 
sinir olmak sinir örgüsü sinir savaşı 
sinir sistemi sinir sistemine bağlamak sinir tedavisi 
sinir tip sinir zayıflığı sinirbilim 
sinirden dişlerini sıkmak sinirden köpürme sinirden titreme 
sinirden titremek siniri tepesinde siniri tepesinde olmak 
siniri tepesine çıkmak sinirinden konuşamayan sinirinden köpürmek 
sinirinden kuduran sinirinden kuduran kimse sinirinden kudurmak 
sinirinden morarmak sinirinden morarmış sinirinden mosmor kesilmiş 
sinirinden tıslamak sinirine dokunmak sinirine hakim olmak 
sinirini bozmak sinirini gizlemek sinirini zıplatmak 
sinirle söylemek sinirlendiren sinirlendirici 
sinirlendirici şekilde sinirlendirici şey sinirlendirme 
sinirlendirmek sinirlendirmemek sinirlenme 
sinirlenmek sinirlenmemek sinirlenmeyin 
sinirlenmiş sinirler sinirlere iyi gelen 
sinirleri bozuk sinirleri yıpranmış olma sinirlerini kuvvetlendirmek 
sinirli sinirli (et) sinirli bakmak 
sinirli olarak sinirli olduğunuzu biliyorum. sinirli olmak 
sinirli ruh hali sinirli sinirli oynamak sinirli tip 
sinirlilik sinirotu sinirsel 
sinirsiz sinkroflaş sinme 
sinmek sinmemek sinoloji 
sinonim sinonimi olmak sinovit 
sinovya sinsi sinsi görünüşlü 
sinsi herif sinsi kimse sinsi sinsi dolaşmak 
sinsi tip sinsi ve hilekâr sinsice 
sinsice bozmak sinsice dolaşan tip sinsice dolaşmak 
sinsice gülen sinsice hareket etmek sinsice izlemek 
sinsice sevinmek sinsice sokulmak sinsice takip etmek 
sinsilik sinter sintine 
sintine suyu sinüs sinüs biçimli 
sinüs boşluğu sinüs dalga sinüs eğrisi 
sinüs eğrisi şeklinde sinüsoidal sinüsoidal dalga 
sinüzit sinyâl sinyâl ayırıcı 
sinyâl cihazı sinyâl gönderen sinyâl işareti 
sinyâl jeneratörü sinyâl tablosu sinyâl vermek 
sinyâl yönünü belirleme sinyâlize etmek sinyâllere göre yönelmek 
Sion dağı sipariş sipariş defteri 
sipariş etmek sipariş formu sipariş toplama 
sipariş toplamak sipariş toplayan kimse sipariş üzerine yapılmış 
sipariş üzerine yazan yazar sipariş üzerine yazı yazmak sipariş verme 
sipariş vermek sipariş vermek için hazır mısınız sipariş vermek için hazırım. 
sipariş vermek istiyorum. siparişe göre yapmak siparişi geri alma 
siparişim henüz gelmedi. siparişle yapılmış siper 
siper arkasına geçmek siper girişi siper harbi 
siper kazığı siper kazmak siper torbası 
siperden ateş eden asker siperden ateş etmek sipere girmek 
siperin iç kısmına hendek yapmak siperlerle kuşatmak siperli kadın şapkası 
siperli şapka siperlikli sipersiz 
şipka şipka (gemi) şipşak 
şipşak fotoğraf şipşak fotoğraf çekmek şipşak fotoğrafını çekmek 
sipsi siren şirin 
şirin bir biçimde şirin görünmek şirin gülümseme 
şirin şirin şirinlik sirk 
sirk çadırı sirk eğitmeni sirk gösterileri 
sirk müdürü sirk pisti sirke 
sirke gibi sirkekurdu şirket 
şirket doktoru şirket gazetesi şirket gezisi 
şirket hesabına şirket organı şirket sözleşmesi 
şirkete ait şirketler arası şirketlerin birleşmesi 
şirketleşme şirketleştirmek şirketleştirmemek 
şirketsel şirketten sirkülasyon 
sirküle eden sirküler sirküler hazırlamak 
sirküler mektubu sirküler nota siroko 
siroz sirozlu karaciğer şirpençe 
şirret şirret kadın sirrus 
sis şiş şiş (fırın) 
şiş (kebap) sis başlıyor. sis basmak 
sis bombası sis düdüğü şiş göbek 
şiş göbekli şiş gözler sis kaplamak 
şiş karınlı kimse sis lambası şiş olma 
sis sinyali sisal sisam adası 
sisam adasına ait şişe şişe altlığı 
şişe birası şişe çekmek şişe doldurma aracı 
şişe geçirmek şişe kapağı şişe su 
şişe suyu sise yakalanmak sise yakalanmış 
şişede şişeden sürahiye boşaltmak şişeleme makinesi 
şişelemek şişelememek şişelenmiş 
şişelik şişen şişen engerek 
şişerek soğan biçimini almak şişeye doldurmak şişeye kapatılmış cin 
şişeyle denize bırakılan mesaj şişiren şişirilebilir 
şişirilmiş şişirilmiş (dil) şişirilmiş hesap 
şişirilmiş lastik şişirilmiş olarak şişirme 
şişirmek şişirmek (hesap) şişirmemek 
şişirten kas şişkin şişkin göğüslü (kusur) 
şişkin kadrolu şişkinlik şişko 
şişlemek şişlememek sisli 
sisli olma şişlik şişlik var. 
şişman şişman salam şişman suratlı 
şişman ve bodur Şişman ve hantal bir kukla şişmanca 
şişmanlama şişmanlamak şişmanlamamak 
şişmanlatan şişmanlatmak şişmanlatmamak 
şişmanlık şişme şişme bot 
şişme var. şişme yatak şişmek 
şişmemek sismik şişmiş 
sismograf sismografi sismolog 
sismoloji sismometre sismoskop 
sisoid şist şişt 
şist yağı siste hareket edemiyen şişte pişirilmiş ringa balığı 
sistem sistem analizci sistem analizi 
sistem kuran kimse sistem yöneticisi sistematik 
sistematik biçime koyma sistematik olarak düzene sokmak sistematikleştirmek 
sistematikleştirmemek sistemci sisteme bağlı kimse 
sisteme göre düzenlemek sisteme uygunluk sistemleştirmek 
sistemleştirmemek sistemli sistemli düzenleme 
sistemli inceleme sistemli olarak sistemsiz 
sistit şistli kömür şiştozom 
sistre site site kent 
sitem sitem eden sitem ederek 
sitem etmek sitemli sitemli (bakış) 
sitemli bir biçimde sitoloji sitrat 
sitrik sitrik asit sitrik asit tuzu 
sittinsene şive sivil 
sivil elbise sivil görünümlü savaş gemisi sivil halk 
sivil havacılık sivil havacılık bakanlığı sivil kamu hizmetleri 
sivil kayıplar sivil kimse sivil kıyafet 
sivil polis sivil savunma sivil uçak 
sivil yaşam sivilce sivilcelenmek 
sivilcelenmemek sivilceli siviller 
sivri sivri akıllı sivri biber (tatlı) 
sivri bir şeyle açmak (kilit vb.) sivri bir şeyle vurmak sivri çeneli 
sivri çenelilik sivri demir ile delmek sivri kemer 
sivri pencere sivri sivri kesmek sivri tepeli 
sivri tepeli kemer sivri tepeli kule sivri topuk 
sivri uç sivri uçlu sivri uçlu demir 
sivri yapraklı bitki sivrilen sivrilen şey 
sivrileşen sivrilik sivrilmek 
sivrilmemek sivrilmiş sivriltmek 
sivriltmemek sivrisinek siya etmek 
siyah siyah acayip kukla siyah albatros 
siyah baskı siyah beyaz basılmış siyah beyaz benekli 
siyah beyaz film rica ediyorum. siyah beyaz resim siyah bir şey arıyorum. 
siyah bira siyah boya siyah çikolata 
siyah cila siyah cüppe siyah erkek keklik 
siyah giysi siyah harflerle yazılmış siyah kahve 
siyah kaliteli çay siyah keklik siyah mantar 
siyah nokta (cilt) siyah noktalı beyaz bilardo topu siyah papyon 
siyah renkli bir köpek siyah sert kauçuk siyah sığır 
siyah takım elbiseli siyaha boyamak siyahi 
siyahımsı siyahlar giymiş siyahlaşma 
siyahlatmak siyahlatmamak siyahlık 
siyak beyaz kırçıllı Siyam siyam 
siyam ikizleri siyam kedisi siyamca 
siyamlı siyanat siyanik 
siyanik asit siyanojen siyanür 
siyasal siyasal bilgiler siyasal sistem 
siyasal ve sosyal eşitlik siyasal ve sosyal eşitliliğe ait siyaset 
siyaset bilimi siyasete atılmak siyasi 
siyasi atılım siyasi engelleme siyasi görüş 
siyasi görüşünü gizleyen siyasi grup siyasi haklar 
siyasi olmayan siyasi partiden kopan grup siyasi partiden kopma 
siyasi tutuklu siyatik siyatik ile ilgili 
siyatik siniriyle ilgili siyonist siyonizm 
siyu siyu kabilesi siz 
siz bana bozuk para borç verebilir misiniz siz beklerken tamir edebiliriz. siz bilirsiniz 
siz haklısınız. siz haksızsınız. siz hangi takımı tutuyorsunuz 
siz olan sizce bugün kim kazanacak sizce maç kaç kaç bitecek 
sizde ... var mı sizde bu bölgenin manzara resimleri var mı size 
size bir içki ikram edebilir miyim size bir içki ısmarlamama izin verin. size bir içki ısmarlayayım. 
size çok minnettarım. size çok teşekkür ederim. size çok yakıştı. 
size de size de. size içelim 
size ısmarlayabilir miyim size mutluluk dolu yıllar diliyorum. size nasıl yardım edebilirim 
size ne oldu size yol göstereyim. sizi 
sizi anneannem ile tanıştırabilir miyim sizi bekleme listesine kayıt etmemi ister misiniz sizi beklettiğim için özür dilerim. 
sizi bir dakika rahatsız edebilir miyim sizi dedem ile tanıştırabilir miyim sizi eşim ile tanıştırabilir miyim 
sizi rahatsız mı ediyorum sizi sonra tekrar arayacağım. sizi tekrar gördüğüme sevindim. 
sizi torunum ile tanıştırabilir miyim sizin sizin de 
sizin elinizde sizin en çok sevilen film yıldızlarınız kimler sizin hatanız olduğunu düşünüyorum. 
