Username or e-mail: Sign up
Password: Log in
 
ya ya ... ya da ya batarız ya çıkarız 
ya batmak ya çıkmak ya da ya kendin yap ya da vazgeç 
ya o ya bu ya şimdi ya hiç yaba 
yabalama yabalamak yabalamamak 
yaban yaban atı (avrupa) yaban çuhaçiçeği 
yaban elması yaban eriği yaban eriği ağacı 
yaban eşeği yaban faresi yaban gülü 
yaban havucu yaban kedisi yaban köpeği 
yaban menekşesi yaban öküzü yaban ördeği 
yaban sıçanı yaban sümbülü yaban tavşanı 
yaban teresi yaban yulafı yabanarısı 
yabanarısı yuvası yabanasması yabancı 
yabancı dil yabancı dil kayıtları (kaset) yabancı dil konuşmak 
yabancı dili kapmak yabancı dili taklit ederek yazılan yabancı diller uzmanı 
yabancı düşmanı yabancı düşmanlığı yabancı ile evlenme 
yabancı ile evlenmek yabancı ile evlilik yabancı kelime 
yabancı kelimeleri kullanmak yabancı madde karıştırarak yabancı sermaye 
yabancı sevmez yabancı sevmezlik yabancı şirket müdürü (çin) 
yabancı topraklarla çevrilmiş bölge yabancı ülke yabancı ülkede yaşayan 
yabancı ülkede yaşayan kimse yabancı ülkeden yabancı ülkelerle olan 
yabancı ülkeye yerleşme yabancı uyruklu yabancı uyruklu kimse 
yabancı uyruklu olma yabancı uyruklu vatandaşlar Yabancılar dairesi 
yabancılar polisi yabancılara tanınan ayrıcalık yabancıları sevmeyen 
yabancılaşma yabancılaşmak yabancılaşmamak 
yabancılaştırma yabancılaştırmak yabancılaştırmamak 
yabancılık yabancılık çekmek yabancılık çekmemek 
yabancısı olmak yabandomuzu yabani 
yabani at yabani at binicisi yabani at terbiyecisi 
yabani bitki yabani danaayağı yabani devedikeni 
yabani gül yabani hanımeli yabani hardal 
yabani kadife yabani kedi (afrika) yabani kiraz 
yabani koyun yabani menekşe yabani mercanköşk 
yabani orkide yabani ot yabani ot gibi 
yabani otları temizlemek yabani otları temizleyen kimse yabani otlarla dolu 
yabani sarmaşık gülü yabani tavşan yabani üvez ağacı 
yabanileşmek yabanileşmemek yabanilik 
yabankazı yabanmersini yabanturpu 
yâdetmek yâdetmemek yadigâr 
yadigâr kalmak yadigârlar yadırgamak 
yadırgamamak yadsıma yadsımak 
yadsımamak yadsınabilir yadsınamaz 
Yafa yafa portakalı yafta 
yağ yağ asidi yağ asitleri 
yağ bağlamak yağ bağlatan yağ bağlatmak 
yağ basıncında bir sorun var. yağ bezesi yağ birikintisi (denizde) 
yağ brülörü yağ bulaştırmak yağ çeken 
yağ çekmek yağ değiştirme yağ dejenerasyonu 
yağ deposu yağ geçirmez yağ göstergesi çubuk 
yağ haznesi yağ içeren yağ kabı 
yağ karteli yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.) yağ lekeli 
yağ lekesi olmuş yağ ölçme çubuğu yağ seviyesi 
yağ sıçratmak yağ sızdırmaz yağ sürme 
yağ sürme (vücut) yağ sürmek yağ sürülme 
yağ tortusu yağ tulumu yağ veren 
yağ yakmak yağ yapmak yağcı 
yağcı gibi yağcılık yağcılık etmek 
yağcılık yapma yağcılık yapmak yağda kızarmak 
yağda kızarmış yağda pişirmek yağda yumurta 
yağdan arındırılmış yağdan oluşan yağdanlık 
yağdırma yağdırmak yağdırmamak 
yağdoku yağı çıkarılmış yağı değiştirin lütfen 
yağı kontrol edin lütfen yağın eritilmesinden sonra kalan kıkırdak yağını almak 
yağını çıkarmak (balina) yağış yağış miktarı 
yağışlı yağışlı hava yağışölçer 
yağışyazar yağız yağlama 
yağlamak yağlamamak yağlandırma 
yağlandırmak yağlandırmamak yağlanma 
yağlanmak yağlanmamak yağlayıcı 
yağlayıcı madde yağlı yağlı (vücut) 
yağlı doku yağlı ekmek yağlı kâğıt 
yağlı oluş yağlı vernik yağlıboya 
yağlıboya (tüpte) yağlıboya resim yağlıboya resim yapma 
yağlıboya resim yapmak yağlıboya taklidi resim yağlılık 
yağma yağma etmek yağma malı 
yağmacı yağmacılık yağmak 
yağmalama yağmalamak yağmalamamak 
yağmamak yağmaya gitmek yağmur 
yağmur alan taraf yağmur bulutu yağmur çiseliyor 
yağmur efekti yağmur fırtınası yağmur geçirmez 
yağmur gibi yağmur mevsimi yağmur miktarını artırma 
yağmur ormanı yağmur sularını ayıran dağ sırası yağmur suyu 
yağmur suyunun oluşturduğu kanal yağmur yağacağa benziyor yağmur yağacak gibi 
yağmur yağacak gibi hava yağmur yağdıran büyücü yağmur yağıyor. 
yağmur yağmak yağmur yağmazsa yağmura ait 
yağmurdan kaçarken doluya tutulmak yağmurdan sırılsıklam olmuş yağmurkuşu 
yağmurlama sistemi yağmurlar yağmurlu 
yağmurlu hava yağmurlu oluş yağmurluk 
yağmurölçer yağmurun bastırması yağmuruna tutmak 
yağmuruna tutulmak yağölçer yağsız 
yağsız bir cins domuz yağsız pişmiş sosis yağsız süt 
yahni yahni pişirmek yahu 
yahudi yahudi alemi yahudi aleyhtarı 
yahudi aleyhtarlığı yahudi din adamı yahudi inançlarına uygun hazırlanan 
yahudi kadın Yahudi küçük peygamberi yahudi mahallesi 
yahudi muskası yahudi olmayan yahudi olmayan kimse 
yahudi olmayan kişi yahudi olmayanlar yahudi restoranı 
yahudiler Yahudiler (ıncil) yahudilerce helal sayılan yiyecek 
yahudilerce temiz sayılmayan Yahudilerde cumartesi günü yahudilere ait 
yahudilere uygulanan soykırım Yahudilerin biçme bayramı yahudilerin hamursuz bayramı 
Yahudilerin kanun kitabı yahudilerin sürgün sonrası dağılmaları yahudilerin sürgünden sonra dünyaya yayılması 
yahudilerin yedi yılda bir ekim yapmadığı yıl yahudileştirmek yahudileştirmemek 
yahudilik yahut Yahya peygamber 
yak yaka yaka dökümü 
yaka düğmesi yaka iliğine takılan çiçek yaka işareti 
yaka paça yaka paça çıkarmak yaka paça götürmek 
yaka paça sürüklemek yaka takmak yakacak 
yakacak gaz yakacak ispirto yakacak odun 
yakala yakalama yakalamaca 
yakalamak yakalamak (av) yakalamamak 
yakalamaya çalışmak yakalamaya ğalışmak yakalanabilir 
yakalanan radyo sinyali yakalanma yakalanmak 
yakalanmamak yakalanması güç yakalanması zor 
yakalanmış yakalatmak yakalatmamak 
yakalayan kimse yakalayan şey yakalayıp hapse atmak 
yakalı tembel hayvan yakamı ölçer misiniz yakan 
yakarak toz haline getirme veya gelme yakarak toz haline getirmek yakaran 
yakarış yakarma yakarmak 
yakarmamak yakası açılmadık yakasına yapışmak 
yakasını bırakmamak yakasını bırakmayan yakasını kurtaramamak 
yakasını kurtarma yakasını kurtarmak yakasını sıyırmak 
yakayı kurtarmak yakayı sıyırma yakayı sıyırmak 
yakı yakı yapıştırmak yakıcı 
yakıcı alkali yakıcı güneş ışığı yakıcı madde 
yakıcı şey yakıcı sıcak yakıcı soğuk 
yakıcılık yakılarak sunulan kurban yakılarak süslenmiş olan 
yakılarak süslenmiş tuğla yakılmamış yakılmış 
yakılmış tarla yakın yakın (arkadaş) 
yakın akraba ile cinsel ilişki yakın arkadaş yakın arkadaş olmak 
yakın arkadaşlar yakın çekim yakın doğu 
yakın dost yakın dövüş yakın dövüşü bırakmak 
yakın durmak yakın gelecekte yakın görüş 
yakın ilgiye yakın ilişki yakın menzilli 
yakın mesafede yakın mesafeden yapılan yakın olma 
yakın olmak yakın olmak (zaman) yakın olmayan 
yakın sesleri ardarda söyleme güçlüğü yakın zamanda yakın zamanda olma 
yakına yakınan yakında 
yakında başka bir otel var mı yakında bir metro istasyonu var mı yakında bir taksi durağı var mı 
yakında olacak olan yakında tuvalet var mı yakından 
yakından çekilen fotoğraf yakını ölmüş yakını ölmüş kimse 
yakınında yakınından yakınını kaybetmiş 
yakınını kaybetmiş kimse yakınının ölümü yakınlar 
yakınlarda yakınlarda ayakkabı mağazası var mı yakınlarda büyük mağaza var mı 
yakınlarda çin restoranı var mı yakınlarda fransız restoranı var mı yakınlarda giyim mağazası var mı 
yakınlarda hint restoranı var mı yakınlarda ıtalyan restoranı var mı yakınlarda japon restoranı var mı 
yakınlarda kitap evi var mı yakınlarda meksikan restoranı var mı yakınlarda rus restoranı var mı 
yakınlarıyla birleştirmek yakınlaşan yakınlaşmak 
yakınlaşmamak yakınlık yakınlık duymak 
yakınlık göstermek yakınma yakınmak 
yakınmamak yakınsak yakınsama 
yakınsamak yakınsamamak yakıp kül etmek 
yakıp yıkma yakıp yıkmak yakıp yok etmek 
yakışan yakışık alır yakışık alır biçimde 
yakışık alma yakışık almak yakışık almayan 
yakışık almaz yakışıklı yakışıklı adam 
yakışıklı genç yakışıklılık yakışıksız 
yakışır yakışır şekilde yakışırlık 
yakışmak yakışmama yakışmamak 
yakışmayan yakışmayan hareket yakışmaz 
yakıştıramamak yakıştırılabilir yakıştırmak 
yakıştırmamak yakıt yakıt almak 
yakıt bölmesi (gemi) yakıt brülörü yakıt ikmali yapmak 
yakıt sağlamak yakıyor mu yaklaşabilme 
yaklaşan yaklaşan tehlike yaklaşık 
yaklaşık değer yaklaşık dokuz litrelik kuru ölçü yaklaşık olarak 
yaklaşılabilir yaklaşılamaz yaklaşım 
yaklaşıp konuşmak yaklaşıyor olmak yaklaşma 
yaklaşmak yaklaşmak (yaş) yaklaşmakta olan 
yaklaşmamak yaklaşmayın yaklaştırma 
yaklaştırmak yaklaştırmamak yakma 
yakma (kitap) yakma fırını yakmak 
yakmak (ışık) yakmamak yakut 
yakut kırmızısı yakut rengi yalak 
yalaka yalakalık etmek yalakalık yapmak 
yalama yalamak yalamamak 
yalan yalan anlatmak yalan atmak 
yalan beyan yalan beyanla yalan bir şekilde 
yalan dolan yalan iddia yalan ifade 
yalan ifade verdirmek yalan makinesi yalan söyleme 
yalan söylemek yalan söylemektense ölürüm yalan tere yemin etmekten suçlu 
yalan yere yemin yalan yere yemin eden yalan yere yemin etmek 
yalan yere yemin etmiş yalancı yalancı çıkarmak 
yalancı doktor yalancı gebelik yalancı güneş 
yalancı kimse yalancı meme yalancı odun 
yalancı şahit yalancı şahitliğe dayanan yalancı şahitliğe teşvik 
yalancı şahitlik yalancı şahitlik yaptırmak yalancı sofu 
yalancı sofuluk yalancı ufuk yalancıktan 
yalancıktan yapmak yalancılık yalancılıkla 
yalancılıkla suçlamak yalandan yalandan hasta 
yalandan inanma yalandan utanç yalandan yapılan 
yalandan yapma yalandan yapmak yalanını çıkarmak 
yalanını yakalamak yalanlama yalanlamak 
yalanlamamak yalanlanabilir yalanlanmamış 
yalanlar söylemek yalanlarla kandırmak yalanlayan kişi 
yalanmak yalanmamak yalayarak içmek 
yalayıp yutmak yalayış yalçın 
yalçın kaya yaldız yaldız ve resimlerle süsleme (yazı) 
yaldızcı yaldızlamak yaldızlamamak 
yaldızlı yaldızlı dantela yaldızlı gümüş 
yaldızlı hap uzatmak yaldızlı harflerle süslemek yaldızlı pirinç 
yaldızlı pisibalığı yaldızsız yalı çamı 
yalıçapkını yalın yalın biçimde 
yalın bir dille yalın durum yalın gerçek 
yalın hal yalın sözcük yalınayak 
yalınlaştırma yalınlık yalıtılmış 
yalıtım yalıtım contası yalıtım işçisi 
yalıtım malzemesi yalıtım malzemesi ile kaplamak yalıtım özelliği 
yalıtkan yalıtkan madde yalıtma maddesi 
yalıtmak yalıtmamak yallah! (av köpeğine) 
yalnız yalnız akıl ile algılanan şey yalnız başına 
yalnız bırakmak yalnız bu nedenle yalnız erkekler için 
yalnız gitmek (erkek) yalnız hapsedilme yalnız hasta tarafından algılanan 
yalnız ikimiz yalnız kadın yalnız kalma korkusu 
yalnız kalmak yalnız kalmak istiyorum. yalnız kimse 
yalnız meyve yiyen kimse yalnız olarak yalnız uçuş 
yalnız yaşayan yalnız yaşayan kimse yalnız yaşayan kız 
yalnızca yalnızca ünvanı olan kimse yalnızlığı seven adam 
yalnızlığı seven kadın yalnızlığı seven kimse yalnızlık 
yalnızlık korkusu yalpa yalpa çemberleri (gemi) 
yalpa vurmak yalpa yapmak yalpalama 
yalpalamak yalpalamamak yalpalayan 
yalpaya düşmüş yaltakçı yaltakçılık 
yaltaklanan yaltaklanarak yaltaklanma 
yaltaklanmak yaltaklanmamak yalvar yakar 
yalvara yakara istemek yalvaran yalvararak 
yalvarış yalvarış niteliğindeki yalvarma 
yalvarmak yalvarmamak yama 
yama (ayakkabı) yama (örgü) yama işi 
yamaç yamak yamalamak 
yamalamamak yamalı yamamak 
yamamamak yaman yaman herif 
yaman kimse yamanmak yamanmamak 
yamuk yamuk yumuk yamukluk 
yamuksu kemik yamulmak yamulmamak 
yamulmamış yamultmak yamultmamak 
yamyam yamyam gibi yamyamca 
yamyamlar yamyamlık yamyamlıkla ilgili 
yamyassı yan yan adım 
yan ateşi yan aynaları kontrol edin lütfen. yan aynası 
yan bakan yan bakış yan bakma 
yan bakmak yan binaya yaslı yan çizen kimse 
yan çizgisi yan çizme yan çizmek 
yan cümle yan dal yan dümenleri 
yan etki yan geçit yan gelip yatmak 
yan gözle bakmak yan hakem yan hat 
yan ışık yan kapı yan kesit 
yan kiriş yan kulaç yan kulaç atmak 
yan kuruluş yan masa yan olarak 
yan parçalar yan sanayiler yan sinyal 
yan sokak yan tarafı korumak yan taraftan 
yan ünsüz yan ürün yan yan 
yan yan bakma yan yan gitmek yan yan kaçmak 
yan yana yan yana dizilen tahtalarla yapılmış olan (gemi) yan yana gitmek 
yan yana koyma yan yana koymak yan yana olma 
yan yana olmak yan yana sayfaların satır hizası ayarı yan yana yaşamak 
yan yatan (gemi) yan yatırmak yan yatırmak (gemi) 
yan yatma (gemi) yan yatmak (gemi) yan yatmış biçimde 
yan yelken yan yelkeni yan yol 
yan yola geçmek yan yumruk yan yüzme 
yana yana çekilme yana çekilmek 
yana çekivermek yana çevirmek yana dertli olmak 
yana doğru yana kaçma yana kaçmak 
yana kayma yana kaymak yana olmak 
yana şanssız olmak yana yatırmak yana yatırmak (gemi) 
yana yatmak yana yatmak (gemi) yana yatmalı tezgâh (haddehane) 
yana yatmış yanağından kan damlayan yanak 
yanak kemiği yanaklar yanaklı 
yanal yanan yanar durumda tutmak 
yanardağ yanardağ ağzı yanardağ bacası 
yanardağ gibi yanardağ patlaması yanardağbilim 
yanardöner yanardönerlik yanarlık 
yanaşık yanaşma yanaşma yeri 
yanaşmak yanaşmamak yanaştırmak 
yanaştırmamak yandaki yandaki kapı 
yandan yandan çarklı gemi yandan çarpma 
yandan çarpmak yandan darbe yandan gelen ışık 
yandan görünüş yandan vurmak yandan vuruş yapmak (kriket) 
yandaş yandık yangı 
yangılı ayak nasırı yangın yangın alârmı 
yangın bekçisi yangın bombası yangın çıkaran 
yangın çıkaran kimse yangın çıkarma manyağı yangın çıkarma merakı 
yangın çıkarmak yangın felâketi yangın kızıllığı gibi 
yangın koruma görevlisi yangın merdiveni yangın mermisi 
yangın musluğu yangın söndürme yangın söndürücü 
yangın söndürücü (köpüklü) yangın söndürücü madde dolu cam tüp yangın tatbikatı 
yangına körükle gitmek yangında dışarı kaçılamayan bina yangının her şeyi yakması 
yangının neden olduğu fırtına yangınları rapor eden görevli yani 
yâni yanıbaşında yanıcı 
yanıcı hidrokarbür yanıcı madde yanık 
yanık (cilt) yanık kemiklerden yapılan siyah boya yanık ten 
yanık tenli yanık tenlilik yanılabilir 
yanılabilirlik yanılan yanıldığını itiraf etmek 
yanılgı yanılgı payı yanılma 
yanılma payı yanılmak yanılmamak 
yanılmaz yanılmazlık yanılmış 
yanılsama yanıltıcı yanıltıcı bilgi 
yanıltıcı görünüş yanıltıcı reklâm yapmak yanıltıcılık 
yanıltma yanıltmak yanıltmamak 
yanımda bir ağrı var. yanımda hangi bölgelerin bulunması gerekiyor yanımda iki parça eşya taşıyacağım. 