sizin için sipariş edebiliriz. sizinki sizinkiler 
sizinle gelmeyeceğim. sizinle lobide buluşmak isterim. sizinle tekrar görüşmeyi dört gözle bekleyeceğim. 
sizlerinki sizlik şizo 
şizofren şizofreni şizofreni ile ilgili 
şizofrenik şizoid sıcacık 
sıcacık ve hoş (rüzgâr vb.) sıcağa karşı hassas sıcak 
sıcak (ocak) sıcak balmumu ile resim yapma sıcak basmak 
sıcak basması sıcak bira sıcak bölge 
sıcak çarpması sıcak çikolata sıcak dalgası 
sıcak hava sıcak hava dalgası sıcak havalı 
sıcak karşılama sıcak karşılamak sıcak kompres 
sıcak kompres yapmak sıcak kuşak sıcak mı 
sıcak mühür basmak sıcak şarap sıcak savaş 
sıcak su sıcak su deposu bozuldu. sıcak su ile yakmak 
sıcak su ile yapılan sıcak su kaynağı sıcak su torbası 
sıcak su ve şekerli içki sıcak su yok. sıcak suda pişirilmiş 
sıcak suyla yapılan kahve sıcak tutan sıcak tutmak 
sıcak ve nemli sıcak ve rutubetli sıcak ve rutubetli oluş 
sıcak ve rutubetlilik sıcak yağ manikürü sıcak yemek 
sıcakça yer sıcakkanlı sıcakkanlı hayvanlar 
sıcakkanlı tip sıcaklaşmak sıcaklaşmamak 
sıcaklık sıcaklık geçirgenliği sıcaklık yapan 
sıcakta sertleşen yapay sakız sıcaktan bayılmak sıcaktan boğulmak 
sıcaktan bunalan sıcaktan bunalma sıcaktan pişmek 
sıçan sıçanotu sıçıp sıvamak 
sıçmak sıçmamak sıçrama 
sıçrama bezi sıçrama tahtası sıçramak 
sıçramamak sıçramaya benzeyen sıçratan 
sıçratmak sıçratmamak sıçraya sıçraya 
sıçrayabilen sıçrayan sıçrayan çamur 
sıçrayan hayvan sıçrayan kimse sıçrayan şey 
sıçrayıp binicisini düşürmek sıçrayış sıfat 
sıfat gibi kullanılan sıfatıyla sıfır 
sıfır çizgisi sıfır noktası sıfır puan (kriket) 
sıfır yerçekimi sıfıra ayarlamak sıfırdan 
sıfırdan başlamak sıfırı tüketmiş sıfırın altında 
sıfırlamak sıfırlamamak sıfırlanmak 
sıfırlanmamak sığ sığ kayalık 
sığ su foku sığ yer sığ yerden yürüyerek geçmek 
sığdırmak sığdırmamak sığınacak yer 
sığınak sığınan kimse sığınma 
sığınma hakkı sığınmacı sığınmak 
sığınmamak sığır sığır ayağı 
sığır bifteği sığır budu sığır budunun dış tarafı 
sığır çiçek hastalığı sığır çobanı sığır derisi 
sığır eti sığır eti güveç sığır eti konservesi 
sığır eti konsome sığır etleri sığır filetosu 
sığır gibi sığır güden kimse sığır hırsızı 
sığır konservesi sığır pisliği sığır toplama 
sığır vebası sığır veremi sığır yetiştiren kimse 
sığır yetiştiricisi sığır yük vagonu sığırcık 
sığırdili sığırkuyruğu sığırkuyruğu çorbası 
sığırlar sığırsineği sığırtmaç 
sığlaşmak sığlaşmamak sığlaştırmak 
sığlaştırmamak sığlık sığmak 
sığmama sığmamak sıhhat 
sıhhi sık şık 
şık (giyinim) şık adam sık ağaçlı 
sık ağaçlık şık bir biçimde şık çevreler 
sık çimen parçası sık dikilmiş (bitki) sık dişli 
sık dişli tarak sık dokunmuş bez şık dolandırıcı 
şık erkek sık gidilen yer şık giyimli dolandırıcı 
şık giyimli şehirli şık giyinmek sık görülen 
sık işeme hastalığı sık noktalama sık orman 
sık ormanlarla kaplı sık örülmüş sık sık 
sık sık gidilen yer sık sık gidilmeyen sık sık gitmek 
sık sık içmek sık sık iş değiştirme sık sık olan 
sık sık olma sık sık tekrarlanan sık soluyan 
sık söylenen söz şık tip sık uğramak 
şık ve bakımlı şık ve havalı kadın sık yünlü bir koyun türü 
sıkacak sıkarak acıtmak sıkarak çıkarmak 
şıkâyet etmek sıkboğaz edilmek sıkboğaz etmek 
sıkça sıkça gidilen yer sıkça ziyaret etmek 
sıkı sıkı (araştırma) sıkı bağlamak 
sıkı bağlamak (halat) sıkı çalışmak sıkı disiplin 
sıkı disiplin altına alma sıkı dokunmuş sıkı dost 
sıkı dostlar sıkı dostluk sıkı düzen 
sıkı fıkı sıkı fıkı dost sıkı fıkı olmak 
sıkı fıkılık sıkı geçme sıkı giyinmek 
sıkı giysi sıkı önlem sıkı pazarlık 
sıkı pazarlık eden kimse sıkı pazarlık etmek sıkı pazarlık yapan kimse 
sıkı pazarlık yapmak sıkı savunma sıkı savunma yapmak 
sıkı sıkı sıkı sıkı sarılma sıkı sıkı sarılmış 
sıkı sıkıya sarılmak sıkı tutma sıkı tutmak 
sıkıca sıkıca bağlamak sıkıca bağlı 
sıkıca kapalı sıkıca kapatmak sıkıca sarmak 
sıkıca tutmak sıkıca yakalamak sıkıcı 
sıkıcı (kitap) sıkıcı adale sıkıcı bil dille yazmak 
sıkıcı iş sıkıcı kimse sıkıcı konuşma 
sıkıcı konuşmak sıkıcı lâf sıkıcı öğütler vermek 
sıkıcı şey sıkıcı tip sıkıcı yazar 
sıkıcı yazı sıkıcılık sıkılabilir 
sıkılaştırmak sıkılaştırmamak sıkıldım 
sıkılgan sıkılganlık sıkılık 
sıkılmak sıkılmamak sıkılmazlık 
sıkılmış sıkımlık sıkıntı 
sıkıntı çekmek sıkıntı veren sıkıntı veren şey 
sıkıntı vermek sıkıntıda sıkıntıda olan 
sıkıntıda olmak sıkıntıdan kurtarılma sıkıntıdan kurtarma 
sıkıntıdan kurtarmak sıkıntıdan kurtulma sıkıntıdan ölmek 
sıkıntıdan patlamak sıkıntılı sıkıntılı bakış 
sıkıntılı dönem sıkıntılı olmak sıkıntılılık 
sıkıntısı olmayan sıkıntısız sıkıntıya düşmek 
sıkıntıya girmek sıkıntıyla sıkıp çıkarmak 
sıkıp suyunu çıkarmak şıkırdamak şıkırdamamak 
şıkırdatmak şıkırdatmamak şıkırtı 
sıkış tepiş sıkış tepiş oturmak sıkışık 
sıkışık anda görevini üstlenmek sıkışık anda işi üstlenen kimse sıkışık durum 
sıkışık durumda sıkışık oturmak sıkışıklık 
sıkışıp kalmak sıkışıp kalmış sıkışma 
sıkışmak sıkışmamak sıkışmış 
sıkıştıran sıkıştırıcı sıkıştırılabilir 
sıkıştırılamaz sıkıştırılmak sıkıştırılmamak 
sıkıştırılmış sıkıştırılmış cıvata sıkıştırılmış hava 
sıkıştırma sıkıştırmak sıkıştırmak (parmak vb.) 
sıkıştırmamak sıkıyönetim sıkıyönetim ilânı 
sıklaşmak sıklaşmamak sıklaştırmak 
sıklaştırmamak şıklatmak şıklatmamak 
sıklık şıklık şıklık taslama 
sıkma sıkma bileziği sıkma canını 
sıkma makinesi sıkma portakal suyu sıkma silindiri 
sıkmadan askıda kurutulan sıkmak sıkmak (limon vb.) 
sıkmamak sıla izni sıla izni vermek 
şımarık şımarık genç şımarık hizmetçi kız 
şımarık kadın şımarıkça şımarıklık 
şımarıklık etmek şımarmamış şımartılmış 
şımartılmış kimse şımartma şımartmak 
şımartmamak sımsıkı sımsıkı bağlanmış 
sımsıkı kapalı sımsıkı kapanmış sımsıkı örtmek 
sımsıkı oturmuş sımsıkı tutma sınama 
sınamak sınamamak sınanan kimse 
sınanmış sınav şınav 
sınav birincisi sınav gözcüsü sınav kâğıdı 
sınav olmak sınav öncesi yoğun çalışma sınav sorularını hazırlamak 
sınav yapmak sınava giren kimse sınava girmek 
sınava hazırlamak sınavda birincilik sınavda gözcülük etmek 
sınavı geçmek sınavı tekrarlamak sınavı yapan kimse 
sınayan kimse şıngırdamak şıngırdamamak 
şıngırdatmak şıngırdatmamak şıngırtı 
sınıf sınıf arkadaşı sınıf başkanı 
sınıf birincisi olmak sınıf farkı sınıf farkı gözeten 
sınıf geçirmek sınıf geçme sınıf nefreti 
sınıf öğrencisi sınıf savaşı sınıflama 
sınıflamak sınıflamak (yarışmacıları) sınıflamak (yün vb.) 