yanımda ne kadar valiz getirebilirim yanına yanına almak 
yanına bile yaklaşmamak yanına gelmek yanına kıvrılmak 
yanına koymama yanına sokulmamak yanına varılmaz 
yanına varılmaz (fiyat) yanında yanında gezdirmek 
yanında götürmek yanında göze çarpmak yanında küçük göstermek 
yanında olmak yanında yeralmak yanındaki 
yanındakini küçük göstermek yanından yanından ayırmamak 
yanından geçerek yanından geçmek yanınıza alacağınız bir şey var mı 
yanınızda taşımak için çok fazla şey almışsınız. yanıp bitmek yanıp kül olmak 
yanıp sönmek yanıp tutuşmak yanıp tutuşmuş 
yanısıra yanıt yanıtlamak 
yanıtlamamak yanıyor yanız 
yankafa kemiği yankesici yankesicilik yapmak 
yankı yankı ile derinliği saptamak yankı tahtası 
yankı yapan yankı yapmak yankılama 
yankılamak yankılamamak yankılanan 
yankılanım yankılanma yankılanmak 
yankılanmamak yankılayıcı yankılı 
yanlamasına yanlamasına bir dans türü yanlamasına çalınan flüt 
yanlamasına dans etmek yanlamasına takla yanlamasına takla atmak 
yanlamasına taklalar atmak yanlamasına yüzmek yanları açık garaj 
yanları basamaklı tepelik yanları biraz daha kısaltır mısınız yanlı 
yanlış yanlış ad yanlış adım 
yanlış adım atma yanlış adlandırmak yanlış aktarma 
yanlış aktarmak yanlış alarm yanlış anlama 
yanlış anlama çekmek yanlış anlamak yanlış anlaşılma 
yanlış başlangıç yanlış basmak yanlış beyan 
yanlış bilgi yanlış bilgi verme yanlış bilgi vermek 
yanlış çeviri yanlış çeviri yapmak yanlış dağıtma 
yanlış dağıtmak yanlış değerlendirmek yanlış doğru cetveli 
yanlış evlilik yanlış evlilik yapmak yanlış fikirli 
yanlış hesap yanlış hesaplamak yanlış hüküm 
yanlış hüküm vermek yanlış ifade yanlış ifade etmek 
yanlış inanç yanlış inancı olmak yanlış inanış 
yanlış isim kullanma yanlış isimle çağırmak yanlış iz üzerinde 
yanlış izlenim uyandırmak yanlış kanı yanlış kapı çalmak 
yanlış karar vermek (hakem) yanlış kavrama yanlış kavramak 
yanlış kimlik tespiti yanlış kullanım yanlış kullanma 
yanlış kullanmak yanlış numarayı aramışım. yanlış öğretilmiş 
yanlış okuma yanlış okumak yanlış olarak 
yanlış olduğunu kanıtlama yanlış olmak yanlış oyun 
yanlış para üstü verdiniz. yanlış rol dağıtımı yapmak yanlış sayma 
yanlış saymak yanlış seçim yapmak yanlış seçmek 
yanlış sunmak yanlış tanıtma yanlış tanıtmak 
yanlış tarih koymak yanlış tedavi yanlış tekrarlamak 
yanlış telaffuz yanlış telâffuz etmek yanlış tercüme 
yanlış tercüme etmek yanlış uygulama yanlış uygulamak 
yanlış vuruş yapma (bilardo) yanlış yapa yapa öğrenmek yanlış yapan 
yanlış yapmak yanlış yaratılmış yanlış yaratmak 
yanlış yazmak yanlış yere koyma yanlış yere koymak 
yanlış yerleştirmek yanlış yol yanlış yol gösterme 
yanlış yol göstermek yanlış yola sapmak yanlış yola sapmış 
yanlış yolda yanlış yönlendirme yanlış yönlendirmek 
yanlış yorumlama yanlış yorumlamak yanlısı 
yanlışlarla dolu yanlışlığını kanıtlamak yanlışlık 
yanlışlık olmazsa yanlışlıkla yanlışlıkla yapılan 
yanma yanma (cilt) yanma (sigorta) 
yanma izi yanma noktası yanmak 
yanmak (güneşte) yanmakta yanmamak 
yanmamış yanmaya devam etmek yanmaz 
yanmaz film yanmış yanmış kireç 
yanmış mum ipini kesmek yansıma yansımak 
yansımamak yansımasız yansıtan 
yansıtıcı yansıtma yansıtmak 
yansıtmamak yansıtmayan yansıyabilir 
yansıyan yansıyan görüntü yansız 
yansızlık yap boz yap bozunuz var mı 
yap da görelim yapa yapa öğrenilir yapabileceğine inanmak 
yapabileceğini göstermek yapabilen yapabilmek 
yapabilmemek yapacağı iş olmamak yapacak bir şey yok 
yapacak bir şeyi olmamak yapacak gücü olmak yapacaklarına hazır olmak 
yapağı yapağı gibi yapağı taraması 
yapağı yağı yapağıdan dokunmuş kumaş yapalı 
yapamamak yapamayacağı işe kalkışıp becerememek yapamaz 
yapamaz hale getirmek yapamıyacak durumda yapan 
yapan kimse yapar gibi görünmek yapar yapmaz 
yaparsam arap olayım yapay yapay akciğer 
yapay balıkçı sineği yapay beslemek yapay damak 
yapay davranma yapay deri yapay diş teknisyeni 
yapay doku yapay dölleme yapay elmas 
yapay erkeklik organı yapay ipek yapay ışık 
yapay lastik yapay mağara yapay olarak yağmur yağdırma 
yapay olmayan yapay penis yapay pist 
yapay sis yapay solunum yapay süslü mağara 
yapayalnız yapaylık yapı 
yapı ile ilgili yapı iskelesi yapı iskelesi kurmak 
yapı iskeleti yapı kooperatifi yapı maddesi 
yapı oyuncakları yapı sanatı yapı setleri 
yapı sistemi yapı uzantısı yapıbilim 
yapıcı yapıcı çizgi yapıcı eleştiri 
yapılabilir yapılabilirlik yapılacak ve yapılmayacak şeyler 
yapılagelen yapılamayan yapılamaz 
yapılaştırmak yapılaştırmamak yapılı 
yapılış şekli yapılma yapılmak 
yapılmakta yapılmamak yapılmaması gereken şey 
yapılmamış yapılması gereken şey yapılması gerekli 
yapılmayabilir den yapılmış yapılmış 
yapım yapıma aykırı yapımcı 
yapının dış kısmı yapıp durmak yapış yapış 
yapış yapış çamur yapış yapışlık yapısal 
yapısal değişiklikler yapısal özellik yapısalcılık 
yapışan yapışık yapışık ikizler 
yapışıklık yapısız yapışkan 
yapışkan bomba yapışkan madde yapışkan olmayan 
yapışkan satıcı yapışkan tip yapışkan ve tatlı 
yapışkan yakı yapışkanlı yapışkanlı etiket 
yapışkanlık yapışma yapışmak 
yapışmamak yapışmayan yapıştıran kimse 
yapıştırıcı yapıştırıcı sürmek yapıştırma 
yapıştırmak yapıştırmak (bant) yapıştırmak (ilan) 
yapıştırmak (pul) yapıştırmamak yapıt 
yapıtlar yapıvermek yapıvermemek 
yapıyor bulunmak yapıyor olmak yapıyormuş gibi görünmek 
yapma yapma (kötü bir şey) yapma be 
yapma özgürlüğü yapma şekli yapma yöntemi 
yapmacık yapmacık davranışları olan yapmacık davranmak 
yapmacık gülümseme yapmacık gülümsemek yapmacık heyecan gösterisi 
yapmacık iyi kimse yapmacık kibarlık yapmacık olarak 
yapmacık resmi tavır yapmacık samimiyet gösteren yapmacık saygı 
yapmacık tatlı yapmacık tatlı dilli yapmacık tavır 
yapmacık tavır takınmak yapmacık tavırlı yapmacık tavırlı kimse 
yapmacık tavırlı tip yapmacıklı yapmacıklı bir dille söylenen 
yapmacıklı bir dille yazma yapmacıklı gülümseme yapmacıklı gülümsemek 
yapmacıklı konuşmak yapmacıklı nezaket yapmacıklı resmi 
yapmacıklı ve yavan yapmacıklık yapmacıksız 
yapmacıksız ve kendi kendini yetiştirmiş ressam yapmadan bırakmak yapmak 
yapmak (çocuk) yapmak (hata vb.) yapmak (makyaj) 
yapmak istemek yapmak istememek yapmak pek de kolay değil. 
yapmak üzere yapmak üzere olmak yapmak yada bozmak 
yapmak zorunda kalmak yapmakla meşgul olmak yapmakla şeref duymak 
yapmaktan aciz yapmaktan çekinmemek yapmaktan gurur duymak 
yapmaktan hiç çekinmemek yapmaktan kaçınmak yapmaktan korkmak 
yapmaktan vazgeçmek yapmama yapmamak 
yapmamakta diretmek yapmasan daha iyi yapmasan iyi olur 
yapması için oyuna getirmek yapmaya alışmış olmak yapmaya başlamak 
yapmaya çalışmak yapmaya değer yapmaya devam etmek 
yapmaya hazır yapmaya hazır olmak yapmaya ikna etmek 
yapmaya korkmak yapmaya koyulmak yapmaya muhtaç olmak 
yapmaya uğraşmak yapmaya zorlamak yapmaya zorlanmak 
yapmayacak kadar akıllı olmak yapmayı göze almak yapmayı hatırlamak 
yapmayı öğrenmeye çalışmak yapmayı reddetmek yapmayı sürdürmek 
yapmış olmak yapmış olmak için yaprak 
yaprak arısı yaprak biçiminde yaprak biçiminde süs 
yaprak biti yaprak damarı yaprak damarları ağı 
yaprak döken yaprak dökmeyen yaprak dökmeyen ağaç 
yaprak dökmeyen büyük çiçekli kısa ağaç yaprak döktürme yaprak dökümü 
yaprak halinde yaprak haline gelme yaprak haline getirmek 
yaprak iç dokusu yaprak ile dal arası köşe yaprak orta damarı 
yaprak özsuyu yaprak ped yaprak sapı 
yaprak sapı dibindeki yaprakçık yaprak sarması yaprak şeklinde oyma 
yaprak sigarası yaprak tomurcuğu yaprak üst zarı 
yaprak yemek yaprak yeşili yaprakçık 
yapraklanmak yapraklanmamak yapraklar 
yaprakları döken ilaç yaprakları döken zehir yaprakları dökmek 
yaprakları yakma yapraklarından kokain çıkarılan bitki yapraklarla süslemek 
yapraklarla süslü yapraklı yapraklı kısım 
yapraklı takvim yapraksı yapraksız 
yapraksız (çiçek) yaprakta damar düzeni yapsam da olur 
yaptığının hesabını vermek yaptırım yaptırım uygulamak 
yaptırmak yaptırmamak yaptıysam kahrolayım 
yapyalnız yar yara 
yara (küçük) yara açmak yara ağzını açık tutan alet 
yara bandı yara bandı yapıştırmak yara etrafındaki şişlik 
yara ilacı yara izi yara izli 
yara kabuğu yara lapası yara mili 
yara olmak yara üzerinde oluşan zar Yaradan 
yaradancılık yaradılış yaradılıştan 
yaradılıştan olan yaradılıştan olan günah işleme eğilimi yaralamak 
yaralamak (kurşun) yaralamamak yaralanabilir 
yaralanma yaralanmak yaralanmamak 
yaralanmamış yaralanmaz yaralanmazlık 
yaralanmış yaraları iyileştiren yaralayıcı 
yaralı yaralı tedavi istasyonu yaralı var mı 
yaralı yok. yaralılar yaralılar koğuşu 
yaralılar var. yaram var. yaramak 
yaramamak yaramaz yaramaz çocuk 
yaramaz oğlan yaramaz tip yaramaz ve gürültücü cin 
yaramaz ve kaba yaramazca yaramazlık 
yaramazlık etmek yaramazlık yapma yaramazlıktan kaçınmak 
yaranabilirlik yaranma yaranmaya çalışan 
yaranmaya çalışan kimse yaranmaya çalışma yaranmaya çalışmak 
yarar yarar sağlamak yararak açmak 
yararcı yararcıl kimse yararcılık 
yararı dokunmak yararı kadar zararı da var yararı olmak 
yararı olmamak yararına yararlanan kimse 
yararlanarak yararlandırmak yararlandırmamak 
yararlanılabilir yararlanılabilir (sözlük vb.) yararlanılan kaynak 
yararlanılmamak yararlanma yararlanmak 
yararlanmamak yararlı yararlı alan 
yararlı biçimde yararlı olmak yararlı şekilde 
yararlık yararlılık yararsız 
yararsız diye çıkarmak yararsızlık yarasa 
yarasa adam yarasına parmak basmak yarasını deşmek 
yaraşır biçimde yarasız yarasız beresiz 
yaraşmak yaraşmamak yaratan 
yaratıcı yaratıcı dürtü yaratıcı olmayan 
yaratıcı zekâ yaratıcılık yaratıcısı bilinmeme 
yaratıcısı bilinmeyen yaratık yaratık gibi 
yaratık şeklinde heykelcik yaratılış yaratma gücü 
yaratmak yaratmamak yaraya ait 
yaraya iyi gelen yarayan yarayı temizlemek 
yarbay yarda yarda olarak uzunluk 
yarda ölçeği yardakçı yardakçılık 
yardakçılık etmek yardım yardım alan kimse 
yardım alıyor olmak yardım çağrısı yardım dağıtan görevli 
yardım eden yardım edin yardım eli uzatmak 
yardım etme yardım etmek yardım etmeyen 
yardım fonu yardım görmeden yardım görmemiş 
yardım isteği yardım istemek yardım kaynağı 
yardım kermesi yardım kurumu için satış yapılan pazar yardım parası 
yardım pulu yardım sinyali yardım talebi 
yardım toplama yardım toplama faaliyeti Yardım toplama günü 
yardım toplamak yardım toplayan kimse yardım yapan kimse 
yardım yapmak yardıma çağırmak yardıma gelen 
yardıma gelenler yardıma gelmek yardıma hazır 
yardıma hazır kimse yardıma hazır olmak yardıma koşmak 
yardımcı yardımcı başrol oyuncu yardımcı buhar makinesi 
yardımcı doçent yardımcı fiil yardımcı nota çizgisi 
yardımcı öğretmen yardımcı olmak yardımcı olmayan 
yardımcı olur musunuz yardımcı oyuncu yardımcı oyuncular 
yardımcı oyunculuk yapmak yardımcı papaz yardımcı personel 
yardımcı piskopos yardımcı rol yardımcı rolde oynamak 
yardımcı sağlık hizmeti veren kimse yardımcılık yardımcısı az 
yardımcısı olarak en sıkıntılı işleri yapmak yardımcısız yardımcısız olarak 
yardımda bulunmak yardımı olan yardımına başvurulacak kimse 
yardımına gelmek yardımına koşmak yardımını istemek 
yardımınız için teşekkür ederim. yardımıyla yardımlar 
yardımlaşan yardımlaşma yardımlaşma derneği 
yardımlaşmak yardımlaşmamak yardımsever 
yardımsever kimse yardımseverlik yardımseverlik evde yardımlaşmayla başlar. 
yardımsız yarenlik yârenlik etmek 
yargı yargı gücü yargı önünde 
yargıç yargıç kürsüsü yargıç yardımcısı 
yargıcı yargıcılık yapmak yargıcın jüriye yaptığı özet 
yargıçlar yargıçlara ait yargıçlık 
yargıçlık yapmak yargılama yargılama hakkı 
yargılama hakkı ile ilgili yargılama usulleri yargılama yetkisi 
yargılama yöntemi yargılama yöntemine ait yargılamadan verilen hüküm 
yargılamak yargılamamak yargılanabilir 
yargılanan sanık yargılanılmaması gereken düşünce yargılanmak 
yargılanmamak yargılanmamış yargılayan 
yargıtay yargıtayda görülmekte olan dava yarı 
yarı açık yarı ağır siklet yarı ahşap 
yarı arktik yarı askeri yarı at yarı balık olan canlı 
yarı balık yarı kertenkele canlı yarı bele kadar yarı bele kadar soyunmak 
yarı belgesel film yarı belgesel oyun yarı bitmiş 
yarı bodrum yarı bükülmüş iplik yarı çelik 
yarı ciddi yarı komik yarı çıplak yarı değerli 
yarı değerli taş yarı devre yarı dini 
yarı final yarı finalist yarı gerçek 
yarı giyinik biçimde yarı giyinik olma yarı gölge 
yarı insan yarı balık olan deniz tanrısı Yarı insan yarı boğa canavar yarı insan yarı keçi olan kır tanrısı 
yarı kadın yarı kuş canavar yarı kalifiye yarı kalıcı 
yarı kalıcı boya yarı kapantılı ünsüz yarı kaynatmak 
yarı keçi yarı insan orman tanrısı yarı kör yarı kromozomlu 
yarı kurulu yarı kuş (hippogryph) yarı mamul 
yarı otomatik yarı otomatik (tabanca) yarı pişmiş 
yarı resmi yarı saha yarı saydam 
yarı şeffaf yarı sert yarı sıvı 
yarı sıvılık yarı tanrı yarı tanrıça 
yarı ünlü yarı uyanık yarı yarıya 
yarı yarıya karışım yarı yavaş yarı yolda 
yarı yolda bırakan yarı yolda bırakmamak yarı yoldaki 
yarı yoldaki otel yarıçap yarıçapa ait 
yarıçapsal yarıda bırakmak yarıda kesmek 
yarık yarık (derin) yarık açmak 
yarık damak yarık dudak yarıkları doldurmak 
yarıküre yarılabilir yarılanma süresi 
yarılır yarılma yarılmak 
yarılmamak yarılmış yarım 
yarım ağızla yapılan yarım akıllı yarım başağrısı 
yarım bırakmamak yarım boy yarım çark hareketi (binicilik) 
yarım conta yarım daire yarım dairelik kemer 
yarım dairesel yarım düzine yarım düzine yumurta rica ediyorum. 
yarım felç yarım felçli yarım gün çalışan kimse 
yarım gün okuyup yarım gün çalışan çocuk yarım günlük yarım günlük tatil 
yarım kabartma yarım kadrat (yazı) yarım kafiye 
yarım kafiyeli yarım kalan cinsel ilişki yarım kalmak 
yarım kalmığ işler yarım kalmış yarım kalmış çalışma 
yarım kalmış işler yarım kapı yarım kilo domates rica ediyorum. 
yarım kilo domuz eti rica ediyorum. yarım kilo elma rica ediyorum. yarım kilo karışık çikolata rica ediyorum. 
yarım kilo muz rica ediyorum. yarım kilo patates rica ediyorum. yarım kilo salam rica ediyorum. 
yarım kilo şeftali rica ediyorum. yarım kilo tavuk göğsü rica ediyorum. yarım kilo vişne rica ediyorum. 
yarım kompartıman yarım kubbe yarım kubbe (bina) 
yarım maaş yarım mısra yarım nota 
yarım pansiyon yarım pansiyon (yp) yarım parça 
yarım peni yarım pound yarım saat 
yarım saatlik yarım saatte bir yarım ses aralığı 
yarım şişe içecek yarım ton yarım ton ince olarak 
yarım ton inceltilmiş ses yarım tonlardan oluşan yarım yamalak 
yarım yamalak bilen kimse yarım yamalak bilgi yarım yamalak iş 
yarım yamalak tedbir yarım yamalak yapmak yarımada 
yarımada ile ilgili yarımada şeklinde yarımadalı 
yarımadayı karaya bağlayan dar kara parçası yarımay yarımay şeklinde 
yarımküre yarımküresel yarın 
yarın alabilirsiniz. yarın almam gerekiyor. yarın ayrılıyorum. 
yarın boş musunuz yarın bulutlu bir gün olacak. yarın görüşmek üzere. 
yarın güneşli bir gün olacak. yarın günlerden ne yarın rüzgârlı bir gün olacak. 
yarın sabah yarın sabah için kahvaltı siparişi vermek istiyorum. yarın sabah saat 8'e randevu almak istiyorum. 
yarın yağmurlu bir gün olacak. yarına bırakmak yarından sonra almam gerekiyor. 
yarından sonraki gün yarınki yarıp geçmek 
yarış yarış alanı yarış arabası 
yarış arabası (ufak) yarış atı yarış bisikleti 
yarış çizgisi yarış engeli yarış fikstürü 
yarış ikincisi yarış kayığı yarış kızağı 
yarış kızağı kullanmak yarış meraklısı yarış motoru 
yarış organizatörü yarış otomobili yarış pisti 
yarış seyircisi yarış teknesi yarışa katılmak 
yarışa sokmak yarışçı yarışı bırakmak 
yarısı kadar daha yarısında yarışma 
yarışma düzenleyicisi yarışma pisti yarışma programı 
yarışma programı sunucusu yarışmacı yarışmak 
yarışmamak yarışmaya dayanan yarışmaya katılan güzel 
yarışmaya katılmak yarışta bayrak değiştirme noktası yarışta çıkışı veren kimse 
yarışta hızı ayarlamak yarışta hızı ayarlayan kimse yarıştan önce tartmak 
yarıştırmak yarıştırmamak yarıya bölmek 
yarıya indirilmiş yarıya indirilmiş bayrak yarıya indirmek 
yarıyıl yarıyıl tatili yarıyıllık 
yarma yarmak yarmak (et) 
yarmak (uzun) yarmamak yarpuz 
yas yaş yaş dönümü 
yaş dönümüyle ilgili yaş farkı yaş grubu 
yaş günü yaş haddinden emekli etmek yaş mazı 
yaş sınırı yas tutmak yas tutulmamış 
yasa yaşa yasa boşluğu 
yasa değişikliği yasa kitabı yasa taslağı 
yasa teklifi yasa teklifi sunmak yasa teklifinde bulunma hakkı 
yasadışı yasadışı eylemlere karşı tetikte olan makam yasadışı hareket 
yasadışı kazanılmış yasadışı olma yasadışı para kazanan kimse 
yasadışı spekülasyon yasağı kaldırmak yasak 
yasak aşk yasak aşk yaşmak yasak bölge 
yasak bölgeye giren kimse yasak bölgeye girmek yasak edici 
yasak etmek yasak kitaplar listesi yasak kitaplar listesine yazmak 
yasak koymak yasak olmayan av yasak savar 
yasak savma yasaklama yasaklama emri 
yasaklama getirmek yasaklamak yasaklamamak 
yasaklanmamış yasaklanmış yasaklanmış şey 
yasaklayıcı yasaklı yasal 
yasal (mirasçı) yasal anlaşmazlık yasal boşluktan faydalanmak 
yasal çözüm yasal haklardan mahrum etme yasal haklardan mahrum etmek 
yasal haklardan mahrum kimse yasal hakların elinden alınması yasal hale getirmek 
yasal olarak yasal olarak el koymak yasal olmak 
yasal olmayan yasal varis yasal yaştan küçük 
yasal yollara başvurmak yasal yollardan elde etmeye çalışmak yasalar 
yasalar çerçevesinde yasalara saygı yasalara saygılı 
yasalara saygısız yasaları çiğnemenin cezası yasalaşmak 
yasalaşmamak yasallaştırma yasallaştırmak 
yasallaştırmamak yasallık yaşam 
yaşam baharında yaşam biçimi yaşam boyu 
yaşam boyu gelir yaşam çevrimi yaşam ile ölüm arasındaki çizgi 
yaşam kalitesi yaşam kargaşası yaşam kaynağı 
yaşam koşulları yaşam öyküsü yaşam savaşı vermek 
yaşam standardı yaşam süreci yaşam süresi 
yaşam tarzı yaşam yeri yasama 
yaşama yaşama coşkusu yaşama döndürmek 
yaşama gücü yasama meclisi yasama organı 
yaşama sıkı sıkı sarılma yaşama sımsıkı sarılmış yasamacı 
yasamak yaşamak yaşamaktan bıkmış 
yasamamak yaşamamak yaşamın hoş yanları 
yaşamın hoş yönleri yaşamın son yılları yaşamın sonbaharı 
yaşamında yaşamını düzeltmek yaşamını sürdürme 
yaşamının son günlerini yaşamak yaşamış yaşamsal 
yaşanabileceği umut edilen süre yaşanabilir yaşanılan yere hayranlık 
yaşanmaz yaşanmış yaşar 
yaşarmak yaşarmamak yaşartmak 
yaşartmamak yaşasın yaşatma 
yaşatmak yaşatmamak yasaya aykırı 
yasaya başvurmak yasaya uygunluk yaşayabilir 
yaşayabilirlik yaşayacak kadar kazanmak yasayan 
yaşayan yaşayan ölü yaşayanlar 
yasayı çiğneme yasayı değiştirebilen yasayı değiştirme 
yaşça büyük yaşça büyük kimse yaşça büyük olan kimse 
yaşça büyük olmak yaşça büyüklük yaşça en büyük 
yaşça küçük kimse yaşça küçük olma yaşça küçüklük 
yasemin yasemin çayı yaşı büyük 
yaşı elliden aşağı yaşı ellinin altında yaşı geçkin 
yaşı geçmişlik yaşı ilerlemiş yaşı tutan 
yaşı tutmayan yası tutulmayan yaşına göre dinç olmak 
yaşına göre olgun olmak yaşında yaşında olmak 
yaşını başını almış yaşını göstermemek yasını tutmak 
yaşının gerisinde gelişme gösteren kimse yaşışmalı satranç yaşıt 
yaşıt olarak yaslamak yaslamamak 
yaslanan yaşlanan yaşlandırmak 
yaşlandırmamak yaşlanıp çocuk gibi olmak yaslanma 
yaşlanma yaşlanma nedeniyle miyopluk yaşlanma sonucu çökme 
yaşlanmadan dolayı miyoplaşmış yaslanmak yaşlanmak 
yaslanmamak yaşlanmamak yaşlanmaz 
yaslanmış yaşlanmış yaslı 
yaşlı yaşlı adam yaşlı asker 
yaşlı at yaşlı bakire yaşlı başlı 
yaşlı dişi kedi yaşlı kadın yaşlı kadınlar gibi 
yaslı kimse yaşlı kimse yaşlı kız 
yaşlı kızlar gibi yaşlı kurt yaşlı ve saygıdeğer 
yaşlı ve saygın yaşlı ve saygın kimse yaşlı ve yararsız hastabakıcı 
yaşlı ve zayıf at yaşlı ve zengin sevgili yaşlıca 
yaşlılar yaşlılar derneği yaşlılar evi 
yaşlılar için indirim yaşlılar için indirim var mı yaşlılara ait 
yaşlıların sağlığı ile ilgili yaşlıların yönettiği hükümet yaşlılık 
yaşlılık hastalıkları bilimi yaşlılık hastalıkları uzmanı yaşlılık sigortası 
yaşlılıktan emekli edilmiş yaşmak yaşmaklı 
yassı yassı balık yassı burun 
yassı burunlu yassı burunlu maymun yassı demir 
yassı kap yassı kıç cebi şişesi yassı lastik 
yassılaştırmak yassılaştırmamak yassılık 
yastığa yatırmak yastık yastık (küçük) 
yastık danteli yastık gibi yastık kavgası 
yastık kılıfı yastık kılıfı kumaşı yastık koymak 
yastık pamuğu yastık şeklinde yastıkla desteklemek 
yastıklamak yastıklamamak yastıklı 
yastıksı yat yat borusu 
yat ile gitmek yat ile yolculuk etmek yat kiralama ücreti ne kadar 
yat klubü yat limanı yat sahibi 
yat yarışı yatacak yer yatacak yer bulmak 
yatacak yer sağlamak yatağa çakılmış yatağa düşmek 
yatağa düşürmek yatağa girmek yatağa hapsolmak 
yatağa işeme yatağa işemek yatağa yatmak 
yatağı düzeltmek yatağı ıslatmak yatağı toplamak 
yatağı yapmak yatağın üstünde yatağından çıkarmak 
yatağını ayarlamak yatak yatak arkadaşı 
yatak başı yatak döşek yatma yatak fırfırı 
yatak hazırlamak yatak istirahâti yatak ısıtıcı 
yatak kapasitesi yatak kıyafeti yatak kovanı 
yatak lâzımlığı yatak madeni yatak metali 
yatak odası yatak örtüleri yatak örtüsü 
yatak pimi yatak şapkası yatak takımı 
yatak takımları yatak vakti yatak ve yiyecek 
yatak yapmak yatak yarası yatak yuvası 
yatakhane yataklı kanâpe yataklı vagon 
yataklık yataklık eden yataklık eden kimse 
yataklık etmek yataksız vagon yatakta 
yatakta iki kişi yatmak yatakta iyi kimse yatakta iyi olmak 
yatakta yatmak yataktan çıkabilir miyim yataktan çıkmamak 
yataktan çıkmayan kimse yataktan kaldırmak yataktan kalkma 
yataktan kalkmak yatalak yatalak kimse 
yatalak olmak yatan yatar durumda olan 