sınıflamamak sınıflandırılma sınıflandırılmak 
sınıflandırılmamak sınıflandırılmamış sınıflandırılmış 
sınıflandırma sınıflandırmak sınıflandırmamak 
sınıflara ayrılmamış sınıflayıcı sınıfsız 
sınıfta bırakmak sınıfta kalma sınıfta kalmak 
sınır sınır alayı sınır bölgesi 
sınır boyu sınır çekme sınır çekmek 
sınır çizgisi sınır çizmek sınır geçişi 
sınır komşusu olmak sınır koymak sınır sakini 
sınır taşı sınıra yakın olan sınırda olan 
sınırda oturan kimse sınırda yaşayan kimse sınırdaki 
sınırdaş sınırdaş olmak sınırdışı 
sınırdışı edilen kimse sınırdışı etmek sınırı aşma 
sınırı aşmak sınırı aşmış sınırı ortak olmak 
sınırında olmak sınırını belirleme sınırını belirlemek 
sınırlama sınırlama getirmek sınırlamak 
sınırlamamak sınırlamasız sınırlamayı kaldırmak 
sınırlanabilir sınırlanabilır sınırlandıran 
sınırlandıran şey sınırlandırma sınırlandırmak 
sınırlandırmamak sınırlandırmış sınırlanmamış 
sınırlanmış sınırları çizilen kısım sınırları içinde tutmak 
sınırlarını çizmek sınırlayıcı sınırlı 
sınırlı sahiplik (miras) sınırlı sorumlu ortak sınırsız 
sınırsız güç sınırsız gücü olan sınırsız hareket özgürlüğü vermek 
sınırsız yetki sınırsızca sınırsızlık 
şıp şıp diye yapıvermek sıpa 
şıpırdı şıpka şıpsevdi 
sır sır (ayna) sır açmak 
sır dolu sır kaplamacı sır küpü 
sır olarak sır olarak saklamak sır saklamak 
sır saklayan sır tutan sır tutma 
sır tutmak sır vermek sıra 
şıra sıra (okul) sıra bende 
sıra dağlar sıra dayağı yemek sıra halinde 
sıra halinde gitmek sıra halinde olmak sıra ile 
sıra ile yapılan sıra ile yapma sıra ile yapmak 
sıra ile yürümek sıra kemerler sıra kemerli 
sıra olmak sıra sayısı sıraca 
sıraca hastalığı sıraca hastası sıraca türünden 
sırada sırada durmak sıradan 
sıradan adam sıradan biçimde sıradan çıkmak 
sıradan görünümlü sıradan ifade sıradan insanlar 
sıradan insanlardan ayrılmak sıradan işler sıradan konuları işleme 
sıradan olay sıradan tip sıradan ve klişe söz 
sıradan zevkleri olan sıradanlık sıradışı 
sıradışı durum şırak diye açılmak sıralama 
sıralamak sıralamak (sayfaları) sıralamamak 
sıralanma sıralanmak sıralanmamak 
sıralı sıralı evler sıralı evler yapmak 
sıralı evlerden biri sıralı evleri olan sokak sıralı notalar 
sıralı olarak sıralı olmak sırası değil 
sırası gelince sırası gelmek sırası gelmişken 
sırasına göre sırasında sırasını almak 
sırasını değiştirmek sırasını kapmak sırasıyla 
sırasız sıraya dizilmek sıraya dizmek 
sıraya girme sıraya girmek sıraya koymak 
sırayı bozarak öne geçmek sırayı bozup öne geçen kimse sırayla 
sırayla araba kullanma anlaşması sırayla tecavüz etme Sırbistan 
sırbistan sırbistanlı sırça 
sırça saray sırdaş sırdaş (kadın) 
sırdaş etmek sırdaşlık sırf 
sırf bunun için sırık sırık gibi 
sırıkla atlama sırıkla atlama atleti sırıkla atlamak 
sırıkla itmek (sandal) sırıkla yürütülen tekne şırıldama 
şırıldamak şırıldamamak şırıldayan 
sırılsıklam sırılsıklam etme sırılsıklam etmek 
sırılsıklam olmak şırıltı şırıltılı 
sırım sırım gibi sırım takmak 
sırımla bağlamak şırınga şırınga (aşı) 
şırınga etmek şırınga ile yıkamak (kulak) sırını açmak 
sırıtış sırıtma sırıtmak 
sırıtmamak sırlamak sırlamak (seramik) 
sırlamamak sırlanmak sırlanmamak 
sırları paylaşan kimse sırlı sırma şerit 
sırmalar sırmalı ipek kumaş sırmalı şerit 
sırnaşık sırnaşıklık sırnaşma 
sırp sırpça sırra kadem basmak 
sırrı açığa çıkarmak sırrı açığa vuran kimse sırrı açığa vurmak 
sırrı açıklayarak ortalığı karıştırmak sırrı bilmek sırrı söylemek 
sırrı söyleyerek rahatlamak sırrına erişilmez sırrını açmak 
sırrını çözmek sırrını söylemek sırrını söylemeyen 
sırrını vermek sırsıklam sırsız 
sırsız çanak çömlek sırsız porselen sırt 
sırt (dağ) sırt ağrım var. sırt ağrısı 
sırt biçimli sırt çantası sırt çantası ile otostop yapmak 
sırt çantası ile yürümek sırt çevirmek sırt eti 
sırt sırta sırt teknesi sırt yatağı 
sırta ait sırtı semer şeklindeki balık sırtı tutulmak 
sırtımda bir ağrı var. sırtın alt ucundan kesilmiş et sırtın bel kısmı 
sırtına alarak sırtına almak sırtına almak (giysi) 
sırtına binmek sırtına yüklemek sırtında 
sırtında taşımak sırtından atmak sırtından bıçaklama 
sırtından geçinmek sırtından vurma sırtından vurmak 
sırtını dayamak sırtını dönmek sırtını kamburlaştırmak 
sırtlan sırtlan gibi gülmek sırtta çocuk taşıma sepeti 
sırtta olan sırttan çıkarılan et sırtüstü yatan 
sırtüstü yatmak sırtüstü yüzme sıska 
sıska kimse sıska tip sıskalık 
sıtma sıtma nöbeti sıtma sivrisineği 
sıtmalı sıva sıva gibi 
sıva haline getirmek (kil ve kum) sıva ile kaplamak sıva ile süslemek 
sıva yapmak sıvacı sıvacı çamuru 
sıvacı kuşu sıvacı tahtası sıvama 
sıvamak sıvamamak sıvanmış 
sıvası yapılmamış bina sıvazlama sıvazlamak 
sıvazlamamak sıvı sıvı akış borusu 
sıvı akma yolu sıvı basıncı sıvı hale dönüşmek (gaz) 
sıvı kesesi (vücut) sıvı mekaniği sıvı merhem 
sıvı oksijen sıvı ölçüsü (yaklaşık yarım litre) sıvı pil 
sıvı yada gaz sıkıştırma aleti sıvı yağ sıvıların kılcallara nüfuz etme özelliği 
sıvılaşabilir sıvılaşabilir madde sıvılaşan 
sıvılaşma sıvılaşmak sıvılaşmamak 
sıvılaşmaya uygun sıvılaştırılabilir sıvılaştırmak 
sıvılaştırmamak sıvılık sıvısız barometre 
sıvışma sıvışmak sıvışmamak 
sıyırarak geçme sıyırıp çıkarmak sıyırıp geçmek 
sıyırma sıyırmak sıyırmamak 
sıyrık sıyrık var. sıyrılarak ilerlemek 
sıyrılma sıyrılmak sıyrılmamak 
sız sızan sızan şey 
sızdıran sızdırma sızdırmak 
sızdırmak (para) sızdırmamak sızdırmaz 
sızdırmaz halka sızdırmazlık sızı 
sızıntı sızıntı miktarı sızıntı yapmak 
sızıntılı sızlama sızlamak 
sızlamamak sızlanan sızlanan kimse 
sızlanma sızlanmak sızlanmamak 
sızlatan sızlatmak sızlatmamak 
sızlayan sızlık sızma 
sızmak sızmamak şızoid 
skafoid skala skalpel 
skandal skandal çıkaran araştırmacı skanner 
skapula skeç ski 
ski ve botlar kiralanabilir. skink sklera 
skleroz skoç skolastik 
skolastik felsefe skolastik görüşlü kimse skor 
skor kaydetmek skor yapmak skorcu 
skrotum skuba skuter 
sky gliding skydiving slalom 
şlap şlap diye slav 
slav dili slavca slayt 
slayt gösterisi slayt projektörü slaytlı konferans 
sling slogan slot makinasi 
slot makinası slovak slovakça 
Slovakya sloven slovence 
Slovenya slovenya slovenyalı 
smart media smart media kartı smokin 
snack bar şnitzel snob 
şnorkel şnorkel ile yüzmek şnorkelle yüzmek 
şnorkelli denizaltı soba soba borusu 
sobada ısıtmak sobada kurutmak soda 
soda fışkırtılarak yapılan kokteyl soda kapsülü soda makinesi 
sodalı içecekler sodalı su sodalı viski 
sodomist sodomize etmek sodyum 
sodyum bikarbonat sodyum hidroksit sodyum karbonat 
sodyum klorür sodyum nitrat sodyum silikat 
sodyum sülfat şofben şofben nasıl çalışıyor 
şofben nerede sofist sofistçe 
sofistike sofizm şoför 
şoför koltuğu şoför mahalli şoför muavini 
şoförlü bir araba kiralamak istiyorum. şoförün kaçtığı kaza sofra 
sofra arkadaşı sofra arkadaşları sofra duası yapmak 
sofra hizmetçisi sofra kurallarına uymayana bira vermemek sofra ortasına konulan süslü kâse 
sofra örtüleri ve peçeteler sofra örtüsü sofra sohbeti 
sofra takımı sofra tuzu sofrada yemeği ısıtmakta kullanılan kap 
sofrasına konuk olmak sofraya koymak sofrayı hazırlamak 
sofrayı kaldırmak sofrayı kurmak sofrayı toplamak 
sofu sofuluk Sofya 
soğan soğan biçiminde soğan çorbası 
soğan gibi soğan ile ilgili soğan ilik 
soğan kabuğu soğan zarı soğancık 
soğanlı soğuğa dayanmak soğuk 
soğuk (davranış) soğuk acıtması soğuk ağda 
soğuk algınlığı için bir şeyiniz var mı soğuk algınlığım var. soğuk almak 
soğuk aperâtif soğuk bir şekilde soğuk çekiçlemek 
soğuk davranış soğuk davranma soğuk davranmak 
soğuk döküm kalıbı soğuk dövmek soğuk duş etkisi yapmak 
soğuk espri soğuk harp soğuk hava dalgası 
soğuk hava gemisi soğuk hava kitlesi soğuk hava mahzeni 
soğuk hava vagonu soğuk içecek soğuk iliklerine işlemiş 
soğuk karayel soğuk karşılama soğuk meze 
soğuk mezeci soğuk mezeler soğuk prova 
soğuk şaka soğuk su yok. soğuk tutmak 
soğuk ve duygusuz kimse soğuk ve rutubetli soğukalgınlığı 
soğukça soğukkanlı soğukkanlı kalmak 
soğukkanlılığını korumak soğukkanlılık soğukkanlılıkla 
soğukkanlılıkla davranmak soğukluk soğukluk getirmek 
soğuktan el ve ayaklarda oluşan kızarıklık soğuktan kavrulma soğuktan kavrulma (yaprak) 
soğuktan kavrulmak soğuktan sızlamak soğuktan titremek 
soğuma soğumak soğumamak 
soğumaya başlamak soğumuş soğurma 
soğurmak soğurmamak söğüş 
söğüt söğüt çiçeği söğüt dalı 
söğütlerle dolu söğütlü soğutma 
soğutma gazı soğutma sıvısı soğutma tesisi 
soğutmak soğutmamak soğutucu 
soğutucu kangal soğutucu madde soğutucu sprey 
soğutulmuş dökme demir sohbet sohbet etmek 
sohbet programı sohbet tarzında sohbet tonunda 
şöhret şöhret kazanmak şöhrete giden yol 
şöhretler şöhretli şok 
şok (soğuk) şok dalgası şok ederek 
şok edici şok etkisi yapmak şok etmek 
şok olmak şok tedavisi sokağa çıkma yasağı 
sokağı süpürmek sokağın karşısında. sokak 
sokak boyunca yürümek sokak çalgıcılığı yapmak sokak çalgıcısı 
sokak çocuğu sokak gösterisi sokak kapısı 
sokak kavgası sokak kedisi sokak kıyafeti 
sokak kızı sokak konuşmacısı sokak köpeği 
sokak kürsüsü sokak lâmbası direği sokak serserisi 
sokak serserisi (paris) sokak süpürücü sokak temizleme makinesi 
sokak tiyatrosu sokaklarda satmak sokakta 
sokakta devam eden borsa işlemleri sokakta müzik yapmak sokakta satılan dondurma 
sokakta tanışılmış kadın sokaktaki adam sokaktaki adama göre 
sokan sokan hayvan soket 
soket çorap şoklama şoklamak 
şoklamamak şoklanmış sokma 
sokma yarası sokmak sokmak (arı vs.) 