yatarak protesto yatay yatay asılmış bayrak 
yatay biçimde yatay çizgi yatay duruma getirmek 
yatay düzlem yatay hale gelmek yatay izdüşüm 
yatay kesit yatay olarak yatay olarak ateşlenen 
yatay pozisyon yatçı yatçılık 
yatık yatılı çalışmak yatılı çalışmamak 
yatılı doktor yatılı hasta yatılı öğrenci 
yatılı öğretmen yatılı okul yatılı okul öğrencisi 
yatılı okulda bölüm yönetmeni yatılı olmayan öğrenci yatılısı olan üniversite 
yatırılan para yatırım yatırım bankası 
yatırım çeşitlendirme yatırım danışmanı yatırım danışmanlığı şirketi 
yatırım finansmanı uzmanı yatırım hesabı yatırım ortaklığı 
yatırım yapmak yatırımcı yatırma 
yatırmak yatırmamak yatış 
yatısız kız öğrenci yatısız öğrenci yatısız okul 
yatışma yatışmak yatışmamak 
yatışmaz yatıştıran yatıştırıcı 
yatıştırıcı ilaç yatıştırıcı madde yatıştırıcı vermek 
yatıştırıcının etkisi altında olmak yatıştırılabilir yatıştırılamaz 
yatıştırılmamış yatıştırılmış yatıştırma 
yatıştırmak yatıştırmamak yatıya kalmak 
yatkın yatkın olmak yatkınlık 
yatkınlık kazandırmak yatma yatma eylemi 
yatma zamanı yatmadan içilen içki yatmak 
yatmamak yatmaya gitmek yatmayıp beklemek 
yavan yavan çorba yavan içki 
yavan söz yavanlaşmak yavanlaşmamak 
yavanlık yavaş yavaş atın çiftesi pek olur 
yavaş çalınan parça yavaş davranmak yavaş gitmek 
yavaş hareket eden kimse yavaş ilerleme yavaş ilerlemek 
yavaş ilerleyen yavaş işleyen yavaş konuşmak 
yavaş koşma yavaş koşu yavaş öğrenen 
yavaş öğrenme yavaş sürmek yavaş tempoda koşmak 
yavaş yavaş yavaş yavaş azalmak yavaş yavaş azaltmak 
yavaş yavaş çıkmak yavaş yavaş değişmek yavaş yavaş dolaşma 
yavaş yavaş dolaşmak yavaş yavaş gelmek yavaş yavaş hareket ettirmek 
yavaş yavaş ikna etmek yavaş yavaş ilerletmek yavaş yavaş karıştırmak 
yavaş yavaş kaybolan yavaş yavaş kaybolmak yavaş yavaş kaynamak 
yavaş yavaş kaynatmak yavaş yavaş ödeme yavaş yavaş ölmek 
yavaş yavaş ölüme gitmek yavaş yavaş önceki görüntünün yerini alma yavaş yavaş önceki sesin yerini alma 
yavaş yavaş ortadan kalkmak yavaş yavaş uzaklaşmak yavaş yavaş yaklaşmak 
yavaş yavaş yürümek yavaşça yavaşlama 
yavaşlamak yavaşlamamak yavaşlatma 
yavaşlatmak yavaşlatmamak yavaşlayın. 
yavaşlık yaver yaverlik 
yavru yavru balina yavru balık 
yavru domuz yavru geyik boynuzu yavru hayvan derisi 
yavru horoz yavru köpek yavru kurt 
yavru kuş yavrucak yavrulama 
yavrulamak yavrulamamak yavrulamamış inek 
yavrular yavrum yavrusunu düşürmek 
yavşak yavşanotu Yay 
yay yay askısı yay burcu 
yay gibi yay gibi fırlamak yay ile çalmak 
yay kirişi takılan kertik yay şeklinde yay yaprağı 
yaya yaya bekleme yeri yaya dolaşan haydut 
yaya geçidi yaya geçidi lâmbası yaya gitmek 
yaya kaldırımı yaya köprüsü yaya olarak 
yaya yarışı yaya yolcu yaya yolculuk eden 
yaya yolu yayalara ait yayalara özel yapmak 
yayan yayan gitmek yayar 
yayarak kaplamak yaygara yaygara koparmak 
yaygaracı yaygaracılık yaygarayı basmak 
yaygarayla istemek yaygı bombardımanı yaygın 
yaygın kanıya göre yaygın olarak yaygın olmak 
yaygın ve yıkıcı örgüt yaygınlaşmak yaygınlaşmamak 
yaygınlaştırmak yaygınlaştırmamak yaygınlık 
yayıcı yayık yayık ayranı 
yayık tabak yayıkta yapmak yayılan 
yayılan ışınlar biçiminde yayılarak oturmak yayılım 
yayılımcı yayılımcılık yayılıp büyümek 
yayılır yayılma yayılma politikası 
yayılmak yayılmamak yayılmış 
yayımcı yayımlamak yayımlamamak 
yayın yayın alanı yayın arasında verilen haber 
yayın balığı yayın istasyonu yayın izni 
yayın izni vermek yayın metnini altyazılama yayın yapan 
yayın yapmak yayın yönetmeni yayına başlamak 
yayına hazırlamak yayına son vermek yayıncı 
yayıncılık yayında yayında olmak 
yayından çıkmak yayınevi yayınevi amblemi 
yayını alabilen alan yayını alma yayını alma kalitesi 
yayını başlatmak yayını bozan yayını bozan radyo istasyonu 
yayını bozma yayını bozmak yayını çekme 
yayını durdurma yayını durdurmak yayını kesme 
yayını kesmek yayını parazitsiz alma yayının kesilmesi 
yayınlama yayınlamak yayınlamamak 
yayınlamayacak yayınlanabilir yayınlanamaz 
yayınlanmak yayınlanmamak yayınlanmamak şartıyla 
yayınlanmamış yayınlanmasını yasaklamak yayınlayan 
yayla yaylan yaylanan bebek koltuğu 
yaylanarak atlama yaylanma yaylanmak 
yaylanmamak yaylanmaz yaylı 
yaylı baskül yaylı baston yaylı kantar 
yaylı kilit yaylı pergel yaylı raptiye 
yaylı sazlar yaylı sazlar orkestrası yaylı sazlarla çalınan müzik 
yaylı süspansiyon yaylı terazi yaylı tüfek 
yaylı yatak yaylılık yaylım ateş 
yaylım ateşe tutmak yaylım ateşi yaylım ateşi açmak 
yayma yaymak yaymamak 
yayvan yaz yaz boyunca beslemek 
yaz buğdayı yaz dönemi yaz dönümü 
yaz dönümü günü yaz gibi yaz ile ilgili 
yaz kampı yaz kampı idarecisi yaz kış 
yaz okulu yaz ortası yaz saati 
yaz sonundaki sıcak günler yaz tatili yaz zamanı 
yaza ait yazan yazar 
yazar adının verildiği satır yazar bozuntusu yazar çırağı olarak çalışmak 
yazar ile ilgili yazar kasa yazar öldükten sonra eserleriyle ilgilenen kimse 
yazar telgraf düzeni yazarın kendi el yazması yazarın ölümünden sonra basılan eserleri 
yazarın takma adı yazarın tüm eserlerini içeren dizi yazarın üslubu 
yazarın yazıdaki son sözü yazarlık yazarlık yapmak 
yazdıran kimse yazdırmak yazdırmamak 
yazgı yazı yazı başlığı 
yazı defteri yazı dili yazı dizisi 
yazı geçirmek yazı hatası yazı ile ilgili 
yazı ile kötülemek yazı ileri müdürü yazı işleri editörü 
yazı işleri ile ilgili yazı işleri müdürü yazı işleri müdürü yardımcısı 
yazı işleri redaksiyon masası yazı işleriyle ilgili yazı kâğıdı 
yazı kuyruğu yazı makinesi yazı malzemesi 
yazı masası yazı masası çekmecesi yazı mı tura mı 
yazı sanatları yazı şekli yazı süsü 
yazı tahtası yazı takımı yazı taşı 
yazı tura yazı tura atma yazı tura atmak 
yazı tura için atmak yazı turayı kazanmak yazı üslubu 
yazı vermek yazı yazan yazı yazma 
yazı yazma işi yazı yazma sanatı yazı yazmak 
yazıbilim yazıbilimci yazıbilimsel 
yazıcı yazıcı barometre yazıcıdan çıkan veri 
yazıdaki tekrar oranı yazıdan çıkarılan parça yazıdan okunmamış 
yazıhane yazık yazık etmek 
yazıklar olsun yazılarıyla iftira etmek yazıldığı halde okunmayan 
yazılı yazılı emir yazılı eser 
yazılı hukuk yazılı kanıt yazılı olarak 
yazılı olmayan yazılı olmayan vasiyetname yazılı sınav 
yazılı soru önergesi yazılım yazılımcı 
yazılış yazılma yazılmak 
yazılmamak yazılmamış yazılmış 
yazım yazım hatası yazım hatası yapmak 
yazım kurallarına uyan kimse yazımlamak yazımlamamak 
yazın yazın kuruyan dere yazın yeteneği 
yazının aslı yazının baskı büyüklüğü hesabı yazınsal 
yazınsal değeri olmayan yazınsal değeri olmayan şiir yazıp sormak 
yazışan yazısı çirkin kimse yazısında eleştirmek 
yazısında övmek yazısız yazısız hukuk 
yazısız kâğıt yazısız levha yazışma 
yazışma yapan kimse yazışmak yazışmamak 
yazıt yazıt uzmanı yazıtlara ait 
yazıya dökmek yazıyı algılamada bozuklukla kendini gösteren hastalık yazıyı gazeteye satma 
yazıyla yazla ilgili yazlık 
yazlık ev yazlık hafif bir ayakkabı istiyorum. yazlık yer 
yazma yazma gücünü terketmek yazmak 
yazmamak yazman yazmanlık 
yazmanlık yapmak yazmaya başlamak ye 
ye kürküm ye yedeğe almak yedek 
yedek akçe yedek asker yedek at 
yedek at sağlamak yedek çarşaf var mı yedek er 
yedek gaz deposu var mı yedek giysi yedek halatı 
yedek ip yedek kütük yedek lastik 
yedek motor yedek olarak yedek oyuncu 
yedek oyuncu klubesi yedek paraşüt yedek parça 
yedek parçanız var mı yedek sigorta kutusu var mı yedek subay 
yedek tekerlek yedek ünite yedekçi yolu 
yedeklik stok yedekte yedekte bulundurmak 
yedekte çekilme yedekte çekme yedekte çekmek 
yedi yedi açılı yedi açılı çekil 
yedi adalar yedi değerli atom yedi emine vermek 
yedi ile çarpmak yedi kat yedi katını bulmak 
yedi katlı yedi kişilik grup yedi kişilik hükümet 
yedi kişilik takım yedi krallık yedi metre noktası 
yedi misli yedi sesli beste yedi yaşında 
yedi yıl süren yedi yılda bir olan yedi yılda bir yapılan izin yılı 
yedi yüzeyli cisim yedide bir yediemin 
yediemin sözleşmesi yedieminlik yedigen 
yedilemek yedilememek yedili 
yedili grup yedinci yedinci sırada 
yedinin katları yedirip içirmek yedirmek 
yedirmemek yedizler yeğ tutma 
yegâne yeğâne yeğen 
yeğen kızı yeğen oğlu yeğenim ile beraberim. 
yeğleme yeğlemek yeğlememek 
yeğlerdi Yehova yehova şahitleri 
Yehuda yek yeknesaklık 
yekpare yekpare dikme yekpare gövdeli 
yekun yekun olarak yel 
yeldeğirmeni yeldeğirmeni kanadı yeldeğirmenlerine karşı savaşmak 
yeldeğirmenlerine saldırmak yele yelek 
yelesini kısa kesmek yelken yelken açmış 
yelken bezi yelken direği yelken halatı 
yelken sporu yelken vaziyeti yelkencilik 
yelkeni hisa etmek yelkeni sarıp küçültmek yelkenler 
yelkenler fora olarak yelkenler inik olarak yelkenleri açmadan 
yelkenleri faça etmek yelkenleri rüzgâra göre ayarlama yelkenleri sallanmak 
yelkenleri savurmak yelkenli yelkenli gemi 
yelkenli ile gitmek yelkenli kenar parmaklığı yelkenli kızakla kayma 
yelkenli üç direkli gemi yelkenli üç direkli savaş gemisi yelkenli ufak gemi 
yelkovan yelkovan kuşu yellenme 
yelpaze yelpaze kuyruklu güvercin yelpaze şeklinde açılmak 
yelpaze şeklinde kemer yelpaze yapraklı hurma ağacı yelpazelemek 
yelpazelememek yelpazelenmek yelpazelenmemek 
yelpazeleyerek kaymak yelteklik yeltenme 
yeltenmek yeltenmemek yelve 
yem yem arama yem atmak 
yem olarak kullanılan balık parçaları yem olarak kullanılan kayabalığı yem olmak 
yem parası yem takmak yem torbası 
yem vermek yeme yemeğe başlamak 
yemeğe çağırmak yemeğe çıkmak ister misiniz yemeğe davet etmek 
yemeğe doğranmış ekmek yemeğe girişmek yemeğe götürmek 
yemeğe iştahla saldırmak yemeğe katılmak yemeğe tat veren şey 
yemeği sindirmek için dolaşmak yemeğin suyuna banmak yemek 
yemek artığı yemek artıkları yemek borusu 
yemek borusu ile ilgili yemek dahil mi yemek fişi 
yemek hariç ne kadar yemek hazır yemek içim avlamak 
yemek için beni uyandırır mısınız lütfen yemek istiyorum. yemek kabı 
yemek kaşığı yemek kitabı yemek listesi 
yemek masası yemek odası yemek pişirme 
yemek pişirme aletleri yemek pişirme ile ilgili yemek pişirme sanatı 
yemek pişirme uzmanı yemek saatleri ne zaman yemek salonu 
yemek sanatı yemek siparişi yemek siparişi vermek istiyorum. 
yemek sonrası yemek sonrası yenilen şey yemek sonunda yenen tuzlu şey 
yemek takımı yemek takımları yemek tarifi 
yemek uzmanı yemek vagonu yemek ve içkide zevk sahibi kimse 
yemek ve konukseverlik için teşekkür mektubu yemek vermek yemek yapmak 
yemek yemek yemek yiyecek güzel bir yer tavsiye edebilir misiniz yemek zamanı 
yemekhane yemekle birlikte yemekle ilgili 
yemeklerin kendilerince hazırlandığı yemeklerini kendi hazırlayan yemekli 
yemekli toplantı yemekli vagon yemekli vagon trenin önünde mi arkasında mı 
yemekli vagon var mı yemeklik yemeklik tuz 
yemekten önce yemekten önce ısıtınız yemekten sonra 
yemekten sonraki yemelik yememek 
Yemen yemen taşı yemenli 
yemi hafifçe daldırarak balık tutmak yemin yemin bozmak 
yemin ederim yemin etme yemin etmek 
yemin ettirme yemin ettirmek yemin töreni 
yemin töreniyle başlatmak yemin yerine geçen söz yeminini bozma 
yeminini bozmak yeminle bildirmek yeminle inkâr etmek 
yeminle işe başlatmak yeminle istemek yeminle onaylamak 
yeminle söylemek yeminle vazgeçme yeminle vazgeçmek 
yeminle verilen yeminli yeminli belge 
yeminli belge yazmak yeminli bilirkişi yeminli hesap uzmanı 
yeminli ifade yeminli ifade verme yeminli ifade vermek 
yeminli kimse yeminli memur yeminli muhasebeci 
yeminli olmak yeminli şahit yeminli şahitlik etmek 
yeminli söz yeminsiz yemiş 
yemlemek yemlememek yemleri ambara koymak 
yemlik yen yenge 
yengeç yengeç burcu yengeç dönencesi 
yengeciğim yengecik yeni 
yeni ad vermek yeni adrese gönderilecek yeni adrese göndermek 
yeni adrese yollamak yeni adresle göndermek yeni ağaç dikmek 
Yeni ahit Yeni ahit'in son kitabı Yeni ahit'te yazılmış bir mektup 
yeni akım yeni akıma ait yeni arkadaş 
yeni ay yeni basım yeni baskı 
yeni baskısını yapmak yeni başlamış yeni başlayan 
yeni başlayan kimse yeni baştan yeni baştan yapmak 
yeni baştan yazma yeni baştan yazmak yeni biçilmiş 
yeni biçim vermek yeni bildiriye kadar yeni bina 
yeni bir aküye ihtiyacım var. yeni bir başlangıç yeni bir başlangıç yapmak 
yeni bir dönem başlatan yeni bir hayat vermek yeni bir konuda eğitmek 
yeni bir saç kesimi istiyorum. yeni bir sayfa açmak yeni bir ülkeye yerleşme 
yeni budanmış dal yeni bujilere ihtiyacım var. yeni bulunmuş 
yeni buluşların zararlarına karşı uyanıklık yeni çekim yeni çekim yapmak 
yeni çerçeve yapabilir misiniz yeni çeviri yeni çıkan 
yeni çıkmış yeni çıkmış şey yeni çözüm 
yeni değerini belirlemek yeni delhi yeni doğan bebeğin annenin yanına koyulması 
yeni doğan hazreti ısa yeni doğmuş yeni döneme ait 
Yeni dünya yeni düzenleme yeni düzenlemeler yapmak 
yeni elbise yeni ev vermek yeni eve taşınma partisi 
yeni evli yeni evliler yeni fan kayışına ihtiyacım var. 
yeni fikirler üretmek için toplanma yeni fikirlere açık yeni fiyat basma 
yeni fiyat basmak yeni gelen yeni gelen kimse 
yeni gelen şeyler yeni gelenin demirbaşlar için ödediği para yeni gibi 
yeni gine yeni girmiş kimse yeni isim koymak 
yeni kelime yeni keşfedilmiş yeni kiracı 
yeni koloni yeni konut sağlama yeni konut sağlamak 
yeni makinelerle donatmak yeni model yeni model uygulamak 
yeni nesil yeni olarak yeni olasılıklar 
yeni olma yeni olmuş yeni saç kesiminiz çok güzel. 
yeni sandalyeler koymak yeni sayı yeni şehir 
yeni sözcük yeni sözcük yaratma yeni sözcük yaratmak 
yeni sözler uyduran kimse yeni stoklarınız ne zaman gelecek yeni taban koymak 
yeni tüylenmiş yeni ufuklar yeni ufuklar açan 
yeni üye yeni versiyon yeni yağmış 
yeni yazım yeni yere yerleşen kimse yeni yerine geçmek 
yeni yıl yeni yılınız kutlu olsun yeni zelanda 
yeni zelanda baykuşu yeni zelanda devekuşu yeni zelanda koca papağanı 
yeni zelanda papağanı yeni zelanda yerli dili yeni zelanda yerlisi 
yeni zelanda'da yeni zelandalı yeni zengin 
yenibahar yenice yeniçeri 
yeniden yeniden açmak yeniden adet edinmek 
yeniden ağaçlandırmak yeniden alevlenmek yeniden alınabilir 
yeniden alma yeniden aşılamak yeniden askerileştirme 
yeniden atamak yeniden ateşlemek yeniden ayarlama 
yeniden bakım yapmak yeniden baskıya hazırlamak yeniden başlama 
yeniden başlamak yeniden başlatmak yeniden basma 
yeniden basmak yeniden başvuru yeniden belirlenen vergi 
yeniden biçilen değer yeniden biçimlendirme yeniden biçimlendirmek 
yeniden binmek yeniden birleşme yeniden birleşmek 
yeniden birleştirmek yeniden bölme yeniden bölmek 
yeniden boyamak yeniden bulmak yeniden can vermek 
yeniden canlanan yeniden canlandırma yeniden canlandırmak 
yeniden canlanma yeniden çevirme yeniden çevirmek 
yeniden ciltlenmiş yeniden çıkan yeniden çıkartabilir miyim 
yeniden çıkmak yeniden dağıtma yeniden dağıtmak 
yeniden dayanıklı yapmak yeniden değer belirleme yeniden değer belirlemek 
yeniden değer biçmek yeniden değerlendirme yeniden değerlendirmek 
yeniden değiştirme yeniden depolamak yeniden dikebilir misiniz 
yeniden dikmek yeniden dirilen yeniden dirilme 
yeniden dirilmek yeniden dizgi yapmak yeniden dizmek 
yeniden doğan yeniden doğma yeniden doğmak 
yeniden doğmuş yeniden doğrulama yeniden doğuş 
yeniden dökme yeniden dökmek yeniden doldurmak 
yeniden donatma yeniden donatmak yeniden dönmek 
yeniden döşemek yeniden dost olma yeniden düşünme 
yeniden düşünmek yeniden düzeltmek yeniden düzenleme 
yeniden düzenlemek yeniden eğitim yeniden eğitme 
yeniden eğitmek yeniden ele alma yeniden ele almak 
yeniden ele geçirmek yeniden emici yeniden emme 
yeniden emme özelliği yeniden emmek yeniden eritilebilir 
yeniden evlenme yeniden geçirmez hale getirmek yeniden geliştirme 
yeniden geliştirmek yeniden girme yeniden göndermek 
yeniden görevlendirmek yeniden görünmek yeniden gösterim 
yeniden gösterme yeniden göstermek yeniden göz atmak 
yeniden gözden geçirmek yeniden güç kazanmak yeniden güven verme 
yeniden güven vermek yeniden hayat vermek yeniden hazırlanmak 
yeniden hesaplamak yeniden hizmete sokmak yeniden hücuma geçmek 
yeniden ifade etme yeniden ifade etmek yeniden ileri sürmek 
yeniden inceleme yeniden incelemek yeniden inşa etmek 
yeniden işlemek yeniden istila etmek yeniden ithal 
yeniden ithal edilen mallar yeniden ithal etmek yeniden ısıtma 
yeniden ısıtmak yeniden kabul edilme yeniden kâğıt kaplamak 
yeniden karmak yeniden katılmak yeniden katlamak 
yeniden kazanmak yeniden kelimelere dökmek yeniden keşfetmek 
yeniden keşide etmek yeniden kötüleşme yeniden kötüleşmek 
yeniden kullanım yeniden kullanıma sokmak yeniden kullanma 
yeniden kullanmak yeniden kurma yeniden kurmak 
yeniden kurula sunmak yeniden kurulmuş yeniden monte etmek 
yeniden okumak yeniden olmak yeniden oluşma 
yeniden oluşmak yeniden oluşturmak yeniden oluşturulmuş 
yeniden onaylamak yeniden organize etmek yeniden örgütleme 
yeniden örgütlemek yeniden ortaya çıkarma yeniden ortaya çıkarmak 
yeniden ortaya çıkma yeniden ortaya çıkmak yeniden oturtmak 
yeniden oya sunmak yeniden oynamak yeniden özetleme 
yeniden özetlemek yeniden paketlemek yeniden parçalara ayırmak 
yeniden pay etmek yeniden piyasaya sürmek yeniden sahip olmak 
yeniden sahnelemek yeniden sahneye çağırmak yeniden şarj etmek 
yeniden sarmak yeniden satın alma yeniden saymak 
yeniden seçilebilir yeniden seçilme yeniden seçilmemiş 
yeniden seçme yeniden seçmek yeniden şekillendirme 
yeniden şekillendirmek yeniden sermaye sağlamak yeniden sermek 
yeniden sigortalamak yeniden silahlandırma yeniden silahlandırmak 
yeniden silahlanma yeniden silahlanmak yeniden sınama 
yeniden suç işleme eğilimi yeniden suç işlemek yeniden sulandırılmış madde 
yeniden sunulan eski şey yeniden tab etme yeniden tab etmek 
yeniden tahta geçirmek yeniden tahta geçme yeniden taşlamak 
yeniden tedavüle çıkarma yeniden tedavüle çıkarmak yeniden terbiye etmek 
yeniden tercüme yeniden tercüme etmek yeniden teslim etmek 
yeniden tırmanmak yeniden toplama yeniden toplamak 
yeniden tutuklamak yeniden üretmek yeniden uygulamak 
yeniden vaftiz yeniden vaftiz etmek yeniden vergilendirme 
yeniden yakmak yeniden yanından geçmek yeniden yanmak 
yeniden yapılanma yeniden yapılaşma yeniden yapılmış 
yeniden yapma yeniden yapmak yeniden yaratıcı 
yeniden yaratmak yeniden yargılama yeniden yargılamak 
yeniden yatırım yeniden yayınlama yeniden yayınlamak 
yeniden yazan kimse yeniden yazılmış parşömen yeniden yazmak 
yeniden yerleşme yeniden yerleştir yeniden yerleştirme 
yeniden yerleştirmek yeniden yönlendirmek yeniden yükselen ateş 
yeniden yükselme yeniden yükselmek yeniden yürürlüğe koymak 
yeniden yüzdürmek yeniden yüzmesini sağlamak yeniden zaptetme 
yenidünya Yenihisar yenilebilir 
yenilebilir bir kurbağa yenilebilir şeyler yenilebilirlik 
yenileme yenilemek yenilememek 
yenilemez yenilen kimse yenilenebilir 
yenilenme yenilenmek yenilenmemek 
yenilenmiş yenilenmiş sigorta yenileştirme 
yenileştirmek yenileştirmemek yenileyen 
yenileyen kimse yenilgi yenilgiye uğramak 
yenilgiye uğratmak yenilgiyi kabul eden yenilgiyi kabul eden kimse 
yenilgiyi kabul etme yenilgiyi kabul etmek yenilgiyi kabullenmek 
yenilik yenilik getiren kimse yenilik getirenler 
yenilik getirmek yenilik korkusu yenilik merakı 
yenilik yapan yenilik yapmak yenilikçi 
yenilikçi kimse yenilikçiler yenilikçilik 
yenilir bir mantar yenilir yutulur cinsten olmayan durum yenilmek 
yenilmemek yenilmemiş yenilmeye uygun 
yenilmez yenilmiş yenir 
yenirce yenisi gibi yapmak yenisi ile değiştirilebilir 
yenisini yapmak yenisiyle değiştirmek yeniyetme 
yeniyetmelik yenme yenmek 
yenmemek yenmez yenmezlik 
yepyeni yer yer açmak 
yer ayırmak yer ayırtma yer ayırtmak 
yer belirleme yer belirleyici yer belirten 
yer belirtme hali yer bezi yer çok sert. 