sokmak (duruma) sokmak (yılan) sokmamak 
sökme sökme aleti sökmek 
sökmek (örgü) sökmek (şafak) sökmemek 
sökmez Sokrat Sokrat'ın karısı 
söktürmek söktürmemek sökücü 
sökük sökük iplik sokulan 
sökülebilir sökülemez sökülerek yeniden örülmüş yün 
sokulgan sokulgan kimse sokulgan olmayan 
sokulganlık sokulma sokulmak 
sokulmama sokulmamak sökülmek 
sökülmek (örgü) sökülmemek sökülmüş 
sökülmüş hali gösteren çizim sökülüp takılabilir sokuşturmak 
sokuşturmamak sokuvermek sokuvermemek 
sol sol açık sol açık oyuncusu 
sol elle yapılan sol kanat oyuncusu sol notası teli 
sol taraf sol tarafa sol taraftan 
sol tribünde sol yumruk sola 
sola ait sola bükülen sola dönmek 
sola eğilimli sola yatık (yazı) sola yatık el yazısı 
solak solak kimse solaklara özel 
solan solar solaryum 
solcu solcu (ılımlı) solda sıfır 
soldaki soldan soldan gitmek 
solduran soldurma soldurmak 
soldurmamak şölen solenoit 
solenoit fren solfej solfej yapma 
solgun solgunca solgunluk 
solipsizm solist solist konseri 
sollama şeridi sollamak sollamak amacıyla şerit değiştirmek 
sollamamak sollayıp yolunu almak solma 
solmak solmamak solmayan çiçek (şiir) 
solmaz solmaz renk solmazlık 
solmuş solo solo bölüm (caz) 
solo çalan sanatkâr soloist solu güçlü boksör 
solucan solucan gibi solucan gibi kıvrılarak ilerlemek 
solucan ilacı solucan otu solucan şeklinde 
solucanlı soluğu kesilme soluğu kesilmek 
soluğu kesilmiş soluğu tükenmek soluğunu kesmek 
soluk soluk aldırma cihazı soluk aldırmak 
soluk aldırmamak soluk alma soluk alma ile ilgili 
soluk almak soluk benizli soluk benizlilik 
soluk borusu soluk borusu iltihabı soluk çeken 
soluk sarı soluk sarı saçlı soluk soluğa 
soluk soluğa kalmak soluk soluğa kalmış soluk soluğa olmak 
soluk soluğa söylemek soluk yüzlü soluklandırmak 
soluklandırmamak soluklanma soluklanmak 
soluklanmamak soluklu soluklu okuma 
soluklu okumak soluklu ünsüz solukluk 
soluksuz soluma solumak 
solumamak solundaki solungaç 
solungaç kapağı (balık) solungaç yarığı solungaçlı 
solunum solunum aygıtı solunum cihazı 
solunum deliği solunum güçlüğü solunum organı (böcek) 
solunum sistemi solunum yetmezliği solunum yetmezliği olan 
solunumla ilgili solüsyon som 
şom ağız şom ağızlı şom ağızlı kimse 
som altın som balığı som balığı yavrusu 
som çekme boru somaki mermeri somatoloji 
sömestr sömestr tatili şömine 
şömine paravanası şömine parçası şömine rafı 
şömine tabanı şöminenin etrafındaki dekorlar somon 
somon rengi somon sandviç somun 
somun anahtarı somunlu vida sömüren işveren 
sömürge sömürge kolonilerden çekilme sömürge kurma 
sömürge kurmak sömürge oluşturan ülke sömürge yöneticisi 
sömürgeci sömürgecilik sömürgecilik taraftarı 
sömürgede halkı sömürgede oturan kimse sömürgede yaşayan kimse 
sömürgeye yerleşmek sömürgeye yerleştirmek sömürme 
sömürmek sömürmemek somurtan 
somurtkan somurtkan tip somurtkanlık 
somurtma somurtmak somurtmamak 
somurtuyor olmak sömürücü sömürülen 
sömürülen işçinin ürettiği somut somut delil 
somut olarak somut örnek somut varlık 
somutlaşma somutlaşmak somutlaşmamak 
somutlaştırmak somutlaştırmamak somutluk 
son son an son anda 
son anda çözüm bularak kurtulmak son anda yetişmek son arzu 
son aşama son bahis (yarış) son baskı (gazete) 
son bir çaba göstermek son bir gayret göstermek son bölüm 
son bulma son çare son çare olarak 
son çare olarak kullanmak son dakika değişikliği son dakikada yetişmek 
son damlasına kadar içmek son darbe son defa 
son derece son derece aptal son derece çok 
son derece gizli olarak son derece güzel son derece küçük 
son derece saçma son derece şık son derece üzücü bir şekilde 
son derece zarif son dönemde son durak 
son durum son düzlük (yarış) son eleme adayları listesi 
son eser son evreler son fiyat 
son gayret son gayretini kullanmak son gece 
son gelen son gelişmelerden haberdar son giriş saat 17 00 
son giriş saat kaçta son günlerde son günlerdeki 
son günlerini geçirmek son haber son haberleri bilen 
son had son hadde kadar son hamle 
son hazırlık son hece son hecenin kaldırılması 
son hız son hızda son hızla 
son içki son işlemi yapan kimse son istasyon 
son jeolojik zaman son kadeh (giderayak) son karar 
son kararı veren oniki kişilik jüri heyeti son kat boya son kez 
son kişiye kadar son kısım son konuşma 
son koz son kullanma tarihi son kullanma tarihi ... 
son moda son modayı izleyen son nefes 
son nefesine kadar son nefesini vermek son nefesini vermek üzere 
son nefeste yapılan kutsama son nokta son olarak 
son oniki yazar (ıncil) son perde son pişmanlık 
son prova (baskı) son radde son raddeye gelmek 
son rötuş son rötuşları yapmak son rötuşunu yapmak 
son sahne son savunma son seçenek 
son şey son sınıf son sınıf öğrencisi 
son sınıfa ait son söz son sürat 
son süratte son taşını koymak son teslim tarihi 
son tüketici son tur son uyku 
son verilmek son verme son vermek 
son vermek (oturum vs) son yıllarda son zamanlar 
son zamanlarda son zamanlarda olan sona erdirmek 
sona eren sona erme sona ermek 
sona ermek (süre) sona ermiş sona gelen 
sona kalan sona yaklaşmak sonar 
sonarlı şamandıra sonat sonbahar 
sonbahar noktası sonbaharla ilgili sonda 
sonda ile besleme sonda ile muayene sonda ile yoklamak 
sonda koymak sondaj balonu sondaj kepçesi 
sondaj kulesi sondaj kuyusu sondaj yapma 
sondaj yapmak sondaki sondalamak 
sondalamamak sondan başa doğru sıra sondan başa doğru sıralama 
sondan bir önceki sondan bir önceki hece sondan gelmek 
sondan ikinci sondan üçüncü sondan üçüncü hece 
sondayla bakmak söndürme söndürmek 
söndürmek (kireç) söndürmemek söndürülemez 
söndürülmesi güç ateş sone sonek 
sonek olarak yazmak sonik sonik derinlikölçer 
sonluötesi sönme sönmek 
sönmekte olan ateş sönmemek sönmemiş 
sönmemiş kireç sönmemiş volkan sönmez 
sönmüş sönmüş kireç sonometre 
den sonra sonra sonra gelen 
sonra gelen yemek sonra gelmek sonra olmak 
sonradan sonradan akla gelen düşünce sonradan beğenilen tad 
sonradan düşününce sonradan gelme sonradan gelmek 
sonradan görme sonradan kazanılan sonradan kazanılan özellik 
sonradan kazanmak sonradan olma zengin sonraki 
sonraki akorda uzatmak sonraki bakım sonraki bölümde 
sonraki çıkış sonraki dönem sonraki etki 
sonraki kelime ile söylenen sözcük sonraki kısımda sonraki tarihi atmak 
sonraki tur saat sonraki yıllar sonrası 
sonraya bırakmak sonraya kalmak sonsuz 
sonsuz biçimde sonsuz büyüklük sonsuz derinlik (şiir) 
sonsuz dişli sonsuz ışık ve bolluk ülkesinden kimse sonsuz küçük 
sonsuz küçük değer sonsuz mutluluk Sonsuz olan şey 
sonsuz olarak sonsuz vida sonsuz vida dişlisi 
sonsuza dek sonsuza dek yaşatmak sonsuzluğa kavuşturmak 
sonsuzluk şönt sonu belirsiz atılım 
sonu fena olacak sonu geldi sonu gelmeyen 
sonu gelmez lâf sonu kötü olmak sonu olan 