yer değişikliği yer değişmek yer değiştirebilen 
yer değiştirebilir yer değiştirme yer değiştirmek 
yer duygusu yer düzgün değil. yer elması 
yer etmiş yer fiziği yer fıstığı 
yer gösterici yer gösterici kız yer göstermek 
yer hizasında yer hostesi yer iniş çıkışı 
yer ismi yer kapağı yer kapasitesi 
yer karosu yer köpeği yer lâhanası 
yer meşesi yer palamudu yer parası 
yer sabunu yer sarsıntısı yer seviyesi 
yer seviyesinde yer tabakasındaki çatlak yer üstündeki 
yer ve zaman kavramları ile ilgili yer ve zaman kavramlarının dört boyutlu bütünü yer vermek 
yer yarılıp içine girmek yer yatağı yer yükselmesi 
yeralmak yeralmama yeralmamak 
yeraltı yeraltı dünyası yeraltı füze rampası 
yeraltı geçidi yeraltı kaynakları endüstrisi yeraltı kemerleri 
yeraltı mezarlığı yeraltı sığınağı yeraltı suyu 
yeraltı ve yerüstü suları haritası çıkarma yeraltında yeraltında saklanan roket 
yeraltındaki oda yerberi yerbilim 
yerçekimi yerçekimi alanı yerçekimi gücü 
yerçekimi ile çekilmek yerçekimi ile ilgili yerçekimi incelemesi 
yerde sürünmek yerde sürüyerek kirletmek yerde uzamak 
yerdeki don yerdeki kâğıttan oynamamak yerden giden top 
yerden kaldırmak yerden kalkmak yerden yere vurmak 
yerden yükseklik yerdomuzu yere atmak 
yere bağlı balon yere bakan yürek yakandır yere bakan yürek yakar 
yere çakılma yere çarpmak yere düşen meteor 
yere geçirmek yere indirmek yere inmek 
yere kapanmak yere koyma yere koymak 
yere serici yere serilmiş yere serme 
yere sermek yere sürüyerek kirletmek yere vurmak 
yere yakın uçmak yere yatırmak yere yığılmak 
yere yıkmak yerel yerel dili kullanma 
yerel dille ilgili deyim yerel dille yazılan yerel gazete 
yerel haberler yerel idare yerel istasyon 
yerel mahkeme yerel şarabınız var mı yerel yargı hakkı 
yerel yönetim yanlısı olma yerelleştirme yerelleştirmek 
yerelleştirmemek Yeremya yeremya peygamberin mersiyeler kitabı 
yeremya'nın kehanetleri kitabı yeren yeretmek 
yeretmemek yerfesleğeni yergi 
yergici yergili yeri 
yeri dar olmak yeri doldurulabilir yeri doldurulamaz 
yeri eşelemek yeri geldikçe yeri göğü inleten 
yeri göğü inletmek yeri olmak yeri ve zamanı 
yeri yerinden oynatmak yerici yerin derinliklerinde kayalaşmış 
yerin dibine sokma yerin dibine sokmak yerinde 
yerinde bulunmayan kimse yerinde cevap yerinde duramama 
yerinde duramamak yerinde duramayacak halde olan yerinde duramayan 
yerinde duramayan kimse yerinde duramaz yerinde konuşmak 
yerinde kullanılan söz yerinde kullanmamak yerinde lâf etmek 
yerinde olmak yerinde olmayan yerinde sayma 
yerinde saymak yerinde söylenmiş yerinde söz 
yerinde söz söyleme yerindelik yerinden alınabilir 
yerinden çıkarma yerinden çıkarmak yerinden çıkmak 
yerinden etme yerinden etmek yerinden kalkmamak 
yerinden kımıldamamış yerinden olmak yerinden oynamak 
yerinden oynamaz yerinden oynatma yerinden oynatmak 
yerinden sıçratmak yerine yerine bakmak 
yerine başka bir şey koyarak iptal etme yerine çalışan kimse yerine çalışmak 
yerine geçen yerine geçen kimse yerine geçilebilir 
yerine geçirme yerine geçirmek yerine geçme 
yerine geçmek yerine geçmek için ölümünü beklemek yerine gelmek 
yerine getiren yerine getirilmemiş yerine getirilmemiş talep 
yerine getirilmesi gereken yerine getirme yerine getirmek 
yerine getirmeme yerine getirmemek yerine kaldırmak 
yerine koyma yerine koymak yerine koymamak 
yerine kullanmak yerine oturtma yerine oturtmak 
yerine takmak yerine uydurmak yerine zamir gelen isim 
yerini alan kimse yerini alan şey yerini alma 
yerini almak yerini belirleme yerini belirlemek 
yerini bilmek yerini bırakmak yerini değiştirme 
yerini değiştirmek yerini doldurmak yerini korumak 
yerini saptamak yerini tutan yerini tutmak 
yerini yavaş yavaş sonraki görüntüye bırakma yerkabuğu kütlelerini inceleyen bilim dalı yerkabuğundaki ani ve aşırı değişme 
yerküre yerküre parçası yerkürede yaşayan kimse 
yerkürenin aksi tarafında olan yerkürenin tam tersindeki yer yerküresel 
yerle bir etmek yerlerde sürünmek yerlere kapanma 
yerlere sürümek yerleri değiştirmek yerleşik 
yerleşilmemiş yerleşim yerleşim birimi 
yerleşim bölgesi yerleşim bölgesi haline getirmek yerleşim yeri 
yerleşime uygun yerleşime uygun olmayan yerleşme 
yerleşmek yerleşmemek yerleşmemiş 
yerleşmiş yerleşmiş olan kimse yerleşmiş olmak 
yerleşmiş uygulama yerleşmiş yabancı sözcük yerleştirilmek 
yerleştirilmemek yerleştirilmemiş yerleştirme 
yerleştirmek yerleştirmemek yerli 
yerli bira yerli cins yerli çocuk 
yerli ekonomiyi koruma yöntemi yerli halk yerli hayvan 
yerli kadınla yaşayan beyaz adam yerli kimse yerli köyü 
yerli mal yerli mala rağbet yerli malları 
yerli yerinde yerli yerinde olma yerli yerine koymak 
yerli yersiz espri yapan yerlilerle görüşme yerlilerle görüşmek 
yerlisi yerlisi olan yerlisi olmak 
yermantarı yerme yermek 
yermemek yermerkezli yerölçüm 
yerölçümcü yeröte yersakızı 
yersel yersiz yersiz davranış 
yersiz konuşma yersiz konuşmak yersiz korku 
yersiz olma yersiz oluş yersiz sorular soran 
yersizlik yeryüzü yeryüzü dışında var olan 
yeryüzünde yeryüzünde oluşan yeryüzündeki 
yeryüzüne ait yeryüzüne çıkmak yeryüzüne çıkmış kaya 
yeryüzüne çıkmış kaya katmanı yeryüzüne inmiş yeryüzüne inmiş melek 
yeşermek yeşermemek yeşil 
yeşil ağaçkakan yeşil alan yeşil ayaklı sutavuğu 
yeşil bir şey arıyorum. yeşil çakmaktaşı yeşil çay 
yeşil ışık yeşil ışık yakmak yeşil kabak 
yeşil kurbağa yeşil olarak yeşil olma 
yeşil salata yeşil soğan yeşilaycı 
yeşilaycı akım yeşilbaş yeşilci 
yeşilcilik yeşile benzer yeşile boyamak 
yeşile boyanmak yeşilimsi yeşilimsi beyaz renk 
yeşilimsi sarı renkli yeşilimtırak yeşillendirmek 
yeşillendirmemek yeşillenme yeşiller taraftarı 
yeşillik yeşillik yedirmek yeşillikli 
yeşimtaşı yeteneği olan işi yapmak yeteneğini gizlemek 
yetenek yetenek avcısı yetenek denemesi 
yetenek testi yetenek vermek yetenekleri keşfeden kimse 
yeteneklerini gizleyen kimse yetenekli yetenekli adam 
yetenekli kimse yetenekli olmak yeteneksiz 
yeteneksizlik yeter yeter artık 
yeter de artar yeter ki yeteri kadar 
yeterince yeterince değer vermemek yeterince doldurmama 
yeterince iyi yeterince olmak yeterince pişirilmek 
yeterince pişirmemek yeterince pişmemiş. yeterince temiz değil. 
yeterinde aldım yeterli yeterli (enough: that's enough) 
yeterli bilgi yeterli çoğunluk yeterli değil. 
yeterli derecede yeterli gelmek yeterli gıdayı vermemek 
yeterli hale getirmek yeterli kalite yeterli kanıt 
yeterli miktar yeterli miktar para yeterli niteliklere sahip olma 
yeterli olarak yeterli olmak yeterli olmama 
yeterli personeli olmayan yeterli sayı olmadığından oturuma son vermek yeterli vasıfları taşımak 
yeterlik yeterlik belgesi yeterlik kazanmak 
yeterlik kipi yeterlik sınavı yeterlilik 
yetersiz yetersiz beslemek yetersiz beslenme 
yetersiz beslenme sonucu rahatsızlık yetersiz beslenmiş yetersiz bilgi 
yetersiz bulmak yetersiz bulunmak yetersiz ışıklandırma 
yetersiz kimse yetersiz olmak yetersiz önlem 
yetersiz yapmak yetersizlik yeti 
yetim yetim bırakmak yetim kalmış 
yetimhane yetimler yurdu yetimlik 
yetinmek yetinmemek yetirmek 
yetirmemek yetişememek yetişemeyen 
yetişen bitki yetişilebilir yetişilemez 
yetişilir yetişip geçmek yetişkin 
yetişkinlere göre olan yetişkinlik yetişme 
yetişme ortamı yetişmek yetişmekte olan 
yetişmemek yetiştirememek yetiştirici 
yetiştirilemez yetiştirilmiş kimse yetiştirme 
yetiştirmek yetiştirmemek yetki 
yetki alanı yetki alanım dışında yetki belgesi 
yetki bölgesi yetki dışında yetki ile 
yetki sahası yetki sınırı yetki verme 
yetki vermek yetkilendirme yetkilendirmek 
yetkilendirmemek yetkili yetkili hesap uzmanı 
yetkili kimse yetkili kılmak yetkili makam 
yetkili makamlar yetkili muhasebeci yetkili olarak 
yetkili olmak yetkili olmayan kimse yetkili satıcı 
yetkililer yetkin kimse yetkinlik 
yetkisi dahilinde yetkisini alma yetkisini almak 
yetkisini aşmak yetkisini elinden almak yetkisini geri almak 
yetkisiz yetkisiz kılınmış yetkisiz kılma 
yetkisiz tüccar yetkisizlik yetkiyi aşan 
yetmek yetmemek yetmez para 
yetmez. yetmezlik yetmiş 
yetmiş yaşlarında yetmişinci yetmişli sayılar 
yetmişli yıllar yetmişlik yetmişlik kimse 
yetmişlikler yetmişte bir yetti 
yetti artık yettirmek yettirmemek 
yevmiye yevmiye defteri yevmiyeli çalışma 
yevmiyeli iş yevmiyeli işçi yiğit 
yiğit kimse yiğit ve çalışkan yiğitce 
yiğitçe yiğitlik yine 
yine de yine ne dümenler çeviriyorsun yineleme 
yinelemek yinelememek yinelenen 
yinelenen melodi yinelenme yinelenmek 
yinelenmemek yirmi yirmi dolarlık altın para 
yirmi dört saat yirmi dört saat içinde yirmi dört sıfırlı rakam 
yirmi puntoluk harf yirmi yaş dişi yirmi yaş dişleri 
yirmi yıl süren yirmi yılda bir olan yirmibeş aralık 
yirmibeş dolarlık fiş yirmibeş pound yirmibeş sent 
yirmibeşinci yıldönümü yirmibir oyunu yirmide bir 
yirmiler yirmili yıllar yirmilik diş 
yirmilik dişler yirminci yitirmek 
yitirmemek yitmek yitmemek 
yiv yiv açma yiv açmak 
yiv helezonu yiv şeklinde süs yivler yapmak 
yivli yivli boyun yivli dikiş 
yivli oluş yivli tüfek yivsiz 
yivsiz tüfek yiyeceğini sosa daldırıp çıkaran kimse yiyecek 
yiyecek arama yiyecek aramak yiyecek bir şeyler sipariş etmek istiyorum. 
yiyecek bir şeyleriniz var mı yiyecek bulmak yiyecek erzak 
yiyecek gibi bakmak yiyecek içecek yiyecek içecek sağlama 
yiyecek içecek sağlayan kimse yiyecek karnesi yiyecek kıtlığı 
yiyecek maddesi yiyecek payı yiyecek peşinde koşma 
yiyecek sağlamak yiyecek saklama torbası yiyecek şey 
yiyecekler yiyecekmiş gibi bakmak yiyen kimse 
yiyici yiyicilik yiyip bitiren 
yiyip bitiren endişe yiyip bitirerek yiyip bitirmek 
yiyip durmak yiyip içme yiyip içmek 
yığılma yığılmak yığılmamak 
yığılmış yığın yığın halinde 
yığın olarak yığında yığınla 
yığınla gelmek yığınla para yığışım 
yığma yığmak yığmamak 
yıkama yıkama makinesi yıkama suyu kanalı 
yıkamak yıkamamak yıkanabilir 
yıkanabilir deri yıkanabilir olmak yıkanıp kıyafet değiştirmek 
yıkanır yıkanır olmak yıkanma 
yıkanmak yıkanmamak yıkanmamış 
yıkatmak yıkatmamak yıkayarak arıtmak 
yıkayarak ayrıştırmak yıkayıcı yıkayıp ayırmak 
yıkayıp büzmek yıkayıp çektirmek yıkayıp temizlemek 
yıkıcı yıkıcı darbe yıkıcı etki 
yıkıcı güç yıkıcı olmak yıkıcılık 
yıkık yıkık dökük yıkıl karşımdan 
yıkılamaz yıkılış yıkılış nedeni 
yıkılma yıkılmak yıkılmak üzere 
yıkılmamak yıkılmaya yüz tutmuş yıkılmazlık 
yıkılmış yıkım yıkım şirketi 
yıkımcı yıkıntı yıkıntılar 
yıkma yıkmacı yıkmak 
yıkmamak yıl yıl başına 
yıl boyunca yıl ortası yıl ortası sınavı 
yıl ortasındaki yılan yılan çukuru 
yılan derisi yılan gibi yılan gibi gitmek 
yılan gibi kıvrılan şey yılan ısırığı yılan oynatan kimse 
yılan oynatıcı yılan saçlı kadın yılan saçlı tanrıça 
yılan saçlı üç tanrıçadan biri yılan sokması yılan takımyıldızı 
yılan tanrı yılan yuvası yılan zehiri 
yılanbalığı yılanbalığı tuzağı yılanbalığı yavrusu 
yılancık yılancık benzeri cilt hastalığı yılankavi 
yılankavilik yılanlara ait yılanlarla dolu 
yılanlı yılantaşı yılbaşı 
yılbaşı ağacı yılbaşı arifesi yılbaşı gecesi 
yılbaşı gecesi ayini yılbaşı günü yılbaşı pastası 
yılbaşı tebrikleri yılda yılda bir 
yılda bir olan yılda iki defa olan yıldan yıla 
yıldırıcı yıldırım yıldırım çarpmış 
yıldırım haber yıldırım harekâtı yıldırım hızıyla 
yıldırım siperi yıldırımsavar yıldırma 
yıldırmak yıldırmamak yıldız 
yıldız benzeri yıldız çarkı yıldız falcılığı 
yıldız falcısı yıldız falı yıldız falına bakmak 
yıldız gibi yıldız günü yıldız haritası 
yıldız işareti yıldız işaretli yıldız ışığı 
yıldız kümesi yıldız motor yıldız olma 
yıldız olmak yıldız oyuncuların oynadığı yıldız şeklinde 
yıldız tozu yıldız yapmak yıldızbilim 
yıldızçiçeği yıldızçiçeği türünden çiçek yıldızcık 
yıldızı yıldızı barışmama yıldızı parlamak 
yıldızın burçlar kuşağından geçmesi yıldızkökü yıldızlamak 
yıldızlamamak yıldızlar yıldızlar arası 
yıldızlar geçidi yıldızlara ait yıldızlara bakınca hareket ediyormuş gibi hissetme 
yıldızlara göre yıldızları saymak yıldızların aydınlattığı 
yıldızlarla aydınlanmış yıldızlarla dolu yıldızlarla ilgili 
yıldızlarla süslemek yıldızlarla süslü yıldızlı 
yıldızlık yıldızsı yıldızsı gökcismi 
yıldızsız yıldönümü yıldönümü gelmek 
yıldönümü kutlaması yılgın yılın son günü 
yılışma yılkı atı yıllanmış 
yıllara meydan okumak yıllarca yıllardan beri 
yıllardır yıllık yıllık ödeme yapılan kimse 
yıllık ödenek yıllık ödenek alan kimse yıllık taksit 
yıllık tatil yılmadan çalışmak yılmamak 
yılmayan yılmaz yılmış 
yıpramak yıpramamak yıpranma 
yıpranmak yıpranmamak yıpranmaz 
yıpranmış yıpranmış sinirler yıpranmışlık 
yıpratıcı yıpratma yıpratma savaşı 
yıpratmak yıpratmamak yırtan kimse 
yırtarak açmak yırtıcı yırtıcı hayvan 
yırtıcı içgüdü yırtıcı kuş yırtıcı kuşun avına saldırması 
yırtıcı martı yırtıcı martıgiller yırtıcılık 
yırtık yırtık pırtık yırtılabilen 
yırtılma yırtılmak yırtılmamak 
yırtınmak yırtınmamak yırtıp açmak 
yırtıp atmak yırtıp çıkarmak yırtma 
yırtmaç yırtmaç yapmak yırtmak 
yırtmamak yışınla para yo yo 
yobaz yobaz herif yobazlık 
yoga yoga sofusu yogi 
yoğrulabilirlik yoğun yoğun bakım 
yoğun beton yoğun biçimde yoğun çalışma 
yoğun duman yoğun faaliyet yoğun kar yağışlı 
yoğun kurs yoğun madde yoğun nüfuslu 
yoğun olmak yoğun program yoğun saat 
yoğun sis yoğun sis tabakası yoğun top ateşine tutma 
yoğun trafik yoğun ücretli yoğun yağış 
yoğunlaşıp yağmak yoğunlaşma yoğunlaşmak 
yoğunlaşmamak yoğunlaşmış buhar yoğunlaştırıcı 
yoğunlaştırılabilir yoğunlaştırılamaz yoğunlaştırma 
yoğunlaştırmak yoğunlaştırmamak yoğunluğunu azaltma 
yoğunluk yoğunluk ölçer yoğurma 
yoğurmak yoğurmamak yoğurt 
yoğurt benzeri yiyecek yoğurtotu yoğurulabilen 
yoğurulabilir yoğurulmuş kıyma yok 
yok canım yok dedirtmek yok denecek kadar az şans 
yok edici yok edici kimse yok edici şey 
yok edilebilir yok edilemez yok edilme 
yok etme yok etmek yok ol 
yok olan yok oldu yok olma 
yok olmak yok olmaz yok olmuş 
yok pahasına yok pahasına satılan şey yok ya 
yok yere yok yere telaş yokçuluk 
yoketmek yoketmemek yokken 
yoklama yoklama defteri yoklama için toplanma 
yoklama kâğıdı yoklama listesi yoklama yapmak 
yoklamak yoklamamak yoklayarak 
yokluğunda yokluğunda işi yürütmek yokluğundan dolayı 
yokluk yokluk çeken yokluk çekmek 
yoklukta yoksa yoksul 
yoksul ev yoksul kimse yoksullar 
yoksullar yurdu yoksullaşmak yoksullaşmamak 
yoksullaştırmak yoksullaştırmamak yoksulluk 
yoksulluk yardımı yoksun yoksun bırakan 
yoksun bırakma yoksun bırakmak yoksun kimse 
yoksun olmak yoksunluk yokuş 
yokuş aşağı yokuş aşağı koyverme yokuş aşağı salıvermek 
yokuş yukarı yokuş yukarı giden yokuşun dibindeki kaya parçaları 
yol yol açan kimse yol açıklığı dilemek 
yol açın yol açma yol açmak 
yol ağzı yol alma yol almak 
yol arkadaşı yol ayrımı yol benimdir. 
yol boyunca yol boyunca binalar dizisi yol boyunca ilerlemek 
yol bulmak yol bulmak için ağaçlara kazınan işaret yol çalışması 
yol çukuru yol değiştirme yol devriyesi 
yol durumu yol eşyası yol geçen arazi parçası 
yol gösteren yol gösteren sinyal yol gösterici 
yol gösterme yol göstermek yol hakkı 
yol harçlığı yol haritanız var mı yol haritası 
yol işaret direği yol işareti yol işçisi 
yol kapalı yol kaplama yol kaplaması 
yol kenarı yol kenarı parkı yol kenarında 
yol kenarındaki yol kesen kimse yol kesici 
yol kesme yol kılavuzu yol parası 
yol planı yol şeridi yol silindiri 
yol tamiratı var yol temeli yol tepmek 
yol testi yol testine tabi tutmak yol tutması 
yol tutması için bir şeyiniz var mı yol tutuşu yol tutuşu iyi olmak 
yol üzerindeki köprüden geçen demiryolu yol ver yol vermek 
yol yapımında kullanılan kırma taş yol yapımında kullanılan sert taş yol yordam 
yol yordam bilmek yol yorgunu yola çıkabilir nitelikte 
yola çıkma yola çıkmadan son kadeh yola çıkmak 
yola çıkmış yola dayanıklılık yola dayanıklılık testi 
yola dayanıklılık testi yapmak yola gelmek yola gelmemiş 
yola gelmez yola getirmek yola koyulma 
yola koyulmak yola uygunluk yola yapışım 
yolcu yolcu almak yolcu arabası 
yolcu bölümü yolcu çantası yolcu etme 
yolcu etmek yolcu gemisi yolcu helikopteri 
yolcu hizmetleri yolcu kabini yolcu katarı 
yolcu koltuğu yolcu listesi yolcu taşıma aracı 
yolcu trafiği yolcu treni yolcu uçağı 
yolcu vagonu yolcuları gemiden kıyıya taşıyan kayık yolculuğa çıkmak 
yolculuğa hazır yolculuk yolculuk çantası 
yolculuk etmek yolculuk rehberi yolculuk tutkusu 
yolculuk yiyecekleri yolda yolda dikkatli olma 
yolda kalmış yoldan çıkarma yoldan çıkarmak 
yoldan çıkma yoldan çıkmak yoldan çıkmış 
yoldan sapmak yoldan sapmış yoldaş 
yoldaşlık yole yollama 
yollamak yollamamak yollar ve yöntemler 
yolların kesiştiği meydan yolluk yolma 
yolmak yolmamak yolsuz 
yolsuz kazanç yolsuzluk yolsuzluk yapan kimse 
yolsuzluk yapmak yolu ile yolu işgal etmek 
yolu iyi kavramak yolu kapatan engel yolu kavrama 
yolu olmayan yolu şaşırmak yolu sormak 
yolu tarif etmek yolu üzerinde yolumu kaybettim. 
yolumuzun üzerinde hangi sınır işareti var yolun karşı tarafına yolun karşısında 
yolun öbür tarafı yolun ortasından giden şöför yolun ortasından giden sürücü 
yolun ortasından gitmek yolun sonu yoluna çıkmak 
yoluna devam etmek yoluna girmek yoluna koymak 
yolunacak kaz yolunacak kaz olmak yolunda 
yolunda gitmek yolunda olmak yolundan 
yolundan gitmek yolundan sapmak yolundan şaşmamak 
yolundan şaşmayan yolundan şaşmaz yolunu açık etmek 
yolunu bulmak yolunu değiştirmek yolunu el yordamıyle bulmak 
yolunu gözlemek yolunu kaybetmek yolunu kaybetmiş 
yolunu kaybettirmek yolunu kesme yolunu kesmek 
yolunu şaşırmak yolunu şaşırmış yolunu tutmak 
yolunu yapmak yolunu zorla açmak yoluyla 
yomalık büyük kurtağzı yön yön alıcısı 
yön belirleme yön belirleme cihazı yön bulma 
yön bulma işareti yön bulucu yön bulucu aygıt 
yön değiştirme yön değiştirmek yön göstergesi 
yön göstermek yön ile ilgili yön işareti 
yön kestirme yeteneği yön sinyali alan yön sinyali alıcısı 
yön tabelası yön tayini yön vericisi 
yonca yoncayaprağı yönelik 
yönelmek yönelmemek yöneltme 
yöneltmek yöneltmeli yöneltmemek 
yönerge yöneten yönetici 
yönetici ile görüşebilir miyim yönetici olarak yöneticilik 
yöneticisiz yöneticisiz dönem yöneticiyim. 
yönetilebilir yönetilemez yönetilmek 
yönetilmemek yönetim yönetim altında olmayan 
yönetim biçimi yönetim birimi yönetim bölgesi 
yönetim ile ilgili yönetim kurulu yönetim kurulu toplantısı 
yönetim kurulu üyesi yönetim şekli yönetimde 
yönetimde görev almayan parlementer yönetimdeki yönetime el koyan askeri birlik 
yönetime geçmek yönetime karışmayan ortak yönetimi devralma 
yönetimi devralmak yönetimi ele almak yönetiminde 
yönetimini almak yönetimle ilgili yönetimsel 
yönetme yönetmek yönetmeliğe uygun 
yönetmelik yönetmemek yönetmen 
yönetmen yardımcısı yönetsel yöneylem 
yonga yönlendirilmemiş yönlendirme 
yönlendirmek yönlendirmemek yönlü 
yönsüz yontarak yapmak yöntem 
yöntem değiştirme yöntem değiştirmek yöntembilim 
yöntemli yontma taş yontma taş devri 
yontma taş devrine ait yontma taşlardan yapılmış yapı yontma yapı taşı 
yontmak yontmamak yontu 
yontucu yontuk yontukova 
yontulmamış yontulmamış adam yontulmamış genç 
yontulmamış halde yontulmamış tip yontulmamışlık 
yontulmuş yönünde yönünü belirlemek 
yönünü bulmak yönünü değiştirmek yönünü şaşırmış 
yönünü şaşırtmak yordam yöre 
yöre sakini yöreden yöreye yörenin çıkarlarını gözetme 
yöresel yöresel anlatım yöresel hastalık 
yöresel hayvanlar yöresel idare altına sokmak yöresel makaleler sorumlusu 
yöresel özellikler yöresel renkler yöresellik 
yöreye bağlılık yöreye özgü yöreye özgü hayvan 
yorgan yorgan gibi dikme yorgan gibi dikmek 
yorgan yapmak yorgancılık yorganlık malzeme 
yorganlık pamuk yorgun yorgun argın 
yorgun argın yürüme yorgun argın yürümek yorgun düşürmek 
yorgun olarak yorgun olmak yorgunluk 
yorgunluktan bayılacak halde yorgunluktan çökmek yorgunluktan öldürmek 
York hanedanı Yorkshire yorkshirelı kimse 
yorma yormak yormamak 
yortu yortu sonrası sekiz günlük dönem yorucu 
yorucu bir biçimde yorucu iş yorucu şey 
yorucu yürüyüş yoruculuk yorulan 
yorulanın yerini alan grup yorulma yorulmak 
yorulmak bilmez yorulmama yorulmamak 
yorulmamış yorulmaz yorum 
yorum biçimi yorum yapmak yorum yapmayan 
yorumcu yorumculuk ilmi yorumlama 
yorumlama ile ilgili yorumlamak yorumlamamak 
yorumlayan yorumlayıcı yörünge 
yörünge izlemek yörüngede dönmek yörüngesine almak 
yörüngeye ait yörüngeye girmek yörüngeye sokmak 
yosma yosun yosun kaplı 
yosun kaplı balık yosun kaplı yaşlı kaplumbağa yosun renkli akik 
yosunbilim yosunlar bilimi yosunlu 
yota yoz yoz hayvan 
yozlaşan yozlaşma yozlaşmak 
yozlaşmamak yozlaşmış yozlaştıran 
yozlaştıran etmen yozlaştırma yuan 
yüce yüce amaç yüce divan 
yüce gönüllü yüce gönüllü olmayan yüce gönüllükle 
yüce kalp yüce önder yüce tanrı 
yücelik yücelmek yücelmemek 
yüceltici yüceltme yüceltmek 
yüceltmemek yudum yudum yudum içmek 
yudumlama yudumlamak yudumlamamak 
yufka gibi yufka yürekli yuh 
yuh çekmek yuha yuhalama 
yuhalamak yuhalamamak yuhalanmak 
yuhalanmamak yuhalayan kimse yuhalayarak kovmak 
yuhalayarak susturmak yük yük almak 
yük ambarı yük arabacısı yük arabası 
yük arabası kullanan kimse yük asansörü yük atmak 
yük beygiri yük beygiri sürücüsü yük boşaltma işçisi 
yük boşaltmak yük fazlası ücreti yük gemisi 
yük gemisi işletmecisi yük gönderen kimse yük hayvanı 
yük hayvanına takılan küfe yük istasyonu yük kapasitesi 
yük lokomotifi yük memuru yük olmak 
yük rampası yük sandığı yük taşıma 
yük treni yük treni lokomotifi yük uçağı 
yük vagonu yük yeri yuka 
yukarda yukarı yukarı aşağı 
yukarı asmak yukarı atmak yukarı çekiş 
yukarı çekmek yukarı çevirme yukarı çevirmek 
yukarı çıkmak yukarı dikmek yukarı doğru kuyruk çekme 
yukarı doğru vuruş yukarı fırlamak yukarı fırlatmak 
yukarı giden yukarı itmek yukarı kaldırmak 
yukarı kalkmak yukarı sınıflar yukarı tutmak 
yukarıda yukarıda adı geçen yukarıda bahsedilen 
yukarıda belirtildiği gibi yukarıda belirtildiği üzere yukarıda denildiği gibi 
yukarıda geçen yukarıda olan şey yukarıda tutmak 
yukarıdaki yukarıdan aşağı doğru yapılan yukarıdan geçen 
yukarıdan geçen yol yukarıya yukarıya açılır arka kapı 
yukarıya bakan yukarıya bakınız yukarıya bakış 
yukarıya bakmak yukarıya çıkma yukarıya dönük 
yukarıya fırlatma yukarıya itmek yukarıya kaldırmak 
yukarıya kıvrık yukarıya kıvrım yukarıya koşmak 
yukarıya meyil yukarıya meyilli yüklem 
yüklem oluşturan isim yüklem oluşturan sıfat yükleme 
yükleme işçisi yükleme ve boşaltma süresi yüklemeden önce tartılmak 
yüklemek yüklememek yüklemi oluşturan 
yüklenebilir yüklenen yüklenme 
yüklenmek yüklenmemek yükleyen 
yükleyici yüklü yüklük 
yükseğe yükseğe atmak yükseğe pompalamak 
yükseğine gitmek yüksek yüksek ateş 
yüksek ateşim var. yüksek atlama yüksek atlama sırığı 
yüksek atlama yapmak yüksek atlamacı yüksek basınç 
yüksek basınçlı yüksek basınçlı atmosfer kütlesi yüksek basınçlı bölge 
yüksek bina yüksek bir standardı tutturmak yüksek dağ 
yüksek dağlar ile ilgii yüksek dalga yüksek dereceli 
yüksek dini mahkeme yüksek duygulara ulaştıran yüksek düzlük 
yüksek enflasyon yüksek faiz yüksek faizli 
yüksek fırın yüksek frekans yüksek frekans jeneratörü 
yüksek frekanslı hoparlör yüksek gerilim yüksek gerilim akımı 
yüksek gerilim hattı yüksek gerilimli yüksek görüş mesafesi 
yüksek göstermek yüksek hakim yüksek kabartma 
yüksek kalite yüksek kaliteli yüksek kâr ile satmak 
yüksek kira yüksek kira isteyen evsahibi yüksek klise kulesi 
yüksek komidin yüksek kuş yuvası yüksek lisans almak 
yüksek lisans eğitimi veren okul yüksek lisans öğrencisi yüksek lisans okulu 
yüksek mahkeme yüksek mahkeme emri yüksek makam 
yüksek makamlı resmi görevli yüksek matematik yüksek mevki 
yüksek mevki sahibi kimse yüksek mevkide yüksek mevkili kimse 
yüksek mühendis yüksek not yüksek öğrenim 
yüksek olmayan yüksek otorite yüksek ova 
yüksek perdeli yüksek perdeli ses yüksek randımanlı 
yüksek rütbeli yüksek rütbeli adam yüksek rütbeli kimse 
yüksek rütbeli levazım subayı yüksek rütbeli memur yüksek rütbeli olmak 
yüksek rütbeli papaz yüksek rütbeli subay yüksek rütbeli subaylar 
yüksek rütbeli yargıçlık yüksek rütbeli yargıçlık rütbesi yüksek sayı atma 
yüksek ses yüksek sesle yüksek sesle çalmak 
yüksek sesle gülmek yüksek sesle konuşmak yüksek sesle okumak 
yüksek sesli yüksek seslilik yüksek sezon 
yüksek sivil mahkeme yüksek sınıftan halk yüksek sosyete 
yüksek sosyetede bulunan yüksek tabaka yüksek tabakaya özgü olmayan 
yüksek tansiyon yüksek tansiyonum var. yüksek tansiyonunuz var mı 
yüksek teknoloji yüksek teknoloji gerektiren yüksek teknoloji ürünü 
yüksek topuk yüksek topuklu yüksek tutmak 
yüksek voltaj yüksek yazma yüksek yer 
yükseklerde yükseklere çıkıp birden inen heyecanlı tren yükseklik 
yükseklik korkusu yükseklik ölçer yükseklik ölçme 
yükseklik sınırı yüksekokul yüksekte 
yüksekte çalışan inşaat işçisi yüksekte tutmak yüksekteki konum 
yüksekten atan yüksekten atan tip yüksekten atan vaiz 
yüksekten atma yüksekten atmak yüksekten bakan 
yüksekten bakmak yüksekten uçmak yükselen 
yükselen hava akımı yükselen sıcak hava kitlesi yükselim 
yükselip alçalan yükseliş yükseliş becerisi 
yükselişe müdahele etmek yükselişte yükselme 
yükselme eğilimi yükselme fırsatı yükselme olanağı olmayan iş 
yükselme şansı yükselmek yükselmekte 