sonu olma sonu olmak sonu olmayan 
sonu olmayan şey sonu olmayarak sonuç 
sonuç bölümü sonuç çıkarılabilir sonuç çıkarma 
sonuç çıkarmak sonuç olarak sonuç olarak çıkan 
sonuç olarak çıkarılabilir sonuç vermek sonuç vermeme 
sonuca ulaşmak sonuca ulaşmayan tartışma sonuca ulaştırmak 
sonuca vardırmak sonuca varmak sonuca varmamak 
sonuca yaklaşmak sonuçlandırılmamış sonuçlandırmak 
sonuçlandırmamak sonuçlanmak sonuçlanmamak 
sonuçsuz sonuçsuz çaba sonuçsuzluk 
sonuçta sonucu belirlemek sonucu belirleyen karşılaşma 
sonucu belirleyen oy sonucu etkilemek sonucu fotofiniş ile belirleme 
sonucu hile ile ayarlayan kimse sonucu kuşkulu sonucu olan 
sonucu olarak sonucu olmak sonucu olmayan iş 
sonucu önceden haber veren sonucundan emin olmak sönük 
sönük kalmak sönükleşmek sönükleşmemek 
sönüklük sönüm sönümlemek 
sönümlememek sönümsüz sonuna ekleme 
sonuna eklemek sonuna kadar sonuna kadar açık 
sonuna kadar dayanmak sonuna kadar devam eden kimse sonuna kadar direnme 
sonuna kadar direnmek sonuna kadar gitmek sonuna kadar götürmek 
sonuna kadar kullanmak sonuna kadar oturmak sonuna konma 
sonuna yaklaşmak sonuncu sonuncu kimse 
sonuncuya verilen ödül sonunda sonunda anlamak 
sonunu çalmak sonunu düşünmeden sonunu getirmek 
sonuşmaz sopa sopa (dayaklık) 
sopa atma sopa atmak sopa çekmek 
sopa darbesi sopa ile cezalandırmak sopa ile dövmek 
sopa ile vurma sopa yemek sopalama 
sopalamak sopalamamak sopayla dövmek 
soprano soprano ses soprano sesli sanatçı 
sör sör diye hitap ermek soran 
soreksgillere ait sörf sörf yapma 
sörf yapmak sörfçü sorgu 
sorgu hakimi sorgu memuru sorgu yargıcı 
sorguç sorguç (miğfer) sorguç biçiminde yapmak 
sorguçlu sorguçlu asker şapkası sorguçsuz 
sorgulama sorgulama ve hüküm sorgulamak 
sorgulamamak sorgulanamaz sorgulanmamış 
sorgulayan kimse sorgusuz sualsiz sorguya çekme 
sorguya çekmek sormadan almak sormak 
sormamak şort şort kilot 
şort mayo şort rica ediyorum. sorti 
sorti yapmak soru soru cevap yöntemiyle hazırlanmış şey 
soru cevap yöntemiyle öğretmek soru ifade eden soru işareti 
soru işareti koymak soru kâğıdı soru soran 
soru soran kimse soru sorar gibi olan soru sorarak şaşırtmak 
soru sorma soru sormak soru sorup duran 
soru türünden soru yağmuru soru yağmuruna tutmak 
soru zamiri sorular sormak soruları cevaplayan uzmanlar grubu 
soruları soran kimse sorularıyla şaşırtmak sorularla sıkıştıran kimse 
sorularla sıkıştırma sorularla sıkıştırmak sorulmamış 
sorumlu sorumlu kimse sorumlu kişi 
sorumlu olmak sorumlu olmayan sorumlu olunan kişi 
sorumlu tutmak sorumluluğu başkasına yıkmak sorumluluğu başkasına yüklemek 
sorumluluğu size ait sorumluluğu üstlenmek sorumluluğun alıcıya ait olması 
sorumluluğun dağıtılması sorumluluğunu bilmek sorumluluğunu yerine getirmek 
sorumluluk sorumluluk gerektiren sorumluluk sahibi 
sorumluluk yüklemek sorumluluk yüklenir sorumluluktan kaçan kimse 
sorumluluktan kaçmak sorumluluktan kurtarmak sorumlusu olan 
sorumsuz sorumsuzluk sorun 
sorun çıkaran kimse sorun çıkarmak sorun değil. 
sorun kaynağı sorun parada değil sorun yaratan 
sorunlara uzaktan bakan sorunlardan kaçmak sorunlu 
sorunlu bölge sorunsal sorunsal olarak 
sorunu kökünden çözen tartışma soruşturan soruşturan kimse 
soruşturma soruşturma açmak soruşturma başlatmak 
soruşturma bürosu soruşturma ile ilgili soruşturma kurulu 
soruşturma yapan kimse soruşturma yapmak soruşturmacı 
soruşturmak soruşturmamak soruşturulabilir 
soruşturulamaz soruvermek soruvermemek 
sos sos kabı sos katmak 
şose şose yapmak sosis 
sosis köpek sosis makinesi sosis şeklinde 
sosisli börek sosisli sandviç sosiyer 
şoson sossuz sosyal 
sosyal aktiviteler sosyal bilim sosyal bilimler 
sosyal çalışma sosyal çevre sosyal dayanışma örgütü 
sosyal demokrat sosyal durum sosyal etkinlikler 
sosyal görevli sosyal güvenlik sosyal haklardan mahrum kişiler 
sosyal hizmet sosyal kimse sosyal konut 
sosyal sigorta sosyal sigorta numarası sosyal sınıf 
sosyal sınıflar arası savaş sosyal sınıflaşma sistem ve ilkeleri sosyal statü 
sosyal tabaka sosyal yardım sosyal yardım çalışmaları 
sosyal yardım uzmanı sosyal yardımlaşma sosyalist 
sosyalizm sosyalleştirme sosyalleştirmek 
sosyalleştirmemek sosyallik sosyete 
sosyete dünyası sosyete kesimi sosyete müşteriye hitap eden 
sosyete orospusu sosyete sınıfı sosyetenin renkli siması 
sosyeteye girmeye çalışan kimse sosyeteye ilk kez takdim edilen genç kız sosyeteye ilk kez tanıtılan delikanlı 
sosyeteye ilk kez tanıtılan genç kız sosyeteye ilk tanıtılış sosyeteye üye adam 
sosyetik sosyo sosyolog 
sosyoloji sosyolojik sote 
soul müzik şov şov dünyası 
şov yapmak şövale şövalye 
şövalye birliği şövalye eğitimi alan çocuk şövalye gibi 
şövalye nişanı vermek şövalye ruhlu kişi şövalyece 
şövalyeler şövalyelerden askerlik yerine alınan vergi şövalyelik 
şövalyelik nişanı şövalyelik örgütü şövalyelik ünvanı verme 
şövalyelik verirken kılıçla dokunma şovel şoven 
şovence şovenist şovenizm 
şovenlik sövgü sövmek 
sövmemek şovmen şovmenlik 
sövüp sayma sövüp saymak soy 
soy ağacındaki yer soy gelişmesi bilimi soy izleme uzmanı 
soy metal soy sop soya 
soya ait soya çekme soya fasulyesi 
soya peyniri soya salçası soya sosu 
soyaçekim soyaçekim bilimi soyaçekimle 
soyad (roma) soyadı soyadı vermek 
soyadınız ne soyağacı soydan geçen özellik 
soydan geçme soydan gelen soydaş 
soydaş (zenci) soydaşlık soygun 
soygun yapmak soyguncu soyguncu çetesi 
soyguncu yatağı soygunculuk soykırım 
söyle şöyle şöyle bir bakmak 
şöyle bir göz atma şöyle bir turlamak şöyle böyle 
şöyle dursun şöyle ki şöyle ya da böyle 
söyleme söylemeden geçmek söylemek 
söylememek söylemesi gerekeni öğretmek söylemesi güç 
söylemesi güç sözcük söylemesi zor kelime söylemesi zor sözcük 
söylemeye başlamak söylemeye gerek yok söylemeye hazır 
söylemez söylendiğine göre söylenebilir 
söylenemez söylenen söylenen kimse 
söylenen şeyler söylenilemez söylenip duran 
söyleniş söylenişte bir sesin çıkarılması söylenme 
söylenmeden anlaşılan söylenmeden yapmak söylenmek 
söylenmemek söylenmemiş söylenmemiş (nutuk) 
söylenmesi zor söylenmesi zor sözcük söylenti 
söylentisi dolaşmak söylentiye göre söyleşi 
söyleşi tonu söyleşmek söyleşmemek 
söyletmek söyletmemek söylev 
söylev kürsüsü söylev sanatına ait söylev vermek 
söylevin sonu söyleyeceği sözü unutmak söyleyecek sözü olmamak 
söyleyememek (harf) söyleyen söyleyerek yazdırmak 
söyleyip durmak söyleyiş söyleyiş şekli 
söyleyivermek söyleyivermemek soylu 
soylu aile soylu davranış soylu düşünceli 
soylu erkek soylu kadın soylu ve kültürlü kimse 
soyluca soylular soylular sınıfı 
soylulara ait soylulara sokulmaya çalışan kimse soylulaştırmak 
soylulaştırmamak soyluluk soyma (kabuk) 
soyma bıçağı soymak soymak (elma vb.) 