yükselmemek yükselmeye başlamak yükselmeye eğilimli 
yükselmiş yükselteç yükselten 
yükselterek eşitlemek yükseltgen yükseltgenme 
yükselti yükseltici yükseltici transformatör 
yükseltilmiş yükseltilmiş zemin yükseltme 
yükseltmek yükseltmemek yüksük 
yüksük dolusu yüksükotu yüksükotundan yapılan kâlp ilacı 
yüksüz yüksüz işleme yükte daha ağır çekmek 
yükte hafif yükten kurtarmak yükümlü 
yükümlü olmayan yükümlülüğü üzerine almak yükümlülüğü yerine getirmeme 
yükümlülüğünü yerine getirmeme yükümlülüğünü yerine getirmemek yükümlülük 
yükünden kurtulmak yükünü atmak yükünü hafifletmek 
yükünü tutmak yulaf yulaf ekmeği 
yulaf ezmeli yemek yulaf ezmesi yulaf kırması 
yulaf lapası yulaf lâpası yulaflı 
yulaflı sosis yulaftan yapılmış yular 
yular takmak yumak yumak yapmak 
yummak yummamak yumru 
yumru ayak yumru ayaklı yumru gibi 
yumru kök yumru şeklinde yumru yumru 
yumrucuk yumruğu sert boksör yumruğunu sıkmak 
yumruk yumruk atmak yumruk atmak için gerilmek 
yumruk kavgası yumruk savurmak yumruk sesi 
yumruk topu yumruk vurmak yumruk yemek 
yumruk yumruğa yumruk yumruğa gelmek yumrukla saldırmak 
yumruklamak yumruklamamak yumruklarla sersemlemiş 
yumruklaşma yumruklaşmak yumruklaşmamak 
yumruklu yumrularla dolu yumrulu 
yumurcak yumurta yumurta akı 
yumurta bayramı yumurta bırakmak yumurta bırakmış 
yumurta çırpacağı yumurta çırpıcı yumurta döken 
yumurta dökme yumurta hücresi yumurta kabı 
yumurta kabuğu yumurta kanalı yumurta oluşumu 
yumurta piçi yumurta sarısı yumurta şeklinde 
yumurta şeklinde kömür yumurta şeklinde şey yumurtacıklar 
yumurtadan çıkan hayvanlar yumurtadan çıkma yumurtadan çıkmak 
yumurtalarını bırakmış ringa yumurtalı kokteyl yumurtalık 
yumurtalık ameliyatı yumurtalık iltihabı yumurtalıklar 
yumurtayı kabuksuz pişirmek yumurtlama yumurtlama borusu 
yumurtlamak yumurtlamamak yumurtlamayı bitirmiş 
yumurtlamış yumurtlamış ringa balığı yumurtlayan 
yumurtlayan balık yumurtlayarak çoğalan yumuşacık 
yumuşacık bir şekilde yumuşacık olmak yumuşacık tüylü av kuşu 
yumuşak yumuşak başlı yumuşak başlılık 
yumuşak başlılıkla yumuşak bir biçimde yumuşak bir tonda çalmak 
yumuşak damak yumuşak damakla ilgili yumuşak davranmak 
yumuşak deri yumuşak huylu yumuşak iniş yapmak 
yumuşak kabuklu yumurta yumuşak kereste yumuşak kireç taşı 
yumuşak lehimle tutturmak yumuşak perma lütfen yumuşak renkli 
yumuşak renkli tablo yumuşak sesli yumuşakça 
yumuşakça kavkısı yumuşakçalar yumuşaklık 
yumuşaklık hissi vermek yumuşama yumuşamak 
yumuşamamak yumuşamış yumuşatan 
yumuşatan bir şekilde yumuşatıcı yumuşatıcı krem 
yumuşatma yumuşatmak yumuşatmamak 
yün yün atkı yün balyası 
yün başlık yün borsası yün çamaşır 
yün çorabınız var mı yün denizci yeleği yün eğirme 
yün gibi yün gibi olma yün gibi örtmek 
yün gibi saç yün giysi yün giysiler 
yün harmani yün iplik yün iplikten dokunmuş 
yün kırpıntıları yün kırpıntısı yün kumaş 
yün palto yün taramak yün tasnifçisi 
yün tozu yün üreticisi yün ve elyaf satıcısı 
yün yumağı yunan yunan adaları 
yunan ağırlık birimi yunan alfabesinde 'u' harfi yunan alfabesinin dokuzuncu harfi 
yunan alfabesinin onuncu harfi yunan alfabesinin son harfi yunan alfabesinin yirmibirinci harfi 
yunan dostu Yunan haçı yunan haydutu 
yunan kediotu yunan lirik şairi yunan milliyetçiliği 
yunan savaşçısı yunan uygarlığı uzmanı yunan uygarlığını benimseme 
yunan ve latin edebiyatı bilgini yunan ve lâtin edebiyatı üzerine çalışma yunanca 
yunanca deyim yunancanın yedinci harfi yunancaya ait 
Yunanistan yunanistan'a ait yunanistan'ın bağımsızlığı taraftarı 
yunanistan'ın bağımsızlığı taraftarlığı yunanistana ai yunanlaşmak 
yunanlaşmamak yunanlaştırmak yunanlaştırmamak 
Yunanlı yunanlı yunanlı hayranı 
yünden yünlü yünlü bir kumaş 
yünlü bir şey arıyorum. yünlü elbiseler yünlü giysi 
yünlü kadife yünlü kadife döşemelik kumaş yünlü kadife halı 
yünlü kalın bir kumaş yünlü kalın kumaş yünlü kumaş 
yünlüler yünlülük yunus 
yunus ailesinden bir tür balık yunus akvaryumu yunus balığı 
yunus balığı türünden balık yunus peygamber yuppie 
yurda yurda doğru yurda doğru olan 
yurda dönen yurda dönmek yurda dönüş 
yurdum yurdun dört köşesinde yurdunu özlemek 
yüreği yanık yüreğine su serpmek yüreğini açmak 
yüreğini parçalamak yüreğini sızlatmak yürek 
yürek parçalayıcı yüreklendirici yüreklendirme 
yüreklendirmek yüreklendirmemek yürekler acısı 
yürekli yüreklice yüreklilik 
yüreksiz yüreksiz kimse yüreksiz olmak 
yüreksizce yürekten yürekten olmayan 
yurt yurt dışına yurt dışına akış 
yurt dışına çıkma yurt dışına giden yurt dışında 
yurt özlemi yurt özlemi ile ilgili yurt yöneten kadın 
yurtiçi görev yurtiçi pazar yurtiçi posta 
yurtiçinde yurtsever yurtsever kimse 
yurtseverlik yurttaş yurttaşlar yasası 
yurttaşlığa kabul yurttaşlık yurttaşlık bilgisi 
yurttaşlık ile ilgili yurttaşlık ile ilgili olarak yürüme 
yürüme arabası yürüme biçimi yürüme yarışı 
yürümek yürümek için çok mu uzak yürümek istemeyen 
yürümemek yürümeye başlayan çocuk yürümeye uygun 
yürümeyi öğrenen bebeğe takılan kayışlar yürünebilecek mesafede yürünebilir 
yürünecek mesafe yürünecek yer yürünür 
yürürlüğe girmek yürürlüğe konabilir yürürlüğe koymak 
yürürlük yürürlükte yürürlükte olan 
yürürlükte olmak yürürlükteki yasalar yürürlükten kaldırılma 
yürürlükten kaldırma yürürlükten kaldırmak yürürlükten kalkma 
yürürlükten kalkmak yürürlükten kalkmış yürüteç 
yürüterek yormak yürütme yürütme ile ilgili 
yürütmek yürütmemek yürütücü 
yürütücü güç yürüyebilen yürüyebilir miyim yoksa taksi mi çağırayım 
yürüyen yürüyen kaldırım yürüyen kimse 
yürüyen kum yürüyen merdiven yürüyen skala 
yürüyen ve konuşan oyuncak bebekleriniz var mı yürüyerek yürüyerek beş dakika tutar. 
yürüyerek dolaşmak yürüyerek geçilebilir yürüyerek geçmek 
yürüyerek gidebilirsiniz. yürüyerek gitmek yürüyerek tur 
yürüyüp gitmek yürüyüş yürüyüş ayakkabıları 
yürüyüş emri yürüyüş hızı yürüyüş maratonu 
yürüyüş yanında mı yürüyüş yapmak yürüyüş yapmak ister misiniz 
yürüyüş yaptırmak yürüyüş yolu yürüyüşçü 
yürüyüşe çıkarmak yürüyüşe çıkmak yürüyüşe geçirmek 
yürüyüşe katılan kimse yusufçuk yusyuvarlak 
yutak yutak iltihabı yutar hücre 
yutkunduğunuz zaman acıyor mu yutkunmak yutkunmamak 
yutma yutmak yutmamak 
yutturmaca yutturmak yutturmamak 
yutulmak yutulmamak yuva 
yuva kurmak yuva sevgisi yuva yapma 
yuva yapma içgüdüsü yuva yapmak yuvar 
yuvarlak yuvarlak arkalı koltuk yuvarlak başlı kimse 
yuvarlak başlı vida yuvarlak burunlu yuvarlak çatı 
yuvarlak çıkıntı yuvarlak diyagram yuvarlak hale getirmek 
yuvarlak hesap yuvarlak hesapla yuvarlak hollanda peyniri 
yuvarlak kavşak yuvarlak kaya parçası yuvarlak kemerli pencere 
yuvarlak kurt yuvarlak majiskül harf yuvarlak majiskül harflerle yazılmış 
yuvarlak masa yuvarlak masa konferansı yuvarlak olarak 
yuvarlak pencere yuvarlak sayı ile yuvarlak şey 
yuvarlak sofra yuvarlak tel gözlük yuvarlak testere 
yuvarlak uçlu yuvarlak ve kubbeli yapı yuvarlak yapmak 
yuvarlak yassı cisim yuvarlakça yuvarlaklaşmak 
yuvarlaklaşmamak yuvarlaklaştırma yuvarlaklaştırmak 
yuvarlaklaştırmamak yuvarlaklık yuvarlama 
yuvarlamak yuvarlamamak yuvarlanan 
yuvarlanan taş yuvarlanan taş yosun tutmaz yuvarlanan top 
yuvarlanıp gitmek yuvarlanma yuvarlanmak 
yuvarlanmamak yuvarlatma yuvarlayarak taşımak 
yuvasına dönen güvercin yuvasına dönmek yuvasına girmek 
yuvasından çıkarmak yuvasından fırlamak yuvaya dönen 
yuvaya dönme içgüdüsü yuvaya dönüş yuvaya yerleşmek 
yüz yüz bakımı yüz bakımı yaptırmak istiyorum. 
yüz bin yüz buruşturma yüz dereceye bölünmüş 
yüz dolar yüz dolarlık banknot yüz ellinci yıldönümü 
yüz gerdirme yüz gözlü prens yüz gram 
yüz hattı yüz havlusu yüz ifadesi 
yüz ile çarpmak yüz karası yüz kat 
yüz katı yüz katına çıkarılmış miktar yüz katına çıkarmak 
yüz kilo gelmek yüz kiloluk kütle birimi yüz kişilik bölük 
yüz kişilik bölük komutanı yüz kızarması yüz kızartıcı 
yüz kızartıcı suç işlemiş yüz litre yüz mil gitmek 
yüz misli yüz pudralığı yüz rengi 
yüz seksen derece dönme yüz taneden oluşan grup yüz tarafı 
yüz tornacısı yüz tutma yüz tutmak 
yüz veren yüz verip şımartmak yüz verme 
yüz vermek yüz vermemek yüz yaşında 
yüz yaşını aşmış kimse yüz yüze yüz yüze gelmek 
yüz yüze getirmek yüz yüze görüşme yüzbaşı 
yüzbaşılık yüzde yüzde bir 
yüzde birlik yüzde ve boyunda oluşan bir mantar yüzde yüz 
yüzdesi yüzdürme yüzdürmek 
yüzdürmemek yüze ait yüze ani darbe 
yüze gülen kimse yüze gülücü yüze kadar saymak 
yüze takılan siyah tül yüze vurma yüzebilen 
yüzebiliyor musunuz yüzen yüzen buz kütlesi 
yüzen ev yüzen kütleler yüzen sahipsiz eşya 
yüzen şey yüzen suyosunu yüzen topla işleyen su valfı 
yüzen yosun yüzer yüzer havuz 
yüzer iniş pisti yüzer kütüklerden oluşan engel yüzer vinç 
yüzergezer yüzey yüzeyde 
yüzeyde kalış yüzeyden sertleştirilmiş yüzeye çıkarmak 
yüzeye çıkmak yüzeysel yüzeysel bilgi 
yüzeysel olarak yüzeysel olarak ilgilenmek yüzeysel sürtünme 
yüzeysellik yüzgeç yüzgeç ayak 
yüzgeç ayaklı yüzgeç ayaklılar ile ilgili yüzgece benzer 
yüzgeçli yüzgöz olmak yüzle çarpılmış sayı 
yüzlerce yüzleşme yüzleşmek 
yüzleşmemek yüzleştirme yüzleştirmek 
yüzleştirmemek yüzlü yüzlük 
yüzme yüzme bilmemek yüzme gücü 
yüzme havuzu yüzme kesesi yüzme kollukları 
yüzme organı yüzme yeleği yüzmek 
yüzmekte yüzmemek yüzmeye ait 
yüzmeye gidelim. yüzmeye giden kimse yüzmeye gitmek 
yüzmeye yarayan yüzmeyi severim. yüzölçümü 
yüzsüz yüzsüzce yüzsüzlük 
yüzsüzlük edip almak yüzsüzlük etmek yüzsüzlük yapmak 
yüzü bembeyaz olmuş yüzü dönük yüzü düzeltmeye yarayan alet 
yüzü gülmeme yüzü kalmamak yüzü kızaran 
yüzü kızarmak yüzü kızarmış yüzü kızartmak 
yüzü mosmor olmuş yüzü olmak yüzü olmayan 
yüzü örten yüzücü yüzücülük 
yüzük yüzük kıkırdak yüzük kıkırdak ile ilgili 
yüzük parmağı yüzük takmak yüzüklü 
yüzükoyun yüzükoyun yatma yüzükoyun yatmak 
yüzükoyun yatmış yüzükte tek taş yüzülmüş 
yüzün bir bölümü yüzün yandan görünüşü yüzüncü 
yüzüncü şey yüzüncü yıldönümü yüzüncü yıldönümü ile ilgili 
yüzünden yüzünden darılmak yüzünden olmak 
yüzüne yüzüne bakmamak yüzüne gözüne bulaştıran kimse 
yüzüne gözüne bulaştırmak yüzüne gülmek yüzüne karşı 
yüzüne söylemek yüzüne tükürmek yüzüne vurmak 
yüzünü ağartmak yüzünü buruşturmak yüzünü çevirmek 
yüzünü dönmek yüzünü ekşitmek yüzünü gerdirmek 
yüzünü kızartmak yüzünün akıyla çıkmak yüzüş 
yüzüstü bırakmak yüzüstü kalmak yüzüstü yatmak 
yüzyıl yüzyılda bir olan yüzyılla ilgili 
yüzyıllar süren yüzyıllarca varolmuş yüzyıllardır 
yüzyıllardır süregelen yüzyıllık yyüp peygamber 
Terms of Service