soymak (ev) soymak (sarhoş vb) soymamak 
soysuz soysuz köpek soysuzlaşmış 
soytarı soytarılık soytarılık etmek 
soyu aynı olma soyu belli olmayan soyu bozulmak 
soyu sopu belli soyu tükenmekte olan canlı soyu tükenmiş 
soyu tükenmiş kafadan ayaklı fosili soyucu soyulamaz 
soyulan deri soyulma soyulmak 
soyulmamak soyulmuş kabuk soyuna adını veren kimse 
soyundan farklı özellikler gösteren canlı soyundan gelmek soyunma 
soyunma kabini soyunma kabini (tekerlekli) soyunma odaları nerede 
soyunma odalarının olduğu bina soyunma odası soyunmak 
soyunmamak soyunu belirlemek soyunu izlemek 
soyup soğana çevirmek soyut soyut düşünce 
soyut düşünüş soyut terim soyut varlık kavramı 
soyutlama soyutlama taraftarı soyutlamak 
soyutlamamak soyutlanma soyutlanma politikası 
soyutlanmış soyutluk söz 
söz açmak söz dinlemek söz dinlememek 
söz dinlemez söz dinlemezlik söz dinler 
söz dinlerlik söz düellosu söz etmek 
söz geçirmek söz hakkı söz hakkı (mahkemede) 
söz hakkı almak söz hakkı tanımak söz hakkı vermek 
söz konusu söz konusu değil söz konusu etmek 
söz konusu mesele söz konusu olamaz söz konusu olan 
söz konusu olmak söz konusu şey söz konusu yapmak 
söz sahibi söz söyleme söz söylemek 
söz uzunluğu söz verdiği şeyi yaptırmak söz veren kimse 
söz verilen kimse söz verilen şey söz verilmemiş 
söz vermek söz vermemiş söz vermesi üzerine 
sözbilim sözbilime ait sözcü 
sözcüğün ortasına konan ek sözcük sözcük çokluğu 
sözcük dizimi sözcük grubu sözcük grupları kitabı 
sözcük ifade eden işaret sözcük kökü sözcük kökünü geliştirebilir 
sözcük seçerek anlatmak sözcük seçiminde dikkatli sözcük seçiminde dikkatli kimse 
sözcük seçme yöntemi sözcük sırasının değişmesi sözcük uydurmak 
sözcük yapımı sözcükbilim sözcükler arası yapısal etkileşim 
sözcüklere ait sözcüklere önem veren kimse sözcükleri uygunsuzca kullanma 
sözcükleri uzatarak konuşmak sözcüksüz sözde 
sözde akıllı sözde bağlılık sözde bağlılık göstermek 
sözde mahcup sözdizimi sözdizimi hatası 
sözdizimi kuralları sözdizimi kuralları ile ilgili sözdizimsel 
söze dalmak söze karışmak sözedilmek 
sözedilmemek sözle sözle ifade edilemeyen 
sözle ifade etmek sözle saldırı sözle saldırılmak 
sözle saldırmak sözlenme sözler 
sözlere fazla dikkat etme sözleri ters anlam kullanarak kuvvetlendirme sözleşme 
sözleşme aşamasına gelmek sözleşme imzalamak sözleşme kâğıdı 
sözleşme süresi uzatılmış kimse sözleşme yapmak sözleşmeden doğan 
sözleşmeli sözleşmesinin feshi sözleşmesinin feshini gerektiren 
sözleşmesinin feshini gerektiren kusur sözleşmeye gizlice eklenen madde sözleşmeye göre 
sözleşmeyle bağlamak sözlü sözlü anlaşma 
sözlü ifade edilmek sözlü kanıt sözlü olarak 
sözlü olma sözlü olmayan sözlü reklâm 
sözlü sınav sözlüğe bakmak sözlük 
sözlük değil gramer anlamı olan kelime sözlük yazarı sözlükbilimci 
sözlükçülük sözlükte aramak sözlükten yararlanmak 
sözsüz sözü çok uzatan sözü değiştirmek 
sözü dolandırmak sözü edilmemiş sözü edilmez 
sözü fazla uzatan sözü geçen sözü geçen kişi 
sözü geçer sözü geçmek sözü geçmeyen 
sözü getirmek sözü getirmeye çalışmak sözü olmamak 
sözü uzatma sözüm meclisten dışarı sözümona 
sözün gelişi sözün gelişine göre sözün kısası 
sözünde durmak sözünde durmamak sözünden cayma 
sözünden dönen kimse sözünden dönme sözünden dönmek 
sözüne güvenmek sözünü dinlememek sözünü esirgemeyen 
sözünü geçirmek sözünü geri alma sözünü geri almak 
sözünü kesen kimse sözünü kesip konuşturmamak sözünü kesme 
sözünü kesmek sözünü sakınmadan sözünü tutmak 
sözünü tutmama sözünü tutmamak sözünü tutmayan 
sözünü tutturmak sözünü unutarak duraksamak sözünün eri 
sözünün eri kimse spa spa pedikürü 
spagetti spanyel spanyel türünden bir av köpeği 
Sparta sparta spartalı 
spastik spastik kimse spatula 
spatula gibi spazm spektral 
spektrograf spektrogram spektroskop 
spektrum spekülasyon spekülasyon yapmak 
spekülatif spekülatör spekülatör kadın 
spekülatörlük spekulum spekuluma ait 
speleoloji Spenser spenser'e özgü 
sperm sperm dökmek (balık) sperma 
sperma hücresi spermatid spermatolojik 
spermaya ait spesifik spesifize etmek 
spesiyaliniz spesiyaliniz nedir spesiyalite 
spf sphinx kelebeği spiker 
spikül spinel spinet 
spiral spiral yay spiritualist 
spiritualizm spiroket (bakteri) spolet 
sponsor spor spor alanı 
spor araba spor ayakkabısı spor ayakkabısı istiyorum. 
spor bir takım spor çantası spor ceket 
spor günü spor kıyafeti spor malzemeleri mağazası 
spor muhabiri spor programı yayını spor salonu 
spor toto spor üreten spor yapmak 
spor yazarı sporcu sporcu kalbi 
sporculuk sporlu sporlular 
sporsever sportif sportmen 
sportmence sportmence davranmamak sportmence olmayan 
sportmenlik spot spot fiyat 
sprey sprey boya sprey boya ile boyamak 
sprey sıkmak sputnik Sri lanka 
sri lanka'da üretilen St. michael yortusu stabilizasyon 
stabilizatör stabilize etmek stadya sürgülü cetvel 
stadyum stafilokok staj 
staj süresi staj yapmak stajını yapmakta 
stajyer stajyer avukat stajyer doktor 
stajyer öğretmen stakhanov sistemi stalagmit 
stalaktit stalinci stalincili 
stalincilik stand stand ücreti 
standarda uymayan standardizasyon standardizasyon komitesi 
standardın altında olmak standart standart dışı 
standart kural standart noktası standart olarak kullanılan 
standart ölçü standart yapılan eşya ile ilgili standartlara uymak 
standartlara uymamak standartların altında standartlaştırma 
standartlaştırmak standartlaştırmamak stanyol 
star starlar start 
start çizgisi start sınırı starter 
starterde bir sorun var. stasyoner statik 
statik elektrik statik olmayan stator 
statü statüko stearik 
stearik asit tuzu stearin steno 
steno bilen steno daktilo steno ile yazmak 
steno işareti steno makinesi stenograf 
stenograf daktilo stenografi stenografik 
stenotip stensil step 
step dans step dansçısı step dansı 
step dansı yapmak stepçi stereo 
stereo plak stereo ses stereo sistemi 
stereofonik stereofonik ses stereografi 
stereokimya stereoskop stereoskopik 
stereoskopik fotoğraf stereotip stereotip baskı 
stereotipi stereotipi basmak steril 
sterilizasyon sterilizasyon solüsyonu sterilizatör 
sterilize sterilize etme sterilize etmek 
sterlin sterlin başına alınan vergi steroid 
steroidler steteskop ile dinleme steteskop ile dinlemek 
stetoskop stetoskopik steyşın araba 
steyşın vagon stil stile önem veren yazar 
stilist stilizasyon stilize etme 
stilize etmek stilo stoacı 
stoacılık stoğu tamamlamak stoik felsefe 
stok stok defteri stok listesi 
stok sayımı stok yapan stok yapma 
stok yapmak stokçu stoklama 
stoklamak stoklamamak stoklanabilir 
stoklanan hammadde stop etme stop etmek 
stop ettirmek stop lambası stop lâmbası 
stopaj stopaj vergisi stor 
stor kapaklı storlu storlu dolap 
straight flush straigt flush straples 
stras strateji strateji uzmanı 
stratejik stratejik nokta stratejik silahlar 
stratejist stratigrafi stratosfer 
stratosfer ile ilgili stratosfer uçağı stratosferik 
stratus streç dansçı giysisi streptokok 
streptomisin stres stres hastalığı 
stresini gidermek stresli striknin 
striptiz striptiz yapmak striptizci 
striptizci erkeklerin giydiği bant striptizli ve taşlamalı gösteri stroboskop 
stroma stronsiyum stüdyo 
stüdyo daire stüdyo dışı stüdyo dışı çekimler 
su şu su akışını düzenleyen araç 
su alan delik su almak su almak (gemi) 
şu an şu an için şu an ki 
şu ana dek şu ana kadar şu anda 
şu anda gösterimde ne var şu anda nereden geçiyoruz şu anda neredeyiz 
şu anda odamız yok maalesef şu andan itibaren su balesi 
su bardağı su bardağı (büyük) su basabilir 
su baskını su basma su basmak 
su basmış su birikintisi su bitkileri 
su bitkisi su borusu su buharı 
su canavarı su çekmez su çulluğu 
su çulluğu avlamak su damlası su deposu 
su deposu vagonu su dökme su dökmek 
su dolu su emmiş su enerjisi bilimi 
su fışkırması su fışkırtan balina su fışkırtmak (balina) 
su geçirmez su geçirmez çanta su geçirmez gemici şapkası 
su geçirmez kumaş su geçirmez lastik su geçirmez şason 
su geçirmez yapmak su gerektiren su gibi 
su gibi akmak su gibi çorba su gibi ezberlemiş 
su gibi olmak su götürmez su götürmezlik 
su götürür şu halde su hattı 
su içerek yutmak (yemek vb.) su içeren su içinde 
su ile aşınma su ile birleşmek su ile birleştirmek 
su ile çalışan su ile çevrili su ile ilgili 
su ile soğutulan su ısıtıcı su ısıtıcısı 
su kabağından yapılmış su kabı su kamışı su kaplumbağası 
su karatavuğu su katılmadık su katılmamış 
su katılmamış aptallık su katmak su kayağı 
su kayağı kiralama ücreti ne kadar su kayağı yapmak su kaynağı 
su kaynatmak su kenarında arsa su keneviri 
su kertenkelesi su köstebeği su kültürü 
su kürü su kuşu su kuyusu 
su lekesi su maydanozu su mengenesi 
su mermeri su mermerinden yapılan su oyunları 
su perisi su perisi (dişi) su rezervi 
su saati su samuru su samuru av köpeği 
su sayacı su şebekesi su semenderi 
su serpmek su sesi su seviyesi 
su seviyesi camı su seviyesi çizgisi su seviyesi göstergesi 
su seviyesi ile beraber su seviyesi izi su sineği 
su şişesi su sıçanı su sıçratarak gitmek 
su sıçratarak yıkanmak su sıçratma su sıçratmak 
su sızdırmaz su soğutmalı su sporları 
su statiği bilimi su tabakası su tabancası 
su tası su taşkını su tedavisi 
su tedavisi uzmanı su terazisi su teresi 
su tesisatçılığı su tesisatçısı su tesisatı 
su tesisatını kurmak su tesviyesi su toplama 
su toplamak su toplanması su toplanması ile ilgili 
su toplanmış kabarcık su toplanmış kabarcık var. su toplatan şey 
su uçağı su ürünleri su üstünde 
su üstünde tutmak su üzerinde su üzerinde durma 
su üzerinde durmak su üzerinde kaydırmak su üzerinde tutmak 
su verilmek su verilmemiş su verme 
su vermek su vermek (çelik) şu veya bu şekilde 
su yatağı su yatağı arama çubuğu su yatağını çubukla bulan kimse 
su yerine hava çekmek (tulumba) su yüzüne çıkmak Suabiya 
suabiya suabiya dili suabiyalı 
sualtı sualtı akımı var mı sualtı araştırmacısı 
sualtı bombası sualtı gözlem borusu sualtı inşaat temel sandığı 
sualtı tarama ağı sualtında sualtında bırakarak verimini artırmak 
sualtında gidebilir sualtında kalabilir sualtında temel atma sandığı 
sualtında yetişen sualtındaki suare 
suaygırı suaygırları subap 
subaşı şubat subay 
subay adayı subay kamçısı (aksesuar) subay kılıç kemeri 
subay namzedi subay salonu subaylar (gemi) 
subaylar kolu subayları atamak (gemi) şube 
şube hattı (tren) şubeye ait sübjektif 
subjektivizm süblime süblimleşme 
süblimleşme ile elde edilen ürün süblimleşmek süblimleşmemek 
süblimleştirme süblimleştirmek süblimleştirmemek 
subra sübvansiyon sübvansiyon sağlamak 
sübye armalı suç suç anında başka yerde olduğu iddiası 
suç anında başka yerde olduğunu kanıtlamak suç işleme suç işlemek 
suç işlemesine neden olmak suç mahallinden başka yerde suç oluşturan 
suç ortağı suç ortağı gibi gösterme suç ortağı olan 
suç ortağı olmak suç ortaklarını ele veren suç ortaklığı 
suç ortaklığı eden suç ortaklığı yapmak suç tespiti için kalıp alma 
suç yüklemek suça bulaşma suça bulaştırmak 
suça göz yumma suça teşvik suça yönelik 
suçbilim suçiçeği suçiçeği (eski) 
suçlama suçlamada bulunmak suçlamak 
suçlamak (ağır biçimde) suçlamamak suçlamanın en ağır kısmı 
suçlamaya karşılık vermek suçlanabilir suçlanabilir davranış 
suçlanamaz suçlayan suçlayan kimse 
suçlayıcı suçlu suçlu aramadan ödeme yapan sigorta 
suçlu bulma suçlu bulmak suçlu bulundu 
suçlu bulunmak suçlu çıkarmak suçlu durumuna düşürmek 
suçlu hisseden suçlu köpek gibi suçlu olduğu kararına varmak 
suçlu olduğuna karar verilmek suçluları ıslah etme ile ilgili suçluları yakalamak 
suçluların idam yerine götürüldüğü araba suçluların kuşatılıp yakalanması suçluluk 
suçluluk hissi suçluluk kompleksi suçlunun ülkesine iadesi 
suçluyu ortaya çıkarma suçluyu ülkesine iade etmek suçsuz 
suçsuz bir şekilde suçsuz bulmak suçsuz çıkarmak 
suçsuzluğu belli olma suçsuzluğunu kanıtlama suçsuzluk 
suçu ispatlanmış suçu kabullenme suçu kabullenmek 
suçu kanıtlanmış suçu olmak suçu reddetmek 
suçu üstlenmek suçu üstüne atmak suçu üstüne yıkmak 
suçu yüklemek sucuk suçun apaçık ortada olması 
suçun bağışlanması suçunu itiraf etmek suçüstü 
suçüstü yakalamak suda suda bekletmek 
suda bitki yetiştirme suda boğmak suda boğulmak 
suda çalkalayarak temizlemek suda çözülür suda durabilen 
suda durmak suda erir suda işleyebilen kamyon 
suda sıçrayarak gitmek suda sürüklenen şey suda ve karada yaşayabilen 
suda ve karada yaşayabilen hayvanlar suda yaşayan suda yaşayan bir tür omurgasız hayvan 
suda yaşayan hayvan veya bitki suda yürüme suda yürümek 
suda yüzen Sudan sudan 
sudan bahane sudan çıkmış balık gibi sudan dillerine ait 
sudan geçirme sudan geçirmek sudan korkma 
sudan mazeret sudan ucuz sudan ucuz fiyat 
sudan ucuz şey sudanlı süet 
şufa hakkı sufi sufle 
sufle etmek suflör suflör yardımcısı 
suflör yeri suflörlük yapmak suflörün fısıldaması 
suga etmek şuh şuh kadın 
suikâst suikâst düzenlemek suikâst hazırlamak 
suikâst ile ilgili suikâstçi suikâstçi ile ilgili 
suistimal suistimal etmek suit 
suit oda sukabağı sukabağı testisi 
sukeleri sukemeri süklüm püklüm 
süklüm püklüm tip şükran şükran borcu 
Şükran günü şükran plaketi şükranla ödenmeyen 
şükretme şükretmek şükretmemek 
sükse sükseli sükunet 
sükunete davet etmek şükür şükür allaha 
şükür duası suküre şükürler olsun 
sükut sükut altındır sulak 
sulaklık sülale sulama 
sulama sistemi sulamak sulamamak 
sulandırıcı sulandırıcı madde sulandırılmış 
sulandırılmış olarak sulandırma sulandırmak 
sulandırmak (göz) sulandırmamak sulanmak 
sulanmamak sulanmış (göz) sular 
sular altında bırakmak suların alçalması suların çekildiği kıyı 
suların çekilmesi suların getirdiği taşlar suların yükselmesi 
sularında sülfa ilaçlar sülfat 
sülfatlamak sülfatlamamak sülfid 
sülfile yapılmış sülfile yapmak sülfit 
sülfonamid sülfonik sülfür 
sülfür sarısı sülfürik sülfürlü bakır 
sülfürlü bileşim sulh sulh ceza mahkemesi 
sulh hakimi sulh mahkemesi sulh mahkemesi (amer.) 
sultan sultan (kadın) sultan sarayı 
sultani sultanlık sulu 
sulu (kristal) sulu alkol içmek sulu bileşim 
sulu çamur sulu çamur gibi sulu çorba 
sulu çözelti sulu hamur sulu kar 
sulu kar gibi sulu kar yağmak sulu maden özü 
sulu olma sulu sebze yemeği sulu tip 
sulu yemek sulu yemek (kötü) suluboya 
suluboya resim suluboya ressamı sülüğen 
sulugöz sulugözlü sülük 
sülük gibi sülük gibi yapışmak sululuk 
sülün sülün yetiştirme yeri sulusepken 
sulusepken gibi sulusepken yağmak sumak 
sumatra zamkı sümbül sümbülteber 
sümen sümkürmek sümkürmemek 
sümsük sümsük kuşu sümsük tip 
sümüğü akarak sümük sümüklü 
sümüklüböcek sümüklüböcek kabuğu sümüklülük 
sümüksü sümüksü madde sümüksülük 
suna sunak sunak örtüsü 
sundea sundurma sündürmek 
sündürmemek sündürülebilir sünepe 
sünger sünger çekmek sünger çıkarma 
sünger gibi sünger gibi çekmek sünger gibi olma 
süngerci süngerci kayığı süngercilik 
süngerle kurulama süngerle kurulamak süngerle silme 
süngerle silmek süngerle suyunu alma süngerle suyunu almak 
süngerle temizlemek süngerlerde cinsiyetsiz üretken kısım süngerleştirilmiş 
süngersi süngersi kauçuk süngertaşı 
süngertaşı ile ovmak süngertaşı türünden süngü 
süngü takmak süngü zoruyla süngüleme 
süngülemek süngülememek suni 
suni deri suni dölleme suni gübre 
suni solunum suni solunum cihazı suni ufuk 
suni yaşatma sistemi şunlar sunma 
sunmak sunmak (mal) sunmak (yasa vb.) 
sunmamak sünme sünnet 
sünnet (musevilik) sünnet derisi sünnet eden kimse 
sünnet etmek sünnetçi sünnetli 
sünnetsiz sunroof sunta 
sunu sunucu sunucu (haber) 
sunuculuk yapmak sunulamaz sunulmak 
sunulmamak sunum sunuş 
supap supap kapağı supapsız 
süper süper benzin kullanıyorum. süper devlet 
süper film süper güç süper güçler 
süper güçlü süper iletken süper iletkenlik 
süper kadın süper kahraman süper şey 
süper yüksek frekans süperfosfat süperkompresör 
süpermarket süpermen süperoksit 
süpersonik bilimi süpersonik ses dalgaları süpersonik uçak 
supervisor şüphe şüphe altında 
şüphe altında olmak şüphe düşürmek şüphe duymak 
şüphe eden şüphe edilebilir şüphe edilemez 
şüphe edilmek şüphe edilmeyen şüphe edilmez 
şüphe etme şüphe etmek şüphe götürmez 
şüphe ile şüphe ile bakmak şüphe uyandıran 
şüphe ve memnuniyetsizlik ünlemi şüpheci şüpheci kimse 
şüpheci olmayan şüpheci tip şüphecilik 
şüphelenen şüphelenerek şüphelenme 
şüphelenmek şüphelenmemek şüphelenmeyen 
şüpheli şüpheli alacaklar şüpheli biçimde 
şüpheli durum şüpheli kadınlar sınıfı şüpheli olma 
şüpheli oluş şüphelilik şüphesi olmak 
şüphesi olmamak şüphesini gidermek şüphesiz 
şüphesiz doğru şüphesiz olarak şüpheye düşürmek 
şüpheye kapılmış şüpheyle süpresör 
süprüntü süpüren süpürge 
süpürge darısı süpürge sopası süpürgelik 
süpürgeotu süpürgeotu çiçeği süpürme 
süpürmek süpürmemek süpürüp atmak 
süpürüp gitmek süpürüp temizlemek supya 
sur Sur şehri sur şehrine ait 
şurada şuradaki sürahi 
surastarya ücreti surat sürat 
surat asma surat asmak surat ekşitme 
surat ekşitmek surat etme surat etmek 
sürat kontrolü bölgesi sürat koşucusu sürat koşusu 
sürat koşusu yapmak sürat meraklısı sürat patencisi 
sürat pateni sürat pisti sürat regülatörü 
sürat teknesi sürat teknesi (küçük) sürat yapılmaz 
sürat yapma sürat yolu suratı asılmak 
suratına gelmek suratına tükürmek suratını ekşitme 
suratını ekşitmek suratının ortasına süratle 
süratle gitmek süratlenme süratli 
süratli (gemi) süratli gitmek suratlı iskambil kâğıdı 
suratlı oyun kâğıdı suratsız suratsızca 
suratsızlığı üstünde olmak suratsızlık şuraya buraya 
sürçme sürçmek sürçmemek 
surdin surdin ile kısmak sürdürme 
sürdürmek sürdürmemek süre 
süre (film) süre (tanınan) süre bitti 
süre doldu süre geçti süre ölçümleriyle ilgili mekanik dalı 
süre sonu süre tanımadan süre tanımak 
süre tutma süre tutmak süre vermeden işten atma 
süreç sürece sürecek 
süredurum süregelmek süregelmemek 
sürek avı sürekli sürekli acı var. 
sürekli ateş etmek sürekli biçimde sürekli boya 
sürekli değişen sürekli değişen manzara sürekli değişmeler 
sürekli endişe sürekli giymek sürekli iş 
sürekli iş değiştiren kimse sürekli karla kaplı alan sürekli kendinden söz eden 
sürekli kendinden söz eden kimse sürekli kontrol altında sürekli müşteri 
sürekli olarak sürekli rahatsız eden sürekli şey 
sürekli tuvaleti gelme sürekli ünsüz süreklilik 
süreksiz süreksiz olan süreksiz ünsüz 
süreölçer süresi belirsiz süresi bitmek (kira) 
süresi bitmiş süresi dolmamış süresi uzatılmış şey 
süresince süresini uzatmak süresiz 
süresiz olarak süresiz olarak ertelemek süresiz olma 
süresizlik suret surfboard 
surfboard kiralama ücreti ne kadar sürgü sürgü ateşi 
sürgü geçirmek sürgülemek sürgülememek 
sürgülü sürgülü distribütör sürgülü hesap cetveli 
sürgülü kalem sürgülü kapı sürgülü merdiven 
sürgün sürgün (bitki) sürgün avı 
sürgün avına çıkmak sürgün avına gitmek sürgün edilmiş 
sürgün edilmiş kimse sürgün etme sürgün etmek 
sürgün vermek sürgün yeri sürgünde yaşama 
sürgündeki hükümet sürgünden sonra dağılmış yahudi sürgüne gönderme 
sürgüne göndermek sürgüne yollamak sürgüsünü açmak 
Suriye suriye suriye arabistan kabilelerinden kimse 
suriyeli surlar içinde surların arkasında 
surlu kimse sürme sürme hastalığı 
sürme hastalığı (tahıl vb.) sürme pencere sürmek 
sürmek (araba) sürmek (bitki) sürmek (boya vb.) 
sürmek (boya) sürmek (boya/sıva) sürmek (filiz) 
sürmeli (buğday) sürmeli kompas sürmeli pergel 
sürmemek sürmeye yarayan alet sürpriz 
sürpriz karar sürpriz olarak sürpriz oylama 
sürpriz yapmak sürpriz ziyaret sürrealist 
sürrealizm sürşarj sürşarj basmak 
sürterek yara yapmak sürtme sürtme sesi 
sürtmek sürtmemek sürtük 
sürtünen parça sürtünerek gitme sürtünerek gitmek 
sürtünme sürtünme bilgisi sürtünme ile elde edilen 
sürtünme kontağı sürtünme ölçer sürtünme önleyici 
sürtünme yarası sürtünmek sürtünmeli sessiz harf 
sürtünmemek sürtünmesiz sürtünmeyle aşınmış 
sürtüşme sürü sürü (koyun) 
sürü gibi toplanmak sürü halinde gitmek sürü halinde hareket etmek 
sürü halinde yaşama sürü içgüdüsü sürü olmak 
sürü sahibi sürücü sürücü (bilgisayar) 
sürücü belgesi sürücü ehliyeti sürücü koltuğu 
sürücü yeri sürücülü (saban vb.) sürücülük 
sürüden ayrılan hayvan sürüden ayrılmak sürüden ayrılmış tehlikeli bizon 
sürüden ayrılmış tehlikeli fil sürüden ayrılmış tehlikeli hayvan (rogue) sürüden uzaklaştırmak 
sürükleme sürüklemek sürüklememek 
sürüklenme sürüklenme mesafesi sürüklenmek 
sürüklenmemek sürüklenmeye bırakmak sürükleyerek çamurlamak 
sürükleyici sürülebilir sürülebilir (toprak) 
sürülebilir arazi sürülebilir toprak sürülen 
sürülme sürülmek sürülmemek 
sürülmemiş sürülmemiş kısım sürülmemiş tarla 
sürülmemiş toprak sürülmüş tarla sürüm 
sürümek sürümemek sürümsüz 
sürümsüz mal sürümü az mal sürümü olmayan mal 
sürünceme sürüncemede bırakan sürüncemede bırakmak 
sürüncemede kalan sürüncemede kalan işler sürüncemede kalmak 
sürüncemeli sürünen sürünen şey 
sürünerek ilerlemek sürünerek yaşamak sürüngen 
sürüngen (bitki) sürüngen bilimi sürüngen bitki 
sürüngenlerle ilgili sürünme sürünmek 
sürünmemek şurup şurup gibi 
sürüp gitme şuruplu sürüyerek aşındırmak 
sürüyerek götürmek sürüyle sürüyü çevirip toplayanlar 
sürüyü pazara götüren kimse sürüyü toplamak sürveyan 
suryanice sus süs 
süs (üniforma) süs balığı süs bitkileri 
süs bitkisi süs çizmek süs köpeği 
sus payı susam susama 
susamak susamak (bir şeye) susamamak 
susamış susamış olmak susamışlık 
susamlı çörek susamsı susatam 
susatıcı süsen süsen çiçeği 
süsengillere ait suskun suskunluk 
süsleme süslemeci süslemek 
süslemek (konuşma) süslemeler (deri vb.) süslememek 
süslenme süslenmek süslenmemek 
süslenmemiş süslenmiş süsleyici 
süsleyip püslemek süslü süslü anlatım 
süslü cümleler kullanan süslü cümleler kullanma süslü dekor 
süslü hafif yapı süslü hançer (ısk.) süslü ifade 
süslü ifadelerle yazılan süslü kadın süslü kelimeler kullanma 
süslü kenar süslü kıvrım süslü konuşma 
süslü konuşmak süslü koşum takımı süslü püslü 
süslü püslü şey süslü şekilde süslü söz 
süslü sözcükler kullanan kimse süslü sözler süslü taç 
süslü tepsi süslü yazı süslü yazı başlığı 
süslülük susma susmak 
susmamak süsmek süsmemek 
süspansiyon süspansiyon kolu süspansiyon yayı 
suspansuvar suspensuar Sussex kontluğu 
süssüz süssüz yazı sustalı 
sustalı bıçak sustalı çakı sustalı kavram 
sustalı kilit sustaya kalkmak susturan cevap 
susturma susturmak susturmak (tartışmada) 
susturmamak susturucu susturucu cevap 
susturulmuş süsü takınmak susun 
susup beklemek susuz susuz olarak 
susuzluğunu gidermek susuzluk susuzluk hissi 
susuzluktan kavrulmak süt şut 
süt aile süt akiği süt anne 
süt annelik yapmak süt baba süt bebeği 
süt beyazı şut çekmek süt çiftliği 
süt çocuğu süt çocuk süt dadı 
süt damarı süt dişi süt dişleri 
süt domuzu süt evlât süt gibi 
süt gibi olma süt ineği süt kabı (büyük) 
süt kaymağı süt kuzusu süt liman olmak 
süt mavisi süt sağıcı süt salgılama 
süt salgılamak süt şekeri süt taşı 
süt ürünleri süt veren süt verici 
süt verme süt vermek sutaşı geçirmek 
sutavuğu sütçü sütçü dükkânı 
sütçü kız süte benzer süthane 
sütkardeş sütlâbi sütlaç 
sütleğen sütlü sütlü çikolata 
sütlü özsuyu olan bir bitki sütnine sutopu 
sütteki protein maddesi sütten kesilme sütten kesilmek 
sütten kesilmemiş sütten kesme sütten kesmek 
süttozu sütü bol yağlı bir inek sütü bozuk adam 
sütü kesilmek sütü kesmek sütun 
sütun baş tabanı sütun başı sütun başlığı 
sütun başlığı gövdesi sütun başlığına dayanan taban sütun dizisi 
sütun gibi sütun gövdesi sütun kaidesi 
sütün kaymağı sütun tabanı taşı sütunlar arası makale başlığı 
sütunlar dizisi sütunlarla desteklemek sütunlu 
sütunlu avlu sütunlu giriş sütünü iyice sağmak 
sutyen sutyensiz Suudi arabistan 
suudi arabistanlı şuur şuuraltı 
şuursuz şuuru yerinde olmayan süvari 
süvari alayı süvari atı süvari birliği 
süvari bölüğü süvari eri süvari geçit töreni 
süvari kılıcı süvari pantolonu süvari sınıfı 
süveter suya asılı yaşayan mikroskobik deniz canlıları suya bandırmak 
suya basmamak için döşenmiş tahta suya bastırmak suya batırarak ıslatmak 
suya batma suya batmama suya çarpma sesi 
suya çarpmak suya daldırmak suya düşme 
suya düşmek suya düşüp ıslanmak suya düşürmek 
suya iniş yapmış suya kırılarak pişirilmiş yumurta suya koymak 
suya sabuna dokunmadan yol almak suya sokmak Suyılanı 
Suyılanı takımyıldızı suyla oynamak suyla temizlemek 
suyolu suyolu açmak suyolu yapmak 
suyosunları bilimi suyosunu suyu boşaltma kabı 
suyu çekilmek suyu tutan suyu tutan toprak 
suyun çekilmesiyle kazanılan toprak suyun dibindeki buz suyun en hızlı aktığı yer 
suyun etkisi ile oluşmuş suyun kaynağına doğru suyun üzerindeki yağ tabakası 
suyuna gitmek suyunu akıtmak suyunu almak 
suyunu boşaltmak suyunu boşaltmak (kayık) suyunu çekmek 
suyunu çıkarma suyunu çıkarmak suyunu sıkmak (çamaşır) 
süzerek ayırmak süzerek ayrıştırmak süzgeç 
süzgeçli kahve ibriği süzgeçten geçirmek süzgün 
süzme süzme bal süzme et suyu 
süzme kabı süzme peynir süzmek 
süzmemek süzücü süzülme 
süzülmek süzülmemek süzülmemiş 
süzülmüş süzülmüş sıvı sving 
svingci sweatshirt swing dansı yapmak 
swing delisi swing müziği hastası 
Terms of Service